Eğridere Topallar Köyünde Cami Açılışı

Kırcaali ilimg_0255inin Eğridere ilçesine bağlı Topallar ( Hromitsa ) Köyünde, cami açılışı heyecanı yaşandı.

16 Eylül 2016 Cuma günü Eğridere , Topallar ( Hromitsa ) Köy camii ve müzesinin açılışı yapıldı.

Açılış konuşmalarından sonra mevlid okunarak , Köy Camisinde ki  ilk Cuma Namazı kılındı.

AJANS BG 22 Eylül 2016 Perşembe
Bal-Göç ve BGF'den Prizren'deki Haritalara Tepki

Kosova Cumhuriyeti'nde kimi okullara dağıtılan haritalarda Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bölümünün Ermenistan ve Kürdistan olarak adlandırılmasına ilişkin haberler bugün yazılı ve sosyal medyada büyük bir infial oluşturdu. Bu olayın ilgili makamlarca en kısa zamanda aydınlatılmasını ve gereğinin yapılmasını beklemekteyiz. Umarız ki, Dost ve Kardeş Kosova Cumhuriyeti'nin resmi makamları milyonlarca Balkan kökenli insanlarımızı ve üyelerimizi tatmin edecek bir açıklamada bulunacaktır. Bu tür haberlere bir Balkan kökenli Sivil Toplum Kuruluşu olarak tepkisiz kalmamız tabii ki mümkün değil, ancak haberin doğruluğunu araştırmakta sorumluluk duygumuzun bir gereğidir. Dost ve kardeş Kosova Cumhuriyeti halkının ve resmi makamlarının bu olaya tepkisiz kalmayacağını ve bu tip güven sarsıcı münferit hadiselerin bir defa daha yaşanmaması için gereken tedbirlerin alınacağını umuyoruz. 

 Bal-Göç ve BGF Yönetim Kurulları Adına 
 Doç. Dr. Yüksel ÖZKAN Genel Başkan

AJANS BG 20 Eylül 2016 Salı
DOST, 6 Kasım'da düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimine katılacak

Bulgaristan Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar (DOST) Partisi Genel Başkanı Lütfi Mestan partisinin 6 Kasım'da düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimine katılacağını duyurdu.


Mestan, Filibe'de düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada DOST partisinin Merkez Seçim Komisyonu'nda (ZİK) kaydını yaptıracağını açıkladı.

Mestan, AA muhabirine yaptığı açıklamada ise Bulgaristan'da cumhurbaşkanı seçimine katılıyor olmalarının aday gösterecekleri anlamına gelmediğini, bu konuda daha sonra karar vereceklerini belirtti.

Destek verecekleri adayın Avrupa-Atlantik değerlerine sarılmış, şüphe uyandırmayacak net bir NATO'cu olması gerektiğinin altını çizen Mestan, diğer partilerin adaylarının bu kriterlere uygun olması halinde Bulgaristan'daki demokrasi adına, siyasi bedel aramadan, pazarlık yapmadan ona destek verebileceklerine işaret etti.

Böyle bir adayın gösterilmemesi durumunda ise yeni bir parti olmalarına rağmen, kendi adaylarını çıkarabileceklerini belirten Mestan, siyasi sorumluluk açısından kendisinin de cumhurbaşkanı adayı olabilmesinin de doğal karşılanması gerektiğini ifade ederek, "Siyasi sorumluluk böyle taşınır." dedi.

Mestan, DOST partisine kayıtlı 17 bin üye olduğunu, hızlı bir teşkilatlanma sürecine girdiklerini ve ülkenin en küçük köylerinde bile teşkilatlanmaya gideceklerini ifade etti.

- Türkiye'nin desteği

DOST partisinin Türkiye'deki göçmen derneklerinden aldığı destek için teşekkür eden Mestan, partinin Türkiye ile olan ilişkileri konusunda gelen eleştiri ve baskıyı kabul etmediğine dikkati çekerek şunları söyledi:

" Türkiye Bulgaristan'ın sadece komşusu değil, aynı zamanda iyi bir dostudur. Biz Türkiye Cumhuriyeti ile iyi bir diyalog içerisinde olmak zorundayız. Popülist, aşırı milliyetçilerin Türkiye karşıtı tavırlarını kesinlikle kınıyoruz. Türkiye Bulgaristan'ın düşmanı değil, gerçek bir dostudur. Bulgaristan, er veya geç, Türkiye ile ilişkileri konusunda bir strateji çizmeli çünkü ülkemizin böyle bir stratejiden sadece faydası olur. Tarihi tarihçilere bırakalım, hep birlikte parlak bir gelecek için çalışalım."

Lütfi Mestan, eski komünist rejiminin onları göçe zorladığı için, kendi iradesinin dışında Türkiye'de yaşayan yarım milyon göçmenin seçimlere özgürce katılabilmelerine karşı getirilen seçim yasası düzenlemelerini de eleştirdi.

- Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesi

Lütfi Mestan, Bulgaristan'daki cumhurbaşkanı adaylarına "Rusya'ya karşı yaptırımlar kaldırılsın mı?" sorusunun yöneltilmesi gerektiğini savunarak, "Bulgaristan'ın Rusya politikasının dengeli olması, yaptırımların kaldırılması gerektiğini öne sürenler bize göre NATO'cu olamaz" dedi.

Kırım'ı ilhak etmesinin Rusya'nın politikası konusunda maskeleri düşürdüğünü ifade eden Mestan, "Yasa dışı olarak kuşatılmış, Ukrayna toprağı olan Kırım'daki Rusya'nın yaptığı seçim sonuçları kimler geçerli kabul eder?" ifadesini kullandı.

Er veya geç Kırım'ın Ukrayna'ya yeniden bağlanması gerektiğini savunan Mestan, "Bu nedenle bence Ukrayna halkının, ülkesinin kaderi en önemli kriterlerinden biri olacak. Ülkenin yeni cumhurbaşkanı adayı bu konularda net bir fikir sahibi olmazsa, öyle bir kişi DOST partisine göre de uygun aday olmayacaktır." diye konuştu.

