Sofia News Agency

Büyükelçi Gökçe'den Varna'da ikili ilişkiler konferansı

21 Kasım 2014 Cuma



Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe, Varna Belediyesi salonunda Bulgaristan-Türkiye ilişkileri hakkında çok değerli ve bilgi verici İngilizce ve Türkçe sunum yaptı. Kürsüye çıkınca tüm katılımcılara Bulgarca "merhaba, iyi akşamlar, nasılsınız" demesi herkesi çok etkiledi. Bulgaristan- Türkieye komşu ilişkileri, Bulgaristan- Türkiye sınırında tel örgü, doğudan gelen kaçak mülteciler, enerji üretimi, ekonomi, ticaret ve her iki ülkeyi ve Avrupa ülkelerini kapsayan ilişkileri içeren konulara değindi. Daha sonra dinleyicilere sözü verdi. Bulgaristan yerli ve milli medyaları, farklı meslek ve kültür, siyasi, eğitim ve sosyal kurumları yönetici ve temsilcileri, salonda yer alan farklı mesleklerden ve Almanya'dan katılan misafirlerin surularına cevaplar verdi. Katılan misafirlerin arasında Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Niyazi Evren Akyol da yer aldı. 

Nurten Remzí

Bulgaristan'da ilk Galatasaray taraftar kulübü kuruluyor

20 Kasım 2014 Perşembe

Galatasaray'ın Sofya'da taraftar kulübü kuruluyor. Bulgaristanlı taraftarlar, başkent Sofya'nın Studentski Grad semtinde kulüb merkezi kiralayarak kurucu seçimine geçti ancak Facebook üzerinden yapılan seçim soru işaretleri doğurdu. 'Galatasaray Fan Group Sofia Bulgaria' adında Facebook'ta kapalı grup oluşturan kurucular, kendi aralarında taraftar kulübünün resmi kurucuları için anket düzenledi. 
KAPALI GRUPTA KURCUCU SEÇİMİ 
Grubun kapalı olması nedeniyle anketin sağlıklı sonuç vermesi beklenmiyor. 176 üyesi bulunan söz konusu Facebook grubuna kim daha çok tanıdığını ve arkadaşını eklediyse anketin kazananı olarak çıkması kaçınılmaz görünüyor. 
Bu durum kurucu seçiminde tüm adaylara eşitlik sağlanmadığını gösteriyor. 
Ajans Bg

Bulgaristan’da eğitim gören öğrenciler için THY’nin indirimli bilet

THY, Sofya-İstanbul gidiş dönüş bilet ücretinde öğrencilere 217 Avrodan 122 Avroya indirime gitti. İndirimli tarife deneme amacıyla bu aşamada 31 Aralık 2014 tarihine kadar, biletlerin kullanım süresi ise 31 Mart 2015 tarihine kadar geçerli olacak. Ayrıntılı bilgiye THY bürolarından alınabilir.

10 dakikalık Türkçeye tahammülsüzlük

Bulgaristan'daki yeni hükümete dışarıdan destek veren aşırı milliyetçi Vatansever Cephesi, devlet televizyonundaki 10 dakikalık Türkçe haber bültenini kaldırmak için çabalıyor.
Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan'da, devlet televizyonu BNT1'deki sembolik anlamı olan 10 dakikalık Türkçe haber bülteninin kaldırılması talebi tepkiyle karşılandı.

Aşırı milliyetçi Vatansever Cephe'nin (PF) bu girişimine, başta Türk toplumu olmak üzere farklı çevreler tepki gösterdi.

Eğitim ve Bilim Bakanı Todor Tanev, bu tutumu "aşağılık kompleksi" olarak nitelerken, üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), daha kapsamlı olması gerekirken kaldırılmaya çalışılan bültenin Türkler için geri adım atılmayacak bir hak olduğunu vurguluyor.

Ekonomik istikrarsızlık, hayat pahalılığı, yolsuzluk ve kötü yönetim gibi çeşitli nedenlerden geniş katılımlı protestoların yaşandığı Bulgaristan'da son bir buçuk yılda iki kere erken seçime gidildi. 5 Ekim'de yapılan erken seçimlerin ardından Boyko Borisov'un başkanlığında kurulan koalisyon, 7 Kasım'da güvenoyu alarak göreve başladı ancak ülkede siyasi istikrar yeni hükümetle de tam anlamıyla sağlanmış değil.

İşsizlik, ekonomik istikrarsızlık, bankacılık krizi, yüksek enerji fiyatları ve yabancı düşmanlığı gibi konularla başa çıkmaya çalışan ülkede, Bulgaristan Ulusal Televizyonu'ndaki (BNT 1) Türkçe bültenin yayından kaldırılması tartışması, nüfusun yaklaşık yüzde 10'nundan fazlasının Türkçe konuştuğu ülkede tepkilere neden oldu.

Tartışmalara konu olan bülten, yerel saatle 16.10'da başlıyor ve yaklaşık 10 dakika sürüyor. HÖH'ün girişimleriyle 15 yıl önce yayın hayatına başlayan bülten, ülkedeki Türk toplumu açısından sembolik anlam taşıyor.

HÜKÜMET DESTEK ŞARTI, TÜRKÇENİN KALDIRILMASI!

Koalisyon hükümetine dışarıdan destek veren aşırı milliyetçi PF'nin lideri Valeri Simeonov, basında çıkan "hükümete destek vermelerinin karşılığı olarak Türkçe haberlerin kaldırılmasını istedikleri" iddialarını, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede doğruladı.

Simenov, "Bizce BNT'de sadece anayasanın resmi dil olarak tanımladığı Bulgarca kullanılabilir" diyerek, Türkçe bilmeyen Bulgarların durumdan rahatsız olduklarını ileri sürdü. Haberlerin Türkçe konuşmayan vatandaşların Türkçe konuşanlara karşı olumsuz tavır almalarına ve "milletin bölünmesine" neden olduğunu öne süren Simenov, "Sorunun ortadan kaldırılması için Türkçe haberlerin yayından kaldırılmasını teklif ediyor, bu teklifimize diğer partilerden destek arıyoruz" diye konuştu.

Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Vatandaşlar (GERB) partisinin, Reformcu Blok (RB) ve Bulgaristan'ın Yeniden Doğuşu İçin Alernatif (ABV) ile 7 Kasım'da kurduğu koalisyon hükümetinin ayakta kalabilmesi için 240 üyeli parlamentoda en az 121 milletvekilinin desteği gerekli.

GERB, RB ve hükümete tek bakanla katılan ABV'nin toplam milletvekili sayısı 118 olduğu için koalisyona 19 milletvekiliyle dışarıdan destek veren aşırı milliyetçi PF kilit rol oynuyor. Öte yandan, parti içi sorunlar nedeniyle zor günler geçiren RB'nin parçalanma ihtimaline işaret eden siyasi gözlemciler, hükümetin PF'ye çok daha bağımlı hale gelebileceğine dikkati çekiyor.

AKSİNE BÜLTENİN SÜRESİ UZATILMALI

HÖH milletvekili Çetin Kazak da konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce de benzer çabalara şahit olduklarını hatırlattı. "Daha önce olduğu gibi bu kez de tavrımız açık ve nettir. Bu haberler azınlıkların temel bir hakkıdır" diyen Kazak, bültenin, Ulusal Azınlıkların Korunmasıyla ilgili çerçeve sözleşmesine istinaden elde edilen bir hak olduğunu, kazanılmış bu hakkı Bulgar yasalarının da desteklediğini vurguladı.

Kanunların kendilerine verdiği hakkı "çiğnetmeyeceklerini" belirten Kazak, tersine, Türkçe bültenin daha uzun ve kapsamlı olması gerektiğini dile getirdi.

DİLDEN KORKAN DİNDEN DE KORKAR

Eğitim ve Bilim Bakanı Prof. Todor Tanev de söz konusu hareketin Bulgaristan'ın gelişimi açısından oldukça zararlı olduğuna işaret etti. Tanev, "Bir aşağılık kompleksi, geçmişe dayandırılan bu zihniyet, geleceğin inşası için iyi bir malzeme değil" ifadesini kullandı.

"Biz yan yana olan değil, iç içe geçmiş iki topluluğuz. Böyle de yaşamayı biliriz" diyen Tanev, şöyle devam etti:

"Dillerden korkan dinlerden de korkar. Ben daha huzur dolu bir dünyayı görmek isterim. O da siyasi bariyerleri kaldırdığımızda gerçek olacak. Ortak kültürümüzün ve geleceğimizin kapılarını açtığımızda gerçek olacak. Bulgarcada bir çok Türkçe deyim kullanırız. O deyimler İngilizceye zor çevrilir ancak biz onları rahat anlarız. Tanrı Türk halkını korusun."

Buna karşılık, Türkçe haber bülteninin kaldırılmasına dair Bulgaristan Ulusal Radyosu'na mülakat veren yeni hükümetin soydaş kökenli Kültür Bakanı Vejdi Raşidov'un, "bültenin kaldırılmasına itiraz etmediği ve aynı haberlerin başka bir dilde tekrar okunmasına gerek olmadığı" yönündeki beyanları, soydaş toplumunda büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

AB STANDARTLARINI KARŞILAMIYOR

Ülkedeki milliyetçi çevreler tarafından sık sık gündeme getirilen Türkçe bültenin kaldırılması konusu, Elektronik Medya Düzenleme Kurulu (SEM) üyelerinin de tepkisini çekti.

SEM üyesi Mariya Stoyanova, Türkçe bültene ilişkin tartışmaları, bazı siyasetçiler tarafından durmadan tekrar edilen eski bir şarkıya benzetti.

Başladığından beri formatı değişmeyen bültenin varlığının değil, formatının tartışılabileceğine işaret eden Stoyanova, "Ancak bu sorunu politikacıların değil, bizim gibi mesleğin uzmanlarının tartışması gerekir" diye konuştu.

Bulgarca haber dairesi tarafından hazırlanan içeriğin, mekanik bir Türkçe çeviri ile sunulmasının haberin misyonuna ters olduğuna dikkati çeken Stoyanova, diğer bir AB ülkesi Avusturya'da Slovak ve Hırvat azınlıklara yönelik programlarda örf, adet ve geleneklere ait unsurlara rahatça yer verildiğini hatırlattı.

Türk toplumunun BNT 1 haberlerinde "kendini göremediğini" söyleyen Stoyanova, Türkçe haber masasında çalışan gazetecilerin genel haber dairesine entegre edilerek haber üretiminde daha aktif rol alabileceklerini, böylelikle daha verimli çalışabileceklerini belirtti. Stoyanova, "Bu skandala ne Bulgarların ne de Türklerin ihtiyacı var. Komşuluk ilişkilerimizin de buna ihtiyacı yok. Gerginliği biraz düşürüp, konuyu rahatlıkla görüşebiliriz. Türkçe haberler meselesi milletimizi bölmemelidir" diye konuştu.

Tutarsız politikaları sebebiyle oy kaybeden ATAKA (Atak) Partisi, seçim barajını kıl payı geçerek meclise girmesinin ardından, Türkçe haberlerin yasaklanmasını teklifini de içeren yasa tasarısı paketini meclise sunmuştu.

Koalisyon hükümetinin küçük ortağı olan sağcı Reformcu Blok üyelerinden Hürriyet ve Şeref Halk Partisi lideri Korman İsmailov ise PF'nin getirdiği teklifin "net olarak" açıklanmadığını belirterek, "Söz konusu olan Türkçe haberlerin yayından kaldırılması ise biz buna kesinlikle karşı oluruz" demişti.

AB'ye 2007'de üye olan Bulgaristan'da, yasalar azınlıklara kendi dillerinde yayın yapma hakkı tanımış olmasına rağmen Türkçe dışında bir dilde haber yayını yapılmıyor.

