Bulgaristan

GÜNEY AKIM

TÜRKİYE-BULGARİSTAN SINIRI

Powered by Blogger.

Bulgar Parlamentosu, 1915 olaylarını ''kitlesel katliam'' olarak kabul etti

24 Nisan 2015 Cuma |

Bulgar Parlamentosu, 1915 olaylarını ''kitlesel katliam'' olarak kabul etti

Bulgar Parlamentosu, 1915 olaylarını ''kitlesel katliam'' olarak niteleyen kararı kabul etti.

Aşırı sağ ve ırkçı Ataka Partisi tarafındn parlamentoya taşınan kararın oylanması sırasında  157 milletvekili “evet”, 37 milletvekili ise ''hayır'' oyu kullandı.

Parlamentoda kabul edilen kararda, ''Bulgar Halk Meclisi, 1915-1922 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Ermenilerin toplu katliama uğradıklarını tanıyor ve 24 Nisan'ı kurbanları anma günü ilan ediliyor'' ifadesi kullanıldı.

Böylece Ataka'nın parlamentoya taşıdığı karar taslağının ilk halindeki ''soykırım'' ifadesi yerine ''toplu katliam'' olarak değiştirilerek kabul edilmiş oldu.


Kararın kabul edilmesinin ardından yapılan bir dakikalık saygı duruşu sırasında üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi milletvekilleri tepki olarak meclisi terketti.

Ajans Bg 
13:23 | 0 yorum |

Filibe Hüdavendigar Camisi'nden Kandil Özel Programı

Filibe'den Rahmet ve Dua esintisi: Regaip Kandili Filibe'deki Hüdavendigar Camisi'nden yayınlanan Kandil Özel Programı,TRT TÜRK ekranlarından izleyicilerle buluştu.








01:33 | 0 yorum |

Kırcaali'de 23 Nisan coşkusu

Bulgaristan'da Türklerin en yoğun yaşadığı Kırcaali'de, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkuyla kutlandı

Kırcaali'de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkuyla kutlandı.

Türk Kültür ve Sanat Derneği'nin organizasyonu ve Türkiye'nin Filibe Başkonsolosluğu'nun himayesinde Kırcaali Kültür Evi'nde gerçekleştirilen etkinlikte halk oyunları grupları sahneye çıktı. Çeşitli okullarda eğitim gören öğrenciler, şiirler okudu ve türküler söyledi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Türk Bulgar Edebiyat Kulübü tarafından düzenlenen ''Birinci Ulusal Şiir, Öykü, Fotoğraf ve Çocuk Resmi Yarışması''nda başarılı olan çocuklara takdir belgelerini ve hediyelerini Filibe Başkonsolosluğu Muavin Konsolos İmren Kaygısız verdi. 

Kaygısız, burada yaptığı konuşmada 23 Nisan'ı Kırcaali'de kutlamaktan ve her yıl salonun dolu olmasından son derece memnun olduğunu belirterek, çocuklara ve etkinliği organize edenlere teşekkür etti.

Kutlamaya çok sayıda Kırcaalilinin yanı sıra, üyelerinin çoğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi milletvekilleri, belediye başkanları ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

AA
00:07 | 0 yorum |

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan:''Haksız, kabul edilemez ve yanlı yaklaşım''

22 Nisan 2015 Çarşamba |

Edirne Belediyesi, Bulgaristan'ın Haskova Belediye Meclisinin, sözde Ermeni  soykırımı  iddialarını destekler nitelikte aldığı kararı protesto ederek, "kardeş belediye" ilişkisini dondurdu.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Haskova Belediye Başkanı Georgi İvanov'a mektup yazarak, meclislerinde aldıkları sözde Ermeni soykırım iddialarını destekler nitelikteki karara tepki gösterdi.

Recep Gürkan tarafından Haskovo Belediye Başkanı Georgi İvanova'a gönderilen mektup:

“Sayın Georgi İVANOV
Haskovo Belediye Başkanı

Sayın Başkan;
Belediye Meclisinizin 27.03.2015 tarihinde yapılan olağan toplantısından 1915 olayları hakkında gerçek olmayan ve tek yanlı iddialar temelinde hazırlanan bir rapora dayanılarak şehrinizdeki bir parka ‘Ermeniler’ isminin verilmesini üzüntüyle öğrendim. Üzüntüm; parka verilen isimden değil, bu ismin veriliş gerekçesinden kaynaklanmaktadır.

Edirne, Balkanlardan ve özellikle Bulgaristan’dan zaman içinde Türkiye’ye göç ederek yerleşmiş bir çok Türk’e ev sahipliği yapmaktadır. Yine şehrimizde halen iki adet Bulgar Ortodoks Kilisesi mevcuttur. Edirne ili, komşumuz Haskovo arasındaki Kardeş şehir ilişkisi de bu zengin ve köklü tarihi-kültürel bağlar üzerine kurulmuştur. Almış olduğunuz kararın gerekçesinin, Osmanlı İmparatorluğunun tüm halkı için trajik olan bir döneme tek yanlı, seçici ve ayrıştırıcı adalet duygusuyla yaklaşılmasının Edirne halkında da derin hayal kırıklığı yaratmış olduğunu bilgilerinize sunuyorum.

Büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunduğumuz bu haksız, kabul edilemez ve yanlı yaklaşım Bulgaristan’ın dostu, müttefiki ve komşusu olan Türkiye’nin Balkanlara açılan kapısı Edirne ile Haskovo arasında ekonomik, ticari, sosyal, kültürel ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla bu güne kadar gösterilen gayretleri ve karşılıklı kazanımları maalesef gölgelemiştir.

27 Mart tarihli Haskovo Belediye Meclisi kararının dayanağı olan rapor, Belediyelerimiz arasında kurulmuş olan kardeş şehir ilişkisinin dostluk ve iş birliği anlayışıyla kesinlikle bağdaşmamaktadır.

Bu nedenle; 1997 yılından bu yana sürdürmekte olduğumuz kardeş şehir ilişkimizi, Edirne Belediyesi olarak bu rapor kaldırılana kadar dondurduğumuzu bilgilerinize sunarım.

Saygılarımla.
Recep GÜRKAN
Belediye Başkanı”



18:28 | 3 yorum |

Satır arası

21 Nisan 2015 Salı |

"Kırcaali’de bir kafeye oturduğumuzda en az 2-3 dilenci tarafından taciz edileceğimizi biliyoruz. Her gün onlarca dilenci, çocukları ile birlikte, kafe, lokanta, otogar, hastane, poliklinik, cadde, sokak, park ve her yerde dileniyorlar, para almadan da gitmiyorlar. Gerçek fakiri tespit edip sadakamızı vermiş olsak, buna eyvallah deriz.
Fakat sokaklarda dilenenler arasında o kadar çok dışarıdan gelen dilenciler var ki, bunu tespit etmek imkansız. Kırcaali insanı her zaman gerçek fakire yardımda bulunacaktır, ama bilmeliyiz ki, bazıları gündüz dilenip, akşamları bar ve diskoteklerde eğleniyorlar..."

