Kader Özlem: "Türkiye'ye çok az yer verilmesi programın Brüksel’in inisiyatifiyle hazırlanmasından kaynaklanıyor"

28 Aralık 2017 Perşembe

Share this history on :
30 Haziran 2018’e kadar Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını üstlenecek olan Bulgaristan, 6 ay süreyle nasıl bir dönem başkanlığı yürüteceğine dair sunduğu programda Batı Balkanlar’ı AB genişlemesinin odağına yerleştirirken Türkiye’ye pek yer vermesi tepki çekti.

Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kader Özlem, Türkiye meselesinin programda bu denli az bir şekilde gündeme getirilmesinin Sofya yönetiminin değil, Brüksel’in inisiyatifiyle programın hazırlanmasından kaynaklandığını belirtti.

Mülteci meselesinin Bulgaristan’ın yumuşak karnı olduğu dikkate alındığında Bulgaristan’ın Türkiye’nin tepkisini çekecek bir tutum izlemesinin mümkün olmayacağını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Kader Özlem, Batı Balkanlar konusunun programda yer alması Bulgaristan’ın önceliği olduğu kadar AB’nin de önceli olduğunu vurguladı.

Batı Balkanlar meselesinin iki yönlü olduğunu ifade eden Özlem şunları söyledi:

"Bulgaristan açıkladığı program kapsamında Batı Balkanlar meselesini ön plana çıkarmıştır çünkü Borisov 3 hükümeti dış politikada Balkanlar’a yönelik iddialı bir diplomasi yürütmektedir. Makedonya ile imzalanan ikili antlaşma, Varna’daki Zirve toplantısı, komşularla iyi ilişkiler geliştirme stratejisi ve yapılan ortak kabine toplantıları bu kapsamda değerlendirilebilir. Küresel ve bölgesel rekabet alanlarından biri olarak ön plana çıkan Batı Balkanlar’a ilişkin Sofya yönetimi de AB dönem başkanlığını kullanarak kritik bir rol üstlenmek istiyor.
Sofya yönetiminin bu istencini Almanya güdümlü olarak Brüksel’in öncelikleri de süslemektedir. Bu öncelik 2014’te Juncker’in yaptığı “AB’nin 5 yıllık süre boyunca yeni bir üye kabul etmeyeceği” şeklindeki açıklamasının Batı Balkan ülkelerinde yarattığı hayal kırıklığını giderme ihtiyacıyla doğru orantılıdır. Geçen 3 yıllık süre zarfında AB adına Almanya’nın bu bölgeye siyasi ve ekonomik olarak yoğunlaştığı görülüyor. Dolayısıyla AB bu bölgedeki aktörel rekabette üstünlüğünü kaptırmak istemiyor. Zira Rusya’nın Slav kartı, eski Sovyetik bağlantıları, alternatif askeri güç olması ve tabi ki enerji kozu dikkat çekiyor. ABD’nin ise NATO kartıyla bölgedeki Arnavutlar üzerindeki etkisi önemli. Türkiye’nin kamu diplomasisi çabaları, ekonomik yönelimi ve tarihsel mirası da etkili."

"Türkiye´nin Balkan Türkleri Politikası" adlı kitabın yazarı olan Özlem, Batı Balkanlar’daki rekabette AB, üstünlüğünü kaptırmak istemediği gibi Bulgaristan’ın dönem başkanlığından azami ölçüde yararlanmak istediğini ve bu durumun Bulgaristan'ın dış politikasıyla uyumlu olduğunu vurguladı. 

Ajans Bulgaristan


KİTAP - Türkiye´nin Balkan Türkleri Politikası


Kader Özlem, Türkiye´nin Balkan Türkleri Politikası (1991-2014),  Bursa: Dora Yayınevi 2016, 417 sayfa. Canan Şahin Tarihi misyonu hasebiyle Türk tarihinden bağımsız olarak değerlendirilemeyecek...