Mestan, Bulgaristan'da son dönemde gittikçe artan İslamofobi ve sığınmacılara karşı olumsuz tavırlar konusunda ise "Hoşgörünün dışında hiçbir alternatif olamaz. Krizleri, problemleri yaratan ayrımcılık siyasetidir. Irk, dil ve din farklılıklarımıza rağmen hoşgörü, entegrasyon ve birliktelik içinde yaşamalıyız." dedi.
AA

AJANS BG 19 Eylül 2016 Pazartesi
Modern yaşamla tarihin buluştuğu belde: Nessebar
Bulgaristan'ın doğusunda, Karadeniz kıyısında bulunan Nessebar Yarımadası, modern yaşamla tarihin iç içe geçtiği bir belde olma özelliği taşıyor- Burgaz şehrine bağlı Nessebar, yeni ve eski kısımdan oluşurken, beldeyi gezen ziyaretçiler adeta tarihte yolc
 Bulgaristan'ın doğusunda, Karadeniz kıyısında bulunan Nessebar Yarımadası, ziyaretçilere adeta tarihte yolculuk yapma imkanı sunuyor.
Modern yaşamla tarihin iç içe geçtiği, "yeni" ve "eski" olmak üzere iki ayrı kısımdan oluşan bu tatil beldesi, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla görenleri büyülüyor.
Burgaz şehrine yağlı Nessebar, 3 bin 200 yıllık köklü tarihinin yanı sıra UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alma özelliği de taşıyor.
Yaklaşık 15 bin nüfusa ve 32 bin kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olan beldenin "Yeni Nessebar" olarak adlandırılan kısmında yat limanları, lüks oteller, gelişmiş altyapı ve uzun plajlar dikkati çekerken, yılda 500 bin turistin ziyaret ettiği "Eski Nessebar" kısmı ise adeta tarihi anlatan canlı bir sahneyi andırıyor.
"Karadeniz'in İncisi" olarak da nitelendirilen Nessebar, Bulgaristan'ın en çok turist çeken bölgesi olma özelliğinin yanında, Trakyalıların, Bizanslıların, Protobulgarların, Slavların ve Romanların yaşadığı ve bugün dahi bu dönemlere ait oyma taş, seramik ve farklı mimari eserlerde izlerinin görüldüğü bir tatil beldesi.
- 26 kilise kalıntısı bulunuyor
Bugün "Eski Nessebar" olarak adlandırılan tarihi kısımda 26 kilisenin kalıntıları bulunurken, yarımadada tarih boyunca yaşamış toplumların inançlarına göre 40'tan fazla kilise ve farklı tapınakların bulunduğu tahmin ediliyor.
Beldedeki kiliselerin bir kısmı bugün de ibadete açıkken, bazıları sanat galerisi veya müze olarak hizmet veriyor.
Ahşap evleri, otelleri ve restoranları, dar taş sokakları, tarih kokan yapıları ve sahiliyle büyük ilgi gören Nessebar, asırlar boyunca Bulgaristan için önemli bir liman görevi de gördü.
Antika eşyaların, gül suyu çeşitlerinin ve farklı hediyeliklerin satıldığı çarşıda ise suyundan içildiği takdirde eve güvenli bir şekilde dönüleceğine inanılan bir de çeşme bulunuyor.
- Kültürel aktiviteleriyle ünlü
Ulusal ve uluslararası olmak üzere birçok farklı kültür festivallerinin düzenlendiği "Karadeniz'in incisi" lakaplı Nessebar'da halk oyunlarından müzik festivallerine, yaz şenliklerinden dini törenlere birçok etkinliğe evsahipliği yapıyor.
Her yıl uluslararası bal festivaline de evsahipliği yapan beldede, sokak sanatçılarıyla da ziyaretçilere keyifli bir tatil yaşatıyor.
AA

AJANS BG
OTOMOBİLDE 185 GÜN ŞARTI KALKTI
Yabancı plakalı araçlarını Türkiye’de kullanmak isteyenlere uygulanan 185 gün şartı, resmen kaldırıldı.


AVRUPA’da yaşayan ve özel otomobiliyle Türkiye’ye gidenlerden, hem aracın hem kişinin 185 gün yurtdışında kalmış olması şartı aranıyordu. Yasanın uygulanması özellikle gümrüklerde çok sayıda emeklinin mağdur olmasına neden oldu. Şikayetler üzerine yasada değişiklik yapıldı ve kararname dün Resmi Gazete’de yayınlanarak, yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeye göre yurtdışında yaşayan emeklilerden artık yurtdışında 185 gün kalmış olma şartı aranmayacak.
AK Parti milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, “Yurt dışından araç getiren emekliler için yeni düzenleme uygulamaya girmiştir. Buna göre yurt dışında emekli olduktan sonra Türkiye’ye ilk defa araç getirecek kişilerde yurt dışında yerleşik olma şartının tezahürü olan 185 gün ilgili ülkede yaşama şartı aranmayacak. Aynı şekilde aracı için aldığı 24 aylık izin süresinin tamamını kullanmadan aracıyla yurt dışına çıkan emekli bir vatandaşımızın geri kalan sürelerini kullanmak üzere taşıtıyla yeniden Türkiye’ye giriş yapması durumunda da 185 gün şartı dikkate alınmayacak. Bu kişinin aracına, aracın sahip olduğu geri kalan izin süresi verilecektir.”
BİR AYLIK SÜRE VERİLECEK
“Yeni düzenleme ayrıca, aracı için iki yıllık iznin tamamını kullanmış veya 185 gün şartını yerine getirmeyen AB ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği ülkelerinde yerleşik kişilerin gümrükte yaşadıkları mağduriyeti engellemek için de önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Bu kişilerin araçlarına yılda bir defaya mahsus bir aylığına süre verilecektir.”
İŞTE YENİ KARARNAME
Resmi Gazete’de dün yayımlanarak yürürlüğe giren yeni kararname şöyle:
“Belirli bir süre ile çalışmak veya öğrenim görmek amacıyla gelen Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik kişilerin ülkelerinde adlarına kayıtlı olan kişisel kullanıma mahsus kara taşıtına geçici bir süreyle Türkiye Gümrük Bölgesi’nde trafiğe tescil edilmek üzere geçici ithalat izni verilir. Bu taşıtlar çalışma veya öğrenim süresi içerisinde Türkiye Gümrük Bölgesi’ne getirilebilir. Bu kişilerden emeklilik tarihinden sonra Türkiye Gümrük Bölgesine ilk defa getirecekleri kişisel kullanıma mahsus kara taşıtları için Türkiye’ye son giriş tarihinden geriye doğru bir yılda en az 185 gün Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunması koşulu aranmaz.”
Hürriyet

AJANS BG 4 Eylül 2016 Pazar
Dışişleri: Türkiye ile ikili diyalog yürütülmesinden yanayız
Dışişleri Bakanı Daniel Mitov, Başbakan Boyko Borisov’un geçen hafta Türkiye’yi ziyaret etmesi ile ilgili konuşurken başbakanın Türkiye Cumhuriyeti ile yoğun ikili diyalog yürütmekten dolayı sitem edilemeyeceğini öne sürdü. Sözlerine göre Bulgaristan Avrupa Birliği'ni ve göçle ilgili izlenen ortak politikayı savunurken bölgenin karşı karşıya olduğu risk ve tehlikeleri göz ardı edemez. Türkiye’den Bulgaristan’a yönelik göç baskısı açısından sakin geçen bir ayın dahi olmadığını kaydeden Dışişleri Bakanı, Borisov’un yaptığı ziyaretin bu yüzden çok önemli olduğunu vurguladı. Bulgaristan’ın sınırın korunmasındaki bazı uygulamaların daha sıkı şekilde düzenlenmesi için Türk yönetimleri ile işbirliği içinde çalışmak istediğini belirten Mitov, Türkiye ile olan sınırdaki tel örgünün yüzde yüz tamamlanacağını da söyledi.
BNR