"Kırcali.Eu"

NİKOLA KOZLEVO BELEDİYESİ'NDE SPOR BAYRAMI

"Dünya Romanlar Günü vesilesiyle Nikola Kozlevo (Civel) Belediyesi, Belediye Başkanı Turhan Karakaş himayesinde bir spor turnuvası organize etti. 8 Nisanda, paralel olarak erkekler arası halat çekme ve mini futbol yarışması, gerek ise gençlere yönelik voleybol turnuvası gerçekleştirildi.
Futbol yarışmasına ilçe sınırları dâhilinde bulunan farklı yerleşim yerlerinden toplam 10 takım katıldı. Spor sahasında takımlar beceri, çabukluk ve iyi formlarını sergilediler. Karşılaşmalar gayet çekişmeli geçerken, Vılnari (Sofular) köyünün takımı Dinamo galip geldi. Sıralamadaki ikinciliği Vılnari köyünün diğer temsilcisi sıfatlı Roma takımı aldı. Üçüncülüğü, Kriva Reka (İridere) köyünün Mandra isimli takımı aldı.
Halat çekme yarışmasına, beşer kişiden oluşan altı takım katıldı. Geleneksel olarak bu yarışma seyirciler arasında en fazla coşku ve heyecanın yaşanmasına neden oldu. Özgün kuvvet sınama yarışması teşkil eden bu yarışmada, Nikola Kozlevo köyünün takımı diğer tüm takımları yendi. İkinciliği ise Vılnari köyünden katılan erkek takımı kazandı.
Gençlere yönelik voleybol turnuvasına üç takım katıldı. Turnuva birincisi, Nikola Kozlevo köyünden katılan Roma takımı oldu. Nikola Kozlevo’nun Tsanko Bakalov Tserkovski Lisesi’nin takım, ustaca gösterileri ve seyircilerin desteği ile ikinciliği elde etmeyi başardı. Üçüncülük ise Tsırkvitsa (Kilisecik) köyü takımının oldu.
Spor etkinliği için temin edilen toplam ödül fonu 500 levaydı. Galiplere yönelik maddi teşvikten başka, tüm katılımcılar Belediye Başkanı tarafınca takdim edilen birer futbol topu ve özel katılım belgesi almış oldular."

"Bizim Gazete"

YARGITAY, KURŞUNLU CAMİİ KARLIOVA BELEDİYESİNE BIRAKTI

"Başmüftülüğü’nün uzun zamandır art arda vakıf malları için açtığı dava, Bulgaristan’da Karlıova Belediyesi’nin lehine sonuçlandı. Yargıtay, Kurşunlu Camii Belediye’ye bıraktı.
Karlıova Belediye Başkanı Emil Kabaivanov, düzenlenen bir basın toplantısında Yargıtay’ın kararını duyurdu.
Yargıtay, Müftülüğün Kurşunlu Caminin bulunduğu yeşil alan ile ilgili iddialarını reddetti.
Toplantıda belediyenin Avukatı Todor Dimitrov da bulundu.
Dimitrov, Yargıtay kararıyla Başmüftülüğün Karlıova merkezinin 20 Temmuz Meydanıyla ilgili iddialarının reddedildiğini açıkladı.
Bir yandan Yargıtay, Sofya Temyiz Mahkemesi’nin kararına uygun olması amacıyla müftülüğün vakıl malları için açtığı tüm davaları durdururken öte yandan diğer davalar sürmekte. Bu da hukuk sisteminin bir çelişkisi olarak önümüzde durmakta.
Belediye Başkanı Kabaivanov, Bulgar yasalarına ve yasaların vereceği karara güvenmemiz gerektiğini ifade etti.

"T Haber"

FİLİBE'DE HOŞGÖRÜ PANELİ DÜZENLENDİ

"Panelin açılışını yapan Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Bedriye İsmail, Filibe’nin her zaman etnik ve dini ayrımcılığın yapılmadığı, hoşgörü şehri olarak bilindiğinin altını çizdi. Son günlerde şehirde yaşayan Ermeni topluluğunun bazı temsilcilerinin sözde soykırım iddialarıyla yaptıkları etkinlikler ile bu hoşgörüye gölge düşürmekte olduklarını belirten Bedriye İsmail, şunları söyledi: “Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu panelin sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla etkinlik düzenleyen Ermeni vatandaşlarımıza karşı yapılan bir etkinlik değildir. Ülkemizde ve şehrimizde yüzyıllardır hep beraber yaşayan Türkler ve Ermeniler arasında hiçbir zaman problem yaşanmamıştır ve yaşanmayacaktır. Bunun için bizler bugün bu paneli hoşgörü sloganı altında düzenliyoruz. Çünkü Filibe hoşgörünün başkentidir. Son günlerde gündeme gelen sözde Ermeni soykırımı iddiaları tartışmalıdır ve hatta bazı tarihçiler tarafından bu konuda çelişkili açıklamalar bulunmaktadır. Değerli katılımcılar, ben sizlere şunu sormak istiyorum. Bugün burada bu toplantıda yer alanların ve onların nine ve dedeleri dahil yüzyıl önce yaşanan olaylardan sorumlu olabilir mi? Niye bizler ve çocuklarımız yüzyıllar önce yaşanan bu olaylardan sorumlu tutuluyoruz? Tarihte yaşananları tarihçilere bırakalım. Bizler ise hoşgörü içerisinde hep beraber yeni tarihin sayfalarını yazalım.”

"Kırcaali Haber"

KIRCAALİLİ İŞÇİLERİ TAŞIYAN MİNİBÜS ALMANYA’DA KAZA YAPTI

"Almanya'nın BAVYERA Oberpfalz Bölgesi'nde, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde çalışan Kırcaalili işçilerini taşıyan minibüs, otobanda giderken başka bir araç ile çarpıştı.
24 rodopi sitesinden edinilen bilgiye göre, sollama sırasında meydana gelen kazada 7'si ağır 9 kişi yaralandı.
Yaralılar, helikopter ambulanslar ve sivil araçlarla hastaneye kaldırıldı.
Kaza ile ilgili resmi açıklama ve detaylar bekleniyor."

