Advertisement

23 Ocak 2017 Pazartesi

 

19 Ocak 2017 Perşembe

Bulgaristan’ın yeni Cumhurbaşkanı Rumen Radev yemin etti

 
Bulgaristan’ın yeni Cumhurbaşkanı Rumen Radev ve Cumhurbaşkanı Vekili İliyana Yotova, Halk Meclisinde  yemin ettiler. Törende Bulgar Ortodoks Kilisesi Patriği Neofit, Cumurbaşkanı Rosen Plevneliyev, istifa eden hükümet Başbakanı Boyko Borisov, bakanlar, diplomatik temsilcileri, hazır bulundular. Cumurbaşkanı Rumen Radev, yaptığı ilk konuşmasında “Devlet, birikimler sayesinde inşa edilir, işte bundan dolayı da benden önce bu görevde bulunanlara şükranlarımı ifade etmek istiyorum” dedi. Rumen Radev devamla, “Bulgaristan, AB ve NATO üyeliği gibi, son derece stratejik hedeflere ulaşmış bulunuyor. Bulgaristan vatandaşları, Parlamentoda şahislar görmek istiyorlar ve parti sübvansiyonların kısıtlanmasını talep ediyorlar ve bütün bu beklentilere çözüm bulunması görevi milletvekillere aittir” diye konuştu. Cumhurbaşkanına göre, geçiş sürecinin çözüm bulunamayan sorunları çığ gibi büyümüş ve yıkıcı demografik krizine dönüşmüştür. Ayrıca Devlet Başkanı, “Gençlerin Bulgaristan’da kalmaları için gerekli şartların yaratılması, yurtdışında yaşayan Bulgarların ise vatanlarıyla bağlarını koparmamaları, çok önemlidir” dedi. Rumen Radev, parti üyeliğine, dine ve etnik kökene bakmaksızın tüm Bulgarların Cumhurbaşkanı olacağına dair açıkça beyan etti.

BNR

Edirne Kuşatması Belgesel Oldu

 
Balkan Savaşları döneminde, 1912 Ekim ayından 1913 Mart ayına dek yaşanan ve büyük dramlara sahne olan Edirne kuşatması, yönetmen Ünal Üstündağ tarafından belgeselleştirildi. " Edirne 1913/ İki Nehir Arasında" belgeseli yakın zamanda izleyici ile buluşacak
SON KALE: EDİRNE
1912 yılında Bulgaristan liderliğinde Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'ın da aralarında bulunduğu dört Balkan ülkesinin bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ne savaş açmaları sonucunda, birkaç hafta içerisinde kaybedilen Balkanlar ve Rumeli topraklarında sadece üç bölge savaşa karşı koyabilmişti. Edirne, İstanbul'a ulaşmadan önce son kale konumuyla, Şükrü Paşa yönetiminde destansı bir direniş mücadelesi sergiledi. Çatalca'ya kadar gelerek İstanbul'u tehdit altına alan Balkan Birliği'ne karşı, kuşatılmış Edirne'nin tüm bağlantıları kesilmiş, donanımsızlık ve hastalık tüm şehri sarmıştı.

Soğuk hava can aldı

 
Bulgaristan’da etkili olan kar yağışı ve beraberindeki soğuk hava can aldı. Kotel’de 84 yaşındaki bir kadın donarak hayatını kaybettiği bildirildi. Yerel polis kaynakları, soğuktan donarak ölen kadının tek başına yaşadığını açıkladı. 

Bulgaristan'da Yeni Genelkurmay Başkanı Emil Eftimov

 
Bulgaristan Silahlı Kuvvetlerinin yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Emil Eftimov Savunma Bakanlığında düzenlenen törenle görevi devraldı.

Kuvvet komutanları başta olmak üzere ordunun tüm üst yönetici kadrosunun katıldığı törende konuşan Savunma Bakanı Nikolay Nençev yeni Genelkurmay Başkanı Eftimov'un gelecekte başarılı çalışmalar yapacağından şüphesi olmadığını söyledi.

Nençev, görev süresinin dolmasına 3 yıl kala istifa eden eski Genelkurmay Başkanı General Konstantin Popov'un kararını takdirle karşıladığını ifade ederek, "Popov'un istifa gerekçesi ahlakiydi. Yaşam kısa, ahlak ise sonsuzdur" dedi.

Genelkurmay Başkanı Eftimov da çalışmalarındaki öncelikli konuların "kadro, modernizasyon ve entegrasyon" olacağını ifade etti.

Eftimov, 30 bin personeli bulunan Bulgar ordusunun istihdam için ilgi çekebilecek bir duruma gelmesi gerektiğini belirterek, "İş piyasasında yaşanılan acımasız bir rekabet ortamında alakalı maaş teklifi yapmak, kariyer yapabilme modeli sunabilmek, sosyal paketi oluşturmak ve elverişli çalışma ortamı ile teknolojik donatım sağlamak görevimiz olacak." dedi.

- Popov'un istifası

Bulgaristan'da geçen yıl kasım ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Bulgaristan Sosyalist Partisinin (BSP) adayı olarak seçilen yeni Cumhurbaşkanı Rumen Radev, siyasete katılmadan önce Hava Kuvveteri Komutanlığı görevinde bulunuyordu.

Eski Genelkurmay Başkanı Konstantin Popov, Rumen Radev'in Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından kısa bir süre sonra istifa etmişti.

16 Ocak 2017 Pazartesi

TESK Genel Başkanı Palandöken'den Bulgaristan'a Ziyaret

 
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnaf ve Sanatkarlar Yeterlilik Merkezi Projesi" kapsamında Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya çalışma ziyaretinde bulundu.

