Blogger tarafından desteklenmektedir.

Türkiye’de alınan Kovid-19 aşı sertifikaları Bulgaristan’da geçerli sayılıyor

19 Ağustos 2021 Perşembe

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye, Kuzey Makedonya ve Ukrayna'nın uyguladığı Kovid-19 aşı sertifikalarına "denklik" verilmesi kararı alındığını açıkladı.

Açıklamada, kararın 20 Ağustos itibarıyla geçerli olacağına işaret edilerek, 3 ülkenin AB aşı sertifikası sistemine bağlanacağı, verdikleri aşı sertifikalarının "AB Dijital COVID Sertifikası" ile aynı koşulları taşıyacağı ve AB ülkelerinde de kabul edileceği bildirildi.

Söz konusu 3 ülkenin AB'nin verdiği aşı sertifikasını tanıyacağı belirtilen açıklamada, uygulama ile karşılıklı biçimde güvenli seyahat gerçekleştirilmesinin kolaylaşacağı kaydedildi.

İkinci doz aşısı tamamlamış kişiler "COVID-19 Aşı Kartını" e-Nabız üzerinden veya Hayat Eve Sığar (HES) uygulamasından temin edebiliyor.

Söz konusu aşı sertifikası, ad, soyad, TC kimlik no, doğum tarihi, uygulanan aşıların türleri, üreticileri ve aşılanma tarihleri gibi çeşitli bilgileri içeriyor.

AB'nin salgında seyahatleri kolaylaştırmak için hazırladığı aşı sertifikası uygulaması, 1 Temmuz'da yürürlüğe girmişti.

Sertifikayla AB'de onaylı Kovid-19 aşılardan BioNTech-Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson and Johnson olmuş ve son dozun üzerinden 2 hafta geçmiş kişilere seyahatlerde ek test veya ilave kısıtlamalar uygulanmıyor.

Seyahatlerde sıklıkla kontrol edilen aşı sertifikası, tüm AB ülkeleriyle birlikte İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre'de geçerli oluyor.

Cumhurbaşkanı Radev, Türkiye sınırındaki Ortak Temas Merkezi'ni ziyaret etti

13 Ağustos 2021 Cuma

Ayrıca İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Petır Todorov konuya ilişkin yaptığı açıklamada ise son bir haftadır Bulgaristan'a yasa dışı şekilde giriş yapanların sayısının 302 olduğunu kaydetti. Bu sayının büyük bölümünü Afganistan'dan gelen genç erkeklerin oluşturduğunu ifade eden Todorov, yaş ortalamasının 16 ile 30 arasında olduğunu vurguladı.Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan arasında göçmen kaçakçılığı, terör ve organize suçlarla mücadele için kurulan Türkiye sınırındaki Ortak Temas Merkezi'ni ziyaret etti.

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'den, Kapıkule'nin Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo gümrüğünde 2016 yılında sınır polisi, göç, gümrük ve kolluk birimleri arasında gerçek zamanlı bilgi paylaşımı amacıyla kurulan Ortak Temas Merkezi'ni ziyaret etti. Merkeze ziyareti kapsamında incelemelerde bulunan Radev, olası mülteci akınıyla ilgili alınan tedbirleri yerinde denetledi. Radev sınır bölgesindeki incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada, yasa dışı göç karşısında etkili olabilmesi için Türkiye sınırında bulunan tel örgünün bakımına kaynak sağlanması gerektiğini belirtti.


Edirne'de Bulgar turistler Ulus Pazarı'na akın etti

 Edirne'de Cuma günleri kurulan Ulus Pazarı'nda Bulgar vatandaşlar ile gurbetçilerin yoğunluğu gözden kaçmadı.

Edirne'de gıdadan tekstile birçok ürünlerin bulunduğu Ulus Pazarı'nda Bulgar turistler ile gurbetçilerin yoğunluğu yaşandı. Çevre illerden, Yunanistan'dan, Bulgaristan'dan ve gurbetçilerin uğrak noktası olan Ulus Pazar'ı en yoğun günlerinden birini yaşadı. Bütün alışverişini yapmak için Bulgaristan'dan gelen Nikola Candua çok poşet ile evine döndüğünü belirterek "Boş geliyoruz, dolu gidiyoruz. Her fırsatta geliyoruz. Sağ olsun Türkiye" dedi. Her hafta kurulan Ulus Pazar'ında yoğunluğun yaşandığını dile getiren pazarcı esnafı "Bulgar kardeşlerimizin ekonomisi bize göre düzgün galiba paraları daha değerli olduğu için buradan gelip alışverişlerini yapıyorlar. Gelen turist vatandaşlarımız genellikle gıdaya daha ağırlık veriyorlar. Yaptığımız satışların yüzde ellisi Bulgar ve diğer turistlerden" ifadelerini kullandı.

iha

Bulgaristan'da Tatar topluluğu Tepreş Bayramını kutladı

7 Ağustos 2021 Cumartesi


Tepreş Bayramını, Şumnu’ya bağlı Atçiftliği (Konyovetz) köyünde kutlandı.