"24 Kırcaali"

YENİ GİRİŞ

"Sofya’ya gittim. 1920’li yılların büyük Köylü önderi Al. Stamboliyski’nin Opera Binası önündeki boy heykelinin sağında bulunan yapıdaki Dosya Arşivi okuma salonuna girip “Ahmet Doğan Dosyası’nı” istedim ve günlerce okudum. 10 kabarık cilt. Çok vaktimi aldı. Notlarımı değerlendirdim. Vakti olan ve ilgilenenlere aktarmak için bir dizi sunarak gerçekleri bir daha anlatıp açıklamaya çalışmak istiyorum. Bir şeyi yalnız birimizin bilmesi bir şey ifade etmiyor. Güçlü olmamız için aynı gerçekleri hepimizin bilmesi şart oldu.
Bu kadar çok çaba ve ayrılan bu kadar uzun zaman içinden çıkan ter damlasındaki gerçek şudur: “O çok tehlikeli bir adam. Köyümüzden böyle biri çıkacağını hiç düşünemezdim. Çok insan canı yakmış. Kötülükleri alabildiğine devam ediyor.” Köydeşlerim adına hem utanıyor ve hem de bizim köyden birinin Bulgaristanlı Türklere, Müslümanlara, soydaşlarıma bu kadar iğrenç davranması, yanına sokulduğu her birimizin kuyusunu kazması, ocağını söndürmesi, sayısız kötülük yapması, bu kadar çok aile ocağını parçalaması ve bu kadar büyük sayıda annesi ağlatması insanı çıldırtabilir. Hafiyeliğin bir hastalık olduğunu daha önce bilmiyordum. Böylesi iğrenç bir olaya ilk kez rastlıyorum. Samimiyetle yazıyorum, soylarımız temizdir, imanlı ve merhametlidir. Biz hepimiz imanı kutsal bilen Müslümanlarız. Yaşlılarımız her gün beş vakit namazdadır. Ahlakımız dürüsttür. Köy kabristanlığımızda yatan atalarımız Türklüğün şeref duyabileceği adalet ve sulh içinde bir yaşam yaşayıp göçerken arkalarında görülecek hesap bırakmayan cennetlik kardeşlerimizdir. Yetiştiğimiz ortam budur."
Şakir Arslantaş,

"BG Haber"

BAL-GÖÇ VE TÜRKÜ GECESİ

"Uzun bir zamandan sonra eşimle dışarı çıkabilmek için iyi bir fırsattı Bal-Göç’ün düzenlemiş olduğu türkü gecesi, hem eşim kültürümüzü ve türkülerimizi tanıyacak hem bedava olduğu için para harcamayacaktım.
Tam iş çıkış saati 45 dakikalık bir trafik çilesinin ardından otopark çilesi de bitmiş Barış Manço Kültür Merkezi’nin kapısından içeri girebilmiştik. Fotoğraf makinemi yanıma almadığım için bir pişmanlıkta duymuyor değildim aslında. Hani olur da güzel bir kare ya da haber yakalayabilirdim malum seçim zamanı.
Arkadaş nereden bilebilirdim ki zaten haberin ortasına düşmüşüm. Salon dolmuş etrafıma bakıyorum ama bir terslik var bu işte diyorum. Belki bir yetenek değil ama ben göçmeni ya tipinden ya konuşmasından kesinlikle tanırım. Acaba yanlış salona mı girdim diye içimden de geçirmedim değil hani. Ön taraf göçmenler , arka taraf bir sürü genç delikanlı ortada biz ve oturacak yer yok. Son bir şans daha diyerek üst kata çıkıyoruz birkaç boş sandalye var fakat içerisi 40 derece. Eşimle birbirimize bakıyoruz ve çıkalım diyoruz. Çıkarken hala göçmenler gelmeye devam ediyor ve gözüm birçok sandalyenin polis okulu öğrencilerine ayrıldığını fark ediyor. Evet yine yanılmamıştım.
Neden böyle bir yol izlenmişti? Tabi ki bu gençlerinde burada olmaya hakkı vardı aslında kültürümüzü tanımaları açısından iyi de olduğunu düşünüyorum. Ama Bal-Göç’ün düzenlediği bir gecede polis okulu öğrencilerinin hem de hatırı sayılır sayıda olmaları tuhaf gelmişti bana.
Umarım salonu dolduramayız düşüncesi ile atılmış bir adım değildir bu diye düşünerek salondan çıktım.
Salon belediyenin olduğu için bu kontenjanı Yıldırım Belediyesi düzenlemiş ise; lütfen kontenjanın belirlenmesini geceyi düzenleyen sivil toplum örgütlerine bırakın. Yok Bal-Göç yaptıysa bu kontenjan ya da talebi ne diyelim maksat kültürümüzü tanıtmak ise bizler katılmamayı ayakta kalmayı da kabul ederiz.
Neyse ki arabamda usb vardı. Kadriye Latifova , ‘’Yavrumdan Ayrıldım’’ dinleyerek evimizin yolunu tuttuk çocuklar evde bizi bekliyordu sonuçta"

Erdoğan Doğu
"Ajans BG"

ANAYASA DÜZENLEMELERİ KONUSUNDAKİ
DANIŞMA GÖRÜŞMELERİNDEN NELER BEKLEYELİM?

"İktidardaki GERB Partisi, yargı sistemindeki reformlar ile ilgili anayasal değişiklikler konusunda görüş birliği sağlanması için Meclis’te temsil edilen bütün siyasi güçler ile gelecek hafta danışma görüşmelerine başladığını beklenmedik bir şekilde duyurdu. Fikir, Yüksek Yargı Kurulu’nun biri hakimler, diğeri savcılar olmak üzere, ikiye bölünmesi, başsavcının Meclis önünde hesap vermesidir. Şürpriz şu ki, yakına dek Adalet Bakanlığı benzer bir reformun Anayasal değişiklikler yapılmadan da mümkün olabileceğini savunuyordu. İktidardakilerin şimdi anayasal düzenlemeler olmadan reformun yarım yamalak olacağı sonucuna varmaları aslında çok olumlu bir gelişmedir. Son açıklamalardan bu değişikliklerin Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmesi niyetinin mevcut olmadığı anlaşıldı. Bu, yargı sistemindeki erkler arasınki ilişkilerde yenilikler beklenemeyeceği, sadece adaletin daha etkin dağıtımına yolaçacak yönetim sisteminde değişiklikler yapılacağı anlamına geliyor. Bunun girişimcileri, adalet sisteminin iç yapısında düzenlemeler gerçekleştirilmesiyle içine yeni kişilerin girmesine olanak yaratılması, Yüksek Yargı Kurulu’nun görev süresinin azaltılmasıyla adalet sisteminde bütün kariyerleri esnasında sadece idari yöneticiler olan bir bürokratik sınıfın oluşturulması için şimdi mevcut olanağın kaldırılmasını hedefliyorlar. Muhtemelen bütün siyasi güçler Yüksek Yargı Kurulu’nda reformlar yapılmasına eğilim gösterecekler. Ancak GERB, BSP ve HÖH gibi temel siyasi güçler, adalet sistemindeki konumlarını korumak için çok uyanık davranacaklar. En büyük siyasi güçlerin adalet erkinde kendi lobileri olduğu ve bunlara dokunmakta yarar görmedikleri için Meclis’teki neredeyse bütün siyasi güçlerin milletvekilleri, adalet sisteminin işleyişinde radikal değişiklikler beklemediklerini açıkça belirtiyorlar.AB Komisyonu’nun da çoktan beri uygulanmasını ısrarla istediği bu övülesi girişimden eninde sonunda nelerin meydana geleceğini danışma görüşmeleri esnasında ve sonrasında anlayacağız."