Palandöken'e ziyaretinde birlik başkanlarından oluşan TESK heyeti eşlik etti. Program kapsamında Ulusal Belgelendirme ve Enformasyon Merkezi (NACID), Mesleki Eğitim ve Öğretim Ulusal Ajansı (NAVET), Bulgaristan Sanayi ve Ticaret Odası Birliği (BCCI) ve kişisel hizmetler sektöründe özel bir işletme ziyaret edildi. Palandöken ile BCCI Başkanı Tsvetan Simeonov, BCCI merkezindeki toplantıda bir araya geldi. Burada konuşan Palandöken, TESK'in 5362 sayılı özel bir kanunla kurulduğunu belirterek, "Türkiye'de 81 ilde 82 birliğimiz bulunmaktadır. Küçük esnaf ve sanatkar piyasadaki toplam ciroda önemli bir paya sahiptir. Şu çok iyi bilinmelidir ki, küçük işletmesi olmayan bir piyasa hiçbir zaman büyüyemez. Türkiye ile Bulgaristan arasında önemli bir ticaret potansiyeli bulunmaktadır" dedi.

Simeonov ise BCCI'nın örgütlenme yapısı ve üyelerine yönelik sundukları hizmetler hakkında bilgi vererek, Bulgaristan'da icra edilen meslek dallarının çoğunun Osmanlı İmparatorluğu zamanında da icra edildiğini ve esnaf sanatkarın günümüzde de çırak, kalfa ve usta şeklinde yetiştiğini ifade etti. Simeonov ayrıca, TESK'le kurumsal ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından çalışma ziyaretini büyük bir fırsat olarak gördüklerini ve bu fırsatı değerlendirmek istediklerini belirtti. 

12 Ocak 2017 Perşembe

Türk Lirası ve Leva

 
Son yıllarda Türk Lirasının Euro karşısında değer kaybetmesi, Levanın Türk Lirası karşısında değerlenmesine neden oldu.
Özellikle son günlerde 1 Türk Lirasının 0,48 Levaya eşdeğer olması, Türkiye'den tatil ya da pasaport, evrak gibi işler için gelen Bulgaristan Türkleri arasında şaşkınlık yarattı. Bu durum Türkiye'den gelenlerin sayısında azalma olacağını, Türk vatandaşların bir kısmının tatillerini kendi ülkelerinde geçireceğini gösteriyor.
Tabi birde bu durumun tersi de mümkün. Hafta sonu sınır bölgesine yakın olan Svilengrad, Haskova, Filibe, Kırcaali gibi şehirlerden özellikle Edirne'ye alışveriş için giden Bulgaristan vatandaşlarının da artması beklenmektedir.

11 Ocak 2017 Çarşamba

Kırcaali'den kış manzaraları

 







Bulgaristan genelinde kar yağışı etkili olmaya devam ediyor. Okullar hafta sonuna kadar tatil ediirken, ana yolların açık tutulması için çaluşmalar aralıksız sürüyor. 

Bulgaristan'daki Kar Kapıkule'de 8 Kilometre Tır Kuyruğu Oluşturdu

 
EDİRNE'de ihraç yüklerini yurtdışına götüren TIR'lar Bulgaristan'a açılan Kapıkule'de 8, Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda ise 5 kilometrelik kuyruk oluşmasına neden oldu. Yetkililer, kuyruğun Bulgaristan'da yoğun kar yağışı nedeniyle TIR'ların aralıklarla alınmasından kaynaklandığını söyledi.

Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden yükledikleri ihraç yükleriyle yurtdışına çıkış yapmak için gelen TIR'lar, Bulgaristan'a açılan Kapıkule Sınır Kapısı'nda 8, Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda ise 5 kilometre kuyruk oluşturdu. Yetkililer, kuyruğun Bulgaristan'da aşırı kar yağışı nedeniyle aldıkları önlem gereği, sınırlı sayıda araçların aralıklarla geçişine izin vermesinden kaynaklandığını söyledi.

İstanbul'dan yüklediği ihraç yükünü Danimarka'ya götürmek için 5 gün önce yola çıktığını ve dün gece yarısı Kapıkule Sınır Kapısı'nda kuyruğa girdiğini belirten TIR sürücüsü Mustafa Üzümlü, "İhraç yüküyle 5 gündür ülkeden çıkış yapamadım. İstanbul'dan 5 gün önce yola çıktım. Yolların kardan kapalı olmasından dolayı mahsur kaldım. Yaklaşık 4 günde ancak Kapıkule Sınır Kapısı'na gelebildik. Bugün 5'inci gün burada bekliyoruz. Soğuk havada çaresizce burada bekliyoruz" dedi.

Almanya'ya kumaş götüren Ataman Kasap ise, "Dün gece burada 5 kilometreden kuyruğa girdik. Kar ve soğuk havada aç susuz çaresiz çıkış yapmayı bekliyoruz. Bize neden beklediğimizi de söylemiyorlar. Beklemek bizim kaderimiz ama mazotumuz çok azaldı eğer biterse soğukta burada perişan oluruz. Burada ne yemek yemek için bir yer, ne de ihtiyaç gidermek için bir tuvalet var. Aç susuz çaresiz burada bekliyoruz" diye konuştu.

HÖH ve DOST sözde soykırım kararını engelledi

 
Aşırı milliyetçi Ataka Partisinin parlamentoya sunduğu
Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Bulgarlara karşı soykırımı kınama kararı HÖH ve DOST partilerinin karşı çıkması üzerine kabul edilmedi.