AJANS BG 31 Ağustos 2016 Çarşamba
KİTAP - 'Baskıların Derin İzleri'
Kırcaali'ye bağlı, Killi (Benkovski) kasabasının Maruflar Köyünde 1953 yılında doğan Yusuf Türkoğlu, asimilasyon dönemini ve o denemde yaşananları bir kitap haline getirdi.
Bursa Millet Mahallesinde yaşayan Türkoğlu, ''BASKILARIN DERİN İZLERİ'' adlı kitabı yazmaktaki amacının; özellikle isim değiştirme döneminde uygulanan baskıların, zulümlerin yeni nesillere aktarılmısı olduğunu ifade etti.
Yusuf Türkoğlu:  Bu zaman içerisinde yaşadıklarımızı, bizlere yapılan haksızlığı gerçekçi bir dil ile yeni nesle aktarmak istedim. Daha çok Killi bölgesini anlatmış olsam dahi o dönemde tüm Bulgaristan aynı baskılara maruz kaldı. Türklerin yaşamış olduğu farklı yerlerde benzer baskılar yapıldı. Belene'den Vidin ili Skomle Köyüne sürgün edildim ve rahmetli Nuri Turgut Adalı ile aynı evi paylaştık. Bizler hapiste iken aslında tüm Bulgaristan Türkleri'de hapisteydi. Aslında Bulgaristan o dönemde Türk olan herkes için bir ceza eviydi. Bölge halkı bana her zaman destek çıktı ve onların bu desteği ile inancımız ve direncimiz arttı.
Erdoğan Doğu
Bursa


AJANS BG
Bugün 1985 yılında Türk azınlığa karşı girişilen Bulgarlaştırma kampanyasına son verilmesi istendi
30 Ağustos 1985 - Uluslararası Af Örgütü, BM İnsan Hakları Komisyonu'na bir rapor gönderdi. Raporda, Bulgaristan'da Türk azınlığa karşı girişilen Bulgarlaştırma kampanyasına son verilmesi istendi. Bulgarlaştırma ya da Bulgarizasyon, Bulgarların çoğunlukla Türklere ve Pomaklara uyguladığı asimilasyon politikasıdır. Politika çerçevesinde Türklerin ve Pomakların adlarının Bulgar adlarıyla ile değiştirilmesi ve din olarak da Hristiyanlığı kabul etmeleri amaçlanmıştır. Bu sürece karşı çıkan Türk aydınlarını ise Belene kampı gibi sürgün kamplarına göndermiş ve türlü işkencelere maruz bırakmıştır. Todor Jivkov döneminde yaklaşık 300.000 Türkün bir kısmı sınır dışı edilmiş, bir kısmı da dış baskılara dayanamayıp Bulgaristan'ı terk etmiştir. Ülkeyi terk edenlerin büyük bir çoğunluğu Türkiye'ye göç etmişlerdir. Bu olayların ardından Türkiye - Bulgaristan ile ilişkileri kesmiş ve nota vermiştir.Türkiye Bulgaristan'a ambargo uygulamıştır.Bu olay Bulgaristan'ın ekonomisinin çökmesine sebep olmuş, Bulgaristan yaptığı tüm yanlışlıkları kabul etmiştir. Bu insan hakkı ihlali Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nda tartışılmış ve cezası yavaş yavaş Bulgaristan tarafından ödenmeye başlanmıştır.


AJANS BG 30 Ağustos 2016 Salı
”Zaman-Bulgaristan” ile “Haftaya Bakış” arasındaki tek fark Türkiye’ye yönelik eleştirilerin olmaması
"Zaman-Bulgaristan" gazetesinin, ismini değiştireceğini açıklamasının ardından yeni sayısı çıktı.

 “Haftaya Bakış gazetesinin içerik ve sayfa düzeni olarak önceki “Zaman-Bgdan farklı olmadığı görüldü. “Haftaya Bakış gazetesinin ilk sayısında, Zaman-Bulgaristan’dan farklı olarak, Türk hükümetine karşı eleştirel yazıların bulunmaması göze çarpıyor.

Zaman-Bulgaristan yöneticileri, daha önce yaptıkları açıklamada “Brother OOD firması, eski tecrübeye dayanarak, yeni ve modern dizaynı olan, yeni brandı olan, yeni renk kombinasyonu ve zengin içerikli yeni bir gazete projesine yatırım yapma kararı aldı” demişlerdi.

AJANS BULGARİSTAN

AJANS BG 29 Ağustos 2016 Pazartesi
Kader Özlem: "Bulgar kökenli vatandaşlarımız" ifadesi Türkler için kullanılmadı


Türkiye'de sayıları 3000 civarı olup ekseriyetle İstanbul'da yaşayan ve 1925 Türkiye- Bulgaristan Dostluk Antlaşması'nın Ekli Protokolünde Lozan Barış Antlaşması'nın 37-44. Maddelerindeki azınlık haklarıyla ilgili düzenlemelerden yararlanmalarını taahhüt ettiğimiz Türk vatandaşı olan Bulgar azınlığımız var. Başbakan Binali Yıldırım'ın Borisov ile görüşmesinde kullandığı "Bulgar kökenli vatandaşlarımız" ifadesi bu gruba yöneliktir. Soydaşlarla ilgili ifadesi ise bundan öncedir. Metni veya konuşmayı çarpıtmanın anlamı yok. Kaldı ki biz Bulgar kökenli değiliz, Bulgar Türkü de değiliz, Bulgar göçmeni hiç değiliz. Bulgaristan Türkleriyiz...

Dünden beri Bulgaristan göçmeni camiadan yükselen eleştiriler bu olaya yönelik anlamsız olsa da genel olarak yaşadığımız rahatsızlığı da daha baskın bir şekilde ortaya çıkardı. Malumunuz Türk liderlerin 1991'den 2014'e kadar Balkan Türklerine yönelik söylemlerini inceledim. Hiçbir liderin ( hangi partiden olursa olsun) soydaşları veya göçmenleri böyle ifade ettiğini görmedim. Binali Yıldırım'ın da bu kapsamda kullandığını sanmıyorum. 

