`
`

Sofia News Agency

FOTOĞRAF

Bulgaristan'da Ramazan heyecanı

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Bulgaristan'da Ramazan heyecanı sürüyor. Osmanlı'nın yaklaşık 500 yıllık hakimiyeti süresince yaptırdığı camilerde çocuklar kuran kurslarında Kuran-ı Kerim öğrenirken, mukabeleler okunup, teravih namazları kılınıyor ve iftar sofraları açılıyor.
Ülkede Türklerin en yoğun yaşadığı Kırcaali'deki Merkez Camisi'nde geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Ramazan Çadırı kuruldu.
Ramazan ayı boyunca her gün yaklaşık 70 kişiye iftar verilen çadır için Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmed, "Halkımıza kolaylık sağlamak istedik. Her akşam yaklaşık 70 kişi oruçlarını burada açıyor. Halkımızın birlik ve bereberliğine vesile oluyor. Herkesin evinde imkanı var ancak bu coşkulu havayı burada teneffüs etmek ve caminin bahçesinde olması ayrı bir güzellik katıyor. Vesile olanlardan Allah razı olsun. Kırcaali'nin muhtelif noktalarından iftara gerekse teravih namazına gelen cemaate bedava ulaşım sağlanıyor. Böyle güzellikler Kırcaali'de yaşanıyor hamdolsun" dedi.
Bölgede oruca ve iftarlara halkın duyarlı olduğunu belirten Mehmed, Kırcaali'nin köylerinde de evlerde yemekler hazırlanarak iftarlar verildiğini ifade etti.
AjansBg

Bulgaristan, Türkiye sınırındaki tel örgü engelini tamamladı

Bulgaristan Savunma Bakanlığı, sığınmacıların kaçak geçişlerini önlemek üzere kurulan 30 kilometrelik tel çit engelin inşaatının tamamlandığını bildirdi.

Bulgaristan-Türkiye sınırındaki Lesovo ile Kraynovo köyleri arasında, kaçak geçişlerin en çok yapıldığı güzergahta kurulan kesici dikenli telden yapılmış 3 metre yüksekliğindeki engelin inşaatı ocak ayında başlamıştı.

Tel çit projesi, İçişleri Bakanlığı uzmanlarınca hazırladı, Savunma Bakanlığı personeli ve teknik kapasitesi ile kuruldu. Savunma Bakanlığı Basın merkezi, hizmete hazır olan bölümün İçişleri Bakanlığına teslim edileceğini duyurdu.

Sadece 45 gün sürmesi öngörülen projenin inşaatı 6 ay sürdü. Taslakta öngörülen maliyeti 2,5 milyon avro olan tel çit engelinin, faturası ise yaklaşık 4 milyon avroya ulaştı.

Savunma Bakanlığı, tel çit güzergahında görev yapan kendi personel ve teçhizatını çekmeye başlarken, burada nöbet tutacak İçişleri Bakanlığına bağlı sınır polisinin nöbetine devam edeceği açıklandı.

Savunma Bakanı Angel Naydenov, tel çit engelinin amacının, Türkiye'den Bulgaristan'a kaçak yoldan giriş yapmaya çalışan Suriyeli ve başka uyruklu sığınmacıların yasal gümrük kapılarına yönlendirmek olduğunu söylemişti.


AA

Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev: 'Rusya agresif ve milliyetçi'

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, Ukrayna'daki ayrılıkçılara destek verdiği için Rusya'yı eleştirdi.

Rosen Plevneliev, Ukrayna'nın doğusundaki gelişmeleri değerlendirirken, "Bir Avrupa ülkesinin toprak bütünlüğüne karşı provokatif desteğini sürdüren agresif ve milliyetçi bir Rusya görüyoruz" dedi.

Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçılara "gönüllü" denilemeyeceğini belirten Plevneliev, bu şahısların sivil halka karşı terörist yöntemler kullanan "bölücüler" olduğunu vurguladı.

Bu nedenle bugün Avrupa Birliği'nin sesinin daha gür duyulması gerektiğini ifade eden Plevneliev "Avrupa, kararlılık ve birlik göstererek Ukrayna'daki ihtilafın büyümesini engelleyebilmeli" dedi.

Öte yandan aşırı sağ ve Rusya yanlısı söylemleri ile tanınan Ataka Partisi, Plevneliev'in Rusya ile ilgili sözlerini eleştirdi.


AA

HÖH, erken seçime tek başına katılacak

18 Temmuz 2014 Cuma

Hak ve Özgürlükler Harketi Partisi'nin (HÖH) bugün yapılan Merkez Yönetim Kurulu toplantısında partinin erken genel seçimlere tek başına katılma kararı alındı. 

Parti yönetimi, seçimlere harhangi bir koalisyonda yer almama kararında uzlaştı. Toplantıda ayrıca milletvekili adaylıkları için kriterler belirlendi. 

HÖH Genel Başkanı Lütvi Mestan'a yakın kaynaklar, Mestan'ın partinin onursal başkanı Ahmet Doğan'la bazı konularda görüş birliği sağlayamadığını ifade etti. 
Ajans Bg

Sarafovo saldırısını düzenleyenin kimliği belirlendi

Bulgaristan'ın Burgaz kentindeki Sarafovo Havaalanı'nda iki yıl önce düzenlenen ve beş İsrailli turist ile bir Bulgaristan vatandaşının ölümüyle sonuçlanan saldırıyı düzenleyen kişinin gerçek kimliği belirlendi.

Bulgaristan Başsavcılığı ve Devlet Milli Güvenlik Ajansı'nın yaptıkları ortak açıklamada, saldırıyı düzenleyen kişinin cesedine yapılan DNA analizi sonucunda bu kişinin 1989 Lübnan doğumlu Muhammed Hassan El Hüsseim olduğu bildirildi.

Hüsseim'in Lübnan ve Fransa vatandaşı olduğunu belirtildi.

Soruşturma yetkilileri, Jacque Felipe Martin adına düzenlenen sahte sürücü ehliyeti kullanan saldırganın suç ortaklarından ikisinin isimlerini daha önce açıklamıştı. Aranmakta olan bu iki kişinin isimlerinin Meliad Farah ve Hasan Al Hac Hasan olduğu duyurulmuştu.

Saldırı ile ilgili soruşturma halen sürdüğü ve 6 ay daha uzatıldığı açıklandı. Soruşturma gözetimini yapan savcı Kalina Çapkınova, büyük bir ilerleme kaydedildiğini ifade etti.

Saldırının ardından iki yıl geçmesine rağmen saldırganların Bulgar suç ortakları konusunda net bilgi verilmiyor.