HÖH Partisinden milletvekili Musa Palev’in kararın oylamaya sunulmaması teklifi kabul edilerek Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Bulgarlara karşı soykırımı kınama kararı” parlamentoda görüşülmediHÖH ve DOST partisi milletvekillerinin yanı sıra GERB partisinin vekilleri de karara karşı çıktı.
 Ajans Bulgaristan

4 Ocak 2017 Çarşamba

Bulgaristan'ın AB'deki 10. Yılı

 
Bulgaristanın ABdeki 10. Yılı
Ocak 2017 itibarıyla Bulgaristan AB'ye gireli 10 yıl oldu. Ülkedeki değişim ise oldukça ilginç. Pozitif göstergeler olarak mali disiplin, mevzuat uyumu, emeğin serbest dolaşımı, Birlik bütçesinden ödenekler ön plana çıkmaktadır. Ancak bunlardan dahi ciddi sorunlar bulunmaktadır.
Mali disipline karşın, halkın alım gücü çok düşük seviyededir. Kronik hale gelen yoksulluk devam ederken, zenginlerin daha fazla zenginleştiği bir ülkeyle karşılaşılmaktadır. Bulgaristan, güney komşusu Yunanistan gibi bir kriz yaşamadı ancak Birliğin en fakir ülkesi olma durumunu da değiştiremedi. Rüşvet, yolsuzluk, mafyatik bir görünümü andıran siyaset ve ekonomi yönetimi sistemin değişmez unsurları olarak dikkat çekiyor. Yasal düzenlemeler itibarıyla AB mevzuatıyla uyumlu bir görüntüsü olmasına karşın, işlevsellik noktasında yapısal sorunları var. Emeğin serbest dolaşımı sağlansa da Bulgaristan halen Schengen ve Avro bölgeleri üyesi değil. Ayrıca 2001’de Bulgaristan vatandaşlarına sağlanan vize serbestiyeti ve 2014’te de emeğin serbest dolaşımına ilişkin engellerin kaldırılması ile halk Avrupa'ya göç etmektedir. Ülkenin AB’ye yolculuğunun ardından bu göçler günümüze değin artarak sürmüştür. Bütüncül bir perspektifle Bulgaristan’ın demokrasiye geçmesinden itibaren yaklaşık 3 milyon kişinin büyük ölçüde ekonomik nedenlerle ülkeden göç etmesi dikkat çekmektedir. Ülkenin nitelikli iş gücü başta olmak üzere halkın bir "Evropa" akınıdır devam ediyor. Örneğin, Bulgaristan'da tıp fakültelerinden yıllık ortalama 900 doktor mezun olurken, yaklaşık 1000 doktor da çareyi göç etmekte bulmaktadır. AB ülkenin beyin gücünü kendisine çekerken, Alman ve Fransız firmalarının hizmet sektörüyle (Kaufland, Lidl, Carrefour vb.) ülkeye geldiği görülmektedir. Bulgaristan şehirleri ise Almanların ve Fransızların 2. ve hatta 3. el arabalarıyla dolmuş durumdadır. Farklı bir ifadeyle AB üyeliği ekonomik açıdan getiriden çok götürü sistemi kurmuştur.

Diğer taraftan, Rusya'nın artan bölgesel nüfuzu Bulgaristan yönetiminin kafasını karıştırmış durumdadır. Halkın geleneksel Rus taraftarlığı ile AB'nin Rusya'ya yaptırımlar konusundaki ısrarı Sofya'yı derin bir açmaza sürüklemiştir. Kaybedilen Güney Akım projesi nedeniyle Brüksel'e kızgın olan Bulgaristan’da Rus yanlılarının ülke siyasetindeki etkisi artmaktadır. Kasım 2016'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüldüğü üzere, geleneksel Rus yanlısı BSP, DPS (HÖH) ve Bulgar milliyetçisi Ataka, VMRO, PF gibi partiler ikinci turda ortak bir aday üzerinde buluşmuşlardır. Bulgaristan dış politikasında 2016 itibarıyla eksen kayması tartışmaları kendisini göstermiştir. Bununla birlikte, Sofya yönetimi Balkanlar'daki nüfuz potansiyeline karşın edilgen tutumunu sürdürmektedir.
Halkın ekonomik gidişattan duyduğu memnuniyetsizlik siyasette doğrudan sonuç doğurmaktadır. 1997 yılından beri Bulgaristan halkı seçimlerde üst üste iki kez hükümet kurma şansını hiçbir partiye vermemiştir. Ayrıca Avrupa'daki örneklerine benzer nitelikte Bulgaristan'da da aşırı milliyetçiliğin yükselişi son 10 yılda ayrı bir ivme kazanmıştır. Güncel anlamda, aşırı milliyetçi partilerin ülke siyasetinde kilit konuma geldikleri görülmektedir. Öte yandan, ayrımcılık ve nefret suçları endişe verici boyutlarda seyretmektedir. Türk azınlığın haklarında somut bir ilerleme olmadığı gibi, ülke içi gelişmeler mevcut haklarda dahi gerileme sinyalleri vermektedir. Romanlar toplumsal hayata entegre edilemezken, ülkenin en marjinal grubu olma özelliğini sürdürmektedir. Bununla birlikte, Müslümanların ibadethanelerine yapılan saldırılar sistematik hale gelmiştir. Söz konusu durum ülkedeki etnik ve dini barışı tehdit etmektedir.
Özetle Bulgaristan’ın AB'ye üyeliğinin 10. yılında ülkede zihniyet değişikliğinin gerçekleşemediği görülürken, Birlik üyeliğinin de halkın beklentilerini karşılayamadığı anlaşılmaktadır. Bulgaristan halkı 2007’de ekonomik bir dev olarak gördükleri AB’nin kendilerine sınıf atlatacağını düşünmüş olsa da ortaya çıkan fiili durum, tüm AB ülkelerinde ancak 2014 yılında emeğin serbest dolaşımına sahip olmak ve güç şartlarda çalışarak hayatlarını idame ettirmek olmuştur. Ülkedeki bozuk siyasi ve ekonomik durum ise halkın geleceğe karamsar bakmasına yol açmaktadır. Bununla birlikte, dış politikada eksen kayması tartışmaları yaşanırken, ülke içerisinde artan aşırı milliyetçi akımlar toplumsal barışı zedelemektedir. Dolayısıyla Bulgaristan’ın kısa vadede bol sorunlu görüntüsünün devam edeceğini ileri sürmek mümkündür.
Dr. Kader Özlem

