Bulgaristan'ın Schengen hayali yine suya düştü

17 Temmuz 2012 Salı |

Avrupa Birliği üyeliğine 2007'de geçen Bulgaristan ile ilgili Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı son gözetim raporu, ülkeyi yeniden hayal kırıklığına uğrattı. Schengen sahasına "giriş vizesi" olarak beklenen raporun ülkenin bir kez daha Schengen hayalini ertelemesine neden oldu.
Çarşamba günü resmen açıklanacak raporun son taslağını bir gün önce yayınlayan Trud gazetesi, önemli eleştirilere yer verdi. Ülkenin AB üyeliğinin son 5 yıllıkdönemini kapsayan rapora göre, Bulgaristan'daki ilerleme "ihmal edilebilecek derecede düşük" olarak nitelendirildi.
Bulgaristan'ın en büyük sorunu olan örgütlü suçlarla mücadeleye işaret edilirken, raporda insan kaçakçılığı ve kredi kart dolandırıcılığı yapan Bulgar suç şebekelerinin 15 AB ülkesinde geniş olarak faaliyet gösterdikleri vurgulandı.
Bulgaristan'daki örgütlü suç eylemlerine özel yer ayrılan raporda şu görüşlere yer verildi:
"Suç şebekeleri Bulgaristan ekonomisi üzerine benzeri zor bulunabilecek etki yapmaktadır. (Nüfusu 7,34 milyon olan) ülkedeki başlıca 12 kriminal örgütün yıllık cirosu 1,8 milyar avroya ulaşıyor. Rekabeti ve yabancı yatırımları sınırlandıran bu durum, siyasi süreçleri ve devlet kurumların üzerine etki yaratan bir platform oluşturuyor."
Yargı sistemi raporda, "Gözaltılar bol, mahkeme davaları az" şeklinde eleştirilirken, yapılan operasyonlar hakkında şu ifadelere yer verildi:
"GERB partisinin yönetimi sırasında ses getiren polis operasyonların çok olduğu, örgütlü suç sisteminin sallandığı, fuhuş sektörü, insan trafiği ve kalpazanlık girişimlerinin sınırlandırıldı gözlemleniyor."
-Olumsuz belirlemeler-
Son derece eleştirel bir üslup izleyen raporda, Bulgaristan'ın sorunları şöyle ifade ediliyor:
-Bulgaristan 2012 yılı sonrası, örgütlü suçlarla mücadele alanında kurumsal ve adalet çerçevesinin oluşturulmasına büyük çaba gösterirken, bundan alınan sonuçlar maalesef sınırlı görünüyor.
-Polis soruşturmaların sayısı üç kat artırılarak, 2011 yılında 6 bine ulaşmış durumda, ancak elde edilen sonuçlar ikna edici değil.
-Tetikçi tarafından işlenen cinayetlere karşı soruşturmaların başarısı düşük.
-Mevzuat sorunları, kamuoyunda yankı uyandıran büyük suç davalara bakan Özel Ceza Mahkeme ve savcılığın etkin çalışmalarını engelliyor.
-Önemli davalarda kilit tanıkları koruma programı sonuç vermiyor.
-Üst düzey devlet bürokratlarının mal varlığı üzerinde etkin kontrol yok.
-Sistem sorunu-
Bulgaristan'da hüküm giyen Plamen Galev ve Angel Hristov adlı iki yer altı örgütü liderin adaletten kaçmaları, raporda "adaletin uygulamasında sistem sorunu" olarak nitelendiriliyor. Raporda konuya ilişkin olarak, "Sistemde bu büyük fiyaskoya neden olan bu olayda nedenlerinin tespiti ve onların ortadan kaldırılması için gerekli siyasi ısrarın olmadığı gözlemlenir" görüşüne yer verildi.
AK, örgütlü suçlara karşı açılan davaların sayısının az olmasına karşın son bir yılda bu nitelikteki 4 davanın tüm sanıklarının "suçsuz bulunduğu"na dikkati çekiyor. Komisyon, Bulgaristan'daki adalet sistemi ve örgütlü suçlarla mücadele alanındaki en belirgin sorunları tanımlayan istatistiklere de yer veriyor. Verilere göre, 2006 sonrası tetikçilerin işlediği 33 cinayetten sadece 4’ü mahkemeye kadar ulaşabilmiş durumda. Aynı dönemde AK’nın “önemli” olarak nitelendirdiği 77 mafya davasının sadece 16’sında sanıklar hüküm giymiş durumda. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran örgütlü suç şebekelerine karşı bakılan 10 davada ise tüm sanıklar tamamen suçsuz bulundu.
Brüksel, yıllardır adalet ve iç güvenlik alanındaki sorunlarını çözemeyen Bulgaristan'ı tekrar uyarırken, sorunların olası çözümü polis, savcılık ve mahkemelerin çalışmalarının ıslahında bulunabileceğini önemle vurguluyor.
Bulgaristan medyası Çarşamba günü resmen açıklanacak rapor ile ilgili Başbakan Boyko Borisov, İçişleri Bakanı Tzvetan Tzvetanov ve Adalet Bakanı Diyana Kovaçeva'nın yorumlarının merakla beklendiklerini vurguladı. Raporda ifade edilen sorunlardan dolayı Bulgaristan'ın en az bir yıl daha Brüksel'in özel gözetiminde kalacağı tahmin ediliyor.
AA