Blogger tarafından desteklenmektedir.

Radikalleşmenin önlenmesi ve terörle mücadeleye ilişikin strateji kabul edildi

31 Aralık 2015 Perşembe |

Bakanlar Kurulu 2015-2020 dönemini kapsayan radikalleşmenin önlenmesi ve terörle mücadeleye ilişkin stratejiyi ve eylem planını kabul etti.
Stratejinin ana amaçları Bulgaristan toplumunda zorla radikalleşmenin önlenmesi, terör ve radikal propagandasını yapan ve terör örgütlerine üye kazandıran şahıslara karşı mücadele, Bulgaristan topraklarında terör faaliyetlerinin önlenmesi ve sekteye uğratılması, radikalleşme ya da terörle ilgili eylemlerin organizatörleri, failleri ve destekçileri ilgili hukuki ve kurumsal mekanizmalar vasıtasıyla cezai soruşturmanın temin edilmesidir.

BELGEYİ BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ


Министерският съвет прие Стратегия за противодействие на радикализацията и тероризма (2015-2020) и План за изпълнението й.
Стратегията отразява волята и вижданията на правителството за прилагане на политики за противодействие на радикализацията и тероризма. Фокусът е поставен върху превенцията, без да се подценява значимостта и ролята на реактивните мерки. Предвижда се да бъде направен междинен преглед и актуализация на документа към средата на 2018 г., както и допълването му с нови елементи при внезапни и значителни изменения в средата за сигурност.
Основните цели на стратегията са свързани с превенция на насилствената радикализация на отделни личности или групи в българското общество, противодействие на разпространителите на терористична и радикална пропаганда и лицата, набиращи членове на терористични организации, предотвратяване и пресичане на терористична дейност на и от територията на България, осигуряване чрез правни и институционални механизми на ефективно наказателно преследване на организаторите, извършителите и помагачите на действия, свързани с радикализация или тероризъм, минимизиране на последствията от терористична дейност, изграждане на доверие в гражданите и обществото, както и на активност по отношение на противодействието на радикализацията и тероризма.
Планът е разработен с цел определяне на конкретни дейности, които да подпомогнат изпълнението на Стратегията. Комплексът от мерки обединява дейностите на държавните органи, институции, организации и на гражданите за формиране и използване на способности за разкриване, възпиране, предотвратяване и активно противодействие на рисковете, заплахите и последиците, породени от насилствената радикализация и тероризма. Основните цели в него конкретизират целите на Стратегията и са: изработване на ефикасна правнонормативна рамка за превенция на радикализацията на отделни лица или групи от българското общество и на привличането на български граждани към терористична дейност; изграждане на система за мониторинг и координация с цел възпиране на разпространителите на радикална пропаганда и на лицата, набиращи членове на терористични организации; подобряване организацията и дейността на специализираните структури на държавата с цел ефективно противодействие на използваните от международните терористични организации методи и средства за осъществяване на терористична дейност; разширяване и задълбочаване на административния капацитет на служителите от държавния сектор, изпълняващи задачи по противодействието на радикализацията и тероризма.
Проектите са разработени от междуведомствена група по ръководството на заместник-министър на вътрешните работи и с представители на ВКП, администрациите на президента и на МС, министерства и неправителствени организации.

Aralık 31, 2015 | 0 comments |

Yüksel Özkan: 'Türkiye üzerinden iç siyaset yapılmasına karşıyız'

Değeri Hemşehrilerim,
Kurulduğu 17 Ocak 1985 tarihinden bu yana barışın, kardeşliğin ve her zaman da insanlarının yanında yer alarak 31 yıldır bu çizgisinden taviz vermeyen derneğimiz, insanının sevinçlerine olduğu gibi hüzünlerine de ortak oldu.
İşte bu sebeple her sene olduğu gibi bu senede Ad Kıyımı Dönemi kurbanlarını andığımız, Süt Kesiği'nde , Killi'de, Mestanlı'da, Mazlumluğun Sembolü Türkan'ın Mezarında yine insanımızın içinde ve yanında olduk, şehit ailelerimizi ziyaret ettik.
31 yıldır hep dosdoğru bir çizgide olduk, dik durduk  ve o yüzden hep haklı çıktık. Bu tesadüf değil, çünkü biz her zaman  halkımızın yüreğinin götürdüğü yöne doğru yürüdük.
Yıllar önce adlarımızı, haklarımızı gasp ederek yeni bir Bulgaristan kuracaklarını sanan o günlerin totaliter rejim yöneticileri bugün tarihin çöplüğündeler.
Ayşe Ablamız, Türkanımız,  tüm gazi ve şehitlerimiz ise  insanlarımızın gönlünde en özel yerdeler.
O dönemin zorbaları insanlık vicdanında ve Bulgarista’nın tarihinde "kara leke" olarak yerlerini aldılar.
Bal-Göç o yıllarda o mazlumların sesi olmak için yola çıktı.
Biz insanlarımızın sesi olduk.
Biz Türkiye üzerinden hangi ülkede olursa olsun iç siyaset yapıldığında  şiddetle karşı çıktığımız gibi ayrıca da “taraf” olduğumuzu daima vurguladık.
Son günlerde  Bulgaristan da HÖH partisindeki demokratik olmayan gelişmeleri ve oluşan krizin temelinde Ülkemiz odaklı siyasetin  ve söylemlerin yapılmasını kınıyoruz. Bir defa daha “taraf” olduğumuzu belirtiyoruz. Biz yer kapma kavgalarında, adam harcamanın bir aracı olarak yapılan politikaların karşısındayız,  vefasızlığında yanında hiçbir zaman olmadık ve de olmayacağız.
Biz Türkiye ve Bulgaristan arasındaki dostane ilişkiler zeminine döşenmiş birer taşız.

Bizler her iki ülkenin huzur, barış ve refah ikliminde dostluğunu savunuruz.

Bizim yerimiz bellidir. Biz Şehit Ayşe Abla’nın, mazlum Türkan’ın olduğu yerdeyiz.
Bizim sesimiz, insanımızın sesidir.
O sese kulak veren kazanır.
Çünkü her zaman Halk ve Hak kazanır.
Sonunda mutlaka “Türkan” kazanır.
Bu vesileyle tüm Bal-Göç üyelerinin,
BGF’ye bağlı derneklere mensup üyelerimizin,
İnsanımızın olduğu her ilde teşkilatlı olan Konfederasyonumuza bağlı Federasyonlara mensup üyelerin,
Balkan ve Rumeli Camiasının,
Yurt içinde ve yurt dışındaki tüm vatandaşlarımızın, etnik ve inanç aidiyeti ne olursa olsun tüm dünya insanların 2016 yeni yıllarını kutluyorum.
Yeni yılda aileniz, dostlarınız, komşularınız  ve sevdiklerinizle sağlık ve saadet içinde yaşayınız.
Gelin hep beraber Balkanları ve tüm Dünyayı sevgi-barış ve kardeşlik içinde birlikte yaşanacak bir iklime kavuşturalım.
Hepinize sevgi ve saygılarımı sunarken 2016 yeni yıl mesajımı, En Değerli Hemşehrimiz olan Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bir sözüyle tamamlamak istiyorum.
 “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ”