2 Ocak 2017 Pazartesi

Boyko Borisov'dan Binali Yıldırım'a Taziye Mesajı

 
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, İstanbul'da bir gece kulübüne yönelik düzenlenen ve 39 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısı nedeniyle Başbakan Binali Yıldırım'a taziye mesajı gönderdi.

Borisov,"Terör bir kez daha çirkin yüzünü gösterip İstanbul'u kana boğdu. Farklı ülkelerden onlarca insan kurban oldu. Bulgaristan, bu zor anda komşu ve müttefiği olan Türkiye ile dayanışma içindedir." ifadelerini kullandı.

Öte yandan, saldırının hedef olduğu kulüpte Bulgaristan vatandaşı bir kadının yaralanması nedeniyle Dışişleri Bakanlığının talimatı üzerine İstanbul'daki Bulgaristan Başkonsolosluğunda bir kriz masası oluşturuldu. Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada, Bulgaristan'ın Ankara Büyükelçisi Nadejda Neynski'nin saldırıda yaralanan Bulgaristan vatandaşı kadını İstanbul'da kaldırıldığı hastanede ziyaret ettiği bildirildi.


28 Aralık 2016 Çarşamba

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Dost Partisinden Şeytancık' a Yardım

 

Geçtiğimiz günlerde doğalgaz tankeri taşıyan trende meydana gelen patlama  sonucu 7 kişinin yaşamını yitirdiği Hitrino ( Şeytancık)  Köyü'ne Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 800 paket erzak yardımı yapıldı.
Erzak dağıtımını Dost Partisi Şumen Teşkilatı gerçekleştirdi.

Kayağın Adresi Borovets

 
Balkanların ve Bulgaristan'ın en eski dağ tatil beldesi Borovets, uygun fiyatlarıyla kayakseverleri cezbediyor.

Doğası ve iklimiyle her mevsim keyif dolu tatil için ideal belde, karın yeryüzüne inmesiyle benzersiz güzelliğe bürünüyor.

Olimpik standartlarda 58 kilometreyi bulan pistleri, zorlu ancak zevkli tırmanış parkuru da adrenalin ve kış sporu tutkunlarının tercihinde önemli rol oynarken Borovest'te gece ve gündüz kayak yapılabiliyor. Çam ağaçları içinde kış sporları parkurunun bulunduğu beldede kristal kar, kayağı eşsiz bir keyfe dönüştürüyor.

Ferdinand'ın yazlık rezidansı

Alp tipi tatil merkezi Borovest, Çarlık döneminin izlerini taşıyor. Belde 1942 yılına kadar Çamkoru olarak anılırken daha sonra Bulgarcaya çevrilerek Borovets ismini aldı.

Bulgaristan Kralı Prens Ferdinand'ın 1896 yılında yazlık rezidans, soylu ve varlıklı ailelerin de yazlık ev yapmalarının ardından belde, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu.

Ski lift, teleferik tesisleri ve geniş pistleriyle Balkanların en büyük kış sporları merkezlerinden biri haline gelen bölgede, Alp kayağı, Snowboard, Freeride, Freestyle, kayaklı koşu ve Biatlon gibi kış sporlarının tümünü yapma imkanı bulunuyor.

Tatil beldesinin yamaçlarının, aralık ayından nisana kadar karla kaplı olduğu belirtiliyor. Fransız tasarımıyla oluşturulan Borovets'te, yeni başlayan, orta derece ve ileri derecede kayak yapanlara uygun, güçlük derecelerine göre farklı pistler bulunuyor.

Rila Dağı'nın kuzey yamaçlarına kurulu Borovets kayak merkezi, Balkanların en yüksek tepesi olan Musala Tepesi'nin eteklerinde bin 300 metre rakımda yer alıyor.

Beldenin kayak alanı; Sitnyakovo, Yastrebets ve Markudjik kayak merkezleriyle üçe bölünmüş durumda faaliyet gösterirken Sitnyakovo kayak merkezi bin 350 metre rakımdan başlayarak bin 780 metreye, Yastrebets kayak merkezi bin 340 metre rakımdan 2 bin 369 metreye ulaşıyor. Markudjik kayak merkezi ise 2 bin 144 metre rakımdan başlıyor ve 2 bin 550 metreye kadar çıkıyor.

Çeşitli kış ve yaz spor yarışlarının düzenlendiği Borovets'te, Alp disiplinleri, kayak, Snowboard, kayak koşusu, Biatlon, yön bulma, dağ bisikleti ve yamaç paraşütü gibi renkli ve hareketli yarışlar yapılıyor.

Daha önce Dünya Alp Disiplini Kayak Kupası ile çok sayıda ulusal ve uluslararası çapta yarışmalara ev sahipliği yapan belde, Alp disiplini kadın kayakçılarını da ağırladı.

Çocuklara kayak eğitimi

Öte yandan, 56 turistik tesisin olduğu ifade edilen beldede 8 bin 650 yatak kapasitesi bulunurken, Borovets'te yarım pansiyon oda fiyatları kişi başı 30 avrodan başlıyor.