AJANS BG
Altyapı siyasetin bir yansımasıdır
Author: 
Photo: BGNES
AB’nin en fakir bölgesi olan Kuzeybatı Bulgaristan’ın yol şebekesi Güney Bulgaristan’a göre zayıf gelişmiştir. Çoğu, Güney’in bu gelişmişlik düzeyini Bulgaristan’ın 42 yıl sonra tamamlanmış olan ilk süratli yoluna bağlıyorlar. 1990 yılına kadar Bulgaristan’ın yalnız 130 km otobanları vardı. Bunlarda inşa hızı yılda 5 km. iken Hırvatistan’da 100 km. kadardırdı.
Sofya’dan Sırbistan’a götüren yol çok kötü durumdadır. Çok seyrek onarılan iki, en çok üç şeritli bu yol Batı Avrupa ile Balkanlar arasında ana karayolu bağlantısına hiç benzemiyor.
Almanya’nın Giessen Üniversitesi’nden Lübomir Pojarliev, 1989 yılındaki değişimlere kadar eski Yugoslavya ve Bulgaristan’ın altyapısına ilişkin bir araştırma gerçekleştiriyor. Ona göre Sırbistan ile komşu Bulgaristan arasında otoban inşa edilmemiş olmasının siyasi bir nedeni var. Bulgaristan’ın Moskova’yı desteklediği Tito ile Stalin arasında 1948’deki siyasi ayrılıştan sonraki düşmanlık politikası altyapı anlayışına da açık bir şekilde yansıdı. Bunun sonucunda Sofya üzerinden geçen Belgrad ile İstanbul arasındaki en kısa yol bugüne dek tamamlanmış değildir.
Lübomir Pojarliev şöyle diyor:‘Bir siyaset mekanizması olan altyapı mevzuat, hukuk normları ve siyasi kararlardan pek farklanmayan bir olgudur. Altyapı ile, belirli bir karayolu inşa ederken ahalinin bağlanması veya birbirinden izole edilmesi hedeflenir. Nüfus grupları, destinasyonlar, iktisadi sektörler arasındaki öncelikli çalışmalar bu biçimde ifade edilir. Nakliye, su, kara ulaşımı, yolcu taşımacılığı gibi önemli ulaşım türlerinin önemi de var. Demek ki, devlet, hükümetler aracılığı ile yasaları ürettiği gibi aynı biçimde önceliklerini de gösteriyorlar.’
Başbakan Boyko Borisov “Maritsa” otobanınında LOT2 yolkısmının açılış seremonisinde. Fotoğraf: BGNES
Bulgaristan şimdi otoban inşasını öncelikli bir yön olarak seçmiş bulunuyor. Ama alınan sonuçlar çok mütevazıdır: Sofya ile Burgas ve Plovdiv ile Türk sınırı arasındaki bağlantılardan başka Kuzey Bulgaristan’da ve Yunanistan istikametinde kısmen inşa edilmiş otobanlar mevcuttur.
Lübomir Pojarliev ‘Ulaşım altyapısı daha sosyalizm zamanında pek öncelikli değildi’ diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:‘Hareket serbestisinin önemli olmadığı, hatta bundan kaçınılması gerektiği bir dönemde eylemsizlik vardı. Paranoik komünist rejim daha iyi karayolları sağlamak veya demiryolu ulaşımına takviye göstererek, ülkenin ücra yerlerine yatırımlar temin etmekle yurttaşlarının serbest dolaşımını teşvik etmekten kaçınıyordu. Bulgarreno binek arabası dışında Bulgaristan kendi otomobil yapımcılığı olmayan az sayıdaki eski sosyalist ülkelerden biriydi. Bulgarlar 50 yıldan fazla bir zaman içinde iyi bir altyapıdan ve hareket serbestisinden yoksun bırakılmıştı ve bunun açık siyasi nedenleri vardı.’
СнимкаBulgar Komünist Partisi Merkez Komitesi 1963 yılında üç otoban inşası kararını almışken ta 11 yıl sonra kuzeydeki ‘Hemus’ güneydeki ‘Trakya’ ve Karadeniz kıyısındaki ‘Karadeniz’ otobanlarının inşasına başladı.
Bulgaristan’ın şimdiki başbakanı neden  yol yapımı ile bu kadar gururlanıyor acaba?
Lübomir Pojarliev şöyle diyor:‘Otobanların görüntüsü hayal gücümüzü epey meşgül ediyor. Süratli yollar, seçmenlerin dikkatini istenilen yöne çekmek için güçlü bir mekanizmadır. Bu görüntüler anlaşılan bize güçlü etkide bulunur ve bu siyasiler tarafından iyi kullanılır.’
Lübomir Pojarliev araştırmasında Bulgaristan’daki otobanların yalnız ülke vatandaşları tarafından kullanılacak yollar olarak düşünülmüş olduğu sonucuna varıyor. Daha1989 siyasi değişiminden önce bir turizm destinasyonu olan ülkemizdeki otobanlar turistlere hizmet sunacak bir karayolu olarak düşünülmüş değildir. Dahası- bu düşünme tarzı şimdiki yöneticilerimizin planlarında da var. Bunun küçük bir istinası olan ‘Struma’ otobanı günlerden bir gün Tuna Nehri’ni Selanik ile bağlamalıdır. Dolayısıyla söz konusu uluslararası karayolunun sadece 150 km. kadar küçük bir kesintisi otobandır.
Lübomir Pojarliev devamla şunları belirtiyor:‘Bu, perspektifli olmayan bir düşünme tarzıdır çünkü bu biçimde  bize ortak olan devletlerden tek başlarımıza dışlanıyoruz.Otobanlar, bir ülkenin jeopolitik yönelişini açıkça gösteriyor. Komşu Türkiye’ye götüren ve tamamlanmış olan ‘Maritsa’ otobanı olayı ilginçtir. Bu herhalde iki ülke arasında gerçekleştirilen büyük mal alışverişine bağlıdır. Ancak öte yandan şaşırtıcıdır çünkü Bulgaristan her zaman Doğu’ya değil, Batı’ya tabi olmak istemiştir.’
BNR

AJANS BG 28 Ağustos 2016 Pazar
Başbakan Yıldırım'a 'Bulgar kökenli' tepkisi
Başbakan Binali Yıldırım’ın, ‘Bulgar kökenli’ ifadesini kullanması Bulgaristanlı Türkler arasında tepki çekti.

Başbakan Binali Yıldırım’ın, Bulgar mevkidaşı Boyko Borisov ile düzenlediği ortak basın toplantısında Bulgaristan’la ilişkileri anlatırken ülkede yaşayan Türkler için ‘Bulgar kökenli’ ifadesini kullanması, Bulgaristan doğumlu Türklerin tepkisini çekti.

Başbakan Yıldırım, Borisov ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında ‘Gerek Türkiye’de, gerek Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımız, Bulgar kökenli vatandaşlarımız, Bulgaristan’la bizim aramızdaki ilişkilerin adeta çimentosudur’ demişti.

1984-1990 yılları arasında Bulgaristan’da iktidarda olan komünist rejim döneminde silah zoruyla ‘Bulgar kökenli’ olduklarına dair ikna edilmeye çalışan Türkler, çeşitli baskılara maruz kalmış, yüzlercesi hapislere atılarak işkenceler görmüştü.  
AJANS BULGARİSTAN