Doç. Dr.  Yüksel ÖZKAN
Bal-Göç ve BGF Genel Başkanı



Aralık 31, 2015 | 0 comments |

Boyko Borisov: Bulgaristan’ın iç politikasına kimse tesir edemez

30 Aralık 2015 Çarşamba |

Başbakan Boyko Borisov Hak ve Özgürlükler Hareketi’nde (DPS) çalkantılar ve Türkiye’nin söz konusu parti vasıtasıyla Bulgaristan'ın iç politikasına tesir etme eğilimine ilişkin yaptığı  yorumunda “Bulgaristan’ın politikasına hiç kimse tesir edemez” dedi.
Sözlerine göre HÖH’teki krizin Rusya ve Türkiye arasındaki anlaşmazlığa bağlı olduğu iddiaları spekülasyon amaçlıdır.
Başbakan Borisov her iki ülke ile dostane ilişkilerimizin olmasını istediğini ve ikisinden birisini seçmenin söz konusu olmadığını belirtti.
Günler öncesi HÖH lideri Lütvi Mestan, Tirkiye hava sahasını ihlal eden Rus uçağın indirilmesi konusunda Türkiye’nin tutumunu destekleyen bir bildirgeyi parlamentoda okuması ardından görevinden uzaklaştırıldı ve partiden ihraç edildi.
Lütvi Mestan’ın liderlikten alınması partinin onursal başkanı Ahmet Doğan tarafından istenilmişti.
БНР
Aralık 30, 2015 | 0 comments |

'Kültürel haklarımız 30 yıldır çözülemedi, siyasetçilerimiz bizi sadece oyalıyor'

Bulgaristan'da Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) genel başkanlığından uzaklaştırılan Lütfi Mestan'ın yeni bir parti kurup kurmayacağı tartışılırken, toplum olarak daha önemli sorunları olduğunu belirten Türkler, kültürel hakları konusundaki sorunun 30 yıldır çözülemediğine dikkati çekti. 

Bulgaristan'ın üçüncü büyük partisi konumunda olan HÖH, geçen hafta Lütfi Mestan'ın görevden uzaklaştırılması ile liderlik tartışması yaşarken, ülkedeki Türkler, parti içerisinde yaşanan gelişmeleri AA'ya değerlendirdi.  

Kırcaali'de avukatlık yapan Mustafa Bayramali, HÖH içinde meydana gelen olumsuz olayların kendilerini üzdüğünü belirterek, " Yılbaşı öncesi Hak ve Özgürlükler Partisi'nde gelişen olaylar sarsıntı yarattı ve bizi üzdü. Parti içinde başgösteren olumsuzluklar, parti içinde tartışılıp çözüme kavuşturulsa daha iyi olurdu. Bulgaristan Türklerinin önemli problemleri varken bu tür olaylarla oyalanmak yersizdir" dedi. 

Türklerin kültürel alanda gelişmesi için çaba harcayan Habibe Ahmedova, Türk asıllı siyasetçilerin toplumun kültürel sorunlarıyla ilgilenmediklerini ifade ederek "Türklüğümüze, kültürümüze, edebiyatımıza ve türkülerimize önem veren biri olarak kültürel etkinliklerimize siyasetçilerimizin gelmediğini ve desteklemediğini görüyorum. Genç nesillerimize kültürümüzle ilgili bir şeyler bırakmak için siyasetçilerin bizlere destek çıkması lazım, oysa onların sorunu sadece siyaset" şeklinde konuştu. 

Kendi çabalarıyla Türkçe haber sitesi oluşturmaya çalışan Aydın Osman ise ülkedeki Türklerin anadillerinde medyaları olmadığına dikkati çekerek "25 yıldır bizi Doğan ile Mestan ile oyalıyorlar oysa Türkçe yayın yapan bir radyomuz, ulusal çapta yayın yapan bir gazetemiz yok. Siyasi konularla bizi asıl sorunlarımızdan uzak tutuyorlar. Asıl sorunumuz ise anadilimiz, kültürümüz ve dinimiz" dedi. 

Lütfi Mestan, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinde Türkiye'ye destek vermesinden sonra HÖH'ün kurucusu ve iki yıldır onursal başkanlığını yapan Ahmet Doğan tarafından geçtiğimiz hafta genel başkanlıktan uzaklaştırılmıştı. Mestan ile HÖH milletvekilleri Hüseyin Hafızov, Şabanali Ahmet ve Aydoğan Ali partiden ihraç edilmiş, partinin yönetimi geçici olarak milletvekilleri Mustafa Karadayı, Çetin Kazak ve Ruşen Riza'dan oluşan Başkanlık Konseyi'ne bırakılmıştı.

AA
Aralık 30, 2015 | 0 comments |

Filibe Muradiye Camisi'ni Kundaklayana Verilen Hapis Cezası Onandı

29 Aralık 2015 Salı |

Bulgaristan'ın Filibe kentindeki Muradiye Camisi'ni kundaklama girişiminde bulunan Viktor Aleksandrov'a verilen 3 yıl hapis cezası onandı. 

Ocak ayında Bulgaristan'ın ikinci büyük şehri Filibe'nin merkezinde bulunan Muradiye (Cuma) Camisi'nin ahşap kısımlarına yanıcı madde dökerek yakma girişiminde bulunan 31 yaşındaki Aleksandrov'a daha önce Filibe Temyiz Mahkemesince verilen 3 yıllık hapis cezası, bir üst mahkemece onaylandı. 5 Ocak günü gece saatlerinde caminin dışındaki ahşap kısımlara yanıcı madde dökerek yakma girişiminde bulunan Aleksandrov, kundaklamanın ardından bir benzin istasyonundan benzin çalarken yakalanmıştı. Yapılan sorgulamada çaldığı yakıtla camiyi tekrar yakmak istediğini söylemişti. Çıkan yangın büyük hasara yol açmadan cami bekçisi tarafından söndürülmüştü. 

Nüfusu 7,3 milyon olan Bulgaristan'da resmi olmayan verilere göre yaklaşık 2 milyon Müslüman yaşıyor.

AA



Aralık 29, 2015 | 0 comments |

İki milletvekili daha Mestan’a katılıyor

Türk hava sahasında düşürülen Rus uçağı krizinde Türkiye’yi desteklediği ve HÖH’ü Türkiye’ya yakınlaştırdığı için partinin genel başkanlığından uzaklaştırılan Lütfi Mestan’a destek veren milletvekili sayısı çoğalıyor.
Hüseyin Hafızof, Şabanali Ahmet, Aydoğan Ali’den sonra HÖH milletvekilleri Mariana Georgieva ve Ventsislav Kaymakamov da partiden istifa ederek Mestan’a destek vereceklerini açıkladı.
Mariana Georgieva, Mestan’ı hainlikle suçlamanın büyük bir saçmalık olduğunu belirtti.
Önümüzdeki günlerde HÖH partisinden ayrılarak Mestan’a destek veren milletvekili sayısında artış bekleniyor.
Ajans Bg’ye konuşan sözkonusu milletvekilleri, yılbaşı öncesinde herhangi bir girişimde bulunmayacaklarını söyledi.
Georgieva ve Kaymakamov’un Mestan’ın grubuna geçmesiyle HÖH partisinden ayrılan milletvekili sayısı 6’ya yükseliyor. Yeni istifalarla ise Mestan’a katılacak vekil sayısının 15’e yükselmesi bekleniyor.

Ajans Bg
Aralık 29, 2015 | 0 comments |

Zürfettin Hacıoğlu: Lütfi Mestan'ın görevinden uzaklaştırılması hukuk dışı bir operasyon

Balkan Rumeli Türkleri Federasyonu Genel Başkanı Zürfettin Hacıoğlu, Bulgaristan'da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan'ın görevinden uzaklaştırılmasının hukuk dışı bir operasyon olduğunu belirtti. 