Pist kullanım bedellerinin, yarım gün, tek seferlik, çocuklara ve 65 yaş üzeri şeklinde alternatif paketlerle sunulduğu merkezde, eğitmen ücretleri saatlik 12 avrodan başlıyor. Çocuklu ailelerin rahatça kayak yapabilmeleri için kreş hizmeti verilen komplekste çocuklar, Borokids adlı parkta kayak yapmanın keyfini sürüyor. Burada oyun oynayarak kayakla tanışan çocuklar, kayak taktiği ve hareketlerini kısa sürede öğreniyor.

Çocuk parkı, pistin hemen ilerisinde Rila Oteli'nin önünde bulunuyor. Yuvada 4-7 yaş grubundaki çocuklara, kreşte ise 4 yaş altı çocuklara kayak eğitimi veriliyor. 7 yaş üstü çocuklar ise özel grupların oluşturulmasıyla kayak eğitimi alıyor.

İstanbul'dan 2,5 saatte pist başına

Avrupa'nın turistlere en hesaplı kayak yapma imkanı sağlayan ülkesi Bulgaristan'da, uluslararası standartlarda 12 kayak merkezi bulunuyor.

Kara ve havayolu ulaşımındaki avantajları, otellerin yanı başındaki pistlerde sıra bekleme sorunu olmaması dolayısıyla turistler için Borovets öne çıkıyor.

Sofya'ya 70 kilometre mesafedeki Borovets'e ulaşım ülkenin her yanından kolaylıkla sağlanabiliyor.Türkiye'den ve dünyadan pek çok kayakseveri ağırlayan Borovets'e İstanbul'dan karayoluyla 7-8 saatte ulaşılıyor. Başkent Sofya'ya hava yoluyla 45 dakikada, oradan da Borovets'e yarım saat arayla kalkan minibüslerle 1,5 saatte ulaşmak mümkün.

Bu arada, Bulgaristan'ın en uzun pistlerini barındıran Bansko ve Avrupa'nın en temiz ikinci beldesi Pamporova'ya turlar düzenleyen Koşukavak Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Yakupoğlu, kültür turları düzenleyerek son bir yılda 45 bin Türkü Balkanlarla buluşturduklarını belirtti.

Yakupoğlu, her mevsim farklı özellikleriyle öne çıkan Borovest tatil beldesine de müşteri memnuniyetini önceleyerek ve ekstrasız tur düzenlemeye başladıklarını sözlerine ekledi.

Ahmed Davudoğlu, Uluslararası Sempozyumu Bildirileri Kitaplaştırıldı

 
İslam Alimi Ahmed Davudoğlu Uluslararası Sempozyumu bildirileri, Ümraniye Belediyesi Kültür Yayınları kapsamında bir kitapta toplanarak yayımlandı.

Ümraniye Belediyesi, ilim ve kültür dünyamıza yön veren önemli şahsiyetleri unutturmamak ve yeni nesillere kılavuz olmalarını sağlamak için üzerine düşen görevi icra etmeye devam ediyor. Bu düşünceden hareketle, yayınladığı birbirinden değerli kültür yayınlarına bir yenisini daha ekledi.

Ümraniye Belediyesi, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Sofya Yüksek İslam Enstitüsü ve Bulgaristan Cumhuriyeti Müslümanlar Diyaneti Başmüftülüğü ile birlikte düzenlenen sempozyumda, öğretim üyelerinin sunduğu 10 bildirinin yer aldığı 178 sayfadan oluşan kitap, Ümraniye Belediyesinin destekleriyle kitaplaştırıldı. İslam Alimi Ahmed Davudoğlu Uluslararası Sempozyumu kitabının girişinde; Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can'ın yanı sıra, İbrahim Yıldız, Dr. Mustafa Hacı, Doç. Dr. Fikret Karaman ile Prof. Dr. Ali Köse tarafından yapılan açılış konuşmaları da yer alıyor.

Davudoğlu'nun örnek teşkil eden hayatının, yeni nesillere aktarılmasını sağlayan Ümraniye Belediyesi; her kesimden vatandaşa hitap eden kitabı okuyucuya sundu.

Kültür Bakanı Raşidov'dan Vali Özdemir'e Ziyaret

 
Kültür Bakanı Vecdi Raşidov, Edirne Valisi Günay Özdemir'i ziyaret ederek bir süre görüştü.

Ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Edirne'ye gelen Bulgaristan Kültür Bakanı Vecdi Raşidov, Vali Günay Özdemir'i makamında ziyaret etti. Vali Özdemir tarafından valilik girişinde karşılanan Bulgaristan Kültür Bakanı Raşidov, şeref defterini imzaladı.

Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Vassil Valchev ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu'nun da hazır bulunduğu ziyarette görüş alışverişinde bulunuldu. 

27 Aralık 2016 Salı

Orhan İsmailov'dan Ajansbg'ye Özel Açıklama

 

Bulgaristan'da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hürriyet ve Şeref Halk Partisinin (HŞHP) Genel Başkanı ve Savunma Bakan Yardımcısı Orhan İsmailov asimilasyon dönemi şehitlerinden Türkan Bebek'in  anıldığı törenlere katıldı.

Törende DOST Partisi Genel Balşkanı Lütfi Mestan ile yanyana gelen İsmailov, 
DOST ile HŞHP  bir güç birliğine gider mi sorusu üzerine, AjansBg'ye özel açıklamalarda bulundu.
  