18 Temmuz 2012 tarihinde meydana gelen olayda, Bulgaristan'a tatile gelen İsrailli turistler bir yolcu otobüsüne binerken Hüsseim üzerinde taşıdığı bombaları patlatmış, patlamada 5 İsrailli turist ile otobüsün Bulgar sürücüsü hayatını kaybetmişti.


AA

Avrupa Birliği'nin Sığınmacı ve Göçmen Politikasına Tepki

Uluslararası Af Örgütü, Bulgaristan'an başkenti Sofya'da sığınmacı ve göçmen haklarına dikkat çekmek amacıyla eylem yaptı. 

Eylemde, Avrupa Birliği (Ab) ülkelerinin göçmen ve sığınmacılara sınırlarını kapatarak bu kimselerin yaşamlarını tehlikeye attığına dikkat çekildi.  

Örgütün eylemine 30 ülkeden 100'ye yakın üyesi katıldı. Gruptakiler, Sofya'nın ana caddelerinden Vitoşa'da, üzerlerinde "AB sınırlarında çekilen acılara hayır", "İnsan hayatını riske atmayın" ve "SOS" yazılı siyah tişortlerle sessiz yürüyüş düzenledi. 

Eylemciler amaçlarının Ab sınırlarında hayatını kaybeden ya da baskılara maruz kalan sığınmacıların ve göçmenlerin durumuna dikkat çekmek olduğunu belirterek, Ab üyesi ülkelerinin sınırlarını kapatma konusundaki kararlılığının göçmen ve mültecilerin haklarını ve hayatlarını riske attığını dile getirdi. 

Eylemlerinin sadece Bulgar hükümetine karşı olmadığını kaydeden örgüt üyeleri, AB üyesi ülkelerin Birliğin içindeki sığınmacıların yaşam şartlarını iyileştirme amaçlı harcamalardan çok, sınırları korumak için bütçe kullandıklarına işaret etti.
AA

Almanya, 3 bin sığınmacıyı iade ediyor

Bulgaristan'dan Almanya'ya yasal veya kaçak yollardan giden 3 bin sığınmacının bu ülkeye geri yollanacağı açıklandı.

Bulgaristan Devlet Mülteciler Ajansı (DAP) Müdürü Nikolay Çirpanliev, haftaya gruplar haline geri gelecek 3 bin sığınmacıyla ilgili haberin memnuniyetsizlik yarattığını belirterek Bulgar makamlarının Batı'nın, sığınmacı akınının bir bölümünü karşılayabileceğini umut ederken hayal kırıklığına uğradığını söyledi.

Çirparliev, basına yaptığı açıklamada, Bulgaristan'ın, sığınmacı yükünün bir bölümünün Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yardımıyla hafifletilmesi için, gelen sığınmacılara hızlandırılmış prosedürle mülteci veya başka statü vermeye çalıştığını belirtti.

Yürürlükteki uygulamaya göre, sığınmacılar, mülteci statüsü aldıkları ülkeye iade ediliyor. Çirpanliev'e göre, Bulgaristan, Yunanistan, Malta ve İtalya gibi AB ülkeleri tüm akının ana yükünü kaldırmak zorunda kalıyor.

Bunun değişmesi gerektiğini savunan Çirpanliev, AB ülkelerinin kendi gayrisayfi milli gelirine göre sığınmacı kabul etmesi gerektiğini vurguladı.

- Sığınmacı sayısı artıyor

DAB yetkililerine göre, son bir ayda ülkeye gelen sığınmacıların sayısı iki kat arttı. Mart ve nisan aylarında mülteci statüsü için aylık başvuru sayısı 340 dolaylarındayken, mayıs ve haziranda aylık başvuruların sayısı 645'e ulaştı.

Yılın ilk yarısında büyük bir bölümü Türkiye-Bulgaristan sınırını kaçak yoldan geçerek gelen sığınmacı sayısının 3500 olduğu, yıl sonuna dek 7 bine ulaşmasının beklendiği belirtildi.

Nikolay Çirpanliev, mülteci statüsü veya farklı bir statü alan sığınmacıların normal koşullarda kaldıkları kamplardan çıkmaları ve geçimlerini sağlayacak yol bulmaları gerektiğini kaydederek şöyle konuştu:
"Sofya'daki Voenna Rampa kampına yeni gelecek sığınmacılara yer açmak için mülteci statüsü almış 50 kişiyi çıkartmaya çalıştık. Onlar da itiraz etti. Çevrelerine kadın ve çocuklardan oluşan canlı zincir oluşturdular. Kampta mülteci belgeli 228 kişi ücretsiz olarak yaşıyor. Devletin sağladığı güvenceyi tercih ediyorlar."

Çirpanliev, sığınmacıların, kendilerine sunulan iş tekliflerini dahi reddettiğini savunarak "Açıkçası gelen bu sığınmacıların adalet anlayışını anlamak mümkün değil" diye konuştu.

Sığınmacıların kaçak girişlerini sınırlandırmak için Türkiye ile ortak sınırında 30 kilometrelik tel örgü engeli inşa eden Bulgaristan'da 15 bin sığınmacının yaşadığı tahmin ediliyor.


AA

Ukrayna'da yolcu uçağının düşürülmesinin ardından uçuşlar Bulgaristan üzerinden

Malezya Havayolları'na ait Boeing 777-200 tipi uçağın Ukrayna hava sahası üzerinden uçarken düşürülmesi üzerine Türk Hava Yolları ve bazı havayolu şirketleri, Ukrayna hava sahasını kullanmayacaklarını açıkladı.

Avrupa ile Asya arasında sefer yapan yolcu uçaklarının, Ukrayna hava sahasını kullanmayarak Bulgaristan-Türkiye hava sahalarından geçiş yapmaya başladı.


Bulgar-Türk sınırındaki 30 kilometrelik tel engel hazır


Bulgaristan Savunma Bakanı Angel Naydenov, ülkesinin Türkiye ile ortak sınırında inşası süren tel çit engelinin denetimini yaparken, "Görevimizi başarıyla tamamlıyoruz. Kaçak geçiş yapanlara karşı etkin bir engelimiz olacak" dedi.

Bakan Naydenov, 274 kilomerelik Bulgaristan-Türkiye sınırında en çok kaçak sığınmacı geçişlerinin yapıldığı, Golyam Derment köyü merasında kesici-dikenli çelik tellerden yapılan çit engelinin güvenilir olduğunu söyledi.

Naydenov, Bulgaristan Genelkurmay Başkanı General Rumen Nikolov ve Kara Kuvvetleri Komutanı General Andrey Botzev ile birlikte Golyam Germent merasındaki çalışmaları havadan ve karadan denetlediğini, elde edilen sonuçlardan memnun kaldığını söyledi.