Hacıoğlu, bir kafede düzenlediği basın toplantısında, HÖH'ün kurucusu ve onursal başkanı Ahmet Doğan'ın 17 Aralık tarihindeki özel bir toplantıda sarf ettiği sözlerin manidar olduğunu ifade etti. Doğan'ın konuşma metninin partinin resmi internet sitesinde de yayımlandığını aktaran Hacıoğlu, şöyle devam etti: 

"Doğan, Avrupa Birliği'nin kendini bir formalite olarak devam ettirdiğinden bahsediyor. NATO'nun güç kaybettiğini söylüyor. Bu arada Çin ve Rusya'nın güçlendiğinden bahsediyor. ' Rusya'nın gücünü kazanması için dünyanın farklı bölgelerinde güç dahi kullanır' ifadesi var. Bunlar Doğan'ın kendi ifadesi, partinin resmi sitesinden alınma bir yazıdır. Sayın Ahmet Doğan, Türkiye'nin de bölgede rol almak istediğini ve Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizinden bahsediyor. Partinin Genel Başkanı Lütfi Mestan'ın Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesiyle ilgili Bulgaristan parlamentosunda yapmış olduğu açıklamanın tarihi bir hata ve gaf olduğunu belirtiyor. Parti başkanı Mestan'ı ağır bir şekilde eleştiriyor. Hatta üzülerek söylemek isterim ki bu ifadeleri kullanırken argo kelimeler de kullanmak istiyor, benim terbiyem buna müsait değil şu anda. HÖH'ün Türkiye ile yakınlaşmasından rahatsız oldukları, açıkça bu yazının içerisinde belli oluyor. HÖH'ün komşu ülkeler tarafından yeniden dizayn edilmek istendiğinden bahsediliyor." Hacıoğlu, HÖH'ün internet sitesinde yer alan yazıda "Türkiye'nin doğuda toprak kaybedeceği" iddiasının da yer aldığını anlatarak, "Sayın Ahmet Doğan, Türkiye - Rusya krizinden bahsederken, Türkiye'nin doğuda toprak kaybedeceğinden de bahsediyor. 'Gücüm azalsa bile yalnızca Bulgaristan değil, Balkanlar'ın diğer bölgelerinde de Türkiye'ye mani olacak kudreti muhafaza edeceğim' diyor. Bir Türk olarak sayın Ahmet Doğan'ın bu tür ifadelerini kabul etmemiz mümkün değildir" diye konuştu. "Doğan'ın açıklamasına anlam veremedik" Konunun parti içi mesele olsa dahi oy hakkı olan Türkiye'de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan Türkü'nü yakından ilgilendirdiğinin altını çizen Hacıoğlu, Doğan'ın hangi güçlerin baskısı altında böyle bir açıklamaya imza attığına anlam veremediklerini söyledi. HÖH Sözcüsü tarafından, Mestan'ın partiden uzaklaştırılma gerekçesinin "Bulgaristan'ın güvenliğine zarar verme" şeklinde ifade edildiğini dile getiren Hacıoğlu, Mestan'ın saraylardan partiyi yönetmeyen halkla kucaklaşan bir genel başkan profili çizdiğini vurguladı. Hacıoğlu, Doğan'ın bu tarzdaki çıkışını "iki komşu ülke ilişkilerini bozmaya yönelik bir sabotaj" olarak niteleyerek, "Biz bunlardan rahatsızız. Türkiye ve Bulgaristan'ın dostluğu orada yaşayan kardeşlerimizin yararınadır. Türkiye ve Bulgaristan'ın ilişkilerini bozacak, zedeleyecek hiçbir hareketi, bizlerin onaylaması mümkün değildir. Lütfi Mestan'ın görevden azledilişi, hangi ülkeye, hangi demokrasiye yakışıyor. Biz kimsenin avukatlığını yapmıyoruz ama bu hukuk dışı bir operasyondur" değerlendirmesinde bulundu. "Doğan, devletin Mestan'a vermiş olduğu güvenlik birimlerini geri çektiriyor" Bir gazetecinin Mestan'ın can güvenliğiyle ilgili bir tereddüdü olup olmadığı yönündeki soruyu da Hacıoğlu, şöyle yanıtladı: "Lütfi Mestan, basına bilgi verirken kaygıyla izledim ve ürperdim, açık söyleyeyim. Bulgaristan ulusal kanallarından birinde, tahrik edici sorular soruldu. 'Neden Büyükelçi'nin evine gittiniz?' gibi sorular sorunca Sayın Mestan, 'Ben öncelikle kendi güvenliğimi sağlamak için komşu ülke Türkiye'nin temsilciliğine çok kısa bir zaman için sığındım' dedi. Ben kendisiyle konuşmadım ama bir milletvekiliyle konuştum bu durumu. Sayın Doğan, bu gücü nereden alıyor bilmiyoruz ama devletin Mestan'a vermiş olduğu güvenlik birimlerini geri çektiriyor. Dolayısıyla Sayın Lütfi Mestan tedirgin olup Türkiye Cumhuriyeti'nin Büyükelçiliği'ne, güvenliğini sağlamak için kısa bir süre için oraya gidiyor."
Aralık 29, 2015 | 0 comments |

Lütfi Mestan: 'Yeni parti olur mu sorusuna halk cevap verecek'

26 Aralık 2015 Cumartesi |

Bulgaristan Türkleri, 1984-1990 yılları arasında kendilerine karşı yürütülen asimilasyon sürecinde komünist rejimin etnik eritme politikasına karşı geldikleri için güvenlik güçlerince öldürülen şehitlerini andı.

Şehitleri anma töreni, Kırcaali’nin Mogilyane Köyünde 26 Aralık 1984 tarihinde dönemin komünist iktidarı tarafından Türklere karşı uygulanan baskıları ve yürütülen eritme politikasını protesto ederken, annesinin kucağında öldürülen 17 aylık Türkan Feyzullah’ın mezarı başında okunan dualarla başladı.

Türkan’ın anısına yaptırılan "Türkan Çeşme"de devam eden anma etkinliklerine Bulgaristan, Türkiye ve Yunanistan'dan binlerce Türk ve Müslüman katıldı. Şehitler, MestanLI ilçesinde de düzenlenen törenle anıldı.

-Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi, törene Mestan ile katıldı -

Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe, Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş ve Burgas Başkonsolosu Niyazi Evren Akyol, anma törenlerine, "Türkiye'nin, havasını ihlal ettiği için Rus savaş uçağını düşürmekte olduğunu" dile getirdiği için iki gün önce Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) genel başkanlığından uzaklaştırılan Lütfi Mestan’la birlikte katıldı.

Türkan Feyzullah’ın mezarı başında dualar edilmesi ve "Türkan Çeşme"ye çiçek bırakılmasının ardından konuşan Mestan, 17 aylık bebeğin annesinin kucağında adı, dili, dini ve kültürü için öldürüldüğünü söyledi.

Mestan'ın görevden alınmasının ardından HÖH'ün başına getirilen eş başkanlar ise anma törenlerine ayrı katıldı.

- Yeni partinin kurulup kurulmayacağını seçmen söyleyecek-

Bu arada, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinde Türkiye'ye destek vermesinden sonra HÖH’ün kurucusu ve iki yıldır onursal başkanlığını yapan Ahmet Doğan tarafından genel başkanlıktan alınan Mestan'ın yeni bir parti kurup kurmayacağı tartışılıyor. Mestan'ın bu konuda, seçmenlerle yapılan görüşmelerden sonra karar vereceği belirtiliyor. 
Öte yandan, Mestan’ı destekleyen HÖH milletvekilleri Hüseyin Hafızov, Şabanali Ahmet ve Aydoğan Ali partinin parlamento grubundan ayrıldıklarını açıkladı.
İki gün önce HÖH Genel Başkanı Lütfi Mestan, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinde Türkiye'ye destek vermesi nedeniyle partinin onursal başkanı Ahmet Doğan tarafından başkanlıktan uzaklaştırılmış, HÖH’ün yönetimi geçici olarak milletvekilleri Mustafa Karadayı, Çetin Kazak ve Ruşen Riza’dan oluşan  Başkanlık Konseyine bırakılmıştı.