HŞHP Genel Başkanı Orhan İsmailov;
Biz de buradayız, evet buradayız ama siyaset için değil, bölmek için hiç değil, 
Türkan ve davamız adına canlarını feda edenler için buradayız.
Benim 3 çocuğum var. Biri 18 aylık yani Türkan'ın şehadet şerbetini içtiği yaşta.
Türkan, ne Türklük biliyordu, ne Bulgarlık ne milletten anlıyordu ne milliyetçilikten… Ne vatanseverlik duygusundan tatmıştı ne de ihanet etmişti... Kendisi kadar küçücüktü dünyası… Doğduğu dağın havası, suyu, toprağı, Annesinin gözyaşları gibi temizdi…
Zulüm döneminde çekilen tüm acıların sembolü olan minik şehidimiz Türkan ve onunla beraber şehadet şerbetini içen diğer şehitlerimiz için Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve güç vermesini niyaz ediyorum, nur içinde yatsınlar, mekanları cennet olsun İnşallah.

24 Aralık 2016 Cumartesi

Direniş gününü anma töreninde HÖH ve DOST yine karşı karşıya

 
Kırcaali’ye bağlı Ardino İlçesi Mleçino (Sütkesiği) Köyünde ‘Direniş günü ve şehitleri anma etkinliği’ düzenleyen HÖH ve DOST partileri arasında tartışma yaşandı.

Her iki parti ayrı etkinlik düzenlerken, anma gününü tekeline almak isteyen HÖH temsilcileri, DOST’un etkinliği sırasında hopörlerden müzik yayını yaparak konuşmaları engellemek istedi.
DOST Partisi Genel Başkanı Lütfi Mestan, anma etkinliklerinin herhangi bir partinin olmadığını belirterek, Komünist rejim tarafından öldürülenler, hapislere atılan binlercesi sadece Türklerin ve Müslümanların isim, dil, din ve kültür direnişçileri değil, aynı zamanda Bulgaristan demokrasisinin ve özgürlüğünün direnişçileridir dedi.

Konsolos Muhaciroğlu, DOST’un etkinliğinde
Türkiye’nin Filibe Konsolosu Murat Muhaciroğlu, Mleçino’da DOST’un anma etkinliğine katıldı. Konslosun yanı sıra DOST’un etkinliğine katılanlar arasında Türkiye’deki göçmen derneklerinin temsilcileri vardı.

HÖH’ün anma törenine Karadayı katıldı
HÖH partisinin Mleçino’daki anma toplantısına partinin Genel Başkanı Mustafa karadayı katıldı. Karadyı, 1984 öncesi de Müslümanlara karşı baskı yapıldığını ancak birlik ve beraberliğin olmaması nedeniyle sıranın daha sonra Türklere geldiğini kaydetti.

HÖH’ün etkinliğine bölgeden belediye başkanları, milletvekilleri ve partililer katıldı. 

Ajans Bulgaristan

20 Aralık 2016 Salı

Bal-Göç'ten Yeni Anayasa Tasarısı İle İlgili Açıklama

 
Bilindiği gibi iki parti arasındaki müzakereler ve mutabakat ile ortaya atılan anayasa değişikliği önerilerinde Cumhurbaşkanı olma şartları arasında zikredilen "doğuştan Türk Vatandaşı olma şartı" ülkemizin nüfusunun çok önemli bir yekününü oluşturan Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünkü sınırları dışında doğmuş olan vatandaşlarımız arasında hassasiyet oluşturdu.
Bu konuda üyelerimiz ve vatandaşlarımızca tarafımıza iletilen tüm konular değerlendirildi ve oluşan hassasiyet konusunda Cumhurbaşkanı Danışmanı aracılığıyla ve Meclis Üyeleri (Milletvekilleri) üzerinden gerekli tüm bilgilendirmeler yapıldı.
Bu konuda Bal-Göç ve BGF Genel Başkanımız Prof. Dr. Yüksel Özkan, gereken tüm bilgilendirme çalışmalarını yapmış ve üyelerimizin ve vatandaşlarımızın hassasiyetini net ve açık olarak iletmiştir.
Bu ülkenin çimentosu mahiyetinde olan Balkan Kökenli vatandaşlarımız başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünkü sınırları dışında doğan insanların bu konudaki hassasiyeti vurgulanmıştır.
Bu hususta nihai kararı verme konusunda takdir öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Sayın Üyelerinin ve daha sonrada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarınındır.
Üyelerimize ve Halkımıza saygıyla duyurulur.
BAL-GÖÇ GENEL MERKEZİ

18 Aralık 2016 Pazar

Bizim Mehmet Türker

 

"Ufuklardan inen akşamlar ölü 
Kavaklar bir öykü fısıldar sessiz 
Burada binlerce ceset gömülü 
Belene bir mezar mı esrarengiz? "