Avrupa Birliği'nin en fakir ülkesi olan Bulgaristan, Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporlarına göre, Yunanistan'dan sonra yolsuzluğun en yaygın olduğu AB ülkesi konumunda. Kişi başına düşen milli gelirin 12 bin avro olduğu ülkede işsizlik oranı ise yüzde 13'ün üzerinde.

Hükümette çatlak

18 Kasım 2014 Salı

7 Kasım'da göreve başlayan ve hassas dengelere dayanan yeni koalisyon hükümetinde ilk çatlak oluştu.

Bulgaristan’ın Avrupalı Gelişimi İçin Vatandaşlar (GERB) partisinin sağcı Reformcu Blok (RB) ve solcu Bulgaristan’ın Yeniden Doğuşu İçin Alernatif (ABV) ile kurduğu koalisyon hükümetine dışarıdan destek veren aşırı milliyetçi ve ırkçı Vatansever Cephesi (PF) hükümete desteğini çekebileceğini bildirdi.

PF lideri Valeri Simeonov, hükümetteki tek Türk kökenli isim olan Savunma Bakan Yardımcısı Orhan İsmailov’un atamasının iptalini istediklerini açıkladı. Bulgaristan ulusal televizyonuna konuşan Simeonov, PF’nin Siyasi Kurul toplantısında İsmailov’un atanmasının geri alınması için hükümete tanıyacakları süreyi belirleyeceklerini söyledi.

Simeonov, "Ohan İsmailov alınmazsa hükümete verdiğimiz desteği çekebiliriz" dedi.

Orhan İsmailov, beş partiden oluşan RB tarafından Savunma Bakan Yardımcısı adayı gösterilmişti. Başbakan Boyko Borisov, seçim öncesinde hükümet kurması durumunda Türk ve Müslüman kökenli 10 bakan yardımcısına yer vereceğini bildirmiş ancak bunu yapmamıştı.

Bulgaristan hükümetinin ayakta kalabilmesi için 240 üyelik parlamentoda en az 121 milletvekilinin desteğine ihtiyaç bulunuyor. GERB, RB ve hükümete tek bakanla katılan ABV’nin toplam milletvekili sayısı 118 olduğu için koalisyona dışarıdan destek veren 19 kişilik PF grubu kilit rol oynuyor.

İç skandallara sarsılan ve üye partilerin liderlerini aynı masaya oturtamayan 23 milletvekiline sahip RB’nin parçalanma riskini de göz önünde bulunduran siyasi gözlemciler, bu ortamda PF’nin verdiği kritik desteğinin değerine vurgu yapıyor.


AA

Büyükelçi Gökçe: "Karşılıklı alış-veriş hacmini artırmanın yolu sınırımıza tel örgü çekmek değil"

Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticaretin kolaylıkla 10 milyar dolara çıkabileceğini ancak bunun yolunun sınıra tel örgü çekmek bulunmadığı belirtti.

Büyükelçi Gökçe, Bulgaristan ulusal televizyonu BNT’ye yapmış olduğu açıklamada, iki ülke arasındaki ilişkileri gözden geçirildi. Gökçe, Bulgaristan'ın 25 senelik demokratik döneminde gelişen ikili ekonomik ve ticari ilişkilerinin yanında kültür ve turizm alanında pozitif gelişmeler bulunduğunu, yatırımların arttığını bildirdi.

Karşılıklı alış-veriş hacminin beş milyar dolara ulaştığını, birkaç yıl içinde rahatlıkla 10 milyar dolara ulaşabileceğini vurgulayan Gökçe, " Şayet bunun yolu sınıra tel örgü çekmek değil" diye belirtti.

Bulgaristan-Türkiye sınırının bir bölümünde 30 kilometrelik tel örgü çekildiğini anımsatan Gökçe, bunun Bulgaristan tarafından yapımı hususunda önceki sene yürütülen görüşmelere bizzat katıldığını belirtti. Süleyman Gökçe, şu şekilde açıkladı:

"Çitin sınırlı bir kısımda olması ve kalıcı olmaması koşulu ile Türkiye bunu itiraf etti. Bulgaristan'ın tüm sınırına çit çekileceğine dair bir hoşgörü yoktu. Bir hafta evvel Berlin Duvarı'nın yıkılışının 25. sene dönümü kutlandı. 2014 senesinde iki ülke arasında çit çekerek, duvar örerek değil, işbirliği yaparak ilişkiler gelişir."

Büyükelçi Gökçe, Bulgaristan'da bulunan bazı iddiaların aksine iki ülke arasındaki sınırın Türkiye tarafından ülkeye teröristlerin girmediğinin de altını çizdi.

AA

Bulgaristan'ın tek İslami kitaplar satan mağazası Kırcaali'de açıldı

17 Kasım 2014 Pazartesi

Bulgaristan'ın tek İslami kitaplar satan mağazası Türklerin en yoğun yaşadığı Kırcaali şehrinde açıldı.

İslami yayınların satılacağı kitabevinin açılışına katılan Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Hacı, okumanın önemine dikkati çekerek "Bizim dinimiz oku ile başlayan bir dindir. Biz okumayı seviyoruz” dedi.

Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmed ise hayatının en mutlu günlerinden birini yaşadığını ifade ederek, açılış yapılan kitap mağazasında Başmüftülük tarafından yayınlanan 80'e yakın çeviri ve kuruma bağlı çalışan din adamlarının yazdığı kitapların satılacağını belirtti.

Beyhan Mehmed "Allah ile kulu arasındaki münasebeti şüphesiz ki ilim ile oluşturacağız. Bundan dolayı da yüce Allah hiçbir zaman insanı yalnız bırakmamış, kitap göndermiş, peygamber göndermiş" dedi.

Ülkenin ilk İslami kitaplar satan kitabevinin açılışına bölge müftüleri, milletvekilleri ve çok sayıda Kırcaalili katıldı.

Nüfusu 7,3 milyon olan Bulgaristan'da 1,5 milyon Türk ve Müslüman yaşıyor.