AA

Aralık 26, 2015 | 0 comments |

Yüksel Özkan: ‘İzlenen yol yanlıştır’

25 Aralık 2015 Cuma |

Kircaali'nin Mleçino (Sütkesiği) Köyünde gerçekleştirilen anma törenine katılan Bal-Göç Genel Başkanı Yüksel Özkan, Lütfi Mestan’ın görevden alınma şeklinin yanlış olduğunu söyledi.

‘Bal-Göç her zaman halkın yanında oldu bundan sonra da aynı şekilde devam edecektir. BRGK’nin yayınlamış olduğu deklarasyona bağlı kalacağız. 30 yıldır HÖH’e destek verdik. Lütfi Mestan olayında Anavatan Türkiye’nin bu tartışmaya dahil edilmesi bizi üzer, bizi  taraf eder’ şeklinde konuşan Özkan, son günlerde Mestan’a karşı medyada bir linç kampanyası başlatıldığına dikkat çekti.

Her siyasi platformda tartışmaların olabileceğini ifade eden Özkan, ancak genel kurula üç ay kala bu şekilde bir yol izlenmesinin Bulgaristan Türklerine zarar verdiğini vurguladı.

Erdoğan Doğu


Aralık 25, 2015 | 0 comments |

Lütfi Mestan partiden ihraç edildi (video)

24 Aralık 2015 Perşembe |

Ahmet Doğan liderliğinde gerçekleştirilen HÖH Merkez Kurulu Toplantısında partinin Genel Başkanı Lütfi Mestan görevden alındı. Mestan aynı zamanda partiden de ihraç edildi. Mart ayında yapılması beklenen ulusal kongreye kadar parti üç milletvekilinden oluşan Başkanlık Kurulu tarafından yönetillecek. 

Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan'ın, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinde Türkiye'ye destek vermesi, partideki Rusya yanlılarının lider değişikliği girişimine neden oldu.
HÖH’ün kurucusu ve iki yıldır onursal başkanlığını yapan Ahmet Doğan, Genel Başkan Lütfi Mestan’ı Türk hava sahasında düşürülen Rus uçağıyla ilgili Türkiye’nin ve NATO’nun tutumunu desteklemekle suçladı.

Doğan, Lütfi Mestan’ın parlamentoda Türkiye’nin tutumunu destekleyen bir deklarasyon okumasını 'büyük gaf' olarak nitelendirdi ve parti merkez yönetim kurulunu topladı. 

HÖH’ün tüzüğü gereği merkez yönetim kurulunu toplama yetkisinin genel başkanda olduğunu belirten Mestan, Doğan’ın böyle bir toplantı yapmasının yasal zemini bulunmadığını kaydetti.

- "Dengeyi bozmadık, yeniden bulduk"

Mestan AA’ya yaptığı açıklamada, Rus uçağıyla ilgili parti olarak Türkiye ve NATO’nun tutumunu desteklemelerinin hata olmadığını savundu.
Türkiye’yenin tutumunu savunduğu için dengeyi bozmakla suçlandığını söyleyen Mestan, bunu anlayamadığını, tam tersi parti olarak her konuda dengeyi yeniden bulduklarını ifade etti.
Anadili gibi ülkedeki Türklerin problemlerini gündeme getirmesinin ve Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olmasının birilerini rahatsız ettiğini ifade eden Mestan sözlerine şöyle devam etti:

”NATO açısından komşu ve dost ülkeyi destekliyorsun ve dengeyi bozdun diyor bana. Biz dengeyi yeniden buluyoruz. Biz tarafsız bir ülke değiliz, biz Sırbistan değiliz. Sırbistan, NATO üyesi değil. O kendini Rusya ile NATO arasında görebilir ve o açıdan balans aramaya çekilebilir ancak Bulgaristan önce kendini NATO üyesi olarak görecek. Rus uçağıyla ilgili krizde partinin tutumunu aktardım. Partinin bildirgesiyle gurur duyuyorum ve önceden partiden ihraç edileceğimi bilsem dahi söz konusu bildirgeyi tekrar okurdum çünkü bizim başka yolumuz yok. Çünkü doğru yol budur. Rahmetli annem doğruluğun kıl gibi ince olduğunu ama kopmadığını söylüyordu. İnşallah kopmaz.”

- Türkiye ile iyi ilişkiler rahatsızlığı -

HÖH partisindeki başkanlık krizinin Doğan’ın Rusya yanlısı turumundan kaynaklandığı savunuluyor.
Ülkedeki siyasi gözlemciler, HÖH’ün kurucusu ve iki yıldır da partinin onursal başkanlığını yapan Ahmet Doğan’ın Lütfi Mestan’ın Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olmasından rahatsız olduğu görüşünde.
Doğan’dan farklı olarak Mestan’ın ülkedeki Türk ve Müslümanların problemlerinin çözümü için daha fazla çaba harcadığına dikkati çeken gözlemciler, Mestan’ın anadili sorununu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıdığını hatırlatıyor. 
Bulgaristan’daki Türklerin siyasi temsilcisi konumundaki muhalefet HÖH Partisi ülkede üçüncü siyasi güç konumunda ve 240 sandalyelik Bulgar parlamentosunda 36 milletvekiline sahip.  

Nahit DoğuAnadolu Ajansı

Aralık 24, 2015 | 0 comments |

Lütfi Mestan doğum gününde partiden gidiyor

23 Aralık 2015 Çarşamba |

Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan’ın yarın doğum gününde görevden alınacağı bildirildi. 

Parti yönetimine yakın kaynaklar, HÖH’ün onursal başkanı Ahmet Doğan’ın böyle bir karar aldığını belirtirken, doğum gününün özellikle seçildiğini ifade ediyor.

Parti kurmayları, Lütfi Mestan’ın önemli konularda kendisiyle danışmadığını söyleyen Doğan’ın, özellikle Türkiye’ye yakın durması nedeniyle Metan’dan memnun olmadığını aktardı.

DOĞAN’IN KONTROLÜNDEKİ MEDYALAR KARA PROPAGANDAYA BAŞLADI

Öte yandan Ahmet Doğan’ın kontrol ettiği medya kuruluşları bugün öğle saatlerinde Lütfi Mestan’a karşı kara propagandaya başladı.  Onlarca karalama haberinin arasında özellikle öne çıkan Mestan’ın Bulgaristan’ın Polonya ile yaptığı askeri uçak bakım ve onarım sözleşmesnin ayrıntılarını Türk büyükelçiliğine sızdırdığı iddiasının yer aldığı haber oldu.

Ajans Bg
Aralık 23, 2015 | 0 comments |

'Bulgaristan'da Türkler eğitim, dini ve kültürel haklar alanında sorun yaşıyor'

Trakya Üniversitesi (TÜ)  Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent Yıldırım, "Bulgaristan'da İnsan Hakları, Temel Hak ve Hürriyetler Raporu'nda Bulgaristan'da en büyük azınlık grubunu oluşturan Müslüman Türk azınlığın özellikle eğitim, dini ve kültürel haklar alanında sorun yaşadığı görülmüştür" dedi.

Yıldırım, TÜ Sosyal Tesisleri'nde, uzman bir heyetle hazırladıkları "Bulgaristan'da İnsan Hakları, Temel Hak ve Hürriyetler Raporu"na ilişkin gazetecilere bilgi verdi.

Yıldırım, yaklaşık 6 ayda hazırlanan raporun kitap haline getirilerek yayımlanacağını söyledi.