Gelenek gereği Bulgaristan’da mayıs ayı sonlarında idrak edilen Tepreş bayramına ülkede yaşayan Tatar topluluğu tarafından büyük ilgi duyulmakta. 

Tepreş’in bu yılki organizasyonunu, Yenice köy (Tzarev Brod) Tatar topluluğun ve Bahtişen Kaya hanımefendinin sağladıkları katkılarla gereçekleştirildi.

Atçiftliği köyü (Konyovetz) yaylasında düzenlenen etkilikte konuşan Hak ve Özgürlükler Hareketi Başkan Yardımcısı Ahmed Ahmedov ve T.C. Burgaz Başkonsolosu Senem Güzel hanımefendi, Tatar toplumunun Tepreş bayramını kutlayıp, sağlık, bereket ve esenlikler dileklerinde bulundular.

Önemli katılımcılar arasında, Romanya ve Türkiye'den gelen Tatar dernekleri temsilcileri, Eski Şumnu Türk Tiyatrosu sanatçısı Emel Tabakova, Dobriç Mevlânâ Halk Kültürevi sekreteri Nurten Köse ve kültürevine bağlı folklor grubu, Rusçuk Güneş Halk Kültürevi Başkanı Aygül Mehmedova, Hezargrad, Silistre ve Şumnu bölgesinden etkinliğe katılanlar vardı.

Tepreş’in en heyecanlı anı düzenlenen at koşuları ve cirit atmaktı.

‘Unutulmaya yüz tutumuş yerli ve Kırım Tatarları geleneklerini genç nesillere aktarmak görev ve vazifemiz olmalı’ diyen Bahtişen Kaya, tüm katılımcılara Kırım Tatarlarına has yemekler ve tatlı çeşitleri ikram etti. Tatar halk müziği ve halk oyunları sergilendi.

İbram Ahmed

Bulgaristan’dan Türkiye’ye yardım teklifi

3 Ağustos 2021 Salı

Türkiye'de geçen hafta içerisinde başlayan orman yangınları bazı bölgelerde tüm şiddetiyle devam ederken Bulgaristan’dan yardım teklifi geldi.

Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bugün gerçekleştirdiği telefon görüşmesi sirasinda İhtiyaç duyulması halinde meydana gelen zararların giderilmesi için yardım etmeye hazır olduklarını söyledi.

 Orman yangınlarında hayatını kaybeden vatandaşlar için taziyelerini sunan Rumen Radev ‘Türkiye’deki durumu endişeyle izliyoruz. En kısa zamanda kontrol altına alınmasını umuyoruz’ dedi.

İki cumhurbaşkanı, telefon görüşmesi sırasında orman yangınlarını yanı sıra mülteci akını konusunu da ele aldı.

Radev, İran sınırında artan mülteci akınını kontrol altında tutmak için Türkiye’nin çabalarını takdir ettiklerini belirterek, Türkiye’den düzensiz göçle ilgili 2016 yılında AB ile imzaladığı anlaşmalara uymaya devam etmesini beklediklerini vurguladı.

Dr. Sadık Ahmet ölümünün 26. yılında Batı Trakya'da anıldı

24 Temmuz 2021 Cumartesi



Batı Trakya Türkleri'nin hakları için verdiği mücadelelerle tanınan, 24 Temmuz 1995 tarihinde hayatını kaybeden Dr. Sadık Ahmet  26. ölüm yıl dönümünde anıldı.

 Anma toplantısına Bulgaristan’dan milletvekilleri ve belediye başkanları da katıldı.

 Ajans Bulgaristan

 

DR. SADIK AHMET KİMDİR?

Dr. Sadık Ahmet, Batı Trakya'daki Gümülcine vilayetinin Küçük Sirkeli köyünde 1947 yılında dünyaya geldi.

Ankara ve Selanik'teki tıp öğreniminin ardından, yaklaşık 3 yıl Yunan ordusunda zorunlu askerlik görevini yaptı.

 1978'de baba ocağına hekim olarak dönen Ahmet, 1985'te Batı Trakya'daki hak ihlallerine dikkati çekmek için imza kampanyası başlattı bu nedenle de 1988'de 30 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Sadık Ahmet 1990 yılında da, Batı Trakya Türkleri'ne "Türk" diye hitap ettiği için yine hapis cezasına çarptırıldı.

Hapse girmeden önce, "Sadece Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak suçsa, şunu tekrarlıyorum Türk'üm ve öyle kalacağım." şeklindeki destansı sözleriyle hatırlanan Dr. Ahmet'in Gümülcine'de görülen mahkemesine binlerce kişi akın etti.