AJANS BG 27 Ağustos 2016 Cumartesi
Lütfi Mestan: 'FETÖ konusunda komşu ülkeler Türkiye'ye yardım etmeli'
DOST Partisi Genel Başkanı Mestan:- "Bulgaristan'da bizler 15 Temmuz gecesini Türk halkı ile beraber yaşadık ve Bulgaristanlı Türkler olarak bütün gece hiç uyumadık"- "(Bulgaristan'da Kasım ayında yapılacak cumhurbaşkanı seçimine ilişkin) Biz cumhurbaşka
ANKARA (AA) - ZUHAL DEMİRCİ - Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türk ve Müslümanların oluşturduğu Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar (DOST) Partisi Lideri Lütfi Mestan, 15 Temmuz darbe girişimi gecesini Türk halkı ile beraber yaşadıklarını ve Bulgaristanlı Türkler olarak bütün gece hiç uyumadıklarını belirtti.
Mestan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyaretin amacının 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türk hükümeti ve Türk halkına desteklerini göstermek ve kuruluş çalışmaları devam eden parti hakkında bilgi vermek olduğunu söyledi.
Ziyaret kapsamında Meclis Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştüklerini belirten Mestan, darbe girişimini kınadıklarını liderlere tekrar ifade ettiklerini anlattı.
"Bulgaristan'da 15 Temmuz gecesini Türk halkı ile beraber yaşadık ve Bulgaristanlı Türkler olarak bütün gece hiç uyumadık" diyen Mestan, ülkedeki Türk azınlığın darbe girişiminin başarılı olmamasından dolayı çok sevindiğini de dile getirdi. DOST Partisi'nin böyle kritik zamanlarda Türk halkının daima yanında olduğunu ifade eden Mestan, darbe girişimi gecesi seçilmiş hükümetin yanında oldukları mesajını da ilk partisinin verdiğini hatırlattı.
Mestan, Bulgaristan medyasına darbe girişimini kınadıklarını ve Türkiye'deki seçilmiş hükümeti desteklerini açık bir şekilde anlattıklarını ifade ederek, "Bulgaristan’ın milli çıkarları açısından baktığımızda da bu askeri darbe girişiminin başarısız olması Bulgaristan için en iyi haber." ifadesini kullandı.
- "Ülkeler FETÖ konusunda Türkiye'ye yardımcı olmalı"
Fetullahçı Terör Örgütü'ne ilişkin (FETÖ) Bulgaristan da dahil diğer bütün ülkelerin Türkiye'ye bilgi alışverişi gibi birçok konuda yardımcı olması gerektiğinin altını çizen Mestan, FETÖ'nün "para kasası" olduğu iddiasıyla hakkında tutuklama kararı bulunan Abdullah Büyük'ün kaçtığı Bulgaristan'dan Türkiye'ye iadesinin çok doğru bir karar olduğunu ve sonuna kadar desteklediğini söyledi.
- "DOST Partisinden beklentiler çok yüksek"
Türk makamlarına partinin kuruluş sürecinde yaşadıkları sıkıntılardan da bahsettiklerini söyleyen Mestan, Sofya Şehir Mahkemesi'nin Türkçe ismi nedeniyle reddettiği partinin resmi kayıt başvurusunun Yargıtay'ın onayının ardından yapıldığını belirtti.
Mestan, Başbakan Yıldırım ile yaptığı görüşmede, partisinin yerel teşkilatlarının kurulma sürecinin çok hızlı bir şekilde başladığını kendisine aktardığını ve bunun sebebinin de yeni parti ile ilgili beklentilerin çok büyük olmasından kaynaklandığını anlattı. DOST Partisi'nin toplum adına kurulduğunu ve milli kimliklerini daima savunacaklarını vurgulayan Mestan, şu ifadeleri kullandı:
"Ben hiçbir zaman içinde siyasi kompleksler barındıran bir siyasetçi olmadım. Biliyorum ki bugün Türkiye’de olmam bile bazı insanları rahatsız edecek. Döndüğümde bana 'Niçin ziyaretini Türkiye’ye yapıyorsun?' şeklinde sorular da sorulacak. Çünkü ben Türk’üm ve bunu asla inkar etmem. Türk hükümeti ve siyasetçileri ile kurduğumuz diyalog çok doğal bir durumdur ve bence şarttır. Ben diğer siyasi partilere de çağrıda bulunuyorum. 'Gelin, Türkiye’deki siyasi parti liderleriyle siz de diyalog kurun'."
Türkiye'nin yalnız komşu değil aynı zamanda dost ülke olduğuna işaret eden Mestan, iki ülke arasında ilişkilerin iyi gelişmesinden Bulgaristan’ın çok kazancı olabileceğine dikkat çekti. Bugüne kadar ikili ilişkilerin "tarihi kompleksler yüzünden" yeterince gelişemediğini söyleyen Mestan, "Biz siyasetçilerin görevi, yeni nesilleri bu tarihi kompleks zehrinden kurtarmak." dedi.
- Bulgaristan'daki Türk azınlığın karşılaştığı sorunlar
DOST Partisi Başkanı Mestan, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin karşılaştığı sorunların öncelikle milli kimlik ve dil sorunu olduğunu vurguladı.
Okullarda seçmeli ders olarak verilen Türkçe eğitimin kesinlikle yeterli olmadığını, 19 yıldan bu yana yapmış olduğu milletvekilliği süresince "Türkçe’nin seçmeli ders olarak değil müfredatın normal programı olan A bölümünde yer alması için" 5 defa yasa tasarısı hazırladığını anlattı.
Ülkede seçim kampanyası sırasında bile Türkçe konuşulmasının yasak olduğunu hatırlatan Mestan, bugüne kadar aldığı cezaların sayısının 15’i aştığını ve Bulgaristan'a Strazburg’da dava açtığını söyledi. Mestan, söz konusu dava ile ilgili, "Bulgaristan'a çağrıda bulundum. Gelin, biz bu ayrımcı maddeyi kanundan çekelim buna karşılık ben de davayı Strazburg’dan çekeceğim dedim. Bulgaristan’ın siyasi gelişiminin olgunluğundan dolayı biz bu işi çözdüğümüzü dünyaya duyurarak böyle bir imaj oluşturalım dedim fakat kimse beni anlamadı.Yapılacak bir şey yok. Dava süreci devam ediyor ve ben kazanacağıma da eminim." dedi.
Anadil konusunun Bulgaristan'daki Türk azınlık için büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Mestan, öncelikle anadilini öğrenmeyen bir kişinin ülkenin resmi dilini öğrenmesinin pek mümkün olmadığını ve anadilin milli kimliğin temelinde olduğunu belirtti.
56 yaşında olduğunu ve bugüne kadar sadece 3 yıl Türkçe eğitim alabildiğini söyleyen Mestan, her şeye rağmen bulunduğu bütün platformlarda ana dilinde konuşmak için çabaladığını dile getirdi.
Bulgaristan'da yaşayan Türklere daima anadillerini öğrenmeleri konusunda çağrıda bulunduğunu aktaran Mestan, "Haftada 3 saat olsa bile mutlaka bu Türkçe dersi alın, anadilinizde yazın ve okuyun diyorum. Dil kimlik demektir." değerlendirmesinde bulundu. Ülkede her gün 7-8 dakika verilen Türkçe yayının kesinlikle yeterli olmadığını da ifade eden Mestan, Türk azınlığın adetlerini, kültürünü ve halk edebiyatını anlatan programlara ihtiyacı olduğunu ve bütün bu sorunları göz önünde bulundurarak yeni bir parti kurduklarını belirtti.
Mestan Bulgaristan’da yaklaşık 1 milyon Türk yaşadığına fakat Türkçe yayın yapan bir televizyon ya da radyo kanalı bulunmadığına işaret ederek, partisinin hedefleri arasında bu sorunun çözülmesi olduğunu söyledi. Lütfi Mestan, "Bize bu konuda yardımcı olacak yatırımcılara ihtiyacımız var. Bulgaristan’daki iş adamları ve yurt dışından, Türkiye'den gelecek yatırımcılarla bu hedefi gerçekleştirebiliriz." diye konuştu.
Etnik, dini ve kültürel farklılıkların ülkedeki bazı siyasetçiler tarafından tehdit olarak görüldüğünü belirten Mestan, "Oysa söz konusu bu farklılıklar Bulgaristan’ın zenginliğidir. Bizlerin bunu böyle kabul etmesi lazım." dedi.
Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkeler arasında en düşük asgari ücrete sahip Bulgaristan'da, işsizliğin en çok hissedildiği bölgelerin genellikle Türklerin yoğun olarak yaşadıkları bölgeler olmasına ilişkin Mestan, iş olanaklarının gittikçe azaldığını ve gençlerin Batı'ya yöneldiğini söyleyerek, "İş olanaklarını artırarak bu sorunun çözülmesi konusunda Türkiye'den beklentilerimizin çok fazla olduğunu belirtmek istiyorum." diye konuştu.
- Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimleri
Ülkede kasım ayında yapılacak olan cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin, "Bizler önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimizi kanıtlamak niyetindeyiz. Biz cumhurbaşkanı profilinin NATO’cu ve Avrupalı olmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Mestan, tüm Bulgaristan vatandaşlarını eşit kabul edecek ve ayrımcılık politikasına başvurmayacak bir cumhurbaşkanına ihtiyaçları olduğunu kaydetti.
Diğer siyasi güçlerden istedikleri profilde bir aday olması durumunda bu kişiyi de memnuniyetle destekleyeceklerini vurgulayan Mestan, böyle bir aday olmaması halinde ise artık kendilerinin de sorumluluk alarak bir parti ya da iki Türk Müslüman azınlıktan cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayı gösterebileceklerini dile getirdi.