Toplam maliyeti yaklaşık 8 milyon avro olan engelin inşaatında 540 kilometre uzunluğundaki özel yapım "Bruno" tipi tel kullanıldığını, kurulan düzeneğin güzergahında kaçak geçişlerin artık olanaksız olduğunu kaydetti.

Naydenov, AA'nın sorusunu yanıtlarken, tel çitin inşaasını "askeri bir operasyon" olarak nitelendirerek, 20 Temmuz'da tamamen hazır olacak tel çit engelinin İçişleri Bakanlığına teslim edileceğini söyledi.

Naydenov ayrıca Bulgaristan-Türkiye sınırında yaşanan kaçak geçişlerin denetiminden sorumlu İçişleri Bakanlığı'nın çağdaş teknoloji ile kurulan bir sınır muhafaza sistemine sahip olacağını kaydetti.

Engel inşaatının, Savunma Bakanlığı'nın dışında ülkede hiç bir kurumun yerine getiremeyeceği kadar zor bir proje olduğunu vurgulayan Angelov, "Askeri personelimiz büyük çaba gösterip, inanılmaz bir özveri ile çalıştı" diye konuştu.

Naydenov, tel çit engelinin amacının kaçak yoldan ülkeye girmeye çalışan kişileri, yasal gümrük kapılarına doğru yönlendirmek olduğunun altını çizdi.

"Türkiye'den Bulgaristan'a doğru sığınmacılarının kaçak geçiş girişimleri artıyor", diyen Bakan Naydenov, iki ülke arasındaki ortak kara sınırındaki benzer başka engellerin inşaatı konusunda karar alma yetkisinin Savunma Bakanlığına ait olmadığını söyledi.

Bu arada Birleşmiş Milletler'in (BM) Bulgaristan Daimi Temsilciliği'nden edinilen bilgiye göre Türkiye-Bulgaristan sınırını kaçak yoldan geçerek Bulgaristan'a girmeye çalışan ve Bulgar Sınır Polisi tarafından geri döndürülenlerin sayısının günlük olarak 100 ila 150 arasında değiştiği öğrenildi.

Bulgaristan'ın sığınmacıları barındırmak üzere kurduğu 4600 kişi kapasiteli kampların şu anda yarısının boş olması, sığınmacıların serbest dolaşımlarını sağlayan belge alarak başka adreslerde oturmaları ile açıklanıyor.

Net istatistik bilgileri bulunmamakla birlikte, nüfusu 7,3 milyon olan ülkede bir bölümü Suriye kökenli olan sığınmacıların toplam sayısının 15 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Kircaalili Ahmet, Almanya'da bıçaklanarak öldürüldü

Kırcaali'nin Mestanlı ilçesine bağlı Sindeltsi köyünde yaşayan 38 yaşındaki Ahmet Kadir, Almanya'nın Frankfurt şehrinde bıçaklanarak öldürüldü. 

Yıllardır Almanya'da çalışan üç çocuk babası Kadir'in Frankfurt'un Kalbah semtinde bıçaklanarak öldürüldüğü açıklandı.
Görgü tanıkları, Kadir'in sözkonusu mahallede bulunan bir otoparkta Bulgar plakalı bir aracın içinde henüz ismi açıklanmayan bir şahısla tartışmaya başladığını belirtirken, kavganın büyüdüğünü ve yumraklaşmaya kadar vardığını söyledi.
Aracın dışında kavganın devam ettiği bir anda ismi açıklanmayan şahsın Kadir'i bıçak darbeleriyle öldürdüğü ifade edildi. 

Ajans Bg

İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret ve Ekonomi Ataşesi Stefan Arnaudov'dan ETSO'ya ziyaret

17 Temmuz 2014 Perşembe

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO), verdiği hizmetlere bir yenisini daha ekleyerek, özellikle sınır bölge olan Edirne’de, Bulgaristan ile işbirliği içerisinde olan üyelerinin karşılaştıkları problemleri, İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Ateşesi'ne aktarmalarında vesile oldu.

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ve İstanbul Bulgaristan Başkonsolosluğu işbirliğiyle yeni başlatılan ve Edirne’nin Bulgaristan ile ticari ve ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine büyük katkı sağlayacağına inanılan uygulama başladı. Bulgaristan İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret ve Ekonomi Ataşesi Stefan Arnaudov, ETSO'ya ziyarette bulunarak, Bulgaristan ile iş yapan ETSO üyeleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirerek problemlerini dinledi.
Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin gelişerek artması için çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Arnaudov, yaşanılan her türlü sıkıntıların çözümü noktasında firmalara yardıma hazır olduğunu söyledi. Hem yaz dönemi, hem Ramazan ayı olması dolayısıyla bu kadar yoğun ilgi beklemediğini belirten Arnaudov, ETSO'ya duyarlılığı ve organizasyonu için teşekkürlerini dile getirdi.
Görüşmeler esnasında ana olarak dile getirilen problem başlıkları, gümrüklerde yaşanan sıkıntılar, belli sezonlarda oluşan TIR kuyrukları, firmaların kendi sektörlerinde Bulgaristan'daki mevcut pazara ilişkin bilgi talepleri, TIR giriş-çıkış evraklarının düzenlenmesindeki prosedürler, marketin genel durumu, iş gücü piyasası ve Bulgaristan'da yatırım imkanları oldu.
Her konuda oda üyelerinin sorunlarını dinleyerek not alan Ateşe, birtakım bilgi kaynaklarını da daha sonra firmalar ile iletişim kurarak aktaracağını açıkladı.


IHA

Başmüftü Aliş, İstanbul'da "Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" toplantısına katılacak

Ramazan ayını bölünme, şiddet ve çatışmayla geçiren İslam dünyasının alimleri, Diyanet İşleri Başkanlığının öncülüğünde "Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" toplantısında buluşacak.

Conrad Otel'de yarın açılışını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı toplantıya Bulgaristan'dan Başmüftü Mustafa Aliş katılacak. 


İslam dünyasının tarihinin en zor ramazan aylarından birini geçirmesi, huzurun hakim olması gereken bu ayda çatışma, kargaşa, isyan ve savaşlardan başını kaldıramaması üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı harekete geçti. Tarihi ve dini hiçbir temeli olmayan bu kaosa 'dur' demek isteyen İslam alimleri, Diyanet İşleri Başkanlığı öncülüğünde yarın toplanacak.

"Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" adı verilen toplantıda Filistin'den Japonya'ya, Rusya'dan Somali'ye 32 ülkeden İslam alimleri katılacak.