"BNR / Bulgaristan Radyosu"

ÇUVALDIZA EYVALLAH DA...

"Herkesin siyaset profesörü, spor yorumcusu, din âlimi olduğu yerde, eleştiri adeta toplumun genetiğine kadar işliyor.
Hal böyle olunca da insanlarımız sınırsız eleştiri haklarını en acımasız şekilde son damlasına kadar kullanmaktan inanılmaz bir haz alıyorlar…
Hele bir de söz konusu medya ve gazetecilerse neredeyse beş vakit tenkit etmek farz gibi düşünülüyor herhalde…
Eğer gazeteciysen;
Ya yandaşsın ya candaş,
Ya paralelcisin ya havuzcu,
Ya cuntacısın ya vatan haini,
Ya yalakasın ya kalemşör.
Ya onun adamısın ya bunun…
Yani sen sen değilsin.
Düşünen, fikir üreten değil, sana dikta edilenleri yazan kâtipsin.
Gazetecilik değil, birilerinin borazanlığını yapıyorsun…"
Bunların hepsini ve çok daha fazlasını her gün defalarca duyuyoruz.
Bana söylemiyorsa, başka bir kurumda çalışan bir arkadaşıma söylüyor.
Onu yaftalamıyorsa, ötekini yaftalıyor…
Eğer gazeteciysen sana herkesin her şeyi söyleme hakkı anayasal güvence altında…"

Rıdvan Tümenoğlu,
"Dombıra"
09:02 | 1 yorum |

16 milyon euro'luk 'plaka' vurgunu!

Bulgaristan'da geçen Kasım ayınca kurulan yeni hükümet, yolsuzluk ve Kaçakçılığa karşı aldığı önlemler kapsamında, tarihinin en büyük sigara kaçakçılığı şebekesini ortaya çıkardı. Ayda 80 TIR'ın kullanıldığı kaçakçılık şebekesinin liderinin ise Bulgar gizli servisi üyesi olduğu belirlendi. Bulgard 168 Chasa gazetesinin haberine göre şebekenin lideri Nikolay Dmitrov Nikolov, ya da bilinen adıyla sigara kaçakçılığının kralı 'Pascal'. Pascal'ın Türkiye üzerinden yapılan sigara kaçakçılığını 25 yıldan beri sürdürdüğü ve bu yoldan milyar doların üzerinde kazanç sağladığına dikkat çekildi.
160 TIR sigara gitti
Haberde Türkiye üzerinden kaçakçılık detaylı bir şekilde anlatıldı. Buna göre, Ukrayna'daki fabrikalarda üretilen Çin menşeili sigaralar gemi yoluyla boğazları geçerek Mersin limanına getiriliyor. Buradan Bulgar ve Türk plakalı TIR'lara yüklenen sigaralar, resmi evraklarla Bulgaristan'a yola çıkıyor. Türk topraklarında tüm evraklar yasal olduğu için dokunulamayan sigara yüklü TIR'lar Edirne'ye kadar geldikten sonra Kapıkule Sınırı'ndan Bulgaristan'a giriş yapıyor. Sınırın Bulgar tarafına geçtiğinde ise TIR'ın plakaları Bulgar gümrük yetkilisi tarafından değiştiriliyor. Kameraların olmadığı bölümde yapılan bu plaka değişim operasyonundan sonra TIR, Bulgaristan'a 'transit' geçiş için giriyor. Hiç bir kontrolden geçmeyen sigara yüklü TIR'lar daha sonra bir otomobilin eskortluğunda Bulgaristan'a girerek ortadan kayboluyor. Türkiye'den son 1 yıl içinde 150 ila 160 sigara yüklü TIR'ın Bulgaristan'a giriş yaptığı belirlendi. Gazeteye göre, ortadan kaybolan tırlar Bulgaristan'ın Filibe kentine giderek burada yükünü indiriyor.

Memura 5 bin dolar rüşvet
Haberde ayrıca Türk hükümetinin defalarca kaçakçılık yapılan TIR'ların plakalarını Bulgar makamlarına ilettiği, ancak bu uyarı evraklarının, rüşvet alan görevliler tarafından imha edildiği belirtildi. Türk yetkililerin kaçakçılığa yardım eden Bulgar gümrük görevlilerinin fotoğraflarını gönderdikten sonra operasyon için düğmeye basıldığı belirtildi.


Soruşturmayı derinleştiren Bulgar yetkililer, eski istihbarat ajanı Pascal'ın Bulgar gizli servisi içinde 'ekonomik polis' olarak görev yaptığı ve kaçakçılıkla ilgili çalışan herkesi maaşla kendisine bağladığı tespit edildi. Pascal'ın ayrıca Bulgar gümrüğünde görevli tüm memurlardan kendisine bir ekip kurduğu ve kaçakçılık faaliyetlerini de bu ekip sayesinde sorunsuz yaptığı ortaya çıktı.
Kaçak sigara yüklü TIR'ların Bulgar sınırına ulaştığında görevlilere 'Bu bizim TIR' dediği ve daha sonra da işlem ve kontrol yapılmadan 15 dakika gibi çok kısa süre içinde ülkeye giriş yaptığı belirlenirken, bu işlemleri yapan gümrük görevlisinin de TIR başına 5 bin dolar aldığı ortaya çıkarıldı. Bulgar polisi operasyon kapsamında şebekenin sigara kaçakçılığı için kullandığı Filibe'deki iki depoyu da bastı. Depolarda on milyonlarca euro değerinde kaçak sigaraya el konuldu.

Almanya ve Avusturya ana pazar
Bulgaristan'daki depolardan haftada 4 kaçak sigara yüklü TIR'ın Avusturya ve Almanya'ya gönderildiği, şebekenin tek haftalık seferden 4 milyon euro elde ettiği tespit edildi. Sigaraların bir kısmının da iç pazara ve Yunanistan'a ayrıldığı açıklandı. Yunanistan'a sigara kaçakçılığı için Pascal'ın aylık 1 milyon euro rüşvet verdiği kaydedildi.
6 görevli yakalandı
Türkiye'nin uyarıları üzerine tampon bölgeye konulan gizli kameralar plakaların ambalaj lastiğiyle nasıl değiştirildiğini ortaya çıkardı. Kapıkule'nin karşısındaki Kapitan Andreevo sınırına mart sonunda yapılan baskında 13 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 6'sı tutuklandı. Tutuklananlar arasında bir sınır polisi, biri vardiya amiri 5 gümrük memuru bulunuyor.
Türkiye uydudan takip ediyor
Türkiye üzerinden Bulgaristan aracılığıyla Avrupa'ya yapılan sigara kaçakçılığında 2009 yılından beri büyük bir artış gözleniyor. Türk yetkililer, sigara kaçakçılığının her aşamasını biliyor ama Türk topraklarını kullanan TIR'ların hepsi yasal evrağa sahip olduğu için hiç bir yapamıyor. Sadece Bulgaristan ile ikili anlaşmalar çerçevesinde bu TIR'ların sigara taşıdıklarına dair Bulgar makamlarına bildirimde bulunuyor. Mersin'den hareket eden TIR'lar ise Türk topraklarında uydudan an be an takip ediliyor. Böylece kaçak sigaraların Türkiye'ye girişine izin verilmiyor. Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü, Kapıkule Mülki İdare Amirliği yetkililerinden ve valiliğin resmi tercümanı Nurettin Karademir, "Kaçak sigara yüklü TIR'ların Türkiye rotaları uydudan takip ediliyor. Sigara taşıdıklarına dair evrakları var. O yüzden müdahale edemiyoruz. Sadece Bulgar tarafına bildirmekle yetiniyoruz. Ama tampon bölgede plaka değiştiriliyor" diye konuştu.
08:50 | 0 yorum |

