Rusya'nın 'karma savaşı'

Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya’nın ısrarı üzerine NATO, vadesiz olarak olası bir Rus saldırganlığına karşı ek garanti olarak NATO’nun doğu kanadına dört piyade taburu gönderiyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Kuşkusuz Rusya’nın Ukrayna’daki eylemleri için biz sorumluluk taşıyoruz, çünkü Kırım’ın yasa dışı ilhakından önce hiç kimse böyle bir askeri varlıktan bahsetmiyordu” diye iddia ediyor. Bulgaristan, ek piyade güçleri istememiştir, diye doğruladı Savunma Bakanı Nikolay Nençev, Bulgaristan Milli Radyosu önünde. Kuşkusuz ama Bulgaristan Ukrayna krizinden sonra yaşanan hibrit savaşın meydanı oldu. Bu görüş etrafında Avrupa Dış Siyaset Konseyi tarafından Sofya’da düzenlenen uluslararası yuvarlak masaya katılımcılar birleşti.
Yeni terim olsa da hibrit savaş daha en eski tarihten bilinmektedir. Romalılar, Kartaca için savaşta hibrit savaşın yöntemlerini kullanmıştır, Birinci Dünya Savaşı sırasında ise Alman İmparatorluğu gizlice Lenin’i desteklemiştir. Siyasetçilere ve askeri stratejistlere göre hibrit savaş, stratejik amaçların açık ve gizli operasyonlar, diplomatik ve ekonomik baskı vasıtasıyla takip edilmesidir. Buna örnek doğalgaz tedariklerinin kesilmesi, propaganda medyalarının finanse edilmesidir. Temmuz ayında Varşova’daki zirvenin arifesinde bir NATO generali, “Hibrit savaş geleceğin konusu olacak” diye iddia ediyor.
Kırım’ın ilhakı ve uluslararası anlaşmaların Rusya tarafından ihlal edilmesi, Moskova’ya karşı yaptırımların uygulanmasına yol açtı. Arkasından Rusya karşıt yaptırımlar uyguladı ve Batı karşıtı propagandaya başladı. Bugün Rusya ile Batı arasındaki diyalog tonunun katılaşmasının tanığı oluyoruz.
СнимкаAvrupa Parlamentosu’ndan Bulgaristan Cumhurbaşkanı, çok sert bir konuşmasında Rusya’nın AB’yi istikrarsızlaştırmayı amaçladığını uyardı ve Ukrayna krizinin “soğuk barış” döneminin başlangıcı olduğuna işaret etti. “Soğuk Savaş” yılları ise, Demir Perde’nin iki tarafından medyalardaki propaganda ile hatırlanmaktadır.
Bulgaristan Dışişleri Bakanı Daniel Mitov, bu zamanların geri dönme yolunda olduğunu düşünüyor ve konuyla ilgili olarak şunları açıklıyor:“Genetik yapısı değiştirilmiş bilgilerin yetiştirilmesi ve bunların insanların bilincine ekilmesi, Doğu ile Batı arasındaki eski çatışmanın yeni yöntemlerinden biridir. Orta ve Doğu Avrupa ise bu çatışmanın savaş meydanı oluyor. Rusya, Batı tarafından uygarlık düzeyinde kolonize edilmeye izin vermeyeceğini söylüyor. Bu konuya netlik kazandırmadan ve aramızdaki sınırın nerede olduğu sorusuna cevap vermeden önce aramızdaki ilişkileri tam olarak rasyonelleştiremeyeceğiz. Brexit kırmızı yanan bir ışıktır ve bu ışık, AB kapsamında artan hoşnutsuzluğu simgeliyor. Bu yüzden Avrupa her zamankinden acil ama ortak kararlara ihtiyaç duyuyor. Avrupa, popüler kararları değil, doğru kararları almalıdır.”
СнимкаKesinlikle eğer AB Rusya’nın Batı karşıtı konuşmalarına propaganda tonu ile cevap verirse bu yanlış bir karar olacak. AB, bir değerler topluluğudur ve böyle bir tepki kendisine yakışamaz. AB ile Rusya arasındaki ilişkiler hakkında sosyolog Kınço Stoyçev’in farklı bir tarifi vardır: 
“Rusya’yı ne kadar çok sıkışsak, o kadar çok Putin’in iktidarını pekiştiriyoruz. Bizim sorunumuz Rus halkı değil, kuşkusuz Putin’dir. Rusya’da son sosyolojik araştırmalara göre Rus halkının yüzde 25’i, Rusya’nın kaderi ve geleceğinin Avrupa ile alakalı olduğunu düşünüyor. Kesinlikle ama çatışmalara girilmemelidir.”
Tartışmaya katılımcılar, hibrit savaşın araçlarını görüşürken gazeteci İvan Bedrov, medya alanında sıradan bir yanlış bilgi verme söz konusu olduğunu düşünüyor. 
СнимкаBu “açık yalanların” artan etkisinin sebepleri, internet ve sosyal medyaların günlük hayatımıza girmesiyle insanların daha da savunmasız hale gelmesidir. İvan Bedrov şu açıklamada bulundu:“İnsanların saygın medyalardan aldığı nihai ürün, sosyal ağlardan yanlış bilgi unsurlarından oluşan uluslararası haberlerden oluşuyor. Büyük ölçüde sosyal ağlara bağlı olan bugünkü medyaların büyük sorunu, onların yalan gibi bir yaygınlaştırmaya ulaşamamasıdır. Bulgar medyalarındaki ve tüm dünyadaki kaynaklar daha da az oluyor. Ama Bulgaristan’da bu sorun çok büyük. Kısıtlamaların yapıldığı ilk yer uluslararası politika bölümleridir. Bunun sonucunda Bulgaristanlılar, uluslararası haberlerden mahrum kalıyor. Oysa insanların bu tür içeriğe ilgisi artıyor. Bu soruna tek çözüm, Bulgar medyalarına yeteri kadar dürüst ve ulaşılır bilginin verilmesidir. Ama maalesef medyaların büyük bir kısmının içerik için ödemek için parası yoktur.”

BNR

Hiç yorum yok

Eleştiri sınırlarını aşan, kişi, grup ya da topluluğa hakaret, uygunsuz kelime, ırkçılık ve nefret söylemi içeren yorumlara yer verilmemektedir.