Kaygıyla izlemek yeterli değil

İslam dünyasına çağrıda bulunulacak toplantıya ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamada, Irak ve Suriye'de olup bitenleri sadece kaygıyla izlemenin yeterli olmayacağı vurgulandı.

İslam dünyasının alimlerine ve akil insanlarına düşen görevin çatışmanın ve şiddetin derhal durdurulmasını sağlamak olduğu belirtilen açıklamada, yapılan sağduyu çağrısı sonrasında İslam dünyasının önde gelen uleması ve akil insanlarından bu konuda geniş katılımlı bir inisiyatif oluşturulması talebinin geldiği ve bu talep üzerine toplantının yapılacağı kaydedildi.

Dolmabahçe Sarayı'nda perşembe günü başlayacak toplantının açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de katılımcılar için iftar verecek.

Toplantı cumartesi günü açıklanacak sonuç bildirgesinin ardından sona erecek.

Önemli isimler katılacak

"Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" toplantısına Bosna Hersek Reis-ul Uleması Hüseyin Kavazoviç, Irak Alimleri Meclis Başkanı Mahmut Abdulaziz Al- Ani, Japonya Müslümanları Birliği Başkanı Kimiaki Tokumasu, Rusya Müslümanlar Merkezi Kurulu Başmüftüsü Talgat Tajuddin, İtalya Dinler Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gianpiero Ahmed Vincenzo, Somali Din İşleri ve Evkaf Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Rıdvan Hersi Muhammed, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş'in yanı sıra çok sayıda davetli katılacak.

Selam Komşu

15 Temmuz 2014 Salı

olcay-salcan
PLOVDİV
Bulgaristan, benim gezi listemde hep son sıralarda yer almıştır. Hatta hiç gitmesem de olurdu diye düşündüğüm bir ülke. Burada görülecek fazla kültür ve tarihi değerler olmadığını değerlendiriyordum. Bulgaristan’ı hep gezilerime dahil etmemekten duyduğum sıkıntının nedeni ise, Balkanlar’da görmediğim tek ülke olması idi. Yılbaşında üç günlük bir Bulgaristan gezisi fırsatı çıkınca da hemen bunu değerlendirdim. Bulgaristan’ı -tamamı olmasa da- gezip görünce; gezi listemin sonuna koymakta ne kadar haklı olduğumu da anlamış oldum.
Osmanlı tarafından asırlarca yönetilen bu ülkede yine Osmanlılar tarafından yapılan yüzlerce eserden birkaç tanesi ayakta kalabilmiş, diğerleri yok edilmiş. Osmanlı’nın dışında yapılan da fazla olmadığından görülecek kültürel ve tarihi zenginlikten söz etmek zor. Büyük bir tarihi ve kültürel mirası deyim yerinde ise har vurup harman savurmuşlar. Tam bir miras yedi.

Avrupa Birliği ülkesi olan Bulgaristan, hala Avrupa Para Birimi olan Euro’ya geçememiş ve kendi para birimi olan Leva’yı kullanıyor. Bir zamanlar nüfusu 9 milyon olan Bulgaristan’ın, Avrupa Birliği’ne kabul edildikten sonra, serbest dolaşım nedenleri ile 2 milyon kadar nüfusu çalışmak için ülkeyi terk etmiş. Bunların çoğu genç olduğundan, dinamik bir genç nüfustan da mahrum kalmış.
Demokrasiye geçmeyi ve Avrupa Birliği’ne katılmayı kısa bir süre denilebilecek zaman dilimi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, süratle gelişen bu olayların etkisinden kendisini kurtaramamış. Bu durumda onlara hak vermemek mümkün değil. Bir anda rejim değişiyor ve kendisini Avrupa Birliği’nin içerisinde buluyor. Hem demokrasiyi ve hem de Avrupa Birliği’ni hazmedecek. Hiç de kolay değil. Bunların altından kalkıp kalkamayacağını zaman gösterecek. Ancak bizim gördüklerimiz, sıkıntıların hala devam etmekte olduğu.
Tüm gezimiz boyunca dışarıya doğru büyük bir genç nüfus göçü yaşayan bu Balkan ülkesinin her bakımdan ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunun belirtilerini görebiliyoruz. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen hep aynı yere gitmekten sıkılan Avrupalı turistlerin de yeni bir yer bulmanın heyecanı içerisinde Bulgaristan’a akın etmeleri, bu ülkenin ciddi bir avantajı. Bu turistler, daha ziyade kış sporları ve deniz için geliyorlar. Nüfusu 7 milyon olan Bulgaristan’a yılda gelen turist sayısı yaklaşık 9 milyon. Bu da Bulgaristan için hiç de küçümsenecek bir rakam değil.

Bulgaristan’da kaldığımız süre içerisinde bir gün Plovdiv (Filibe), bir gün de Sofya’yı gezme şansımız oldu. Bir günde seyahatle geçti. Seyahatimizi araçla yaptığımız için Bulgaristan’a Kapıkule Sınır Kapısından girdik. Yol güzergahımız da Haskova, Plovdiv ve Sofya oldu. Oldukça rahat yolculuk yaptık ve güzel yerler gördük. Her ne kadar yalnızca Sofya ve Plovdiv’i gezmekle Bulgaristan hakkında tam bir bilgi sahibi olunamayacağı bir gerçekse de, bu iki önemli şehri görmek de, bir fikir vermesi açısından önemli.
Bulgaristan hakkında bu kadar kısa bir bilgi verdikten sonra, gezimiz sırasında gördüklerimizi sizlere aktarmaya çalışacağım. Traklardan Roma İmparatorluğuna, daha sonra da Osmanlı Devleti’ne kadar çeşitli kültürleri bünyesinde bulunduran bu ülke, karma bir kültürün yansıması. Bunu da tüm gezimiz sırasında gördük.