Yaptıkları araştırmada Bulgaristan'da en çok "nefret dilini" kullanan grubun siyasiler olduğunu tespit ettiklerini vurgulayan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

"Rapor kapsamında dini alanda ise Müslümanların ibadethanelerine yapılan saldırılarda artış gözlenmiştir. Aynı şekilde terör örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle Müslümanların ikamet ettikleri mahallelere yapılan baskınlar toplumsal huzur açısından rahatsız edici olmuştur. Ayrıca ders kitaplarının içeriği, azınlıkların ana dil dersi alabilmeleri gibi konularda yapısal sorunlarla karşılaşılmıştır. Bulgaristan'da en büyük azınlık grubunu oluşturan Müslüman Türk azınlığın özellikle eğitim, dini ve kültürel haklar alanında sorun yaşadığı görülmüştür."

Bulgaristan'da en fazla ayrımcılığa maruz kalan topluluğun Romanlar olduğunu ifade eden Yıldırım, Bulgaristan'ın Avrupa'daki en fazla Roman nüfusu barındıran ülkeler içinde bulunduğunu anımsattı.

Bütün bunların yanı sıra Bulgaristan'da Müslümanlara yönelik pozitif yaklaşımların da olduğunu anlatan Yıldırım, "Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev göreve başladığı 2012 yılından itibaren her yıl Müslümanların ve Yahudilerin dini bayram ve günlerini kutlamaktadır" hatırlatmasını yaptı.
Aralık 23, 2015 | 0 comments |

Yelda Yanat Bağcı: 'Bulgarlar hala inkar halindeler'

Bulgaristan’da yaşayan Türk ve Müslümanlara yönelik baskıları anlatan ve Al Jazeera televizyonunda yayınlanan belgeselin yapımcısı Yelda Yanat Bağcı, ‘Bulgarlar hala inkar halindeler’ dedi.

Bulgar medyasında belgesele karşı yapılan yayınları normal karşıladığını belirten Yelda Yanat Bağcı, Bulgar aşırı milliyetçilerden tehdit almaya devam ettiğini kaydetti.

Tehditlere şaşırmadığını ve kızmadığını ifade eden Bağcı, ancak komşu bir ülke adına üzüldüğünü vurguladı.

Gelen küfürlü tehdit mesajlarında hala Bulgaristan’da Türk olmadığının idda edildiğini söyleyen Bağcı, inkar sürecinin devam ettiğini söyledi.

VMRO, BULGAR DIŞİŞLERİNİN ANKARA'YA NOTA GÖNDERMESİNİ İSTEDİ

VMRO Partisi lideri Krasimir Karakaçanov, Bağcı'nın belgesel filmine karşı Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'ye protesto notası göndermesini istedi. Karakaçanov, söz konusu blgeselin gerçekleri yansıtmadığını iddia etti. 
Ajans Bg

Aralık 23, 2015 | 0 comments |

Bulgaristan’da kabinede değişiklik

18 Aralık 2015 Cuma |

Bulgaristan’da geçen hafta istifa eden Adalet Bakanı Hristo İvanov’un yerine Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev’in Özel Kalem Müdürü Ekaterina Zaharieva atandı.
Zaharieva için parlamentoda yapılan güven oylamasında 126 evet oyu verildi. Oylamada muhalefetten 66 milletvekili karşı oy kullanırken 17 milletvekili ise çekimser kaldı.
Ana muhalefet Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) ve üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu muhalefet Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) milletvekilleri Zaharieva aleyhine oy kullandı.
Adalet sisteminde planlanan reformların parlamentodan destek görmemesi nedeniyle istifa eden Hristo İvanov’un yerine geçecek Zaharieva’nın güvenoyu ile ilgili oturuma tüm hükümet üyeleri katılırken Brüksel’deki bulunan Başbakan Boyko Borisov oylamaya katılamadı.
Zaharieva Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev’in daha önce kurmuş olduğu iki geçici teknokratlar hükümetinde Başbakan Yardımcısı olarak görev yapmıştı. Hukuk fakültesi mezunu olan Zaharieva 2013 yılına dek kısa süreli bir avukatlık kariyeri yaptıktan sonra Başbakan Borisov’un bir önceki hükümetinde Bölgesel Geliştirme Bakanlığında Bakan Yardımcısı olarak görev yapmıştı.
Aralık 18, 2015 | 0 comments |

Kircaalı belediye başkanından müftülere sarık

17 Aralık 2015 Perşembe |

Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, Kırcaali, Koşukavak ve Haskovo Müftülerine sarık ve cübbe hediye etti
Belediye Başkanı, Kırcaali, Koşukavak ve Haskovo Müftülerine ve Kırcaali Müftülüğü personeline (Müftü Vekili, Vaiz ve Kırcaali Merkez Camii İmamlarına) sarık ve cübbe hediye ederek, başarılar diledi.
Aralık 17, 2015 | 0 comments |

Fikret İnce ve Edis Emre Başbakan Davutoğlu ile Bir Araya Geldi

Fikret İnce ve Edis Emre Başbakan Davutoğlu ile Bir Araya Geldi BULTİŞAD (Kuzeydoğu Bulgaristan Bulgar-Türk Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı, DEIK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) Türkiye - Bulgaristan İş Konseyi Yürütme Kurulu üyesi ve Alkomet AD Denetleme Kurulu Başkanı Fikret İnce ve BULTİŞAD Yönetim Kurulu üyesi, DEIK Bölge Temsilcisi olan VES OOD şirketi Genel Müdürü Edis Emre, 15 Aralık 2015 tarihinde Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Bulgaristan ziyareti kapsamında düzenlenen resmi akşam yemeğinin konukları arasındaydı. Sofya Büyükelçilik Konutu’nda gerçekleşem yemeğe çok sayıda iş adamı, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve entelektüel kişiler hazır bulundu. 16 Aralık 2015’te Edis Emre ve BULTİŞAD Müdürü Ventsislav Venkov, T.C. Sofya Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği’nde toplantıya katıldılar. BULTİŞAD yetkilileri T.C. Sofya Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Emrah Sazak ile bir araya gelerek gerek Kuzeydoğu Bulgaristan’da çalışan şirketler ile Türkiye şirketleri arasında gerekse bölgemize yatırımcı çekmek gibi konular üzerinde konuştular. Ticaret Müşavirliği ile BULTİŞAD üyesi olan şirketler arasında ortak çalışmaların iyileştirilmesine yönelik somut tedbir ve çalışmalar belirlendi. 2016 yılının başlarında önce İstanbul’da, daha sonra Şumen’de uluslararası danışmanlık şirketi Deloitte & Touche’ın katılımıyla zirve toplantısının organize edilmesi hususunda mutabık kalındı. Bu tür toplantıların amacı; mal ve know how alışverişi ile ortak üretimlerin yapılması için imkanların zenginleştirilmesinden ibarettir.