AA

Maliye Bakanlığı 2,25 milyar avro dış borç arıyor

Bulgaristan Maliye Bakanlığı'nın 4,5 milyar leva (2,25 milyar avro) tutarında yeni dış borç aradığı açıklandı.
Bulgaristan Ulusal Radyosu (BNR), yeni borçlanmanın iç ve dış kaynaklara dayandırılacağını duyurdu.
Bütçede yeniden düzenleme taslağı 7 Kasım'a kadar iktidarda bulunan eski geçici hükümetin maliye bakanlığı tarafından hazırlanmıştı. Parlamentoda yarın görüşmeleri yapılacak tasarının henüz onaylanmaması nedeniyle Başbakan Boyko Borisov Hükümeti'nin borç için hangi bankalarla görüştüğü belirtilmedi. Maliye Bakanı Vladislav Goranov, alınacak borcun 1,5 milyar avroya yakın bölümünün yabancı bankalardan çekileceğini kaydetmişti. Araştırılan diğer kaynaklar arasında devlet iç borçlanma senetlerinin de yer aldığı tahmin ediliyor.
Yıl sonuna kadar alınması gereken söz konusu borcun bir kısmı, iflas eden ve ülkenin 4. en büyük finansal kuruluşu Korporatif Ticaret Bankası'nın (KTB) mudilerine ödeme için kullanılacak. Mevzuata göre banka iflaslarında devlet, kişi başı 100 bin avroya kadar olan borçları karşılıyor.
AA

Hüseyin Hafızov: 'Manipülasyonla susturmaya çalışıyorlar'

14 Kasım 2014 Cuma


Milletvekili Hüseyin Hafızov'un, diğer HÖH milletvekillerinden farklı olarak, savunduğu görüşler nedeniyle kendisine karşı Bulgar medyasında karalama kampanyası başlatıldı. 
Bulgaristan'da yazılı ve görsel medya kuruluşları Hüseyin Hafızov'un sözlerini Türkçe'den tamamen yanlış tercüme ederek veya bir konuşmanın bütününden kasıtlı alıntılar kullanılarak, Hafızov'un Bulgar devletine karşı olduğu algısı yaratılıyor.
"Yaptığım tüm hareketlerimde haklı olduğumu iddia ediyorum ve anlayışımda bir değişiklik söz konusu olamaz. Korktuğum veya sakındığım bir durum da yok. Hak davasında olduğum müddetçe de Allah'ın yardımını istiyorum" diyen Hafızov, yanlış tercüme, kasıtlı alıntılar ve manipulasyon yorumlarıyla kendisinin susturulmaya  çalışıldiğini belirtti. 
Ajans Bg

“Seyahatname” Bulgaristan'da yayımlandı

Osmanlı döneminin ünlü gezgini Evliya Çelebi’nin kaleme aldığı 10 ciltlik “Seyahatname” adlı gezi notlarının ilk cildi Bulgaristan'da yayımlandı.
Kitabın yayımlanması dolayısıyla Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliği konutunda tanıtım toplantısı düzenlendi.

Toplantıda konuşan Bulgaristan Eğitim ve Bilim Bakanı Todor Tanev “Hepimiz bu kitabın piyasaya çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorduk” dedi. Tanev, Evliya Çelebi’nin gezdiği, "Şark dünyası" olarak adlandırılan geniş coğrafya hakkında paha biçilemez belgeleri miras bıraktığını belirterek, “Ben de bu Şark dünyasının bir parçası olmaktan mutluluk duyarım” dedi.

Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe de Avrupa Konseyi’nin Evliya Çelebi’yi 2012 yılında "21. yüzyılda insanlığa yön veren en önemli 20 kişiden biri" olarak tanıttığını, UNESCO’nun da 2011 yılını "Evliya Çelebi Yılı" ilan ettiğini hatırlattı.

Bulgaristan halkının okuma sevgisinden etkilendiğini belirten Gökçe, Türkiye’de de bir yılda basılan 50 bin kitabın tirajının 600 milyona ulaştığını söyledi.

Evliya Çelebi’nin "Seyahatname" eserini Bulgar okuyuculara sunan “Doğu Batı Kitapevi” yöneticisi Lüben Kozarev ise Bulgarcaya ilk kez 1973 yılında çevrilen kitabın uzun bir aradan sonra okuyucularla yeniden buluşmasından mutluluk duyduğunu ifade etti.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'ndan, yurt dışına göç eden Türklere burs

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, yurt dışına göç eden Türklere yönelik bu yıl ilk kez akademik destek bursları vermeye başlıyor.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), yurt dışına göç eden Türklere yönelik bu yıl ilk kez akademik destek bursları vermeye başlıyor. Burslarla Türklerin, bulundukları ülkelerde eğitim, kültür ve akademik hayata katılımlarının sağlanması ve başarılarının desteklenmesi hedefleniyor.

Yurtdışı Vatandaşlar Bursları (YVB) ile ilgili AA muhabirine bilgi veren YTB Başkanı Kudret Bülbül, sanatçı Cem Karaca'nın "İşçisin Sen, İşçi Kal" şarkısını hatırlatarak, yurt dışında yaşayan vatandaşların işçi kalmamaları, siyaset, ekonomi, eğitim, spor ve sanat gibi hayatın her alanında var olmaları için destekler verdiklerini vurguladı.

Yurt dışında yaşayan vatandaşların belirli konularda yüksek lisans, doktora, doktora sonrası çalışma yapmaları halinde aylık mali destek sağlayacaklarını belirten Bülbül, "İstiyoruz ki bu projelerle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız daha etkin ve hayatın her alanında saygın birer birey olsunlar, hem bulundukları ülkeye ve hem Türkiye'ye katkı sağlasınlar" dedi.