Ahmet'e destek için binanın dışında "Biz Türk'üz" sloganları atıldı.

SEÇİMLERE KATILMASIN DİYE

Yunanistan'da 1989 yazı ve 1990 baharında düzenlenen genel seçimlerde aldığı yüksek oranda oylarla, bağımsız milletvekili olarak meclise giren Dr. Sadık Ahmet, 1991'de Batı Trakya Türklerinin ilk ve tek siyasi partisi, Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisi'ni (DEB) kurdu.

Ahmet'in seçilmesini engellemek için hem siyasi partilere hem de bağımsız adaylara seçim barajı koyan Yunanistan, yüzde 3'lük bu barajı bugün de yürürlükten kaldırmadı.

Sadık Ahmet, Batı Trakya'daki azınlığın haklarını koruyan Lozan Barış Anlaşması'nın 73. yıl dönümünde 24 Temmuz 1995'te henüz 48 yaşındayken şüpheli bir trafik kazasında yaşamını yitirdi.

1990'ların başından bu yana, Batı Trakya'da Türklerin gördüğü baskı giderek azaldı ve vatandaşlık haklarının eski hale getirilmesinde kayda değer gelişmeler oldu.

Bununla birlikte Yunanistan, Batı Trakya'daki Türklerin etnik kimliğini halen reddediyor. Ülkede, adında "Türk" kelimesi bulunan derneklerin kurulması halen yasak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2008'de Yunanistan aleyhine verdiği kararda, derneklerin isimlerinde "Türk" sözcüğünü taşıma hakları bulunduğunu hükme bağlamasına rağmen Yunanistan bu hakkı Türklere tanımamakta direniyor.

Milliyetçiler Türklerin bayram şenliğinden rahatsız oldu

Dobriç Mevlana Halk Kültür Evi’nin düzenlediği bayram şenliğinden rahatsız olan aşırı milliyetçiler, ‘yüksek sesli müzik var uyuyamıyoruz’ diye polise şikayette bulundu.

Kurban Bayramı için folklor ekiplerinin de yer aldığı Halk Kültür Evi’nin önünde bir program düzenleyen bölgedeki Türkler, aşırı milliyetçiler tarafından ‘çok ses geliyor uyuyamıyoruz’ gerekçesiyle polise şikayet edildi.

Şikayet üzerine bayram programının düzenlediği yere gelen bir polis ekibi, bayram programı için belediyeden izin alınıp alınmadığını sordu ve tutanak tuttu.

Ajans Bulgaristan

Bulgaristan'ın yeni parlamentosu ilk oturumunu yaptı

21 Temmuz 2021 Çarşamba

Bulgaristan'da 11 Temmuz'da yapılan erken genel seçimin ardından oluşturulan 46. Dönem Parlamentosu, ilk oturumunu gerçekleştirdi.

 Cumhurbaşkanı Rumen Radev, oturum öncesi basına yaptığı açıklamada, "Umutlarımızı birleştiren gün bugün." dedi.

 Parlamenter demokrasinin yeniden hak ettiği üstünlüğüne kavuşacağını umut ettiğini belirten Radev, "Ülkemizdeki adalet sistemi, yolsuzlukla mücadele ve medya özgürlüğü sorunları konusunda yurt içinden ve dışından gelen endişe verici uyarılar, artık bir değişime vesile olmalı." diye konuştu.

 240 üyeli parlamentonun ilk oturumuna katılan 214 milletvekilinin yemin töreni sonrası mecliste temsil edilen 6 parti ve ittifakın liderleri açıklamalarda bulundu.

Mecliste 65 sandalyeyle en büyük grup olan, popülist şovmen Slavi Trifonov'un Böyle Bir Halk Var (ITN) isimli partisinin başkan yardımcısı Toşko Yordanov, 15 güne kadar diğer siyasi güçlerle müzakere yaparak kabine taslağı sunacaklarını bildirdi. Yordanov, ülkeyi 12 yıldır yöneten eski Başbakan Boyko Borisov'un lideri olduğu Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) partisinin parlamentodaki tüm güçler tarafından boykot edildiğine vurgu yaptı.

GERB adına konuşan milletvekili Desislava Atanasova, yapılan erken genel seçimin amacının GERB partisini siyasetten dışlamak olduğunu, buna rağmen partisinin güçlü ve yapıcı bir muhalefet olacağını söyledi.

Rusya yanlısı Bulgaristan Sosyalist Partisinin lideri Korneliya Ninova, diyalog istemeyen güçlerden oluşan yeni parlamentonun sosyal sorunlara önem vermesi gerektiğini savundu.

Borisov'a karşı bir yıl süren sokak protestolara öncülük eden Demokratik Bulgaristan koalisyonu lideri Hristo İvanov, ülkenin siyasi krizde olduğunu ifade etti.

Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisinin lideri Mustafa Karadayı da ülkedeki Türk ve Müslümanların Kurban Bayramı'nı kutlayarak, Bulgaristan'ı krizden çıkaracak bir hükümetin kurulması için çaba göstereceklerin dile getirdi.

Karadayı, parlamentoda 29 milletvekili ile 5. siyasi güç konumunda bulunan HÖH'ün yeni parlamentodaki hedeflerini anlatırken şunları söyledi:

"Biz, sadece iktidarda olmak uğuruna iktidara katılmak istemeyiz. Amacımız, her bir Bulgaristan vatandaşının onurlu bir hayat sürdürebilmesidir. Vatandaşlar artık seçimden seçime gitmekten yıprandı. İktidara gelenler, işine sıkı sıkıya sarılıp kaybedecek zamanları olmadığını şimdiden bilmeli."

Konuşmaların ardından yapılan oylamada ITN milletvekili İva Miteva parlamento başkanlığına seçildi.

Bulgaristan'da yeni dönem

Bulgaristan'da 4 Nisan'da yapılan olağan parlamento seçiminin ardından yine 6 siyasi parti ve ittifak, yüzde 4 barajını aşarak temsil edilme hakkı kazanmıştı. Fakat yeni hükümet kurulamamış, Cumhurbaşkanı Rumen Radev meclisi feshederek, 11 Temmuz için erken seçim kararı almıştı.

Radev, Stefan Yanev'i geçici hükümetin başbakanı olarak görevlendirmişti.

Erken genel seçimi kazanan ITN'nin lideri, popülist şovmen Slavi Trifonov, seçim sonuçlarını beklemeden ve diğer siyasi güçlerle müzakere etmeden bir kabine listesi açıklamıştı. Trifonov, kendi özel televizyon kanalından duyurduğu listenin ülkenin siyasi ahlak ve geleneğine göre kurulmadığını anlayınca teklifini geri çekmişti.

AA


Türkiye’ye Gelişler Bu Yıl Arttı

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren Kurban Bayramı dolayısıyla tebrik mesajı yayımladı. YTB Başkanı Abdullah Eren Kurban Bayramı dolayısıyla yurt dışındaki vatandaşlarımızın, soydaş ve akraba topluluklarımızın ve uluslararası öğrencilerin bayramını kutladığı bir mesaj yayımladı. 

Eren, mesajında bayramın yurt dışındaki vatandaşların ana vatan Türkiye’ye geliş süreciyle de denk düştüğünü hatırlattı. ’‘Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan yurt dışındaki vatandaşlarımız için yaz izin dönemi bu yıl da mübarek Kurban Bayramı’na denk geliyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız bu yıl da hem memleket sevincini hem de bayram sevincini birlikte yaşayacak.’’ diyen Abdullah Eren, Türkiye’ye bu dönemde yurt dışından gelen vatandaş sayısının da arttığına işaret etti:

‘‘Son günlerde vatandaşlarımızın yoğun gelişleriyle beraber pandemi öncesi, 2019 yılı, verilerinin üstüne çıkılmış oldu. Türkiye’nin diaspora kurumu olan YTB de gelen vatandaşlarımıza yönelik Memleket Yolu Projesi kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.’’ ifadelerini kullanan Eren, Türkçe- Sırpça bilen YTB personeli ve Türk Polisi ile bu yıl da ana vatana gelen vatandaşların Sırbistan sınırlarında ve Kapıkule’de karşılandığını; tercüme ve araç onarımdan sağlık ve hukuki ihtiyaçlarına kadar kendilerine destek olunduğunu vurguladı. Abdullah Eren ayrıca YTB’nin vatandaşlara yönelik olarak hayata geçirdiği   memleketyolu.ytb.gov.tr  internet sitesi, WhatsApp danışma hattı (+90 530 257 25 99) ve diğer hizmetlerle vatandaşların rahat ve güvenli bir yolculuk geçirmelerinin amaçlandığını söyledi.

Türkiye’nin doğudan batıya kuzeyden güneye adına gönül coğrafyası denen çok özel bir kavram ile birçok soydaş ve akraba topluluk ile bağlarının olduğuna dikkat çeken YTB Başkanı Abdullah Eren, bu alanda da kurumun pandeminin tüm olumsuz şartlarına rağmen çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü belirterek: ‘‘Kardeş coğrafyalarımıza yönelik faaliyetlerimizi de eğitim, kültür ve gençlik çalışmaları başta olmak üzere devam ettiriyor; müşterek değerlerimizi daha da pekiştiriyoruz. İnşallah bayram sonrası bu alandaki projelerimiz daha da artacak.’’ dedi.

Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılımıyla YTB Türkiye Bursları ile ülkemizde yükseköğrenim gören uluslararası öğrenciler için mezuniyet töreni ve Türkiye Mezun Ödülleri Programı’nı düzenlediklerini hatırlatan Eren, pandeminin etkisini kaybetmesiyle beraber yeni eğitim döneminde uluslararası öğrencilere yönelik birçok projenin de hayata geçeceğinin bilgisini paylaştı.

Abdullah Eren son olarak; ‘’Aziz milletimizin, yurt dışındaki varlığımızın, tüm İslam aleminin ve ülkemizde ana-babalarının bizlere en kıymetli birer emaneti olan uluslararası öğrencilerimizin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyorum. Hayırlara vesile olsun.’’ dedi.

Aylin Sekizkök: 15 Temmuz hain darbe girişimini Devletimizin ve milletimizin üstün gücüyle bertaraf ettik

15 Temmuz 2021 Perşembe

Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçisi Sayın Aylin Sekizkök’ün 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle Bulgaristan’daki vatandaşlara ve soydaşlara yönelik Mesajı

Beş yıl önce bugün millet iradesine karşı yapılan 15 Temmuz hain darbe girişimini Devletimizin ve milletimizin üstün gücüyle bertaraf ettik. Bu tarihi, her yıl ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ olarak anıyoruz.

15 Temmuz 2016 gecesi, Türk Silahlı Kuvvetleri içine yıkım amacıyla sızmış organize bir suç şebekesi ulusal irade, demokratik rejim ve anayasal düzeni darbeyle devirmeye kalkıştı. Bu alçak girişim, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Güçlerimizin kudreti ve milletimizle el ele önlendi. 

Çok uzun yıllar içerisinde, gizli ve sistematik şekilde Devlet mekanizmaları içerisine sızan FETÖ’cü teröristler, 15 Temmuz gecesi başlattıkları saldırılarda 251 masum sivili şehit ettiler ve binlerce vatandaşımızı yaraladılar. Terörizmle mücadelede başat birimlerimizden olan Özel Harekat Merkezimizde görevli 51 polisimiz şehit edildi. Anayasal düzenimize karşı yürüttükleri bu terörist saldırıda, milletvekillerimizin bu saldırıya karşı birlikte mücadele için içeride bulunduğu sırada Türkiye Büyük Millet Meclisimizi bombaladılar.

Suç şebekesi FETÖ’nün geçmişi hukuksuzlukla doludur. FETÖ üyeleri, devlet erkini elde etmek için sivil ve askeri bürokrasi ile yargı kurumlarına uzun yıllar boyunca sızmışlar; elde ettikleri önemli pozisyonları, hukuk ve kurumların sistemli olarak aşındırılması ve yıpratılması suretiyle kamu düzenine, zarar vermek için suistimal etmişlerdir. Devlet kurumlarına giriş sınavlarının sorularının çalınması, yasadışı dinleme, şantaj, haraç, sahte yargılama ve soruşturmalarla yıldırma FETÖ mensuplarının başvurdukları temel yöntemler arasındaydı. 

FETÖ’nün kanlı darbe girişimi, siyasi ve ekonomik amaçlar güden bu örgütün gerçek yüzünü gün yüzüne çıkarmıştır. Devletimizin FETÖ’ye karşı tavizsiz ve kesintisiz olarak başlattığı mücadele tüm gücüyle devam edecektir. 

Bu vesileyle, Bulgaristan’da yaşayan vatandaşlarıma ve soydaşlarıma ayrıca seslenmek istiyorum.

Alçak darbe girişiminin ardından işbirliğine çok açık bir yaklaşım sergilemelerinden dolayı dost, müttefik ve komşu Bulgaristan’a müteşekkiriz. Bulgaristan makamlarıyla çok yakın ilişkilerimiz sayesinde, Bulgaristan’da bulunan terör örgütü elebaşlarının bir kısmı ülkemize sınırdışı edildi; birçoğuna ülkeye giriş yasağı kondu; ayrılmak durumunda kaldılar.

Her fırsatta dile getirdiğim gibi, FETÖ’nün sinsi girişimlerine karşı daima gözümüz açık olmalı.  Bulgaristan’da okul ve medya yapılanmaları devam ediyor. Sofya’da ve Filibe’de okullarının kapatılması veya devri konusunu Bulgaristan makamlarıyla bütün temaslarımızda ele alıyoruz; bu konuda biz kararlıyız. FETÖ’nün bu okulların niteliği konusunda da çok dikkatli olmanızı, veli olarak, bir anne olarak, iki çocuk annesi olarak, sizden özellikle istirham ediyorum. 

Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini damarlarında hisseden büyük milletimiz bütün kesimleriyle tek vücut olmuş ve kanlı darbe girişimini meydanlarda bastırmıştır. Milletimiz hep bir ağızdan “Türkiye Geçilmez” demiştir.