Mestan, kesin bir şey söylemek istemediğini fakat kendilerine uygun aday profilini göremedikleri takdirde kendi adaylarını göstereceklerini belirterek, istedikleri şekilde bir adayın olması durumunda ise söz konusu kişiyi birinci turda destekleyeceklerini sözlerine ekledi.
АА

AJANS BG 26 Ağustos 2016 Cuma
Başbakan Boyko Borisov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü (VİDEO)
Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede, “İnanıyorum ki, AB ve Türkiye’nin de ortak iradesiyle mülteci krizine çözüm bulacağız” dedi. İkisi Borisov’un İstanbul ziyareti kapsamında Dolmabahçe Sarayı’nda görüştüler. 

Başbakan’ın ifadelerine göre önümüzdeki aylar, AB üyesi ülkeler arasındaki dayanışma temelinde ve Türkiye ile diyalog içerisinde alınması gereken doğru müzakere kararlarının alınacağı zor aylar olacak. Başbakan, “Ben Avrupa ve Türkiye elbirliğiyle hareket ederlerse, bölgeye daha büyük istikrar getireceklerine eminim” dedi. Borisov, “Her devletin kendini kurtarmaya çalışması yanlış bir yaklaşım, çünkü bu AB değerlerine aykırı gelmektedir” diye görüş beyan etti. 

Başbakan, “Biz Türkiye ile dayanışma içerisindeyiz, Vişegrad Dörtlüsü ülkelerine de dayanışma çağrısı yapıyorum” diye belirtti. Borisov, “Biz mülteci sorununu sadece Bulgaristan için daha bugün çözebiliriz, fakat ben bunun bedelini Yunanistan veya başka Avrupa ülkelerin ödemesini istemiyorum” dedi. 

Başbakan, Türkiye’nin destek vermeye hazır olması ve Bulgaristan’a sığınmacı baskısını azaltma sorumluluğunu üstlenmesinden dolayı teşekkür ederek, tekrar AB üyesi ülkelerinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmelerini ve her bir Avrupa ülkesinin toprak bütünlüğünün korunmasını arzu ettiğini belirtti. 

Başbakan Borisov, Türkiye Cumhurbaşkanı’nı Belene Nükleer Enerji Santrali projesi ile ilgili Cenevre'deki Tahkim Mahkemesi’nin Ulusal Elektrik Kurumu (NEK) ve Atomstroyexport Şirketi arasında ticaret anlaşmazlığına ilişkin kararının ardından Bulgaristan’ın tavrı ve gerçekleştirilebilecek büyük enerji projeleriyle tanıştırdı. 

Borisov, Bulgaristan’da Doğalgaz Dağıtım Merkezi’nin kurulmasının bölgede ve Avrupa’da bulunan ülkelere kaçınılmaz fırsatlar sunacağını vurguladı. 

Görüşmede Erdoğan ülkemizin darbe girişiminden sonra pozisyonu için teşekkürlerini ifade etti.



AJANS BG
Başbakan Binali Yıldırım, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile Görüştü (Video)

Başbakan Binali Yıldırım'ın, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile görüşmesi sona erdi. Başbakan Binali Yıldırım Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov'u DolmabahçeBaşbakanlık Çalışma ofisinde kabul etti. Liderler, görüşme öncesi basına kısa bir görüntü verdi. Basına kapalı gerçekleşen ve bir saat 20 dakika süren görüşme sona erdi.

Bulgaristan Başbakanı Borisov'un, 15 Temmuz'da meydana gelen darbe girişiminde, ilk andan itibaren Bulgaristan hükümeti ve devleti olarak çok yakın, açık bir desteğinin olduğunu belirten Yıldırım, Türk halkının geleceğinden ve Türk demokrasisinden yana bu açık desteğinden dolayı mevkidaşına, Bulgar halkına da Türk halkıyla dayanışma içinde olduğu için teşekkür etti.

Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

" Bulgaristan ile aramızdaki sorunları öyle veya böyle çözeriz bir problem yok, geçmişte de çözdük. Bulgaristan ile aramızdaki mülteci sorununu çözmemiz, sorunun tamamen çözümü anlamına gelmiyor. Avrupa'nın bu tehditten bu şekilde kurtarma şansı yok. Çünkü bölgede Suriye'de, Irak'ta işler gittikçe daha zora giriyor. Biz yeni dalgaların oluşmaması için güney sınırımızda bazı tedbirler aldık. Buradaki DAEŞ ve diğer terör unsurlarını bölgeden temizliyoruz ki oradaki sivil insanlar evlerinden, barklarından tekrar göç etmek zorunda kalmasın. Ancak sorunun bütün Avrupa Birliği düzeyinde kapsamlı olarak ele alınma ve acilen çözüm üretme ihtiyacı var. Bu konuyu enine boyuna Sayın Başbakan ile konuştuk. Ümit ederim ki Avrupa Birliği de bu vesileyle bir kez daha bu meselenin farkına varmış olur ve gereken adımları atmış olurlar. "

Başbakan Borisov'a Türkiye'ye gösterdiği dayanışma için teşekkür eden Yıldırım, "Gerek Türkiye gerekse Bulgaristan'da yaşayan Türkler, Bulgaristan ile bizim aramızdaki ilişkilerin adeta çimentosudur. İlişkilerimizi geliştiren daha da ileri götüren en önemli varlıklarımızdan biridir. Sayın Başbakan ile enerji, ulaştırma, kültür ve turizm konularında da ikili ilişkilerimizi geliştirmek bakımından neler yapılacak, bunları konuştuk. İlgili bakanlarımız bu konuda yakın çalışmaya devam edecek. İstanbul'u Uzak Doğu'ya, Balkanlar'a ve Bulgaristan'a bağlayacak dünyanın en geniş asma köprüsünü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışında bizlerle beraber olduğu için değerli dostum Borisov'a tekrar teşekkür ediyorum." diye konuştu,