YTB'den alınan bilgiye göre, 2014 yılında başvuruya açılacak araştırma konuları kimlik, kültür ve aidiyet araştırmaları, eğitim araştırmaları, ayrımcılık ve hak ihlalleri araştırmaları, göç araştırmaları, katılım araştırmaları, hukuk araştırmaları, akademik ve entelektüel duruma yönelik araştırmalar, sanat ve edebiyat araştırmaları olarak sıralanıyor.

Burs programının hukuk, siyaset, sosyoloji, psikoloji, pedagoji, tarih ve Türkoloji gibi sosyal bilim dallarında yurt dışındaki Türk toplumunu ilgilendiren konularda araştırma yapan üstün başarılı araştırmacıların desteklenmesine de imkan sağlayacağı belirtildi.

- Burs miktarları ülkelere göre değişiyor -

Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, İngiltere, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, Finlandiya, Portekiz, Norveç, Danimarka, İrlanda, Malta, Lüksemburg, Lichtenstein, ABD, Kanada ve Avustralya olmak üzere 21 ülkede ikamet eden Türk vatandaşların başvurusuna açılacak burslar, her ülkeye göre farklı miktarlarda aylık burs imkanı sunuyor.

Buna göre, ABD'de yüksek lisans yapan Türklere 650 dolar, Avustralya'da 725 Avustralya doları, İngiltere'de 400 sterlin, İsviçre'de 600 frank, Kanada'da 750 Kanada doları, Norveç'te 4 bin kron ve Avro bölgesindeki ülkelerde yüksek lisans yapanlara 500 avro burs verilecek.

 Doktora tezi yapan Türkler ise ABD'de ve Avustralya'da 1000 dolar, İngiltere'de 600 sterlin, İsviçre'de 900 frank, Kanada'da bin 100 Kanada doları, Norveç'te 6 bin 120 kron ve Avro bölgesindeki ülkelerde ise 750 avro aylık burs alabilecek.

Doktora sonrası araştırma yapan Türkler eğer ABD'de iseler bin 300 dolar, Avustralya'da bin 500 Avustralya doları, İngiltere'de 800 sterlin, İsviçre'de bin 200 frank, Kanada'da bin 500 Kanada doları, Norveç'te 8 bin 150 kron ve Avro bölgesindeki ülkelerde ise bin avro burs imkanından faydalanabilecek.

Burs almak isteyenler "www.ytb.gov.tr" internet adresinden 19 Aralık'a kadar başvuru yapabilecek.


AA

Koca Yusuf’un mezarını arayacaklar

13 Kasım 2014 Perşembe

Türk güreşinin efsane isimlerinden olan ve 1898 yılında ABD’den dönüşü sırasında bir deniz kazasında hayatını kaybeden pehlivan Koca Yusuf’un (Yusuf İsmail) mezarının tespiti için çalışma yapılacak.

Güreş sporunda yaptığı araştırmalarla dikkati çeken ve Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın hayatını anlatacak filmin yönetmenliğini yapacak Doç. Dr. Ercan Yesari Yiğit, bir başka efsane isim Koca Yusuf’un mezarının tespiti için Portekiz’in Azor Adaları’nda araştırma gerçekleştirecek.
Konuyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Yiğit, geçmiş dönemlerde de gündeme gelen Koca Yusuf’un mezarının Azor Adaları’nda olduğu yönündeki iddiayı doğrulayarak, yakın zamanda kendisinin bu bölgeye giderek Koca Yusuf’un mezarını tespit etmek istediğini söyledi.
Kurtdereli Mehmet Pehlivan ile ilgili çekeceği belgeselin ardından Portekiz’e gideceğini belirten Ercan Yesari Yiğit, “O büyük insanın naaşını alıp Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın yanına gömmek benim en büyük arzum” dedi.
Koca Yusuf’un mezarı konusunda kendisinin araştırmalar yaptığını vurgulayan Yiğit, “Bu konuda birçok araştırma yaptım. Fransa’da eğitim gördüğüm dönemlerde de araştırmalarım oldu. Konuyla ilgili kaynakça elime geçti. O kaynakçalardan birinde Azor Adaları’ndaki bir kilisenin rahibi ‘Kaza sonrasında birçok kişinin cesedi kıyıya vurdu. Ancak içlerinde biri vardı ki çok iri vücutlu ve elbisesi diğerlerinden değişikti’ diyor. Biz bunun Koca Yusuf olduğunu biliyoruz. Portekiz’e gittiğimizde leğen kemiklerine kadar inceleyeceğiz. Pehlivanların leğen kemiği büyük olur” diye konuştu.
Araştırmalarda bununla yetinmeyeceklerini kaydeden Yiğit, “Ayrıca Koca Yusuf’un yaşayan akrabaları var. Torunları yaşıyor. Onlarla bağlantı kuracağız. Torunlarından birini de yanımıza alacağız. Onlardan kan örneğini alıp, kemik testinden Koca Yusuf’un naaşını tespit etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Türk güreşinin efsane isimlerinden Koca Yusuf’un mezarının ülke dışında olmasının kendisini rahatsız ettiğini anlatan Ercan Yesari Yiğit, “Benim misyonum onun mezarını buraya getirmek. Bu şekilde Türk güreşine katkıda bulunursak ne mutlu bize. Araştırma ekibinin başında ben olacağım. Ben aynı zamanda tarihçiyim. Tabii ki bu çalışma için diplomatik yazışmalar da olacak. Onları da gerçekleştireceğiz” şeklinde görüşlerini aktardı.
- ABD’den dönerken deniz kazasında öldü
Bulgaristan’da 1857 yılında doğan efsane güreşçi, 1894 yılından itibaren Avrupa ve ABD’de dönemin en ünlü güreşçileriyle müsabakalar yaptı.
Koca Yusuf dönemin ünlü pehlivanlarından Şumnulu Dursun Pehlivan, Nasuhçulu Kel İsmail Pehlivan ve Pomak Osman tarafından yetiştirildi. Kırkpınar tarihinde 26 yıl boyunca üst üste başpehlivanlığı elinde bulunduran Kel Aliço ile 1885 yılında güreşti ve berabere kaldı. Bu karşılaşma sonucunda ülkenin başpehlivanlığı unvanını aldı. Kel Aliço’nun çırağı olan ve 18 yıl Kırkpınar başpehlivanlığını elinde bulundurduğu söylenen Adalı Halil’i iki kez üst üste yendi.
Türkiye’ye dönmek üzere 21 Mayıs 1898′de Fransız bandıralı La Bourgogne transatlantiği ile yola çıkan Koca Yusuf, bindiği geminin 4 Temmuz sabahı New York’un kuzeydoğusundaki Sable Adası’nın 60 mil açıklarında İngiltere bandıralı Cromartyshire şilebiyle çarpışıp batması sonucu tüm yolcular ve mürettebatla birlikte boğularak öldü.
Koca Yusuf’un ölümüyle ilgili iki iddia var. İlki; kaza sonrasında filikalara binen yolcularla birlikte kurtulmaya çalışan Koca Yusuf’un tutunduğu filikadaki yolcuların onun koca gövdesinin sandalı devireceği korkusuna kapılıp kürek ve baltalarla ellerine vurduğu, ellerini çekmeyeceği anlaşılınca filikadakiler tarafından baltayla bileklerinin kesildiği ve bu nedenle öldüğü. Bir diğer rivayete göre, Koca Yusuf ABD’de kazandığı güreşlerin ardından elde ettiği geliri, kağıt paralara güvenmediği için altına çevirdi ve kaza sonrası bu altınların ağırlığı nedeniyle okyanusta boğuldu.
Azor Adaları, Atlas Okyanusu’nun ortasında Portekiz’e bağlı takımadalar topluluğudur. Lizbon’a yaklaşık bin 500 kilometre uzaklıkta bulunan adalar, Kuzey Amerika’nın doğu sahilinden de yaklaşık 3 bin 900 kilometre uzakta yer alır.