Kırcaalili Gürsel Dönmez Bursa’dan Milletvekili Adayı Oldu

8 Nisan 2015 Çarşamba |

01.07.1964 Kırcaali doğumlu. Ailesi, Bulgaristan’dan Bursa’ya 1969 yılında göç etti. Dost ve akraba çevresinin çok büyük kısmı Bursa’da yaşıyor.
Evli. Eşi, tezhip sanatçısı. Çok iyi derecede Almanca ve iyi derecede İngilizce bilir. Eski gazeteci, dergi yayıncısı, bilim adamı, edebiyatçı ve çok sayıda sivil toplum teşkilatında çalışan bir aktivist. Yayınlanmış bilimsel makaleleri ve kitapları var. Siyaset Bilimi, Sosyoloji, Ekonomi, Tarih, Kültür, Felsefe ve Edebiyat alanlarında okur, yazar ve düşünür. Fırsat buldukça, hobi olarak resim yapar. Yüzmeyi sever.
Sakarya-Arifiye Öğretmen Lisesi (1982) ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1986) mezunu. 1987’de Viyana’ya gitti. Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde yüksek lisans ve bir süre özel sektörde yöneticilik yaptı.
1993-98 arası Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde Genel Sosyoloji ve Metodoloji Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 28 Şubat sürecinde malum sebeplerden dolayı istifa etti. Bu esnada Viyana Ekonomi Üniversitesi Felsefe ve İktisat Sosyolojisi Enstitüleri’nde başladığı doktorasını 1999’da tamamladı.
Yeni Şafak gazetesinin kuruluş döneminde Abdullah Gürsel imzasıyla dış politika konularında köşe yazıları yazdı. Dergilerde, denemeler ve şiirler yayınladı. 2001-2009 arasında Almanca, Türkçe ve İngilizce makaleler yayınlayan Euro Agenda – Avrupa Günlüğü dergisinin yayıncılığını ve editörlük görevini yürüttü. Hayatının yaklaşık 20 yılı Viyana’da geçti.
2009-2015 arasında Başbakanlık bürokratı olarak, Balkanlar ve Yurtdışı Türkler konularında üst düzey diplomatik görevler yürüttü. 2015 Şubat ayında, AK Parti Bursa Milletvekili Aday Adayı oldu.
21:51 | 1 yorum |

Büyükelçi Gökçe: ''Skat'ın haberi yönlendirmeye matuf planlı ve maksatlı''

5 Nisan 2015 Pazar |

''Skat TV’nin 31 Mart 2015 tarihli yayınında yer verdiği "Türk Büyükelçisi skandal konuşmasında vakıf gayrımenkullerinin iade edilmesi gerektiğini söyledi” başlıklı habere ilişkin olarak, Bulgaristan kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamak üzere aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. 

lusal ve Dünya Ekonomi Üniversitesi’nde T.C. Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe tarafından yapılan “Türkiye-Bulgaristan İlişkilerinde İşbirliği Perspektifleri” konulu konuşma sırasında, Skat TV muhabiri olduğunu belirten bir kişi tarafından yöneltilen sorunun ve Büyükelçi Gökçe tarafından verilen yanıtın içeriğinin, Skat TV’de yayınlanan haberde, çok büyük ölçüde çarpıtılarak, tahrif edilerek ve değiştirilerek verildiği hayret ve üzüntüyle görülmüştür.

Kamuoyunu yanlış yönlendirmeye matuf planlı ve maksatlı bu haberin, sorumlu, tarafsız ve ilkeli yayıncılık anlayışıyla hiçbir şekilde bağdaşmadığı, ahlaki ve iyiniyetli olmadığı açıktır.

Büyükelçi Gökçe’ye atfen yayınlanan bahsekonu haberin içeriğinin büyük ölçüde gerçek dışı olduğunun bilinmesinde yarar görülmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''


ПРЕССЪОБЩЕНИЕ НА ПОСОЛСТВОТО НА РЕПУБЛИКА ТУРЦИЯ В СОФИЯ

С цел правилното информиране на българската общественост, Посолство на Република Турция в София счита за необходимо да направи следното уточнение по повод новина със заглавие „В скандална реч турският посланик поиска връщането на вакъфските имоти“, излъчена по телевизия СКАТ на 31 март 2015 г.:

С изненада и съжаление констатирахме, че зададеният въпрос от лице, представило се за репортер на телевизия СКАТ, както и съдържанието на отговора на посланика на Република Турция в София Сюлейман Гьокче по време на лекцията на тема „Перспективи за сътрудничество в отношенията между Турция и България“, изнесена на 31 март 2015 г. по покана на УНСС и впоследствие излъчени по телевизия СКАТ на същата дата, в голяма степен са изопачени, манипулирани и променени.

Видно е че гореспоменатата новина е представена преднамерено, с цел да заблуди общественото мнение и по никакъв начин не отговаря на разбирането за отговорна, безпристрастна и принципна журналистика, както и че е отразена неетично и недобронамерено. 

В тази връзка считаме за полезно обществото да бъде информирано, че съдържанието на новината, в която се цитира посланик Гьокче, в голяма степен не отразява истината.

София, 03 април  2015 г.   
11:22 | 0 yorum |

Bulgaristan Türkleri haklarından habersiz

Doç. Dr. İbrahim Yalımov'un "Bulgaristan'da Azınlık Hak ve Özgürlükleri Sorunu" adıyla yayınlanan kitabının tanıtım toplantısı Sofya'da yapıldı. Kitap, AB üyesi Bulgaristan’da yaşanan asimilasyon dönemleri, kısıtlamalar, yasaklar ve azınlık hakları ihlallerine dikkat çekiyor.

Azınlık hak ve özgürlükleri konusu, Bulgaristan gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Bu gündemle yoğrulan Sofya'da Doç. Dr. İbrahim Yalımov'un “Bulgaristan Azınlık Hak ve Özgürlükleri Sorunu” adını taşıyan bir kitabı yayınladı.