Mülteci sorunu için birlikte çalışma kararı


Bir gazetecinin "Türkiye, Bulgaristan ile Suriyeli mülteciler konusunda ikili bir sözleşme imzalamayı düşünüyor mu? sorusunu Yıldırım, " Türkiye ve Bulgaristanmülteci sorununu, Bulgaristan'ın yaşamakta olduğu bu sıkıntıyı azaltmak için ikili bir gayret, ikili birlikte çalışma kararı aldı. Az önce bende açıkladım Sayın Başbakan da açıkladı. Her ne kadar Avrupa Birliği ile yapılacak anlaşma gecikmiş olsa da bu anlaşma oluncaya kadar ekim ayında tamamlanmasını bekliyoruz. Çünkü bu kanuni zorunluluk. Bu süreye kadar bile Bulgaristan'la aramızda çalışmaları yoğunlaştıracağız ve burada yaşanan sorunun çözümü için somut adımlar atmaya gayret edeceğiz." diye cevapladı.
FOTO - Başbakan Boyko Borisov'un Türkiye ziyareti - 26.08.2016

AJANS BG
Lütfi Mestan, Başbakan Binali Yıldırım’la görüştü (Video)
DOST Partisi Genel Başkanı Lütfi Mestan, Başbakan Binali Yıldırım ile görüştü. Ankara'da AK Parti Genel Merkezi'nde basına gerçekleşen görüşmeye medya mensupları kabul edilmedi. Yarım saat süren Mestan-Yıldırım buluşmasında, DOST Partisinin kurulum süreci, ikili ilişkiler, Bulgaristan'daki Türk ve Müslümanların durumu gibi konular ele alındı.
Bulgaristan'daki tescil işlemlerinin tamamlanması dolayısıyla Dost Partisi yöneticilerini tebrik eden Yıldırım, partinin Bulgaristan'daki soydaşlar başta olmak üzere, bütün Bulgaristan halkı için yapıcı ve yararlı bir siyaset çizgisi sürdüreceğinden emin olduğunu ifade etti. FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi karşısında Dost Partisi ve Bulgaristan'daki soydaşların gösterdiği tavrı takdirle karşıladığını vurgulayan Yıldırım, soydaşların bu terör örgütünün faaliyetlerine karşı uyanık olmaya devam etmeleri gerektiğini kaydetti.
Bulgaristan Dost Partisi Genel Başkanı Mestan da darbe girişimini kınadıklarını ve seçilmiş hükümet ile demokratik kurumların yanında olduklarını vurguladı. Ankara ziyaretinde bulunan DOST Partisi Başkanı yarın İstanbul’da Yavuz Sultan Köprüsünün açılışına da katılacağı bildirildi. 
AJANS BULGARİSTAN




AJANS BG 25 Ağustos 2016 Perşembe
Fırat Kalkanı Operasyonu Bulgar basınında
Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Özel Görev Kuvveti ve Koalisyon Hava Kuvvetlerince Suriye'nin Türkiye sınırındaki Cerablus bölgesinde terör örgütü DAEŞ'e yönelik başlatılan Fırat Kalkanı Operasyonu Bulgar basınında yer aldı.

Bulgaristan Ulusal Televizyonu (BNT) TSK'nın operasyonunun DAEŞ'a karşı olduğuna vurgu yaptı. DAEŞ güçlerinin ise müdahale öncesi bölgeden çekildiği ifade edildi.

Bulgaristan Ulusal Radyosu (BNR) da Erdoğan-Putin görüşmesinin ardından benzer bir harekatın beklenebileceğini belirtti.

AJANS BG 24 Ağustos 2016 Çarşamba
Başbakan Borisov, Türkiye’ye gidiyor
Başbakan Boyko Borisov’un gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan Türkiye ziyareti ile ilgili ayrıntılar netleşti. Borisov’un, Başbakan Binali Yıldırım’ın görüşme talebi üzerine Türkiye’ye gideceği bildirildi. Önümüzdeki Cuma günü gerçekleştirilecek Türkiye ziyareti nedeniyle Borisov’un, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile planlanan görüşmesinin bir gün sonraya ertlendiği kaydedildi. Sofya’daki gözlemciler, Borisov’un Yıldırım ile görüşmesinin ardından yapacağı Almanya ziyareti sırasında Türkiye’nin sığınmacıların iadesi anlaşması ile tutumunu Avrupalı mevkidaşlarına aktaracağiını vurguluyor. 

BORİSOV, YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜNÜN AÇILIŞINA KATILACAK 

Başbakan Borisov, Ulaştırma Bakanı Ivaylo Moskovski ve Kültür Bakanı Vejdi Raşidov ile birlikte Yavuz Sultan Selim Küprüsü'nün açılışına katılması bekleniyor.

AJANS BULGARİSTAN

AJANS BG
Lütfü Mestan Ankara’ya gidiyor
Sorumluluk Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar Partisi (DOST) heyeti, resmi ziyaret için yarın Türkiye’ye gidiyor. 
DOST Partisi Genel Başkanı Lütfü Mestan başkanlığındaki parti heyetinin, Perşembe günü Ankara'da çeşitli resmi temaslarda bulunması bekleniyor.
Ajans Bulgaristan

AJANS BG 23 Ağustos 2016 Salı
Naim Süleymanoğlu: Akrabam Fetullah Gülen'i tokatladı
15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişiminin sorumlusu olan teröristbaşı Fetullah Gülen'in, futbol yapılanmasının elebaşısı olan Hakan Şükür'ün de bulunduğu bir sohbette, eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'ndan hoşnut olmadığını söylediği görüntüler ortaya çıkmıştı. Efsane halterci teröristbaşı Fetullah Gülen'in kendisini neden sevmediğini anlattı.
Sabah'a konuşan Süleymanoğlu'nun açıklamaları şöyle;

'Akrabam tokatladı, Gülen kafayı bana taktı'

    'Gülen, 1990'da aranırken Burdur'da yakalanıp İstanbul'a getiriliyor. MİT'in Beşiktaş Yıldız'daki merkezinde sorguya çekiliyor. Onu sorgulayan da, şu an emekli olan MİT'çi bir akrabam. İfadesinde 'Şeker ve tansiyon hastasıyım' demiş. Bir süre sonra da Ankara'dan gelen bir telefonla serbest bırakılmış. Benim akrabam da birkaç tokat vurmuş. Akrabam olduğunu öğrenince bana karşı olumsuz haberler yaptırmaya başladı.'