Gördüklerimiz içerisinde kuşkusuz en güzelleri, ikona sanatı ve duvar resimleri. Ortodoks diniyle özdeşleşmiş olan bu sanat dalı, Bulgaristan’da en üst düzeyde uygulanmış. Gezdiğimiz kiliselerde son derece güzel resimler ve ikonalar gördük. Gerçekten bakmaya doyulamayacak kadar güzeller.
Onlar Plovdiv, biz ise Filibe diyoruz. Ne olursa olsun Türkler için çok tanıdık bir şehir. Bugün Plovdiv olarak adlandırılan Filibe, Bulgaristan’ın güney kesiminde, yukarı Trakya Ovası’nda ve Meriç Nehri’nin iki tarafında yer almakta. Burası aslında altı tepe üzerine kurulmuş bir şehir. Meriç Nehri ile merkezdeki Cuma Camii arasında kalan kısımda şehrin ticari bölümü bulunuyor. Nüfusu yaklaşık 350 bin olan bu yerleşim birimi, Sofya’dan sonra Bulgaristan’ın en büyük şehri durumunda. Aynı zamanda, önemli bir ticaret ve kültür merkezi konumunda.
1999 yılında Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen bu şehrin geçmişi, oldukça eskilere dayanıyor. Şehir, 1361 yılında Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa tarafından fethedilince, adı “Filibe” olarak anılır olmuş. 1878’deki Osmanlı-Rus savaşından ve Bulgaristan’ın bağımsızlığından sonra da ‘Plovdiv’ olarak değiştirilmiş şehrin adı.
Bugün Anadolu’dan Avrupa’ya giden yol üzerinde bulunan Filibe’nin, ya da bugünkü adıyla Plovdiv’in bizim için tarihi bir önemi var. Osmanlılar döneminde Filibe, tam bir Türk şehri karakterinde gelişme göstermiş. Burayı fetheden Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa, ilk olarak Meriç üzerinde bir köprü yaptırmış ve çeltik yetiştirmeye oldukça elverişli olan şehrin hemen kuzeyindeki araziye pirinç ektirerek bölgeye bu ziraatı tanıtmış. Zamanla şehir, devlet sınırlarının iç kısmında kalarak önemli ticari ve ekonomik merkezlerden biri haline gelmiş. 15. yüzyılın ilk yarısında, Anadolu’dan getirilen Türk aileleri buraya yerleştirilmiş ve Filibe, Rumeli Beylerbeyinin merkezi olmuş. Şehri birkaç kez ziyaret etmiş olan ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, burasının Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki en büyük on şehrinden biri olduğunu ve her gün daha da zenginleştiğini kaydediyor.
Osmanlı zamanında inşa edilen çok sayıda cami, han, hamam, kervansaray ve medrese gibi yapıların büyük bir çoğunluğu yıkılmış olmasına rağmen bir kaçı ayakta kalabilmiş. Şehrin trafiğe kapalı, alışveriş caddesinden vitrinlere, insanlara ve binalara bakarak yürürken caddenin sonuna geldiğimizde, yerden 4-5 metre aşağıda kalmış bir Roma stadyumunun kalıntılarını gördüğümüzde ne kadar şaşırdığımızı tahmin edemezsiniz. Bu alışılmış bir şey değil. Hemen onun yanında da güzel görüntüsü ile Cuma Camii. Yürümeye devam edildiğinde sağlı sollu alış veriş yerleri ile cadde tüm hareketliliği ve renkliliği ile devam ediyor.

CUMA CAMİİ
Osmanlı’dan Bulgaristan’da kalan birkaç eserden en önemlilerinden birisi olan ve 14. yüzyılda I.Murad tarafından yaptırılan, kendisine “Ulu Cami”, “Cumaya Camii” veya “Hüdavendigâr Camii” isimleri verilen camiyi gezdik. Son zamanlarda restore edilerek ibadete açılan caminin görünümü son derece iyi.
İMARET CAMİİ
Az bir yürüyüş mesafesinden sonra 1442 de II. Murad döneminde Lala Şahin Paşa’nın oğlu Şahabettin Paşa tarafından yaptırılan İmaret (Şahabettin Paşa) Camisine ulaşıyoruz. Ulu cami kadar olmasa da dış görünüşü iyi durumda. Camiye daha sonraları Sultan II.Beyazid döneminde imarethane eklenmiş. Bugün yalnızca cami ve Şahabettin Paşa’nın Türbesi mevcut ve ne ibadete açık.
ESKİ KENT-TARİHİ EVLER
Plovdiv’de görülüp gezilecek ve keyif alınacak yerlerin başında geliyor. Plovdiv’in eski kısmında, sanki biz oraya geldiğimizde açılmış tarihten bir sayfa gibi. Akşam güneş batarken gelmemiz nedeniyle, havanın alaca karanlığında sokaklar ve evler daha da güzel ve gizemli görünüyorlar. Büyük taşlarla döşenmiş Arnavut kaldırımlı yollarında yürürken eski günlerden kalma bir Bulgar güzelinin hemen karşımıza çıkacağı hayaline kapılıyoruz. Burası Osmanlı’nın kurduğu bir mahalle aslında. Bunu evlerin tarihlerine ve mimari tarzlarına bakarak anlayabiliyoruz. Onlar ise bu evlere “Plovdiv Barok” tarzında yapılmış evler diyorlar.” Simetrik bir yapı; merkezde salon, etrafında yine merkeze göre simetrik şekilde yerleşmiş odalar. Orta halli ailelerde salon dikdörtgen oluyor, zenginlerde ise oval. Boyalı niş’lere, en güzel oymacılık örneklerinin sergilendiği ahşap tavanlara ve güneşin her daim içerde olmasını sağlayan bir pencere donanımına sahip bu evler, Avrupa tarzı mobilyalarla döşenmiş.

Restore edilmiş 150’den fazla evden oluşan bu alanda, bugün binaların her biri müze, galeri, atölye, otel, lokanta ve gece kulübü gibi işlevler üstlenmiş. Örneğin Argir Kuyumcuoğlu Evi (1847), bugün Etnografya Müzesi olmuş. Dimitar Georgiadi Evi (1848) ise Ulusal Uyanış ve Özgürlük Mücadelesi Müzesine dönüşmüş. Tchomakov Evi (1860) ya da Zlatyu Boyacıyev Evi, artık bir sanat galerisi ve Bulgaristan’ın en ünlü ressamlarından Boyacıyev’in en geniş resim koleksiyonunu barındırıyor. Bir dönem Fransız şair Alphonse de Lamartine’nin kaldığı ev de bugün Bulgar Yazarlar Birliği’nin merkezi.
İçlerinde en simgesel ve tipik olan Balabanov Evi de, sanat galerisi ve konser binası bugün. Ev aslında 19.yy başında zengin bir tüccar tarafından inşa edilmiş, ama orada oturan son kişinin, yine bir tüccar olan Luca Balabanov’un adını taşı yor. 1930’lu yıllarda yıkılan ev, 45 yıl sonra aynı yere yeniden inşa edilmiş. Bu yapı, görkemli ve estetik cephesi ile Bulgar barok döneminin en güzel yansıması. Göz kamaştıran ikonları ile kiliseler, yüzyıllık ağaçlarıyla Kral Simeon Parkı, çok değerli altın objeleriyle arkeoloji müzesi, açık hava cafe’leri, Sanatçılar sokağı, antikacılar. Burası sanki bir el işçiliği krallığı; resimli-tahta oyma kutulardan, dantellere, çarpıcı renklerdeki dokumalara kadar, yok yok. Bölgeden eli boş çıkmak imkansız. Geçmişten bugüne yolculuk, hatta zamanı unutmak gibi.