Yalımov'un kitabında, Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan’da yaşanan asimilasyon dönemleri, kısıtlamalar, yasaklar ve azınlık hakları ihlaliyle ilgili örnekler yer alıyor. Kültürel Etkileşim Derneği'nin desteğiyle, “Müslümanlar Diyaneti Başmüftülüğü” tarafından yayınlanan kitap, Sofya'da Türk okurlara tanıtıldı.

MÜSLÜMAN BÖLGELERDE İŞSİZLİK VAR

Toplantıda, kitapta ele alınan başlıca konular ile azınlık haklarının, günümüzdeki durumuna da dikkat çekildi. Doç. Dr. İbrahim Yalımov, Müslümanların yoğun olduğu bölgelerde, işsizlik, fakirliğin had safhada olduğunu, insanların geçimlerinin son derece zorlaştığını söylerken, “Benim açımdan Bulgaristan Türklerinin en önemli sorunu kimlik sorunu ve kültürel haklardır” dedi.


Yalımov, Bulgaristan'daki Türklerin anadilde eğitim alma haklarının engellendiğini, anayasının hak tanımasına rağmen bu konuda bir ilerleme kaydedilemediğini ifade ederken, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Anayasanın 36. maddesi bize anadilimizi öğrenme hakkı tanıyor. Fakat uygulamada biz bu haktan tam olarak yararlanamıyoruz. Bu hakkı elde ettiğimiz yıllarda 114 bin çocuk Türkçe eğitimi alıyordu. Şimdi ise bu sınıflarda binlerce genç bulunuyor. Din eğitimi de buna benzemekte. Bulgaristan'da bazılarına göre 200 bin, bazılarına göre 250 bin Müslüman çocuğu var. Bunların yalnızca yüzde 5,6'sı din eğitimi görebiliyor.”

HAKLAR VERİLMEZ, ALINIR

Yalımov, Bulgaristan'da 1989 yılında yaşanan zorunlu göç sonucu sayıları azalan eğitimli Türklerin, bugün neredeyse yüzde 60’ının kimlik, öz benlik, dil ve din sorunlarının yanı sıra azınlık haklarının da bilincinde olmadığını vurguladı. Yalımov sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizim insanlarımızın ezici çoğunluğu kendi haklarını bilmiyor. Hangi haklar onlara verildiğini, hangi yasada onların belirtildiğini, hakları çiğnendiği zaman nereye başvuracaklarını bilmiyorlar. Bu kitabı Türkçe'de mümkün mertebe daha basit bir şekilde kaleme aldım. İnsanlara mesajım şu, “Haklar verilmez, alınır.”


İbrahim Yalımov'un bu önemli eserinin tanıtım toplantısına, sivil toplum kuruluşlarından gelen davetlilerin yanı sıra Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi Milletvekili Çetin Kazak da katıldı.
11:06 | 2 yorum |

Remzi Osman dönüyor...

1 Nisan 2015 Çarşamba |

Uzun süredir sessizliğini koruyan eski milletvekili Remzi Osman'ın Enerji ve Su Regulasyonu Komisyonu'nda (DKEVR) görev alacağı bildirildi. 
Son parlamento seçimlerinde HÖH listelerinden aday olmayan Remzi Osman'ın başka partiye geçtiği yönünde spekulasyonlar yapılıyordu. Son gelen bu haberle Osman'ın partisi HÖH'e sadık kaldığı kaydedildi. 

 24kırcaali
14:37 | 1 yorum |

'Türk olduğumuz için mi yardım etmiyorlar?'

Son yağışlardan sonra heyelan yüzünden 60 ev zarar gören Kırcaali'nin Sipey Köyü muhtarı Seyhan Mehmed, ilgili devlet kurumlarından yardım gelmediğinibelirterek ''Türk olduğumuz için mi yardım etmiyorlar'' diye soruyor. 

Yardım konusunda ilgili kuruluşlara gönderilmek üzere imza toplamaya başlayan Mehmed, bir hafta daha bekleyeceklerini ve yardım yapılmaması durumunda protesto gösterileri düzenleyeceklerini kaydetti. 


14:33 | 0 yorum |

Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi, Alevi Toplumunun Temsilcileriyle Görüştü

28 Mart 2015 Cumartesi |

Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe ve Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş, Kırcaali'nin Mandacı köyünde bulunan Elmalı Baba Türbesini ziyaret etti ve Alevi sivil toplum örgütü temsilcileriyle bir araya geldi.
Büyükelçi Gökçe ve Başkonsolos Aktaş, Elmalı Baba Tekkesi Başkanı ve Alevi dedesi Mehmedali Halife, Güney Bulgaristan Cem Vakfı Başkanı Mustafa Mustafa ve Başkan Yardımcısı Mustafa Ahmet'in yanı sıra bölge müftüleri ve Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi belediye başkanları tarafından karşılandı.
Büyükelçi Süleyman Gökçe, burada yaptığı konuşmada Bulgaristan'da yaşayan soydaşların, gençlerin ve çocukların refahı ve mutluluğunun kendileri için son derece önemli olduğunu belirterek, "Birlik, beraberlik ve kardeşliğin önemini idrak eden, farkında olan ve bilen gençlerimizi hep birlikte yetiştireceğiz" dedi.
Büyükeçli Gökçe, soydaşların Bulgaristan'daki mevcudiyetlerini koruyacak, dinlerine, dillerine, örf ve adetlerine her zaman olduğu gibi sahip çıkacak, geliştirecek ve tanıtacak nesillerin mevcudiyeti kendileri için mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.
"Dilinizin, dininizin, kültürünüzün ve değerlerinizin korunmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında tabiatıyla her zaman ve her daim sizler öncülük edeceksiniz, bizler de destekçiniz olacağız" diyen Gökçe, yüzyıllar boyunca bu topraklarda hoşgörüyü erdemi, irfanı ve insan sevgisini vaaz eden Elmalı Baba'nın türbesinde bulunmanın kendisi için ayrıcalık olduğunu vurguladı.
Gökçe, Alevi toplumunun temsilcilerine seslenerek Türkiye'nin daima yanlarında olacağını ifade ederek "Sizinle aynı yemeğe, aynı lokmaya ortak olmaktan memnuniyet ve bahtiyarlık duyuyoruz" dedi.
Büyükelçi Süleyman Gökçe'nin Elmalı Baba Türbesini ziyaret etmesinden son derece memnun kaldıklarını söyleyen Alevi toplumunun temsilcileri ise ilk defa bir Türk büyükelçisinin kendilerini ziyaret ettiğine dikkat çekti.
AA
22:00 | 0 yorum |

Büyükelçi ve Başkonsolos Kırcaali bölgesinde vatandaşlarla görüştü

Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe ve Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş, Kırcaali bölgesinde temaslarda bulunarak vatandaşlarla görüştü. 
Mestanlı İlçesi Mandacı Köyü’nde bulunan Elmalı Baba Tekkesi’ni ziyaret eden Gökçe ve Aktaş, ardından geçtiğimiz günlerde meydana gelen toprak kaymasından etkilenen Kırcaali’ye bağlı Durhanlar (Sipey) Köyü’nü ziyaret etti. Diplomatlar, soydaşlarımıza geçmiş olsun dileklerini iletti. 