Kuzeydoğu Bulgaristan Bulgar-Türk Ticaret ve Sanayi Odası
Aralık 17, 2015 | 0 comments |

"BULGARİSTAN'DA YAŞAYAN SOYDAŞLARIMIZ TÜRKİYE VE BULGARİSTAN ARASINDA BİR KÖPRÜDÜR"

15 Aralık 2015 Salı |

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile gerçekleştirdiği basın toplantısında İstanbul'dan Sofya'ya, Sofya'dan da Avrupa'ya gidecek bir hızlı treni gerçekleştirmenin hayalini kurduklarını ifade ederek, "Yine otoyollarda ulaşım hatlarıyla Bulgaristan'la Türkiye'yi birbirine bağlamaya kararlıyız" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu Borisov'un misafir perverliği için teşekkür ederek başladığı konuşmasında, "Biz de gelenektir. Kıbrıs, Azerbaycan ziyaretleri olur sonra da ilk ziyareti Bulgaristan'a yapmış olurum. Bu da komşuluğun bir gereğidir. Biz hem komşu hem dost hem müttefik iki ülkeyiz. Bir çok konuda ortak çıkarlarımız, ortak kaderimiz, ortak vizyonumuz var. bugün, değerli dostum Borisov ile başbaşa yaptığım görüşmede, heyetler arası görüşmede bu perspektifi görmekten büyük memnuniyet duydum. Önümüzdeki dönemde 4 yıl boyunca 2019 yılına kadar iktidar olarak şunu ifade edeyim ki Bulgaristan'la ilişkilerimi hep gündemimizin en önemli maddelerinden biri olacaktır. Özellikle ulaştırma alanında, enerji alanında, tarım, su Meriç başta olmak üzere ticaret başta olmak üzere Bulgaristan'la her türlü iş birliğine hazırız. 5 milyar dolar hacmindeki ticaret hacmini ilk fırsatta 10 milyarlara çıkarmak bizim hedefimiz. 2 milyar dolardaki yatırımımız Bulgaristan'daki Türk yatırımlarının daha da artması 5 milyara çıkması hedefimiz. Ayrıca büyük ulaştırma projelerini birlikte gerçekleştirebiliriz. Meriç otoyolu dolayısıyla değerli dostumu tebrik ediyorum. Aynı şekilde bizim rüyamız idealimiz İstanbul'dan Sofya'ya, Sofya'dan da Avrupa'ya gidecek bir hızlı treni gerçekleştirmek. Yine otoyollarda ulaşım hatlarıyla Bulgaristan'la Türkiye'yi birbirine bağlamaya kararlıyız. Ayrıca Hazar'dan gelen TANAP doğalgaz projesi bağlamında da Bulgaristan'da ınterconnecti enerji alanında birlikte çalışmaya hazırız" dedi.


"BULGARİSTAN'DA YAŞAYAN SOYDAŞLARIMIZ TÜRKİYE VE BULGARİSTAN ARASINDA BİR KÖPRÜDÜR"


Davutoğlu, tarım alanında Bulgaristan'da ortak tarım projelerinde gayret sarf etmenin önemli hedeflerinden olduğunu belirten Davutoğlu, "Birbirimizin tarihi varlıkları konusunda karşılıklı olarak bu varlıkların korunması ortak kültürümüzün bir gereği. Bulgaristan'da yaşayan soydaşlarımız Türkiye ve Bulgaristan arasında bir köprüdür ve onlar Bulgaristan'ın eşit vatandaşları olarak her zaman bu topraklarda, kendi topraklarında huzur içinde yaşamaları bağlamında da elimizden gelen her türlü çabayı da birlikte göstermemiz doğal. Ayrıca ikili ilişkilerin ötesinde AB konusunda sayın Borisov'un özellikle AB Konseyinde yaptığı konuşmayla verdiği destek dolayısıyla bir kez daha huzurunuzda teşekkür ediyorum. Türkiye için Bulgaristan, AB'nin kapısıdır. İnşallah Türkiye AB'ye girdiğinde Bulgaristan ile birlikte çok daha geniş bir havzada birlikte hareket edeceğiz" ifadelerini kullandı.


"NİSAN'DA SOFYA'DA TÜRKİYE-BULGARİSTAN YÜKSEK DÜZEYLİ İŞ BİRLİĞİ TOPLANTISI YAPAMAYA KARAR VERDİK"


Başbakan Davutoğlu, Balkan bölgeleri politikaları çerçevesinde bazı konuların de ele alındığını belirterek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye arasında ortak alanlarda çalışılması hepimizin menfaatine. Bu konuda son derece verimli istişarelerde bulundu. Tabi hepimizin, dünyanın karşı karşıya kaldığı en önemli mesele bugün Suriye'den kaynaklanan insanı trajedi ve mülteciler sorunu. Gönül ister ki Suriye'de bir ana önce barış gerçekleşsin ve bu mesele Suriye toprakları içinde çözülsün orada kalsın. Ama maalesef Suriye'de gerek barbar bir rejimin gerekse terör örgütlerinin baskısından kaçanlar akın akın Türkiye'ye, Bulgaristan'a, Avrupa'ya geliyorlar. Bunları da yönetimi konusunda, bunların bir düzenli bir şekilde ele alınması konusunda son AB Konseyi'nde bunları ele aldık, Türkiye-AB Zirvesi'nde. Türkiye ve Bulgaristan arasında son derece verimli bir işbirliği var. Bugün İçişleri Bakanımız diğer yetkililerimiz bu konuları ele aldı. Bütün bunları ele almak üzere Nisan ayında yine Sofya'da Türkiye-Bulgaristan Yüksek Düzeyli İş birliği toplantısı yapamaya karar verdik. İkincisi olacak. Daha önce Borisov, Türkiye'ye gelmiş ve o zamanki Başbakanımızla toplantı gerçekleştirmişti. Şimdi de biz Sofya'ya geleceğiz ve Borisovl'a Cumhurbaşkanımızın Başbakan iken başlattığı güzel geleneği önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz". 
Aralık 15, 2015 | 0 comments |

Kırcaali rüştiyesi mezunu Halittin Altınarda 84 yaşında kitap yazdı

Aliağa’nın sevilen isimlerinden Bulgaristan göçmeni 84 yaşındaki Halittin Altınarda, uzun süredir merakla beklenen kitabını piyasaya sundu. Altınarda, ‘Memleketim Bulgaristan’ ismini verdiği kitabında; 1969 yılına kadar Bulgaristan’da yaşadıklarını, Türklerin kültürlerini, dini yaşayışlarını ve Türk kökenli vatandaşların asimile edilmesi için kullanılan Belene Kampında zulüm gördüğü günleri anlattı.  
 
Kitabında yer alan fotoğraf ve belgelerin tamamen kendisine ait olduğunu, bu belgelerin kaybolmaması için de arşivini herkesle paylaşmak istediğini belirten Altınarda, amacının Kırcaali’de yaşadığı günleri hatırlamak ve tarihe not düşmek olduğunu söyledi. 
 
84 YAŞINDAKİ ALTINARDA, MEMLEKETİNİ ANLATTI
‘Memleketim Bulgaristan’ın 1 yıllık bir çalışma ve 30 yıllık birikimi sonucu yazdığını ifade eden Altınarda, yazdığı kitap hakkında şunları söyledi: “1969 yılında Bulgaristan’dan Ankara’ya, 1991 yılında emekli olduktan sonra da Aliağa’ya geldim. Doğup büyüdüğüm yer olan Kırcaali’ye duyduğum özlem bu kitabı hazırlamama neden oldu. Kitabımda Kırcaali’de yaşadığım günleri, biz Türklerin kimi zaman yaşadığı zorlukları, kültürümüzü ve sanatsal faaliyetlerimizi anlattım. Bu kitabı hazırlarken aynı zamanda Bulgaristan’da Türk kökenli vatandaşların asimile edilmesi için kullanılan Belene Kampında gördüğüm zulmü dile getirdim. Aynı zamanda Bulgaristan’da Kırcaali Ömer Lütfi Kültür Derneği’nin kurucusuyum. Dernek çatısı altında faaliyet gösteren kütüphanenin 1946 yılında genel sekreterlik görevini üstlendim. Kırcaali ile Aliağa arasında kültürel alış verişin yapılması için çalışmalar yürüttüm. Özellikle 2002-2009 yılları arasında Aliağa Belediye Başkanlığı görevini yürüten Tansu Kaya bu konuda bana çok destek verdi. Bütün bunları fotoğraf ve belgeleri ile okuyucum ile paylaşmak istedim”  
Kitabının ilk baskısını 250, ikinci baskısını da 250 adet olarak gerçekleştirdiğini ve basımının 2 bin TL’ye mal olduğunu belirten Altınarda, “ Kitabımı isteyen herkese ücretsiz olarak veriyorum. Toplam 500 adet bastırdığım kitabım yoğun bir talep görüyor. Kitabımın 50 tanesini gelen talep üzerine Bulgaristan’daki dernek ve kütüphanelere gönderdim. Bir kısmını da içinde Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinin yazıları olduğu için Ankara’ya gönderdim” dedi.
 
