Daniel Mitov: Zirveden çıkan en önemli mesaj, dış sınırlar üzerindeki kontrolün sağlanması

Dışişleri Bakanı Daniel Mitov: “AB – Türkiye zirvesinden çıkan en önemli mesaj, birliğin dış sınırlar üzerindeki kontrolü tekrar sağlamasıdır. Biz bunda aylardır ısrar ediyoruz. Başka bir olumlu husus da AB ve güney komşumuz arasındaki geri kabul anlaşmasının mümkün olduğu kadar kısa sürede uygulamaya konulması arzusudur”.
Bakan Mitov, zirvenin çok önemli bir sonucu olarak Türkiye’nin kıyılarından Yunan adalarına doğru yönelen tüm yasadışı göçmenleri geri kabul etmeye, öte yandan Yaşlı kıtanın da Türkiye’den aynı sayıda sığınmacı kabul etmeye göstermiş oldukları rızayı öne sürdü.
Dışişleri Bakanı, Balkanlar üzerinden geçen göç yolunun kapatılmasının ardından Türkiye, Yunanistan ve Makedonya ile olan sınırlarımıza göç baskısının artmış olmadığına dair teminat verirken şunları söyledi:
“Bulgaristan her türden senaryolara hazırdır. Sınırda tatbikat yapıldı. Ordunun ve Sınır Polisinin kaynakları seferber edildi. Eylem planımız var, gereken lojistik ve finansman da sağlandı. Yani her olasılığa karşı sayılı saatler içinde tepki vermek durumundayız. Ayrıca Bulgaristan’a yönelik göç baskısının artacağı yönünde verilerin alınması halinde erken uyarı konusunda Yunan ve Türk makamları ile de anlaşmış bulunuyoruz”.
Brüksel zirvesinde insan kaçakçılığı yapan suç örgütlerinin çökertilmesine yönelik tedbirler de belirlendi.
“NATO’nun Ege operasyonu şimdi başlıyorsa da umarız insan kaçakçılığı yapanların faaliyetlerini azaltacaktır. Tabii, Türkiye’nin yeni göç güzergahının oluşturulmasına müsaade etmemek niyeti de önemli. Yani şu anda kapatılmakta olan yolun artık yok olduğu bilinmeli ve aynı zamanda Balkanlar üzerinden alternatif yolun oluşmasına imkan verilmemelidir. Bulgaristan, Türkiye’nin bu niyetinin somut eylemlere dönüşmesi gerektiği görüşünü savunmaya devam edecek” sözlerini kullandı Bakan Mitov.
Dışişleri Bakanı bu açıklamaları yapmadan önce İktisad Üniversitesi UNSS öğrencileri ile dış politika konusunu konusunu görüştü. Toplantıda Daniel Mitov, son bir yıl içinde ülkemizin bölge ve dünya çapında önemli olan siyaset adamlarını ağırladığını ve Bulgaristan’ın dış siyasetinin son onyıllar içinde en aktif dönemlerinden birini yaşadığını da ekledi.
Sığınmacı krizi ile ilgili Bakan Mitov, sığınmacı statüsünün ebedi olmadığını öne sürerken şimdi çatışmaların yaşandığı devletlerden kaçan insanların bir gün yurtlarına dönerek devletlerinin imarına katılacaklarını söyledi. Dışişleri Bakanı Schengen alanının dağılmamaktan öte yakında iki ülke ile Bulgaristan ve Romanya ile genişleyeceği tahmininde bulundu.
Hibrid savaşın en önemli ulusal güvenlik risklerinden biri olduğuna dikkat çeken bakan Mitov, propaganda yolu ile ülkemizin yapmış olduğu medeniyet seçiminden vazgeçirilmesi ve ulusal egemenliğin zedelenmesi yönünde çalışıldığını söyledi.
“Kıtanın entegrasyon sürecini ve Bulgaristan’ın Avrupa’dan yana yapmış olduğu tercihi sekteye uğratmak amacını güden genetik modifiye bilgiler yağdırılıyor. Bu konuda iki örnek vereyim: Birincisi, önde bir Rus haber ajansına verdiğim mülakatın çok farklı bir şekilde yayınlanması olayıdır. Bazı bölümler silinerek metnin dengesi ve mesajları zedelenmişti. İkinci örnek de yeni bir web sitesinde yayınlanan ve güya benimle yapılan bir mülakattır. Benim bu mülakattan haberim ancak söz konusu olan devletin büyükelçisi beni aradığında oldu. Bunlar dezenformasyon fabrikasının nasıl işlediğini gösteren iki örnektir sadece. Neil Armstrong’un astronot değil, Ay’a ayak basma sahnesini Hollywood’da çeken bir oyuncu olduğu, bulutların yoğunlaşmış nem değil, Amerika’nın kimyasal silahı olduğu, Bulgaristan’ın Şipka tepesinde yapılan 3 Mart kutlamasına Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı davet edip Rusya Başkanı Putin’i davet etmediği yönündeki iddialar da aynı fabrikanın ürünüdür. Bu tür bilgilerin yayılması güvensizlik ortamı yaratıp ülkenin kuruluşlarına olan güveni çürütüyor ve onları devamlı izahat yapmak mecburiyetinde bırakarak enerjilerini tüketiyor” şeklinde konuştu Bakan Mitov.
BNR

Hiç yorum yok

Eleştiri sınırlarını aşan, kişi, grup ya da topluluğa hakaret, uygunsuz kelime, ırkçılık ve nefret söylemi içeren yorumlara yer verilmemektedir.