Bugün de her alanda “Türkiye Geçilmez” diyoruz. Türkiye, dış politikadan savunmaya, ulaştırmadan enerjiye, teknolojiden havacılığa, eğitimden sağlığa emin adımlarla daha da parlak geleceğini inşaa ediyor.  Evrensel ilkeler ve bin yıllık devlet geleneği üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. 

Bu vesileyle, Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, Gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyorum.  Dost, müttefik ve komşu Bulgaristan makamlarına ve vatandaşlarına Türkiye ile dayanışmalarından dolayı teşekkür ediyor; vatandaşlarımızı ve Soydaşlarımızı sevgiyle kucaklıyorum.

Aylin Sekizkök

T.C. Sofya Büyükelçisi


15 TEMMUZ SÜRECİ- Kardeş topluluklar ve dünyada FETÖ faaliyetleri

14 Temmuz 2021 Çarşamba

FETÖ adıyla bilinen Fetullahçı Terör Örgütü ilk olarak Türkiye’nin İzmir şehrinde ortaya çıkmıştır. Fetullah Gülen adında emekli bir din görevlisinin başında olduğu örgüt, 70’li yıllarda eğitim alanında faaliyetleri yoğunlaşan bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. Gerçekte ise örgüt eğitim faaliyetlerini paravan olarak kullanarak kapsamını genişletmiştir. FETÖ hareketi kendisini eğitim ve barış gönüllüsü olarak tanıtarak hem yeni eğitimli elemanlar devşirmiş hem de muhafazakâr eğitimli kimliği ile dindar çevrelerin sempatisini kazanmıştır. 

Bununla beraber Türkiye’de ve ilgili ülkelerde FETÖ örgütlenmesine bakıldığında sadece muhafazakârlık üzerinden değil, gerçek kimliklerini gizleyerek çok farklı kimlikler üzerinden (sol, sağ, liberal, dindar) hareket ederek; ordu, yargı, emniyet, istihbarat ve bürokrasi gibi devletlerin kritik yerlerine yerleştikleri görülmektedir. Faaliyet gösterdiği ülkelerde kendisini Hizmet Hareketi olarak tanıtan terör örgütünün aslında gerçek amacı bu ülkelerde çeşitli kademelerde kritik noktaları ele geçirmek olmuştur.   

FETÖ Terör Örgütü özellikle dindar halkın dini duygularını istismar ederek “himmet” adı altında topladığı bağışlar sayesinde yurtiçi ve yurtdışında eğitim kurumları açarak örgüt amaçlarına göre insan kaynağı yetiştirmeyi ve bu insan kaynağını devletlerin kritik noktalarına sızdırmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda devletin içerisindeki stratejik pozisyon ve kurumları ele geçiren terör örgütü devlet içerisinde adeta paralel bir devlet yapısı gibi örgütlenmektedir. 

 FETÖ örgütlendiği ülkelerde okul, eğitim/kültür merkezi, meslek kuruluşu veya STK gibi görünerek faaliyet alanını hızla genişletmektedir. Terör örgütü üyelerince sapkın dini inançları nedeniyle amaçlarına ulaşmak için her türlü takiye, iftira, komplo, tuzak ve illegal tüm faaliyetleri meşru görülmektedir. Özellikle daha radikal olan ve küçük yaşlarda örgüte katılan üyeler uzun yıllara dayanan gizli eğitim ve ikna faaliyetleriyle ile sözde “seçilmişlik ruhu” ve “adanmışlık” içerisinde kimlikten kimliğe girebilmekte, amaca giden her yol mubah felsefesi ile yeri geldiğinde cinayet de dahil, her türlü illegal faaliyeti gerçekleştirebilmektedir. 90’lı ve 2000’li yıllarda Türkiye’de işlenen birçok suikast ve saldırıda örgütün payı olduğu bilinmektedir. 

Kendisini dinsel bir hareket ya da sivil toplum hareketi gibi tanıtan FETÖ, aslında tüm bu yönleriyle birlikte kapalı şekilde örgütlenmiş illegal bir yapılanmadır. 15 Temmuz’da Türkiye’de askeri bir darbe gerçekleştirmeye çalışan ve sonrasındaki süreçte Türkiye yapılanması hemen hemen çökertilen örgüt bu gelişme üzerine Türkiye dışında da zayıflamış olup yine de faaliyetlerine sinsice devam etmektedir.

15 Temmuz Süreci

Bilindiği üzere FETÖ Terör Örgütü tarafından Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde bir darbe girişiminde bulunulmuştur. ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan örgüt lideri Fetullah Gülen’e bağlı TSK içindeki asker görünümlü militanların mensupları öncülüğünde gerçekleşen kalkışmada 240 kişi hayatını kaybetmiş. Bununla beraber darbe milletimizin ve devletimizin diğer unsurlarının insanlığa örnek direnişi ve karşı koymasıyla başarısızlığa uğratılmıştır.