Halittin Altınarda Kimdir?
Bulgaristan’ın Kırcaali şehrinde 21 Aralık 1931’de doğdu. 1947 yılında Kırcaali Rüştiye Türk Okulu’ndan mezun oldu. 1951-53 yıllarında Sofya Vasil Lenkof Spor Okulu’nu bitirdi. Kırcaali kentinin Spor Komitesi’nden yönetici olarak göreve başladı. İki yıl sonra Ömer Lütfi Okuma Evi’nde yönetici ve kütüphaneci olarak görev yaptı.
1956 yılında Haskova kentinde Kültür Şubesi’ne atandı. Bölgesel Türk Okuma Evlerinin gelişmesi için iki yıl görev yaptı. 1957 yılında Kırcaali şehrinin yeniden yapılanması için Solbostoy şirketinde teknik eleman olarak çalıştı. 1960-62 yıllarında Kırcaali Devlet Tiyatrosu turneler yönetmeni görevinde bulundu. 15 Ekim 1969 yılında anavatana ailesiyle birlikte göç eden Altınarda, 1991 yılında Devlet Tiyatroları’ndan emekli oldu. 
Aralık 15, 2015 | 0 comments |

Aşırı milliyetçiler Davutoğlu'nu Bulgaristan'da istemiyor

14 Aralık 2015 Pazartesi |

Bulgaristan’da aşırı milliyetçiler, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yarınki Bulgaristan ziyareti öncesinde cumhurbaşkanı, başbakan ve meclis başkanına mektup yazarak Türkiye’nin AB üyeliğini desteklenmemesi gerektiğini savundu.  

Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, Başbakan Boyko Borisov ve Meclis Başkanı Tsetska Tsçeva’ya bir mektup gönderen aşırı milliyetçi VMRO partisi lideri Krasimir Karakaçanov, vatandaşlara çağrıda bulunarak Davutoğlu’nun ziyaretini protesto etmelerini istedi.


Vatandaşlardan yaşadıkları yerlerde Bulgar bayrakları ile Davutoğlu’nun Bulgaristan’a gelmesini protesto etmelerini isteyen aşırı milliyetçiler, ayrıca sosyal ileteşim ağılarında da ziyarete karşı görüş bildirmeleri konusunda çağrı yaptı. 


Ajans Bg
Aralık 14, 2015 | 0 comments |

Davutoğlu yarın Bulgaristan'a geliyor

Başbakanlık Basın Müşavirliği'nden, Davutoğlu'nun Bulgaristan'a yapacağı çalışma ziyaretine ilişkin yapılan açıklamada, "Sayın Başbakanımız, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'un davetine icabetle, 15 Aralık 2015 tarihinde Bulgaristan'a bir çalışma ziyareti gerçekleştirecektir.
Sözkonusu ziyaret sırasında ikili ilişkilerin yanısıra başta AB ve göç olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler de ele alınacaktır.
Sayın Başbakanımız, ziyaret vesilesiyle Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev ile de görüşecek, Bulgaristan'daki soydaş toplumunun kanaat önderleriyle buluşacak, ayrıca soydaşlarımızın siyasi temsilcilerini kabul edecektir" denildi.
Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Plevneliev'in yanı sıra Başmüftü Mustafa Haci ile de görüşecek. Davutoğlu'nun HÖH lideri Lütvü Mestan ile görüşüp görüşmeyeceği henüz açıklanmadı.
Ajans Bg
Aralık 14, 2015 | 0 comments |

Kapitan Andreevo'da rüşvet operasyonu. Bulgaristan'a girişler durdu...

13 Aralık 2015 Pazar |

Bulgaristan-Tükiye sınırındaki Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı'nda bu sabah başlayan yolsuzlukla mücadele operasyonu kapsamında, en az 14 gümrükçü göz altına alınırken, kapı yolcu trafiğine geçici olarak kapatıldı. 

Kapıkule Sınır Kapısı'nın karşısında bulunan Bulgaristan'ın sınır kapısında görev yapan en az 14 gümrükçüi göz altına alındı. Hasköy, Lyübimetz, Dimitrovgrad ve Svilengrad şehirlerinde 100'ü aşkın adres ve özel araçta arama yapıldı. Yolsuzlukla Mücadele Özel Savcılığının denetiminde gerçekleştirilen operasyon nedeniyle, Türkiye'den Bulgaristan'a giriş yapılamıyor. Operasyonun sigara kaçakçılığıyla ilgili yürütüldüğü ifade edildi, Bulgaristan'a giriş yapmak üzere bekleyen araçların 10 kilometreyi aşan kuyruk oluşturduğu kaydedildi. 

Türkiye'ye açılan 3 ortak gümrük kapısının arasında en büyüğü olan Kapitan Andreevo'da 2015 yılının Ocak, Mart ve Mayıs aylarında benzer operasyonlar düzenlenmişti. Bu operasyonlarda çok sayıda görevli göz altına alınmış, rüşvet olarak toplanan yüklü miktarda paraya el konulmuştu. Bölgede kurulan yüzlerce güvenlik kamerasının gözetimine rağmen Bulgar makamları kaçakçılık girişimleri ile mücadelede sorunlar yaşıyor.
Aralık 13, 2015 | 0 comments |

Kirkovo Belediye Başkanı, BTTÖB Başkanı ile görüştü

12 Aralık 2015 Cumartesi |


Kirkovo Belediye Başkanı Şinasi Süleyman, Batı Trakya Türkçe Öğretmenler Birliği (BTTÖB) Başkanı Sami Toraman ile görüştü.

Kirkovo Belediyesinde gerçekleşen görüşmeye BTTÖB Yönetim üyelerinin yanı sıra Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) İlçe Başkanı Dr. Ercan Fırıncı da katıldı. 
Aralık 12, 2015 | 0 comments |

Bulgar siyasetinde Türklere "ayrımcılık"

11 Aralık 2015 Cuma |

Nüfusu 7,3 milyon olan Bulgaristan'da resmi olmayan verilere göre yaklaşık 2 milyon Türk ve Müslüman yaşıyor. Bulgaristan'ın nüfusunun dörtte birini oluşturan Türk ve Müslümanlara, siyasette ayrımcılık yapıldığı düşünülüyor.

Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) Yüksek Konseyi Üyesi Nazmi Mümin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siyasi partilerin ülkedeki Türklere üstü kapalı veya açık ayrımcılık uyguladığını söyledi.
Türkiye'de faaliyet gösteren Bulgar göçmenlerine ait derneklerle ilişkiler sorumlusu görevini de yürüten Mümin, Bulgaristan'daki partilerin Türklere temsil hakkı tanımadığını ifade etti.
Mümin, "Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi dışındaki siyasi partilerin kapıları Türklere kapalı, ülkedeki Türklere üstü kapalı veya açık ayrımcılık uygulanıyor. Üstü kapalı veya açık bir şekilde uygulanan bu ayrımcılık Bulgar devletinin yararına değil. Türk karşıtı toplumda yükselen söylemler endişelere sebep oluyor ve bu nedenle Türkler tek bir partide, HÖH çatısı altında kapsüle oluyor. Diğer partilerin kapıları Türklere kapalı" dedi.
Kendi partisi de dahil ülkedeki siyasi oluşumların Türkleri gelenek ve görenekleriyle, kültürü, dili ve etnik aidiyetleri ile oldukları gibi kabul etmeleri gerektiğini vurgulayan Mümin, siyasetin ve kamu kurumlarının üst kademelerinde daha geniş yer almaları için Türklerin önündeki yolların kapatılmaması çağrısında bulundu.