ROMA TİYATROSU
Antik Tiyatro, turistlerin en çok ilgi gösterdiği yerlerin başında geliyor. Taksim Tepe ve Cambaz Tepe arasında yer alan Antik Tiyatro 2. yüzyılda inşa edilmiş görkemli bir yapı. 3 katlı sahneye sahip tiyatro, Orta Asya Helenistik tarz mimarisiyle inşa edilmiş. Tiyatro 3 kapılı ve 28 basamaklı oturma düzenine sahip. Büyüklüğü ve mimarisinin görkemi ile öne çıkıyor. 5-7 bin kişi kapasiteli ve sahne heykellerle süslüymüş; Tiyatro bölümler halindeymiş ve her bölümün sıralarına şehrin mahallelerinin adı yazılıymış. Her mahalleli kendi yerini, nereye oturacağını bilirmiş. Sahnesi bugün de konser ve gösteriler için kullanılıyor. Roma Stadyumu ise, at nalı biçiminde, 30 bin kişi kapasiteli. Burada, 4 yılda bir Olimpiyat oyunları tarzında spor karşılaşmaları yapılırmış.
Bundan sonraki yazımda Sofya’da buluşmak üzere hoşça kalınız.

Saygılarımla.
olay.salcan@gmail.com
www.olaysalcan.com

Hurdacılar Kapıkule yolunu açtı

Bulgaristan'da, metal satış yasasını protesto eden hurdacılar, yol kapatma eylemine yarına kadar ara verdi.

 Hurda metal satın alan şirketlere özel kişilerin metal satmasını yasaklayan yasayı protesto etmek amacıyla iki gündür aralıklarla Kapitan Andreevo Gümrüğü'ne giden yolu kapatan Bulgar hurdacılar, mevzuatın geri çekileceği yününde söz almaları üzerine eyleme ara vererek yolu ulaşıma açtı.

Hurda ticareti yapan şirket temsilcileri ile bazı partilerin milletvekilleri ile Çevre ve Su Bakanlığı yetkilileri arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda, sektörü ilgilendiren ve arasında özel şahısların şirketlere hurda metal satışını yasaklayan yeni düzenlemelerin iptal edileceği konusunda söz alan hurdacılar geçici olarak yolu ulaşıma açtıklarını duyurdu.

Hurdacılar, mevzuat parlamentoya bağlı Çevre Komisyonu'nda yarın oylamaya sunularak iptal edilmesini bekliyor

Yarına kadar Kapıkule'ye giden yolu açtıklarını duyuran hurda ticareti yapan şirket temsilcileri, verilen sözün yerine getirilmemesi halinde tekrar eyleme geçeceklerini bildirdi. 

Öte yandan, Çevre ve Su Bakanı Stanislav Anastasov, özel kişilerin şirketlere hurda metal satmasını yasaklayan ilgili mevzuatın yürürlüğe girmesinin bir yıl süreyle ertelenmesini desteklediklerini, bundan sonra konunun parlamentoda görüşüleceğini kaydetti.


AA

"Fısıltı" gurbetçiye rota değiştirtti

8 Temmuz 2014 Salı

Gurbetçiler, inşaat çalışmaları devam eden Bulgaristan'daki sınır kapısında yoğunluk olacağı söylentisi nedeniyle yurda Yunanistan üzerinden gelmeyi tercih ediyor.

Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Müslüm Yalçın, gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen hafta pazar günü 4 bin gurbetçinin yurda girişiyle "gurbetçi sezonu"nun başladığını söyledi.

Bu yıl gurbetçinin Bulgaristan değil Yunanistan üzerinden Türkiye'ye gelme eğilimi olduğunu belirten Yalçın, şöyle konuştu:

"Fısıltı gazetesi fazla çalışıyor, Yurda girişte Kapıkule'yle kıyasladığımızda tercihin İpsala'ya kaydığını görüyoruz. Bunda da Kapıkule'nin karşısındaki Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı'ndaki inşaatın geçişleri engelleyeceği söylentisi etkili olabilir. Kapitan Andereevo'da inşaat sürüyor ama yolcu işlemleri tam kapasite yapılıyor."

Yalçın, gurbetçilerin Bulgaristan üzerinden geçiş yaparak Kapıkule Sınır Kapısı'nı rahatlıkla kullanabileceklerini kaydetti.

Bulgaristan üzerinden yurda gelen gurbetçiler de sistem arızasından kaynaklı kısa süreli beklemenin dışında bir aksilikle karşılaşmadıklarını dile getirdi.

- Bulgaristan'dan gurbetçilere "Türkçe" jesti

Bu arada gurbetçilerin yurda geldiği sezon boyunca Bulgaristan acil imdat hattı Türkçe de hizmet verecek.

Acil yardım hattına çağrı bırakılması halinde Bulgar polisinin, GPS aracılığıyla çağrının geldiği noktaya hizmet vereceği öğrenildi.

AA

Türkiye, Bulgaristan'dan 'Altın Göl'ün kaldırılmasını istiyor

    Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, Bulgar makamlarının gümrük kapısında 'Altın Göl' olarak bilinen “dezenfekte uygulaması”nın kaldırılması için Haskovo Valisi Bölge Kadir Isov'la görüştü.

    ETSO'dan yapılan yazılı açıklamada, komşu ülke Bulgaristan’ın geçen yıl kaldırdığı Türkiye’den giriş yapan araçların dezenfekte edilmesi uygulamasının yeniden başlamasıyla, giriş yapan araç başına her girişte 3 Euro ücret talep edilmesinin gerek Türk vatandaşları, gerekse işadamlarını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekilerek, “Konuya ilişkin, Odamıza iletilen şikayetler neticesinde, odamız birtakım girişimlerde bulunup, uygulamanın iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğini Bulgaristan tarafındaki makamlara dile getirmiştir. Haskovo Valiliği, Haskovo Ticaret ve Sanayi Odası, Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu ve Bulgaristan İstanbul Başkonsolosluğu ile yapılan resmi yazışmalarda, uygulamanın yeniden ele alınmasının her iki taraf için de faydalı olacağı bildirilmiştir” denildi.
   