Büyükelçi Gökçe ve Başkonsolos Aktaş, Kırcaali ziyareti kapsamında tarihi Kırcaali Medresesi’ni de ziyaret etti.



20:32 | 0 yorum |

Borisov ve Erdoğan telefon görüşmesinde ihraacatı onayladı

27 Mart 2015 Cuma |

Başbakan Boyko Borisov ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan telefon görüşmesinde, Bulgaristan'dan Türkiye'ye canlı hayvan ihracaatı yapılması mutabakatı onayladındı.

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Desislava Taneva Türk mevkidaşı ile yapılan  iklili  ve nezaret edilen teknik içerikli görüşmelerin ardından Türk tarafı ile hayvansal ve diğer bazı ürünlerin ihracatı imkanları ile pazara ilişkin  konularda görüş teatisinde bulunduklarını ve mutabakata varılarak Türk pazarının bu ürün grupları için Bulgar üreticilere açılacağını ifade etti.

İki bakanın görüşmesinin ardından Başbakan Boyko Borisov ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında bir telefon görüşmesi yapıldı. Borisov ve Erdoğan, Bulgaristan'dan Türkiye'ye canlı hayvan ihracaatı yapılması mutabakatını onayladı.

'ALTIN GÖL' UYGULAMADAN KALKIYOR

Desislava Taneva, sınırdaki dezenfekte ünitelerinin karşılklı olarak kaldırılacağını ve veterinerlerce ihtiyaç duyulması ve mutabık kalınması halinde yeniden açılabileceğini belirterek, transit olarak Bulgaristanı geçecek meyve sebze  yüklü araçların işlemlerinin, AB normları çerçevesinde,  olabildiğince kolaylaştırılarak sürecin hızlandırılmasının Bulgar makamlarınca  taahhüt edildiğini kaydetti.


Taneva, uzun bir aradan sonra Bulgar üretici ve ihracatçıları için Türk pazarının yeniden açılabileceğini düşündüğünü ifade etti. 

Ajans Bg
22:33 | 0 yorum |

Filibe Başkonsolosu Aktaş: Hasköy Belediyesi'ne ''baskı yapıldığı'' iddiası gerçek dışıdır

26 Mart 2015 Perşembe |

Türkiye'nn Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş, konsolosluğun Hasköy'deki (Haskovo) bir parkın ismi konusunda yerel makamlara baskı yaptığı iddialarının doğruyu yansıtmadiğını belirtti.

Trud Gazetesi tarafından yayınlanan, ardından da Cihan Haber Ajansı tarafından Türkçe olarak sunulan haberdeki iddialar hakkında Başkonsolos Aktaş, şu açıklamayı yaptı:

''25-26 Mart 2015 tarihlerinde gazetenizde ve bazı basın-yayın organlarında ''Türkiye Hasköy'deki bir parka ''Ermeniler'' ismi verilmemesi için baskı yapıyor'' başlıklı haberdeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Hasköy Belediyesi'nin resmi web sitesinde duyurulduğu üzere, Hasköy'deki bir parka isim verilmesi, tabiatıyla Hasköy halkının seçtiği Belediye Meclisi'nin takdiridir. Ancak basına yansıdığı üzere, bu karara gerekçe olarak, Türkiye'yi ilgilendiren 1915 olayları hakkında gerçek dışı ve tek yanlı iddiaların gösterilmesi kabul edilemez bulunmaktadır.  Bu nedenle, Hasköy Belediye Meclisi'nin, üçüncü taraf olarak, dost ve komşu ülke Türkiye aleyhine bir karar almamasını umut ediyoruz.

Hasköy Belediyesi'ne ''baskı yapıldığı'' ve Türkiye Cumhuriyeti Filibe Başkonsolosluğu'nun yerel makamların kararlarına müdahalede bulunduğu iddiası tamamen dayanaksız, gerçek dışı, kamuoyunu yanlış yönlendirici ve üzüntü vericidir.

Diğer taraftan, yerel makamların Türkiye-Bulgarstan ikili ilişkilerine yansımaları olabilecek teşebbüsler hakkında Türkiye Cumhuriyeti konsolosluk temsilcilerinin girişimlerde bulunmaları ve ortaya çıkabilecek sorunlara dikkat çekmeleri görevleri arasındadır.

Türkiye Cumhuriyeti Filibe Başkonsolosluğu, dost, müttefik ve komşu ülke Bulgaristan'la ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla olağan ve dostane faaliyetlerine devam etmektedir.''

Ajans Bg
19:20 | 0 yorum |

Hasköy'de sözde Ermeni soykırımı gerginliği

25 Mart 2015 Çarşamba |

Türkiye, Bulgaristan'ın, güneydeki Haskovo (Hasköy) şehir parkının ismini 'Ermeniler' (Armentsi) olarak değiştirmek istemesini tepkiyle karşıladı. Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş, Kapıkule Sınır Kapısı'na 80 kilometre uzaklıktaki Haskovo'nun Belediye Başkanı Georgi İvanov ile görüşmede ısrar ettiğini ve derhal teklifin geri çekilmesini istedi.

Trud Gazetesine konuşan Haskovo Belediye Başkanı Georgi İvanov, "Yabancı devletin yerel siyasete müdahalede bulunmasını doğru bulmuyorum.'' diye konuştu. Haskovo'da çok sayıda Ermeni vatandaşın yaşadığına dikkat çeken İvanov, isim değiştirmek için yabancı bir devletten izin almayacaklarını söyledi.

Yıllar önce aşırı ırkçı ATAKA partisinin Ermeni soykırımı ile ilgili deklarasyona karşı çıktıklarını belirtien İvanov, ''ATAKA'nın teklifini reddederek, ilimizdeki Türk yerleşimlerinin isimlerini yine biz değiştirmedik. Çünkü Türk vatandaşları yaşamaktadır.'' ifadelerini kullandı.

Haskovo yerel meclisi, Ermeni'lerden gelen teklifi Cuma günü görüşmeye alacağını duyurdu. Haskovo'da 2011 genel sayımına göre 338 Ermeni yaşıyor.


CHA
22:27 | 0 yorum |

Bulgaristan hizmet borçlanmasından kimler nasıl yararlanabilir?