"Belene Adası" başlıklı kitabına, Ömer Osman Erendoruk'un yukarıdaki dizeleriyle başlamıştı Mehmet Türker. Ben de zaten merhum Erendoruk'u araştırırken yayınevinin telefonunu vermesi sonucu tanıştım kendisi ile. 
Kağıthane'de oturuyordu o zaman. ( Sonradan köyünde cami yapılması için sattı bu evini.) Gelemeyeceğimi öğrenince ertesi gün kalkıp kendisi teşrif etti. Merhum Ömer Osman Erendoruk'un ve Nuri Adalı'nın kitaplarını getirmişti bana. Öyle kibar bir insan ki  iki kahramanımızı anlatırken kendi çektiği çilelerden bahsetmedi bile. Oysa Belene'de aynı işkencelere kendisi de maruz kalmıştı. Sözcü gazetesindeki adaşı dünkü (17/12/2016) yazısında, "Belene Kampı diye kitap yazmışım falan filan…" cümlesi ile küçümsediği kitapta yazmıştı tüm yaşananları.  
Köşe yazarları artık gazetelerdeki alanları birer idam sehpası niyetine kullanıyor. Alıntıladığım cümlesinde de gördüğünüz gibi Sözcü gazetesi köşe yazarı Mehmet Türker'de adaşından bahsederken aynı bir cellat edası ile davranmış. Bir hor görme ki örneğine zor rastlarsınız. Meğer kööşe yazarının kendisi, 
-Bu topraklarda doğup büyüyen ,
-54 yıl boşuna gazeteci ve yönetici,
-  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'ndan ödüller alan, 
-2015 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü'ne layık görülen,
Fenerbahçe Kulübü'nün eski yelkencisi iken , 
"1989 yılında Türkiye'ye gelmiş, 1950 Kırcaali doğumlu Türk asıllı Bulgar göçmeni gazeteci (?) yazar" da kimmiş(!) 
Aslında Vikipedi'de, "Türk asıllı Bulgaristan göçmeni gazeteci yazar" ibaresi bulunuyor ama meşhur köşe yazarımız(!) Jivkov rejimini baz alırcasına değişiklikte bulunmuş.

Ben Şumnuluyum. Şehrimizde bulunan Tombul camisini yaptıran Şerif Halil Paşa'nın hikayesini çoğunuz bilirsiniz:
 
Eski zamanların birinde bir köyde bir baba bir gün oğluna bir sebepten dolayı çok kızar ve 'Senden adam olmaz' diyerek azarlar.  Bu söze çok kırılan çocuk dönemin ilim ve kültür merkezi olan İstanbul'a gider, uzun bir ilim tahsilinden sonra paşa (vali) olur. Dönemin idaresi tarafından Şumnu'ya tayin olunur. Paşa Şumnu'ya gelir gelmez askerlerine babasını alıp getirmelerini emreder. Askerler Paşa'nın yaşlı babasını apar topar getirip Paşa'nın huzuruna çıkarırlar. Paşa babasına kendisini tanıyıp tanımadığını sorar. Baba ise tanıdığını söyler. 
Paşa: "Sen bana küçükken çok kızmış ve senden adam olmaz demiştin. Bak ben okudum ve paşa oldum" der. 
Baba ise oğluna, "Ben sana paşa olamazsın demedim, adam olamazsın dedim. Sen yine de adam olamamışsın. Eğer adam olsaydın yaşlı babanı ayağına getirtmez kendin babanın yanına gelirdin" sözleri ile cevap verir. 

Bu hikayeden yola çıkarsak Sözcü gazetesi köşe yazarı Mehmet Türker yukarıda saymış olduğu tüm özelliklere sahip olurken insanlığı unuttuğu kanaatine varabiliriz. Şu yazı yazılmamış olsa dahi Bulgaristan göçmeni yazar Mehmet Türker, gerek öğretmen olarak insanlığa sağladığı fayda ile, gerek kitapları ile ("Zülmün Ateş Çemberi: Belene",  "Gölgedeki Kahraman","Kalem Kılıçlaşınca","Bozgun Zamanı","Hazanda Son Yolculuğu" ,"Bozgundan Sonra" , "Vatan yasak Özgürlük Uzak" ,"Beyaz Ölüm" ) , gerekse de İNSANLIĞI ile adaşından çok daha üst bir mertebededir.  Ve adaşı da az buçuk yürek taşıyorsa kendisine bu hakkı teslim etmek zorundadır!

Erdinç TEKER

100'üncü Yaşında Doğduğu Topraklara Gelen Sabriye Nine

 

17.05.1916 tarihi doğumlu olan, 100 yaşındaki, Sabriye Yeşilbahçe, yaşamış olduğu Bursa şehrinden doğup büyüdüğü Kırcaali şehrini yıllar sonra ziyaret etti. Sabriye Yeşilbahçe ömrünün büyük bir kısımını geçirdiği Kırcaali - Eğridere - Topallar (Hromitsa) köyüne ziyarette bulunarak , köy camisinin açılışına katılmak istedi.

Özellikle sınırda gümrük memurlarının, kimlikte yazan doğum tarihini görünce,uzun zamandır sınırdan 100 yaşında bir yolcunun geçmemesi üzerine şaşırdıklarını ve bu yolculuktan memnun kaldıklarını belirten Sabriye Nine;enerjisini ve bu yaşa kadar dinç kalmasını sürekli bahçe işlerinde çalışmasına borçlu olduğunu belirtti.Gıda olarak vazgeçemediği yiyeceklerin başında,meyve, yoğurt, ızgara ve akşamları hafif yiyecekler olduğunu söyleyen Sabriye Nine,doğup büyüdüğü, ömrünün 55 yılını geçirdiği ve Komünizm döneminde günlük ortalama 1 leva yevmiye ile çalıştı(rıldı)ğı ve tahmini hesaplamalara göre  tek başına yaklaşık 125.000 çam ağacı diktiği yerleri gezerken duygulu anlar yaşadı.
İçindeki en büyük iki uktenin; latin harfleri ile okuma yazma bilmemesi ve dünyayı gezememiş olması olarak belirten Sabriye Nine, gençlere dünyayı gezmeleri tavsiyesinde bulundu. 96 yaşında Umre ziyaretinde  de bulunmuş olan Sabriye Nine sağlığının elvermesi durumunda önümüzdeki yıl doğup büyüdüğü topraklara tekrar gelmek istediğini belirtti.