AK Parti'li Sait'ten Balkanlar'da Soydaş Diplomasisi

 Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 5-6 Aralık tarihlerinde yapacağı Yunanistan ziyareti öncesinde AK Parti İzmir milletvekili ve Dışişleri komisyon üyesi Rifat Sait, bir dizi temaslarda bulunmak için gittiği Yunanistan ve Bulgaristan'da soydaşlarla bir araya geldi. Kanaat önderleri ve siyasi taraflarla ayrı ayı görüşen Sait, bölge hakkında hazırlayacağı detaylı bir raporu Ankara'ya sunacak. Balkanlardan iki ayrı grup Sait'i önümüzdeki günlerde Ankara'da ziyaret edecekler.

Avrupa Birliği'nin en fakir ülkesi Bulgaristan'da 5 Ekim 2014 tarihinde yapılan erken Genel seçim sonrasında çok parçalı koalisyon hükümeti kuruldu. Seçimler sonunda 38 milletvekili çıkarmayı başaran ikinciliği kıl payı kaçıran ve üçüncü parti olan Türkleri çoğunlukta olduğu Halk ve Özgürlükler Harekeri (HÖH) hiçbir ön koşul öne sürmemesine rağmen koalisyona alınmadı. Bulgaristanda yapılan yorumlara göre Hükümetin uzun dönemli olamayacağından ve yeni bir erken seçimin olmasından dolayı istikrarın sağlanamamsından endişeli duyuluyor. Diğer yandan Yunanistanda yapılan seçimlerde Batı Trakya bölgesinde Türkler 3 Belediye kazanmışlardı. Yunanistan parlamentosunda Türk soylu 3 tane de Türk milletvekili bulunuyor.Hem Yunanistan hem de Bulgaristanda ekonomik ve siyasi kriz yaşanıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu 5-6 Aralık tarihleri arasında Yunanistan'a resmi bir ziyaret yapacak. Tam bu kritik süreçte AK Parti İzmir Milletvekili ve Dışişleri komisyon üyesi Rifat Sait, bir dizi temaslarda bulunmak için gittiği Yunanistan (Batı Trakya) ve Bulgaristan'da soydaşlarla bir araya geldi.

AK Parti İzmir milletvekili Rifat Sait, ilk olarak Yunanistanda Batı Trakya bölgesinde Gümülcineyi ziyaret etti. Ardından İskeçe vilayetine de giden Sait, T.C.Gümülcine Konsolosluk yetkilileri, Mustafça belediye başkanı Cemil Kabza ve Yassıköy belediye başkanı İsmet Kadıoğlu, İskeçe milletvekili Ahmet Hacıosman, Gümülcine Türk Gençler Birliği yetkilileri ve Dostluk ve Barış Partisi (DEP) başkanı Mustafa Ali Çavuş ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Sait, Yunanistanda iki günlük temaslarından sonra yeni açılan Makas gümrük kapısından Bulgaristan'a geçti.

Başkonsolos Alper Aktaş'ın ev sahipliğinde T.C. Filibe Başkonsolosluğunda yapılan yemekli soydaş buluşmasına Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz, HÖH'ün Cebel ilçe başkanı Bahri Ömer, Milletvekilleri Şaban Ali, Erdinç Hayrullah olmak üzere çok sayıda milletvekili ve Belediye Başkanı katıldılar. Önümüzdeki günlerde Filibe'den bir soydaş heyeti, Ankara'yı ziyaret edecek.

Göreve kısa bir süre önce (11 ay önce) başlamasına rağmen etkili çalışmaları ile dikkat çeken Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe'nin başarısı soydaşlarımızı bira araya getiriyor. Soydaşların dert babası olan Büyükelçi Gökçe, AK Parti İzmir milletvekili Rifat Sait ve eşi Sevilay Sait'i Sofya Büyükelçiliğinde ağırladı. Sait, iki günlük Sofya temasları sonucunda Hürriyet ve Şeref partisi Genel Başkanı Korman İsmail, HÖH Genel Başkan yardımcısı Ruşen Rıza, Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Hacı, bazı HÖH milletvekilleri, Bulgaristan'daki Türk öğrenci konseyi üyeleri, Türk kanaat önderleri ve basın mensuplarıyla ayrı ayrı görüştü. Sait, bölge hakkında hazırlayacağı detaylı bir raporu Ankara'ya sunacak. Bulgaristan'dan ve Yunanistan'dan iki ayrı soydaş heyeti önümüzdeki günlerde Ankarara'da Sait'i ziyaret edecekler.