'Toplantılarına katılmadığım için beni hedef seçtiler
'

  • '1990'lı yıllarda spor camiasından bunlarla direkt veya dolaylı olarak çok sayıda insan sohbetlerine gidip onlara yakınlık gösteriyordu. Beni hem koruma polisim hem de devletin önemli yerlerinden vatansever tanıdıklarım, 'Sakın toplantılarına katılma. Dikkatli ol. Sen şimdi gündemdesin. Dünya, Türkiye seni konuşuyor. Bunların şovuna alet olma' diyerek uyardı. FETÖ toplantılarına katılmadığım için beni hedef seçtiler. İlerleyen dönemlerde koruma polisim alındı. Önemli yerlerde yöneticilik yapmamı engellediler. Tekliflerine hayır deyince bana kafayı taktılar.'
Sabah Gazetesi

AJANS BG
Sırbistan’ın Avrupa entegrasyonuna destek
Başbakanlığa seçilmesi münasebeti ile Aleksandır Vuçiç’i tebrik eden Başbakan Boyko Borisov, Sofya’nın “Sırbistan’ın Avrupa perspektifine ve vatandaşlarının Avrupa topluluğunun bir kısmı olma hakkına destek vermeyi sürdüreceğini” öne sürdü. Boyko Borisov mesajında Bulgar ve Sırp devlet makamları arasında ekonomi, altyapı, güvenlik ve bölgesel işbirliği alanlarında yapılan görüşmelerde kaydedilen son gelişmelerden dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti.
BNR

AJANS BG 22 Ağustos 2016 Pazartesi
Eurostat: Romanya ve Bulgaristan iAB’de en yoksul
Romanya ve Bulgaristan AB’de  yoksulluk ve sosyal dışlanma bakımından birinci sırada yer alıyorlar. AB’nin istatistik dairesi Eurostat’ın verilerine göre  2014 yılında bu iki devletin nüfusunun  % 40’ı benzer durumda bulunmuştur. Araştırmaya göre, AB’nin fakirlik ve sosyal dışlanma ile yüzleşen nüfusu %24,1’i teşkil ederken Çekya’da bu oran 14.8’dir.
BNR

AJANS BG
Yüksel Özkan; Şikayetler Dilekçe İle Yapılmalı
AJANS BULGARİSTAN - ÖZEL
Bulgaristan Bursa Konsolosluğu ile ilgili haberler ve yapılan yorumlardan sonra , Bal-Göç ve diğer Stk’ların da eleştirilmesi sonucunda Bal-Göç Başkanı Doç.Dr. Yüksel Özkan, kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla AjansBg’ye açıklamalarda bulundu.İşte  Özkan’ın açıklamaları:
'Bu konu ve diğer sorunlarımız ile ilgili Bulgaristan Büyükelçisi Nadezhda Nikolova Neynsky’ yi  40 kişilik bir grup ile ziyaret ettik ve bu konuları gündeme getirdik. Bize bazı şikayetlerin geldiğini ve kendilerine daha kolay ulaşmak istediğimizi belirttik. Vize ve pasaport işlemleri gibi sıkıntılar dışında camiamızın diğer sorunlarını da kendilerine anlattık.Geçen yıl Kasım ayında Konsoloslar toplantısına tüm bu sıkıntılar ile ilgili rapor gönderdik.Bulgaristan Büyükelçisi Neynsky ve diğer kişilerden gelen dönüşler; üyelerimizin  şikayetlerini  bizlere, Konsolosluklara yada Dışişlerine dilekçeler ile iletmeleri yönündeydi.Bizler bu konu ile ilgili üyelerimizden gelen telefonlara cevap olarak; Hangi sıkıntıları yaşadınız? Buyurun derneğimize gelerek bir dilekçe ile bunları belirtin dedik.  Şikayet  dilekçesi verin dedik.Bizim elimizde done olmadan, sadece telefon yoluyla gelen ihbarlar ile bu sorunu aşamayız. Elimizde somut kanıtlar ile daha etkili olacağımızı gelen telefonlarda belirttik. Gerekirse bu şikayet dilekçelerini Büyükelçiliğe, Dışişlerine, Konsolosluklara iletebileceğimizi, basın ile paylaşabileceğimizi ve bu yöntem ile çözüme daha yakın olacağımızı belirttik.Tüm bunları söylememize rağmen; Bugüne kadar Bal-Göç Genel Merkezine ve Şubelerine bu konularla ilgili bir tane şikayet dilekçesi verilmemiştir. Herkes şikayet ediyor fakat iş son noktaya gelince bir dilekçe dahi vermekten sakınılıyor. Medeni cesaret gösteremiyoruz. Bizlere dilekçe ile gelindiği zaman her daim vatandaşlarımızın arkasındayız. Bir tane yazılı dilekçe elimizde olmadan biz nasıl arkalarında duracağız? Bal-Göç olarak dokuz  şubemiz var, Federasyonumuz  var , biz talepleri rapor halinde de verdik ama dilekçelere ihtiyacımız var.  Büyükelçi ya da İçişleri bize dilekçeler nerede dediğinde bir şey gösteremiyoruz. Vatandaş kendini gizlememeli.Bunun dışında sadece Bursa için değil, özellikle Kırcaali’nin pasaport işlemlerinden dolayı daha yoğun olmasından dolayı, yaz döneminde çevre illerden oraya personel kaydırılması gibi birçok talebimiz oldu. Bu tür şikayetler ile ilgili üyelerimizden, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan Vatandaşlarından bizlere yazılı müracatta bulunmalarını istiyoruz'.
Erdoğan Doğu / Bursa


İLGİLİ HABER:


AJANS BG 20 Ağustos 2016 Cumartesi
İstanbul-Kapıkule arası 1 saate inecek mi?
İstanbul’la Edirne arasını 1 saate indirecek ‘Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren’ projesi ile Halkalı istasyonundan başlayacak 11 duraklı hat, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’den geçerek Bulgaristan sınırına bağlanacak. 

Türkiye’nin Bulgaristan’a ve bu yolla Avrupa’ya açıldığı sınır kapısı Kapıkule’ye uzanan ‘Halkalı Kapıkule Demiryolu’ hattı, rotasına eklenen yeni duraklarla hızlı tren olarak yeniden hayata geçiyor. 2011 yılı yatırım programına alınan ancak aradan geçen zaman içinde hala ihalesine bile çıkılamayan hızlı tren projesinin teknik detaylarının yer aldığı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu açıklandı. 2 milyar 750 milyon TL bedel biçilen proje gelecek ay 'İnceleme Değerlendirme Komisyonu'nda (İDK) değerlendirilecek.

AJANS BG
Demokrasi şehitlerinin anısına “15 Temmuz Şehitler Camii”
Bulgaristan Başmüftülüğü, 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında şehit olanların anısına Veliki Preslav şehrinde bir camiye “15 Temmuz Şehitler Camii” adını verdi.
Veliki Preslav’ın Kırkoova Semtinde bulunan “15 Temmuz Şehitler Camii”nin açılışı bugün gerçekleştirildi.

15 Temmuz Demokrasi Çocuk Parkı
Aynı zamanda  “15 Temmuz Şehitler Camii”nin bahçesinde bulunan çocuk parkının adı da 15 Temmuz Demokrasi Çocuk Parkı” olarak belirlendi.
Ajans Bulgaristan





AJANS BG 19 Ağustos 2016 Cuma
.