Tsvetan Tsvetanov: GERB’in göçmenlerle çalışması siyasi ilişkilere katkıda bulunacak

29 Eylül 2012 Cumartesi |


Sayın Tsvetanov, Bulgaristan ile Türkiye arasında son dönemdeki ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Partiniz GERB’in Türkiye’de iktidardaki AKP ile arası nasıl?

Son yıllarda GERB hükümetinin izlediği yol, Bulgaristan ile Türkiye arasında ilişikilerin çok iyi gelişmesine dair olumlu sinyaller verdi. Hükümetler düzeyindeki işibirliği, hayatın tüm alanlarına yansımaktadır. Yatırım niyetleri, karşılıklı çıkar ve yararlara dayalı adımlara zemin yaratıyor. Biz iki komşu ülkeyiz. Bölgenin kalkınmasına yönelik ortak amaç ve hedeflerimiz var.

GERB’in azınlıklara yönelik politikası hangi ilkelere dayanmaktadır? Partinizin, devlet kademelerinde ve istihbarat kuruluşlarında neden Türkler yok?

Hemen söylediklerinizi düzeltmek istiyorum. Hükümette ve mecliste bizim Bulgaristan Türkü olan bir bakanımız var. Vecdi Raşidov, Türkiye’de, Bulgaristan’da Müslümanlar arasında çok ünlü ve simgesel önemi olan bir kişidir. Şunu önemle itiraf etmeliyim ki, GERB partisini kurarken, Bulgaristan’da Müslümanlar, Türkler arasında büyük korku vardı. Hak ve Özgürlükler Hareketi dışında bir partide yer almak onları korkutuyordu. HÖH’ün siyasetinde, Bulgaristan’da Müslümanların hak ve özgürlüklerinin sadece ve bir tek onlar tarafından savunulacağı iddia ediliyordu. Bunu aşmanın çok zor oalcağını biliyordum. Ben de Başbakanla yanyana GERB partisinin ilk kurucuları arasındaydım, onun felsefesi ve ilkelerini çizenlerden biriyim. Türklerin de, müslümanların da yoğun yaşadığı, karma bölgelerde parti teşkilatları oluşturmak için çok çalıştım. 2007 yılında ilk defa yerel seçimlere katıldığımızda çok mütevazi sonuçlar aldık. 2011 seçimlerinde artık Türklerin yaşadığı yerlerde de büyük başarılar kaydettik. Ben onları kesinlikle diğer Bulgar vatandaşlarından ayırt etmiyorum. Partimiz, örneğin Dulovo’da çok başarılı oldu. Belediye Başkanımız Yüksek Ahmed seçimleri kazandı. Mümün İsmail de Cebel Belediyesinde başarılı oldu. GERB’e sıcaklık gösteren Bulgaristan Müslümanlarının sayısı çoğaldı. Örnek olarak Kırcali’yi verebilirim. 2007 yılında sadece yedi belediye meclis üyemiz vardı. 2001’de belediye meclis üyesi sayımız 42 oldu. Kırcali ilinde henüz belediye başkanımız yok, fakat Silistre ilinde, Dulovo’da bunu da kazandık. Doktor Yüksel şüphesiz bir lider ve insanlar arasında çok saygın bir kişi.

GERB partisi ülke içinde azınlıklara olduğu gibi, son zamanlarda Türkiye’de bulunan göçmenlerin problemleri konusunda da ciddi adımlar atıyor, onlarla yakınlaşmak istiyor.  Şimdiye kadar bu insanlarımız sözkonusu olduğunda hep “seçim turizmi”, “otobüsler geliyor” ifadeleriyle anılıyordu...

Bulgaristan’da yaptığımızı temel alarak, bunu Türkiye’de de devam edip, geliştirmek istiyoruz. Türkiye’deki Bulgaristan göçmenlerinin bulunduğu yerlerde GERB partisi teşkilatları kurmak istiyoruz. Bunlar hükümetler arasında, akrabalar, dostlar, aileler ve doğdukları yerleri bırakıp Türkiye’de yaşayan insanlarla yeni bir köprü olabilir. Ayrıca birçok Bulgar Türkiye’yi turizm amacıyla ziyaret ediyor. Ben de 2000 yılında Kuşadasına tatile gittiğimde, politikacı değil, sıradan bir vatandaş sıfatıyla, aslında şimdi de kendimi sıradan bir insan olarak görüyorum, herkes bize “komşu, komşu” diye hitap ediyordu. Bulgarca konuştuğumuzu duyan göçmenler de yanımıza gelip, bizimle temas a giriyordu. Öyle bir samimiyet ve konukseverlik başka yerde görmedim. Türkiye, ayrım yapmadan herkese karşı çok misafirperver. GERB partisinin orada bürolar oluşturmasında bu da 
olumlu rol alacak.