15 Temmuz 2016 tarihinde ordu içerisinde örgütlenmiş olan FETÖ militanları, savaş uçakları, helikopter ve tanklarla sokakta darbeye karşı çıkan vatandaşların ve devletimizin diğer asker ve polislerinin üzerine bomba ve mermiler yağdırmıştır. Ankara ve İstanbul’da, Cumhurbaşkanlığı, parlamento, emniyet ve kamu binaları ile darbeye karşı çıkan insanları savaş uçaklarıyla bombalayan FETÖ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da suikast girişiminde bulunmuştur. Darbe girişimi ordunun temiz kanadının, halkın ve devletin diğer unsurlarının karşı koymasıyla başarısız olmuştur. Darbe girişimi sırasında 173 sivil, 62 polis ve 5 asker hayatını kaybetmiştir. Darbecilerin saldırısında ayrıca 1491 kişi de yaralanmıştır.

Söz konusu darbe girişimine farklı düşüncelerden toplumun bütün kesimleri; siyasal partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, medya ve iş dünyası şiddetle karşı koymuşlardır. Bu darbe girişiminde de görüldüğü üzere sapkın bir dini inanışa dayanarak askeri bir diktatörlük kurmak isteyen FETÖ, amacına ulaşmak için hiçbir sınır, ilke ve kural tanımamaktadır. 

Yurtdışı vatandaşlarımızın, soydaş ve akrabalarımızın, demokrasiye, milli iradeye, insan haklarına ve özgürlüklere saygılı tüm uluslararası kuruluşların ve bireylerin, Türk Milletinin şanlı 15 Temmuz direnişine verdiği destek unutulmayacaktır. Türkiye’nin yanı sıra, yurtdışında vatandaşlarımızın bulunduğu ülkelerde, soydaş ve akraba topluluklarımız arasında 15 Temmuz tarihi her yıl Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak hatırlanmaktadır.

FETÖ çalışma yaptığı ülkelerde, Türkiye’de daha önce izlediği stratejinin oldukça benzerini izlemekte, şimdilik kitlelere sempatik görünecek faaliyetler gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede15 Temmuz tarihinin hatırlanması oldukça önemlidir. 

Kardeş Coğrafyalar ve Dünyada FETÖ 

FETÖ kullandığı yöntem ve stratejiler marifetiyle faaliyet gösterdiği ülkeleri içeriden zayıflatarak dışarıya karşı savunmasız hale getirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktada,  FETÖ’nün küresel tehdit potansiyeli dikkate alındığında sadece Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkeler için de tehdit oluşturduğu açıktır.

Terör örgütü, Türkiye’de devlet aygıtına sızmak amacıyla on yıllardır uyguladığı yöntem ve stratejileri faaliyet halinde bulunduğu diğer ülkelerde de aynı şekilde uygulamaktadır. Bulundukları ülkelerde kritik pozisyonlara ve stratejik kurumlara sızan mensupları aracılığı ile bu ülkelerin devlet aygıtlarını manipüle ederek ulusal çıkarlarını sabote etmektedir.

Eğitim faaliyeti görüntüsü altında ülkelere sızan FETÖ, öncelikle politikacı ve iş adamlarından oluşan bir lobi faaliyeti ağı oluşturmakta, ardından da örgüt mensuplarını bu ağ vasıtasıyla kritik pozisyonlara getirerek stratejik kurumlara sızdırmaktadır. Bu yöntemle örgüt, farklı ülkelerde çok rahatlıkla eleman devşirip militanlaştırma konusunda zorluk çekmemektedir.

FETÖ terör örgütü Türkiye dışında diğer ülkelerde özellikle Türk soylu ve Müslüman kardeş toplulukların yaşadığı coğrafyalarda faaliyetlerini benzer yöntemlerle sürdürmektedir. Diyalog, hoşgörü gibi kulağa hoş gelen kavramları sloganlaştırarak kullanan örgüt, bir STK/hareketin hiçbir şekilde ilişkisinin olmaması gereken ordu ve güvenlik bürokrasisi, kritik siyasi kademeler, kritik savunma ve teknoloji sanayi gibi stratejik alanlarda örgütlenmektedir. Küçük yaşlarda eğitim faaliyetleri aracılığı ile ya da aileden örgüte katılan militanlar uzun yıllara dayalı aldıkları eğitim ve öğrendikleri yöntemlerle kendilerini ustaca gizlemektedir.

Örgüt, amaca giden her yolu uygulamayı temel alan sapkın dini anlayışı ve gizli ajandası nedeniyle sadece Türkiye için değil faaliyet gösterdikleri bütün ülke ve coğrafyalarda insanlığın geleceği için bir tehdit oluşturmaktadır. Dini değerleri kendi sapkın inanışları ve çıkarlarına göre yorumlayan FETÖ terör örgütüne karşı bütün dünya ülkeleri ve halkları çok dikkatli olmalı ve Türkiye’nin tecrübelerini rehber edinerek ortak bir mücadele konsepti geliştirmelidir.