Erdoğan DOĞU

14 Aralık 2016 Çarşamba

Yüreğimizi Dağlayan Tasarı

 

Türkiye'de yeni anayasa taslağı AKP ve MHP'nin ortak çalışmasıyla kamuoyu ile paylaşıldı. Yeni hazırlanan taslakta Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili olan 8'inci maddede yer alan '' Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yüksek öğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip, doğuştan Türk vatandaşı olanlar arasından, doğrudan halk tarafından seçilir.'' metninde geçen; '' doğuştan Türk vatandaşı olanlar'' ibaresi bende hayal kırıklığı yaratmıştır.

Bu maddenin onaylanması ve kabul edilmesi ile beraber Bulgaristan'da, Yunanistan'da, Makedonya'da doğan, Türk olan fakat Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına sonradan geçen hiçbir Türk, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı adayı olamayacak. Belki de hiçbir zaman Bulgaristan'da yada başka ülkelerde doğan, Türk olan ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığını alan bir kişi Cumhurbaşkanı olamayacak, ancak bu maddedeki ayrımcılık yüreğimizi dağlamaya yeterli olmuştur.

Evlad-ı Fatihanları rencide eden bu tasarının hiçbir şekilde kabul edilebilir tarafı yoktur. Ayrıca tasarıda yer alan bu ifadenin hedefinde Evlad-ı Fatihanların olduğunu da düşünmüyorum. Amerikan anayasasından copy-paste yapılarak alınmış bir maddenin, bizde ki yan etkileri gözden kaçmış olabilir. Fakat bundan daha vahim olanı ise camiamızın bunu görmezden gelmesi ve hiçbir açıklamanın yapılmaması ya da herhangi bir tepkinin gösterilmemesidir. Bu suskunluğu da anlamakta güçlük çekmiyor değilim.

Tasarıda ki bu maddenin bu haliyle geçeceğine inanmıyorum, bu yanlıştan illa ki dönülecektir. Yasa yapıcılar bizlerin bu hassasiyetini fark edecektir. 

Mümin Gençoğlu'nun Eşi Ümmü Selime Gençoğlu Vefat Etti

 

1951 Yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç eden, 1985 yılında isim değiştirme olaylarında Bulgaristan'daki Türklere destek olmak için Bal-Göç'ü kuran işadamı ve eski Bursa milletvekili  Mümin Gençoğlu'nun eşi Ümmü Selime Gençoğlu'nun cenaze namazı Bursa Ulucami'de kılındı.
86 yaşında vefat eden Ümmü Selime Gençoğlu'nun naaşı  Emirsultan Mezarlığı'na defnedildi.

Erdoğan DOĞU
Bursa
  

Hükümet krizi devam ediyor

 
Bulgaristan'da Başbakan Boyko Borisov'un kasım ayındaki istifasının ardından Reformcu Blok (RB) koalisyonu, hükümet kurma görevini kabul etti.

RB temsilcileri, Borisov'un lideri olduğu Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) partisi ile görüşeceklerini ve Borisov'un önerebileceği bir başbakanla yeni bir kabine kurmaya çalışacaklarını duyurdu.

RB üyesi Demokratik Güçler Birliği (SDS) adlı partinin lideri Rumen Hristov, Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'den hükümet kurma görevini aldıktan sonra basına yaptığı açıklamada, "İktidarı garanti altına alacak bir siyasi çoğunluk sağlamaya çalışacağız. Türkiye'deki saldırılar ve 7 kişinin ölümü ile sonuçlanan Şumnu kentine yakın Hitrino (Şeytancık) köyündeki tren kazasının ardından karmaşık durumu göz önünde bulundurarak, Bulgaristan'da istikrar sağlamak istiyoruz." dedi.

Hristov, yeni hükümet için parlamentodaki ırkçı ve aşırı milliyetçi partilerin yanı sıra bağımsız milletvekilleri ile görüşmeler yapacaklarını bildirdi.

Hükümet kurma süreci

Başbakan Boyko Borisov 13 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden GERB partisinin bu durumda iktidarda kalamayacağını belirterek istifa etmişti.

İstifası ile görevi 22 Ocak'ta sona erecek Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'i zor durumda bırakan Borisov mevcut parlamento içerisinde yeni bir hükümete katılmayacağını bildirmiş ve Plevneliev'den aldığı yeni hükümet kurma görevini iade etmişti.

Plevneliev daha sonra bu görevi ana muhalefetteki Bulgaristan Sosyalist Partisine (BSP) vermiş, ancak BSP'de bu görevi kabul etmemişti.

Görevinin son üç ayında parlamentoyu feshederek, erken seçim için tarih belirleme yetkisine sahip olmayan Rosen Plevneliev, ülkedeki hükümet krizinin bir parlamento krizine dönüşmesini istemediğini belirterek, yeni kabinenin kurulması için son ana dek çaba göstereceğini bildirmişti.

RB'nin kabine oluşturamaması durumunda Plevneliev, görev süresinin son bir ayında iktidarda olacak teknokratlar hükümeti kurmak zorunda kalacak.

Anayasa gereği, 13 Kasım'da Cumhurbaşkanı seçilen Rumen Radev 22 Ocak'ta makamına oturur oturmaz parlamentoyu feshedecek, kendisinin kuracağı geçici hükümetin üyelerini açıklayacak ve nisanda yapılması öngörülen erken seçim için tarih belirleyecek.

Öte yandan Plevneliev'in 1 ay çalışacak kabine için üye bulamaması durumunda istifa eden Boyko Borisov liderliğindeki hükümet 22 Ocak tarihine dek çalışmalarını sürdürebilecek.

240 üyeli parlamentoda 22 kişilik bir grubu bulunan ve hükümeti kurma görevi alan RB, Borisov hükümetinde 7 bakan bulunduruyor. RB'deki partilerin liderleri bir sonraki seçimlerde bir arada olmayacaklarını açıklamıştı.
AA

BULGARCA

.

77777