24 Mart 2015 Salı |

Bulgaristan’dan zorunlu göçle gelen vatandaşlarımıza tanınan ayrı bir borçlanma hakkı bulunuyor. 5754 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile Bulgaristan’dan 1/1/1989 - 8/5/2008 tarihleri arasında zorunlu göçe tabi tutularak ülkemize gelenlere, borçlanmanın genel kuralının aksine TC vatandaşı değil iken Bulgaristan’da o ülke vatandaşı iken geçirdikleri çalışma süreleri için borçlanma hakkı tanınmış bulunuyor. Bu ülkeden kendi istekleri ile gelerek Türk vatandaşlığına geçenlerin borçlanma talepleri ise reddediliyor.

Bu borçlanma hakkından faydalanmak;

1) 1/1/1989 tarihinden 8/5/2008 tarihine kadar geldikleri ülke tarafından zorunlu göçe tabi tutulmuş olmak,

2) Zorunlu göçten sonra Türk vatandaşı olmak,

3)  Türkiye’de ikamet etmek.

4) 2022 sayılı Kanun dahil Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık almamak,

5)  Geldikleri ülkedeki çalışma sürelerini belgelendirmek,

6)  Bulgaristan Hizmetlerini Borçlanma Talep Dilekçesi  ile yazılı istekte bulunmak,

koşullarını sağlamak gerekiyor. 

Bu başvuru sonucunda tahakkuk eden borçlanma tutarının ödenmesiyle de borçlanma tamamlanmış oluyor. 

Vatandaşlık Nedeninin Teyidi

T.C. Kimlik Numarası ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Kimlik Paylaşım Sisteminden Kurumca yapılacak sorgulama neticesinde Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneğinde “….. tarihli ve …. sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 2510 (veya 5543) sayılı İskan Kanununa istinaden Türk vatandaşlığına alınmıştır” ibaresi bulunanlar için ayrıca zorunlu göçe tabi tutulduklarını belgelendirme şartı gerekmiyor.
 
Ancak, nüfus kayıtlarında bu şekilde ibare bulunmuyorsa ilgililerden bu ibarenin nüfus kayıtlarına işlenmesi için müracaatta bulunmaları isteniyor. Ayrıca, zorunlu göçe tabi tutulduklarına dair kamu kurum ve kuruluşlarından sağlanacak bir belgenin SGK’ya ibrazı durumunda da borçlanma işleminin sonuçlandırılması gerekiyor.

Bulgaristan’dan temin edilen ve Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca çevirisi yapılmış hizmet belgesi ile Türkiye’deki nüfus kayıtlarında ad ve soyadı yönünden farklılık bulunması halinde, ilgiliden isim değişikliğini gösteren nüfus müdürlüğünden onaylı bir belgenin de SGK birimlerine verilmesi isteniyor. 

Ev Hanımlığı Borçlanması Yok

5510 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinde borçlanma kapsamında yalnızca çalışma süreleri gösterildiğinden, bu çalışma süreleri arasında veya sonunda boşta geçen (çalışılmayan) sürelerle ev kadınlığında geçen süreler, borçlanma kapsamı dışında tutulacaktır.

Çifte Vatandaşlık Engel Değil
Müracaat sahiplerinin Türkiye’de ikamet adresleri Kimlik Paylaşım Sisteminden kontrol ediliyor, kaydı bulunmayanlardan, muhtarlıklardan alınacak İkametgâh Belgesi talep ediliyor.  Aynı zamanda Türk vatandaşlığı ile birlikte Bulgaristan vatandaşlığı devam edenler de söz konusu yasa ile getirilen düzenlemeden faydalanma hakkına sahip bulunuyor.

Sadece Bulgaristan Göçmenleri için geçerli

Diğer ülkelerden kendi istekleri ile ülkemize gelen soydaşlarımız (örneğin Ahıska veya Afgan Türkleri gibi) İskân Kanununa göre iskâna tabi tutulmuş olsa bile, zorunlu göç nedeniyle ülkemize gelmedikleri için bunların borçlanma talepleri reddedilecektir.

Borçlanma talebinde bulunanların 2022 sayılı Kanun dahil sosyal güvenlik kurumlarından gelir ve aylık alıp almadıkları ile ilgili olarak başvuru dilekçesi ile yapılan beyanın gerçeğe uygunluğu, sosyal güvenlik kuruluşlarının ilgili bilgisayar kayıtları ve web sayfalarından SGK’ca araştırılarak belirlendiğinden, ayrıca müracaatçılarca bu durumun belgelendirilmesi gerekmiyor.

Askerlik borçlanması da var

SGK’nın “Türk vatandaşlığına alınanlardan vatandaşlığa alındıkları tarihte 22 yaşını doldurmuş olanlardan geldikleri ülkelerde yaptıkları askerlik sürelerini belgeleyenler belgede kayıtlı süreyi, belgede kayıtlı sürenin olmaması veya Türkiye’deki emsallerinin yaptığı askerlik süresinden fazla olması hallerinde emsalleri kadar borçlandırılacaklardır…” hükmünü ifade eden 2008/111 sayılı Genelgesinde de belirtildiği üzere, askerlik belgesi olan belgedeki süre kadar belgesi olmayanlar da fiks olarak iki yıl değil yıl değil, doğum tarihlerine göre Türkiye’de 18 ay veya 20 ay askerlik yapma dönemlerine göre emsal doğum tarihli Türkler ne kadar askerlik yapıyorlarsa o kadar süre borçlanabilmeleri mümkün bulunuyor. 

Ölüm Aylığı için borçlanılamıyor

Geçici 6 ncı madde hükümleri uygulanmak suretiyle borçlandırılan hizmetler, yalnızca yaşlılık (emekli) aylığı bağlanmasında değerlendirileceğinden, malûllük ve ölüm aylığı bağlanmasında, bu şekilde borçlanılan hizmetler dikkate alınmıyor. Bu nedenle, Bulgaristan’da geçen hizmet sürelerinin hak sahiplerince borçlanmasına ilişkin talepler reddedilecektir. Ancak, borçlanma hakkından yararlanarak yaşlılık aylığı bağlanan sigortalının ölümü halinde, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacaktır.

Borçlanmadan vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli şartları yerine getirmeyenlere ve bunların varislerine yazılı talepleri üzerine yaptıkları ödemeler, faizsiz olarak TL cinsinden iade ediliyor.

Memurlar için Anlamı

1989 yılından itibaren zorunlu göç nedeni ile ülkemize gelip memuriyete atananlar için Bulgaristan borçlanması kısmi bir fayda sağlıyor. Memur maaşları ile Emekli Sandığı emekli maaşları arasında yaklaşık yüzde 40 oranında bir fark doğması memur olarak çalışanları emeklilikten uzak tuttuğu için Bulgaristan süresini borçlanıp hemen emekli olma yönünde bir gayrete neden olmuyor. Ancak istisnai olarak sağlık nedenleriyle veya ev ve çocuklarına daha fazla zaman ayırmayı düşünen kadın memurlar için emeklilik yönünde Bulgaristan borçlanması önemli bir fonksiyon olmayı sürdürüyor. 


Şevket Tezel
14:14 | 2 yorum |