Yazışmaların ardından konunun bizzat takibini yapmak üzere, ETSO'nun Bulgaristan’da samimi ilişkiler içerisinde bulunduğu Haskovo Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yancho Yanev’in de girişimleri ile 7 Temmuz 2014 tarihinde, Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt'un Haskovo Bölge Valisi Kadir Isov ile konuya ilişkin bir görüşme gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada şunlara yer verildi:
    “Edirne Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elmas Aslan’ın da eşlik ettiği ziyarette, Haskovo Valisi Kadir Isov, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, bu ziyaretlerin her zaman ilişkileri sıcak tuttuğunu hatırlattı.
    'Altın Göl' olarak bilinen uygulamanın iki ülke arasındaki ilişkileri geriye götüreceğini ifade eden Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, uygulamanın yakın zamana kadar sadece Kapıkule Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirildiğini, fakat son günlerde Hamzabeyli’de de başlatıldığını ifade etti.
    'Dezenfekte Uygulaması'na ilişkin yapılan yazışmaların kendilerine ulaştığını ve konuya ilişkin girişimleri başlattığını ifade eden Haskovo Valisi Kadir Isov, 'İlgili yazınızın geçtiğimiz hafta tarafımıza ulaşmasını takiben, yazıyı, uygulamanın kendilerine bağlı olarak yapıldığı Bulgaristan Tarım Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı’na ilettik. Aynı zamanda Sayın Bakanlarımızla geçtiğimiz hafta bir araya geldiğimiz resmi toplantılarda da bizzat dile getirdim. Konu ile ilgili tekrar bir değerlendirme yapılacak, üzerinde çalışılıyor ve bizler de Bakanlıklardan cevap bekliyoruz. Cevap gelir gelmez sizlere resmi yazı olarak bildireceğiz' şeklinde ifade etti.
    Aynı konuyu Edirne Valiliği’nin de dile getirdiğini belirten Isov, her iki ülkenin hem turistik hem de ticari ilişkilerinin zarar görmemesi adına çalıştıklarını, bunu zedeleyecek uygulamaların tabiki gözden geçireleceğini ifade etti.
    Haskovo Valisi Kadir Isov, aynı zamanda Kapıkule Gümrük Kapısı’dan sonra, Svilengrad’dan itibaren, bir otoban inşası çalışmasının başlatıldığını ve kısa zamanda tamamlanmasının planlandığını, Avrupa Birliği’nin de bu çalışmayı istediğini ve takip ettiğini ifade etti. Özellikle yaz döneminde gurbetçilerin, Türkiye’ye giderken Bulgaristan üzerinden geçtiğini hatırlatan Isov, “Bu uygulama hem gümrüğü, hem trafiği, hem Türk hem de Bulgar vatandaşlarını rahatlatacak”dedi.
    Haskovo Valisi Kadir Isov, Bulgar Gümrüğü’nde yeni başlatılan bir çalışma hakkında da bilgi verdi. Gümrükte yapılmasına başlanan “Üç Ülke Birlik Merkezi” nin, Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan’ın buluşma noktası olarak planlandığını ifade etti. 'Ülke yetkilileri olarak toplantılarımızı bu Merkez’de yapabileceğiz. Aynı zamanda bu Merkez sıcak problemlerin üzerine gitmek ve görüşmek için de her üç ülke için fırsat yaratacak' dedi.


Ajans Bg

"Mavi Dil Hastalığı" Alarmı

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Küçük ve büyükbaş hayvanlarda görülen hastalığın Türkiye sınırına yakın bölgelerde yayılma riski olduğu bildirildi. 

Genellikle koyunlarda görülen ve sinekler aracılığıyla bulaşah "Mavi dil hastalığı"nın Bulgaristan'ın güney bölgelerinde tespit edilmesi üzerine Bulgar yetkililer önlem almaya başladı. 

Haskovo, Kırcaali ve Yambol bölgelerinde koyunlarda "Mavi dil hastalığı"na rastlandığı bildirilirken, bu illerdeki yetkililer büyük ve küçükbaş hayvanların gece otlatılmasını yasakladı. 

Bu bölgelerde hastalığın yayılmasına karşı önlem olarak hayvan pazarlarının kurulması ve hayvan nakilleri de yasaklandı. 

Özellikle Türkiye sınırındaki Haskovo'ya bağlı Elhovo ilçesinde ve Yambol'a bağlı Boliarovo ilçesinde koyunların "Mavi dil hastalığı"na yakalanma riskinin yüksek olduğu ifade edildi.

AA

Lavrov: Ukrayna’da ateşkesi ertelemenin hiçbir bahanesi olamaz

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Güney Akım doğalgaz boru hattının inşaatı konusunda ilgili olan tüm taraflarla yapıcı diyaloga hazır olduklarını açıkladı. 

Bulgaristan’ın Fokus haber ajansına demeç veren bakan, Güney Akım’ın inşaatından sadece Rusya’nın değil Bulgaristan dahil tüm Avrupalı tüketicilerin kazanacağını vurguladı. Diplomat, “Biz, projenin hayata geçirilmesi için temel hukuki belgelerin, Rusya ve Güney Akım’a katılan ülkeler arasında imzalanan ikili hükümetler arası anlaşmalar olduğundan hareket ediyoruz” dedi.
Lavrov, “Avrupa Birliği mevzuatı, geriye dönük olarak uygulanmamalı, daha önce varılan anlaşmaların hayata geçirilmesini engellememeli” diye ekledi. Bulgaristan Dışişleri Bakanı, Avrupa Komisyonu’nda ilgili açıklamaları aldıktan sonra Güney Akım inşaatını sürdürmek istediklerini söylemişti. Projenin önündeki engel, geçtiğimiz haziran ayında ortaya çıkmıştı. Bulgaristan Başbakanı, ABD senatörleriyle görüşmenin ardından inşaatı durdurma kararını almıştı. 

Lavrov: Ukrayna’da ateşkesi ertelemenin hiçbir bahanesi olamaz 

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, sivillerin acılarını artıran ve mülteci sayısının katlanarak büyümesine ve sivil altyapının yok olmasına yol açan kan dökülmesini durdurmanın herkesin ortak çıkarına olduğunu belirtti. Lavrov, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da Bulgar muadili Kristian Vigenin ile görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Ukrayna Cumhurbaşkanı Petr Poroşenko’nun milislerin tam silahsızlanması, yani fiilen kapitülasyonu yönündeki talepleri, çözüm sürecinde ciddi sorunlar yaratıyor. Biz, elbette, Ukrayna yönetiminin, yerleşim yerlerinin bombalanmaması ve ateşe tutulmaması, siviller arasında ölümlere yol açmamak için mümkün olan her şeyin yapılması konusunda orduya verdiği emri duyduk. Ancak canlı olarak yayınlanan bir dizi video aksini gösteriyor” dedi. Lavrov ayrıca ateşkes koşullarının belirlenmesi için kapsamlı temas grubunun toplanması konusunda Rusya, Almanya, Fransa ve Ukrayna liderlerinin vardığı anlaşmaların hayata geçirilmemesinden duyduğu üzüntüyü de dile getirdi.