Türk işadamları dernekleri birleşti

12 Kasım 2014 Çarşamba

Türk Bulgar Ticaret ve Sanayi Odası (TBTSO), Filibe’deki Bulgar Türk İş Adamları Derneği (BULTİŞ) ve Kuzeydoğu Bulgaristan Bulgar - Türk İşadamları Derneği’nin (BULTİŞAD), Sanayi ve Ticaret Birliği çatısı altında güçlerini birleştirdi.

Türkiye, komşusu Bulgaristan’la durma noktasına gelen ekonomik ilişkilerde yeni bir sayfa açıyor. Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticaret hacmi 5 milyar doların biraz üzerinde. Ancak Bulgaristan’daki Türk yatırımları son 7 yıldır neredeyse durmuş vaziyette.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) kapatılmasının ardından ekonomik ilişkilerde ağırlığı diplomatik temsilciliklere kaydıran Türkiye, Bulgaristan’da Türk ve Bulgar işadamları tarafından kurulan teşkilatların tek çatı altında birleştirdi. Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe, Sofya’daki Türk Bulgar Ticaret ve Sanayi Odası (TBTSO), Filibe’deki Bulgar Türk İş Adamları Derneği (BULTİŞ) ve Kuzeydoğu Bulgaristan Bulgar - Türk İşadamları Derneği’nin (BULTİŞAD), Sanayi ve Ticaret Birliği çatısı altında güçlerini birleştirdiğini ilan etti. Yani adeta Voltran’ı oluşturdular...
Gökçe Milliyet’e yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha iyi bir seviyede olması gerektiğini, çatı kuruluşun da bu yüzden kurulduğunu ifade etti.

Nokta atışla ‘yatırım’...
Süleyman Gökçe, “Çatı kuruluş, Türkiye’deki odalar ve ticari temsilciliklerle direkt olarak bağlantılı çalışacak. Türk yatırımcıyı direkt olarak ilgilendiği alana nokta atışla göndereceğiz. Türk temsilcilikleri ve diğer Türk kurumlarını da bunun için seferber edeceğiz” dedi.
Mal satmayın ama buradan sıçrama yapın
Bulgaristan ile Türkiye arasında 2011 yılında konulan 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi 3 yıllık bir gecikmeyle tutturulmuş, ama 5.2 milyar dolarda patinaj çekiyor. 2007 yılından beri Türk işadamlarının Bulgaristan’da ciddi bir yatırımı yok. Türk yatırımları 600 milyon euro seviyesinde kalmış. Türk Bulgar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Bayram Türkiye’deki ihracatçı işadamlarına vakit kaybetmeden Bulgaristan’ı sıçrama tahtası olarak kullanmalarını tavsiye ediyor. 23 yıldır Bulgaristan iş dünyasının içinde olan Bayram Türk yatırımcılara şu tavsiyelerde bulundu:

 Türk işadamı hammaddesini Türkiye’den getirip burada üretim yapabilir. Gümrük sorununu vergi sorununu aşıp, maliyetlerini minimuma indirir. Balkanlar’daki 11 ülke için anahtar yine Bulgaristan kilidiyle açılıyor.

Tekstilden giyime, sanayiye kadar Türk yatırımcılar Bulgar pazarına yönelerek hata yapıyor. Burada pazar çok dar. Alım gücü çok düşük.

Türk yatırımcıların burada Avrupa Birliği (AB) fonlarını kullanma şansları var.

Bulgaristan’da toprak çok verimli. Türkiye’nin üçte bir fiyatına toprak sahibi olmak mümkün. Hayvancılık sektörü de kârlı bir yatırıma dönüşebilir.

Biz bu ülkede ciddi yatırımı düşünenler için her kapıyı açarız.
Erdoğan’ın çılgın Balkan projesi
Bulgaristan’daki Türk iş çevreleri, Türk hükümetin kısa bir zaman içinde Balkanlar’daki ekonomik varlığını artırmak ve buradaki yatırımcıları Türkiye’ye çekebilmek için bir kurmay projesi hazırladığını söylüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hazırlandığı dile getirilen projeye göre Balkan ülkelerinin her birinde iş çevrelerinden 1000 kişilik kontenjan seçilecek. Bu kişilere Türk pasaportu verilecek. Bu sayede Türk pasaportuna kavuşan işadamlarının Türkiye’de yatırım yapmasının önü açılacak.

İrfan Şahin, Milliyet

Lütvi Mestan: 'Kimseyi gammazlamadım, aksini ispat edin siyaseti bırakıyorum'

HÖH lideri Lütvi Mestan, geçtiğimiz günlerde parlamentoya bağlı dosyalar komisyonu tarafından komünist dönemin istihbarat örgütü DS'ye çalıştığını gösteren belgelerin açıklanmasının ardından konuyla ilgili iilk defa görüş bildirdi.
Mestan, açıklananın dosya olmadığını, sadece bir kayıt belgesinin olduğunu belirterek, '1978 yılında askerlik görevimi yapıyordum, 17 yaşındaydım ve söz konusu kayıt belgesi de işte o dönemden. Daha sonraki üniversite öğrenciliğim ve öğretmen olarak çalıştığım dönemde tek bir ihbarım olmadı. Bunun aksini kanıtlayan olursa siyaseti ve HÖH liderliğini bırakacağım' dedi. 
DS'nin ajanı olmadığını vurgulayan Mestan, eskerlik görevini yerine getirdiği dönemde isminin kaydedildiğini söyledi.