"Türklere ve Müslümanlara pek hoşgörü yok"

HÖH Milletvekili Hüseyin Hafızov ise kendi partisi dışındaki diğer siyasi partilerin kapılarını Türklere kapattığını belirtti.
Hafızov, "HÖH dışındaki partiler, Türkleri alt düzey yönetici olarak kabul etseler bile seçilen insanlar milletine, tarihine ve kültürüne hizmet etmeyecek kişiler oluyor ve bunlar daha çok reklam panosu olarak kullanılıyor" diye konuştu.
Ayrımcılığın her alanda olduğu gibi siyasi partilerde de bulunduğunu söyleyen Hafizov, Türklere ve Müslümanlara pek hoşgörü ile bakılmadığını ifade etti.
Hafızov, liberal bir parti olarak sadece HÖH'ün kimseyi dışlamadığını vurguladı.

 "Devlet politikası şüphesi"

İktidarda bulunan Bulgaristan'ın Avrupa Gelişimi İçin Vatandaşlar Partisi'nin (GERB) Cebel ilçe başkanlığı görevinden kendi isteğiyle ayrılan Mümin İsmail ise ülkede 1990 yılında komünist rejimin çökmesinden bu yana Türklere ve Müslamanlara HÖH dışındaki partilerde görevler verilmediğini, alt düzeylere getirenlerin ise sadece göz boyama amacı taşıdığını anlattı.
İsmail, "Amaç sadece, 'Bakın aramızda Türkler de var' demek. Türkler ve Müslümanlar bilerek tek siyasi çatı altına toplanıyor. Bu durum devletin bu yönde bilinçli bir politikası olduğu şüphesi uyandırıyor. Çünkü tek çatı altındaki Türk ve Müslümanları kontrol etmek şüphesiz çok daha kolay" şeklinde konuştu.
Bu durumdan HÖH'ün de memnun olduğunu ifade eden İsmail, "Çünkü alan da razı veren de razı ve bu durum 1990 yılından bu yana korunuyor. Memnun olmayan birileri varsa o da halkın kendisi" dedi.
AA
Aralık 11, 2015 | 0 comments |

Metin Edirneli: 'Rusçuk'taki arslan neden hala hilali eziyor...'

93 Harbi olarak bilinen ve 1877-78 yılında yaşanan Türk-Rus Savaşı anısına Bulgaristan tarafından yapılan Rusçuk'taki zafer anıtı... 
Anıt sanatsal acidan guzel fakat siyasi açıdan da bir o kadar çirkin yani ırkçı bir soyleme sahip. Hala onbinlerce, yuzbinlerce Türkün yasadigi bir sehirde ve ülkede arslannin Türkleri ezmesini tasvir ediyor. Arslanin ayaklari altindaki hilal ve yanilmiyorsam donemin Turk bayrağı. Günümüzde insanlar ve ulkeler arasinda catismalara neden olan bu tur yaklaşımlara gerek olmadığını dusunuyorum...

Metin Edirneli
Aralık 11, 2015 | 0 comments |

Falcı Gülşen'e dolandırıcılıktan 2 yıl hapis cezası

Blagoevgrad Mahkemesi Gülşen Hoca olarak bilinen 23 yaşında bir falcı kadını dolandırıcılık suçundan 2 yıl  6 ay hapis cezasıı verdi.

Gülşen Hoca’nın iki kişiyi dolandırarak yaklaşık 12 bin leva aldığı bildirildi.
Genç kadın falcının 6 bin 950 levayı bir madende toprak altında kalan dozeri bulmak için aldığı belirtilirken dozeri bulamaması üzerine parasını geri isteyen şahsı Paranı vermicem, polise gidersen benimle yattığını parayı da o yüzden verdiğini söyleyeceğim sözleriyle tehdit ettiği kaydedildi.
Ajans Bg


BU HABERLERİ OKUDUNUZ MU?

Sofya-İstanbul hizlı tren hattı Filibe’de bir eve takıldı

Sofya-İstanbul hızlı tren hattının inşaatı Filibe’de özel bir mülkün kamulaştırılmaması nedeniyle durmak üzere. Evlerinin bahçesinden geçen demiryolu nedeniyle Avrupa yolsuzlukla mücadele birimi OLAF’a ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran Antoaneta...
08:20 | 0 yorum |

Bir zamanlar Türkiye’nin Varna Başkonsolosluğu olan tarihi bina neden yıkıldı?

Varna’da bulunan ve tarihi eser statüsüne sahip aynı zamanda da daha önce Türkiye’nin Varna Başkonsolosluğunun yerleştiği bina yıkıldı. GEÇMİŞİ 1899-1900 yılında arasında inşaa edlen ve o dönemde sahibi zengin bir Türk ailesi olan muhteşem bina uzun...
Aralık 11, 2015 | 0 comments |

Sofya-İstanbul hizlı tren hattı Filibe’de bir eve takıldı

Sofya-İstanbul hızlı tren hattının inşaatı Filibe’de özel bir mülkün kamulaştırılmaması nedeniyle durmak üzere.

Evlerinin bahçesinden geçen demiryolu nedeniyle Avrupa yolsuzlukla mücadele birimi OLAF’a ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran Antoaneta ve Smiliana İvanovi kardeşler Bir sabah baktık ki dozerler bahçemize girdi ve kazmaya başladı. Kablo uzatmaya başladılar. Halbuki mülkümüz kamulaştırılmış değil dedi.
Ajans Bg
Aralık 11, 2015 | 0 comments |

Bir zamanlar Türkiye’nin Varna Başkonsolosluğu olan tarihi bina neden yıkıldı?

10 Aralık 2015 Perşembe |

Varna’da bulunan ve tarihi eser statüsüne sahip aynı zamanda da daha önce Türkiye’nin Varna Başkonsolosluğunun yerleştiği bina yıkıldı.

GEÇMİŞİ
1899-1900 yılında arasında inşaa edlen ve o dönemde sahibi zengin bir Türk ailesi olan muhteşem bina uzun yıllardır dünya kültür mirası listesinde yer aldı ancak 2004 yılında bu listeden çıkarıldı.
1900 yılında inşatı tamamlanan binada Türk bir aile yaşıyordu. Binanın sahibi Türk ailenin kızı dönemin Varna Başkonsolosu Abud Hamudi ile evlendi. Bu evliliğin ardından muhteşem ev yabancı ülke diplomatlarının ve siyaset adamlarının uğradığı canlı bir mekan haline dönüştü.

GÜNÜMÜZDE
Dilencilerin ve tinercilerin mekanı haline geldi. Bundan 3 yıl önce çıkan yaungın sonucu binanın çatısı yandı. Ardından satışa çıkarıldı, ancak istenilen yüksek fiyat nedeniyle ilgi duyan olmadı. Varna Büyükşehir Belediyesine bağlı Odesos Belediyesi, mülk sahibine binayı yıkma talimatı verdi. Mülk sahibinin yıkımı gerçekleştirmemsi nedeniyle Odesos Belediyesi, Türkiye’nin eski konsolosluğunu yıktı. 

SATIN ALINARAK KORUNABİLİRDİ
Varnalı Türkler, yıkılan bu tarihi binanın korunabileceğini belirterek, Burgaz ve Filibe Başkonsolosluklarından bu yönde herhangi bir girişim olmadığını belirtiyor.

Ajans Bg



Aralık 10, 2015 | 0 comments |