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Sofya'da iftara katılacak


Başmüftü Mustafa Hacı'nın 12 Temmuz akşamı Sofya'daki Balkan Oteli'nde vereceği iftara Türkiye'nin Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'in de katılacağı bildirildi. 

Emrullah İşler kimdir? 
7 Ocak 1960'ta Ankara Kızılcahamam Kuşçuören köyünde doğdu.


Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kral Suud Üniversitesi Eğitim Fakültesi İslami İlimler Bölümünde lisans eğitimini aldı. Yüksek lisansını ve doktorasını Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Bölümü Tefsir Anabilim Dalında tamamladı.

Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümünde Tefsir alanında yardımcı doçent olarak çalıştı. Daha sonra Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalında yardımcı doçent, doçent ve profesör unvanıyla görev yaptı. Kazakistan ve Suudi Arabistan'da misafir öğretim üyeliği görevinde bulundu. Başbakan Başmüşaviri olarak çalıştı. Gazi Eğitim Fakültesi Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. Çok sayıda bilimsel kitap, makale ve bildirileri bulunmaktadır. 24. Dönemde İKÖPAB Türk Grubu Başkanı oldu.

Çok iyi düzeyde Arapça ve iyi düzeyde İngilizce bilen İşler, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Ajans Bg

Koca Yusuf'un Köyü Karalar

6 Temmuz 2014 Pazar

Dünyaca ünlü Türk pehlivan Koca Yusuf, Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde ücra bir köy olan Karalar köyünde doğdu. 

Atlas okyanusunun derinliklerinde hayatını kaybeden Koca Yusuf'un bir mezarı yok ancak, Karalarlı hemşehrileri sayesinde bir anıt mezarı var. Anıt mezar Karalar köyünün merkezinde, yeşil bir parkın içinde bulunuyor. Mezar, efsane pehlivanın hatırasına sahip çıkan köy halkının katkılarıyla yapıldı. Mezar taşında Koca Yusuf'un bir resmi de var. Resmin altındaysa bölge halkı pehlivana duyduğu saygıyı yazıya dökmüş. 

Anıt mezarın hemen yanında 450 kiloluk bir taş var. Bu taş, Koca Yusuf'un müsabakalara hazırlanmak için köyde idman yaparken kullandığı taş. Köy halkı, pehlivan Koca Yusuf’u vefatının üzerinden 116 yıl geçmesine rağmen, unutmuyor. Köy sakinlerinden Mehmet Sabri Bey, Koca Yusuf'un hayatı hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıklarını vurguladı. Mehmet Sabri Bey şu ifadeleri kullandı: "Biz bu toprakların insanlarıyız. İsmim Mehmet Sabri. Yaşım 58. Koca Yusuf için çok bilgilerimiz yok. Neden derseniz, Bulgaristan Türklerinin tarihi, bizim yaşadığımız dönemlerde fazla takip edilmemiş. Yaşlılardan bazı şeyleri duyduk, bugünlere kadar koruduk. Koca Yusuf sadece Karalar halkının gururu değil, tüm Bulgaristan Türklerinin gururudur."

Koca Yusuf adına güreşler de düzenleniyor


Pehlivanın doğduğu ve şu an sadece yıkıntıları kalan evin müze yapılması için çalışmalar sürüyor. Karalar köyünün sembolü Koca Yusuf'un doğduğu köyde yaşayan hemşehrilerinin gayretleriyle düzenlenen güreş müsabakaları ile Koca Yusuf'un adı da yaşatılıyor. Karalar köyü muhtarı İsmail Ebazer de şu ifadeleri kullandı: "Koca Yusuf için güreşler düzenliyoruz iki yıldır. Bu sene 3.’sünü düzenleyeceğiz 7 Eylül’de. Allah nasip kısmet ederse evini restore edeceğiz. Müze yapacağız. Köyümüz için iyi bir gelişme olacak. Hareketlilik olacak. Merak da çok, gelenler de çok. Türkiye’den çok ziyaretçimiz geliyor."
Karalar Köyü pehlivan ağası Mustafa Osman da şu şekilde konuştu: "Kısmet oldu, bu Koca Yusuf’un köyünde pehlivan ağası olduk. Güreşe çok meraklıydık. Bu törenleri yaparak, Koca Yusuf’u analım istedik. Şumnu bölgesi Karalar köyü Çerna’da nasip kısmet oldu ağalık bana. Beş arkadaş oturduk, pehlivanlara en çok ücreti verecek olan pehlivan ağası olacak. Arttırma yapıldı, kısmet benimmiş. Ben en büyük arttırımı yapmışım, bana teslim ettiler ağalığı. 14 sene için Koca Yusuf ağası benim."
Deliorman’ın efsanevi pehlivanı Koca Yusuf için doğduğu Hitrino Belediyesi'nde muazzam ve güzel bir heykel de yapıldı. 2011 yılında bu heykelin açılışını ise, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaptı. Şeytancık beldesinin meydanında bulunan heykel, ata sporu güreşi dünyaya duyuran pehlivanın gücünü simgeler nitelikte. Heykel 4 metre yüksekliğinde ve 8 ton ağırlığa sahip. Heykeldeki imzaysa Behçet Danacı'ya ait. Heykeltraş Behçet Danacı, Koca Yusuf eseri hakkında şu ifadeleri kullandı: "Şimdi Koca Yusuf, bizim bölgemizin -biliyorsunuz ben de bu bölgedenim- sembolümüzdür. Koca Yusuf tüm halkımız için büyük gurur kaynağı. Başarıya ulaşan ve halkı gururlandıran güçlü bir adam. Böyle güçlü bir pehlivanı bu hale getirmek biraz zordu, tabi sanatsal taraftan. Fakat sonuçta gördüğünüz gibi, heykelin belli bir gücü, bir duruşu bu meydanda gözüküyor." Mermer taşı Türkiye'den getirilen heykel tam 8 ayda tamamlandı.
Dünyada "Bir Türk gibi kuvvetli" olmak deyimini yeniden dolaşıma sokan Koca Yusuf'un doğup büyüdüğü topraklar, büyük pehlivanın anısını yaşatmaya devam ediyor.Deliormanlı pehlivanların hikayesini duyanlar, Koca Yusuf'un anıt mezarını ve heykelini ziyaret etmek için onun doğduğu toprakları ziyaret ediyor.


Sevda Dükkancı I TRT

BULGARİSTAN

Турция

GÖRÜŞ

VİDEO

Ajans Bg

Ajans Bg