Şimdi de sıradan biri olarak, ancak İçişleri Bakanı ve Bulgaristan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı olarak göçmenlerle karşılaşmanızda onların gözünde ne görüyorsunuz. Beklentileri, istedikleri nedir?

Göçmenlerimiz arasında mevcut görüş şu: İki ülke arasındaki temasların mutlaka ve sadece Hak ve Özgürükler Hareket Partisi aracılığıyla yürütüldüğünü düşünüyorlar. İlk kuruluş dönemlerinde GERB “isimleri değiştirecek”, “yeni bir asimilasyon kampanyası gerçekleştirecek” şeklinde korkutmalar vardı. Aslı olmayan bu korkular artık mevcut değil. Daha da ötesi, Türkiye Başbakanı Recep Erdoğan ve Bulgaristan’ın Başbakanı Boyko Borisov arasında çok samimi bir arkadaşlık var. Bu da güvenlik ve dostluğa yeni ivme kazandırıyor. Türkiye’de oluşturulacak GERB teşkilatlanması ikili siyasi ilişkilere katkıda bulunacak.

Çifte vatandaşlığa sahip göçmenler oyunu kullanabilecek mi?

Bana göre seçim hakkı herkesin kendi iradesiyle karar vereceği bir olaydır. Anayasal hakkın ve demokrasinin gücü sayesinde insan, doğru bulduğu, kendisine yardım edeceğini umduğu kişiye oy verir. Bu açıdan Bulgaristan göçmenlerinin GERB partisini nasıl ve ne kadar destekleyeceğini bilemem. Onlar elbet oyunu verebilir. Şimidye kadar HÖH tarafından böyle disiplinli, seri bir seçim makinesi görmekteydik. Fakat parti ile insanlar arasında normal iletişim sadece seçim dönemlerinde yapılıyor. Bu kişilerin siyasetçilerle irtibatı yok.
Türkiye’de bir yandan kendi yapılarımızı kurmak, öte yandan da o insanlarla devamlı diyalog içinde olmak istiyoruz. Aynen burada 264 Bulgar belediyesindeki seçmenlerimizle devamlı diyalogta olduğumuz gibi. Aynı yere, ikinci, üçüncü defa gittiğimde, vatandaş kendisini unutmadığını, sırtınızı dönmediğinizi anlıyor. Sadece seçimden seçime gitmiyoruz, biz hep onlarlayız.

Son zamanlarda herkes Erdoğan ile kim ne kadar daha büyük dost olduğu tartışma konusu, siz ne kadar yakın dostsunuz?

Başbakanımız Türkiye Başbakanı ile yaptığı tüm görüşmelerde yer aldım. Erdoğan’ın politikaya bakışı, iki ülkenin ortak menfaatlerine bağlı siyasi yaklaşımlarına hayran kalmışımdır.Türkiye bizim açımızdan çok önemli ve stratejik partner olarak gördüğümüz bir ülke. Biliyorsunuz, Bulgaristan AB’nin dış sınırı, ancak bu sınırdan hemen sonraki ilk komşumuz Türkiye’dir. Bulgar hükümeti üç seneden beri gerçekten inanılmaz şeyler yaptı. Hiçbir zaman iki ülke başbakanları arasında bu denli bir arkadaşlık olmamıştır. Erdoğan gibi bir siyasetçinin profilinden ve siaysi yaklaşımlarından çok etkilendim. Bu kongreye Bulgaristan’dan başka partiler ve kişiler de davetli elbet, fakat bizim davet şahsen Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Bu temaslar karşılıklı işbirliğimize olumlu etki yaratacaktır. Kongrede Erdoğan’la gayrıresmi görüşme fırsatım olabilir.