Foto: Anadolu Ajansı

Ukrayna'da yaşayan Gagavuz Türkleri, yerli halk olarak tanınmak istiyor

5 Temmuz 2021 Pazartesi

 Ukrayna’da yaşayan Gagavuz Türkleri, Ukrayna’nın yerli halkı olarak tanınmak için talepte bulundu. İlgili değişikliklerin yasaya sonbaharda dahil edilmesi bekleniyor.

Ukrayna Gagavuz Türkleri Birliği Başkanı Yuriy Dımçoğlu, parlamento tarafından kabul edilen “Ukrayna’nın Yerli Halklarına Dair” başlıklı yasaya Gagavuz Türklerinin de dahil edileceğini bildirdi. Konu ile ilgili açıklama yapan Dımçoğlu, söz konusu değişikliğin yasa tasarısına dahil edilmesi için başvuruda bulunduklarını duyurdu. Gagavuz Türklerinin Ukrayna’nın yerli halkı olarak tanınmasına dair değişikliklerin sonbaharda yapılmasını söz verildiğini belirten Dımçoğlu, “Kırımçaklar, Kırım Tatarları ve Karaimler için çok mutluyum. Fakat Gagavuz Türkleri de yerli halk. Burada 250 yıldan uzun süredir yaşıyoruz. Kendi devletimize sahip olmadığımız için Ukrayna’nın yerli halkı tanımına tamamen uyuyoruz.” diye konuştu.

UKRAYNA’NIN YERLİ HALKLARI YASASI

Ukrayna Parlamentosu, geçen hafta, “Ukrayna’nın Yerli Halklarına Dair” yasasını kabul etti. Yasa için 325 milletvekili “evet” oyu kullandı. Söz konusu yasa ile Kırım Tatarları, Karaylar ve Kırımçaklar Ukrayna’nın yerli halkları olarak tanınıyor. Yasanın kabul edilmesini yorumlayan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, İlgili yasanın kabul edilmesi, Kremlin’in Kırım hakkındaki mitlerini tamamen yıkarak, Kırım’ın Rus işgalcilerden kurtarılma anını yaklaştırıyor” ifadeleri kullandı.

GAGAVUZ TÜRKLERİ

Gagavuz Türkleri, bugünkü Moldova Cumhuriyeti’nde, başta Gagavuzya olmak üzere kuzeydoğu Bulgaristan, Ukrayna, Romanya ve Yunanistan’da yaşayan, çoğunluğu Ortodoks Hristiyan olan bir Türk topluluğu.Bizans yazılı kaynaklarında Oğuzlar 11. yüzyılda Tuna nehrini geçip Balkanlardaki Makedonya, Paristrione, Yunanistan ve Bulgaristan’da yerleşen göçebe boyları olarak kaydedilmiştir.

11. yüzyılda Balkanlara göç eden Gagavuzlar Ortodoks Hristiyanlığını kabul etmişler ve daha sonra Osmanlı yönetimi altında kalmışlardır.

Kırım Haber Ajansı - QHA

Türkiye ile Bulgaristan arasında yine tercüme krizi

3 Temmuz 2021 Cumartesi

Bulgaristan’da 11 Temmuz’da gerçekleştirilecek parlamento seçimleri öncesinde GERB Partisi lideri ve istifadaki Başbakan Boyko Borisov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü. İstanbul’da gerçekleşen görüşmede tercüme krizi yaşandı.

Görüşmede resmi tercüman bulunmaması nedeniyle, Borisov’un ekibinden biri tercüme etmek zorunda kaldı.

Ancak çeviri sırasında Borisov’un ‘Bulgar Müslümanları, iki halk arasında dostluk köprüsüdür’ sözleri ‘Bulgaristan’da yaşayan Müslümanlar ve Türkler, Bulgaristan ile Türkiye arasında köprü olsun’ olarak tercüme edildi.

 Ajans Bulgaristan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mustafa Karadayı'yı kabul etti

5 Haziran 2021 Cumartesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak ve Özgürlükler Hareketi Genel Başkanı Mustafa Karadayı ve beraberindeki heyeti Vahdettin Köşkü’nde kabul etti.

Kabulde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala da hazır bulundu.






Tuna'ya türkü söyleyin

Av. İsmail Küçükkılınç / YazarHer milletin halk ezgileri vardır ancak türkülerin Türk Milleti için ifade ettiği mana zannımca çok daha başkadır. Aşkın, ayrılığın, acının, âhın, amanın ateş olup yaktığı türkülerde en az incelenen konulardan biri...