Ajans Bg

Orhan İsmailov, Savunma Bakanı Yardımcısı oldu

11 Kasım 2014 Salı

Hürriyet ve Şeref Halk Partisi'nden (HŞHP) Doç. Orhan İsmailov Savunma Bakanı Yardımcılığına atandı. 1979 Tırgovişte doğumlu olan İsmailov, Veliko Tırnovo Askeri Okulu mezunu. Başbakan Boyko Borisov, İsmailov'la birlikte daha 15 bakan yardımcısının atamasını bugün imzaladı.
Ajans Bg

Bulgaristan’ı “değiştirmeyen” 25 yıl


Bundan çeyrek asır önce , İkinci Dünya Savaşında galip çıkan güçlerin Avrupa’da tesis ettiği statüko, Richter ölçeğine göre 9 büyüklükte bir sarsıntı yaşadı denilebilir. Bu sarsıntı beklenilir miydi, aniden mi geldi sorusuna önümüzdeki nesiller cevap verebilecek. 44 yıl süren “Soğuk savaş” dönemi ve Doğu ile Batı arasında barışçil yaşam yılları ardından Sovyetler Birliği, ABD ve İngiltere’nin Yalta’da temasları ve Nazi Almanya’sı üzerindeki zaferi 20. asrın sonunda artık geçersiz kaldı. Değişim rüzgarı 1989 yılının sonbaharında esti. Doğu Avrupa’da Sovyetler Birliğinin “uydusu” olarak nitelenen sosyalist ülkeler Moskova ile göbek bağını kopardı. Bu bağdan ucuz yakıt ve doğalgaz akıyordu, buna rağmen bu bağlantılar kesildi ve ülkeler Batı değerlerine doğru kendi yolunda rota tuttu.
“Soğuk savaş” galipleri, geçiş döneminin ve demokrasinin kullanımı konusunda bilgi talimatları vermiş olsa da, bu kullanım talimatı en azından Bulgaristan’da şeytanın İncil’i okur kadar etkili oldu!
10 Kasım 1989 yılında Komunist Partisi Merkez Kurulu BKP Genel Sekreteri Todor Jivkov'un istifasını onaylıyor. BKP liderinin iktidardan düşürülmesi, Bulgaristan'da demokrasi ve liberal piyasa ekonomisine geçişin başlangıcı oalrak algılanıyor. 10 Kasım Kongresi, devlet yönetiminin Anayasayla değişmesi ve "sessiz darbe" olarak niteleniyor. 
10 Kasım 1989 yılında Bulgaristan, 45 yıl içinde bulunduğu sosyalist rejim ve Doğu Blokun kapalı sisteminden çıkıp, serbest piyasa ekonomisine geçiyor. Bu tarihten sonraki yankılanmalar ve tartışmalar sürüyor. Bu günden sonra ülkede neler değişti?
Todor Jivkov rejiminin noksanları o zamana kadar hep hasır altından, gizli gizli eleştirilirdi. 1989 sonrası Bulgar vatandaşları artık sokaklara da döküldü, protestolarını meydanlara taşıdı. Eylemlerde sokaklar insanlarla taştı, yol kavşakları kapatıldı vs. BKP’nin yayın organı “Rabotniçesko delo” rakipleri tarafından yok edilmeye yüz tuttu. Özel gazeteler gündemi belirlemeye başladı. Bulgaristan’ın yeni kaderini belirleyecek ve parlamentoda ağırlığını koyacak bir düzine yeni partiler mantar gibi türedi.
2004 yılında Bulgaristan NATO üyesi oldu, 2007’de AB’nin tam haklı üyeliğine kabul edildi.
Brüksel önünde bir maske arkasına gizlenen ülke, güya demokratik bir görünüme sahip. Serbest seçimler, parlamentoda tartışmalar hür, yasalar kabul ediliyor, basın hükümetleri eleştiriyor, Avrupa talimatları yerine getiriliyor... Böyle bir manzara var dışarıdan baktığında...
Fakat bu maske arkasında gri bir boşluk var ki, politikanın, ekonomiyle, organize suç unsurlarıyla, lobicilik ve oligarşiyle bağlantılı olduğu bir yapı ortada. Partiler, vatandaşları temsil etmek yerine, mali akımları kontrol eden, Avrupa fon kaynaklarını dağıtan ve paylaştıran kesme dönüşüyor.  Bugün artık daha çok kulis arkasındaki oyunlar, mafyanın siyasetin üst katmanlara sızması, heryerde yoğın olan yolsuzluk ve rüşvetçilik olayları gündeme geliyor. Bundan hiçkimse korkmuyor. Çünkü Bulgar yargısı yer altı dünyasının gerçek babalarından hiçbirini hapse atmış değil.
Bulgaristan’a has bu sözde demokrasi sistemi sayesinde, oligarşi çevrelerin etkisiyle, 25 yıl sonra ülkemiz AB’nin en yoksul ülkesine dönüştü. Marketlerden ilk ihtiyaç olan malalrın birçoğu Avrupa’nın gelişmiş piyasalarından daha pahalıya satılıyor. Ortalamaa aylık maaş ise 400 euroyu geçmiyor.
25 yılın sosyal boyutu pek olumlu tablo çizmiyor. Eğitim ve sağlık sistemi son nefesini vermek üzere terkedildi. Nüfus ise çok endişe verici boyutta azalıyor.
1989 yılında 1.5 milyon Bulgaristan vatandaşı göç etti. Elonomik göç hala sürüyor. Bunun temelinde daha da endişe edici durum, bilgili, aydın, iyi eğitimli gençlerin ve ihtisas sahibi olan vatandaşların da Bulgaristan’ı terkediyor olmasıdır. Bunun sonucunda Bulgaristan bilişim, sağlık, tıp, avant-garde teknolojiler gibi alanlarda kan kaybediyor ve uzman eksikliği çekiyor.

BNR

25 yıldır demokratikleşiyoruz...

10 Kasım 2014 Pazartesi

Bulgaristan’da 1989 yılında kansız bir darbe ile sona eren komünizm döneminin ardından başlayan demokratikleşme süreci bugün 25. yılına girdi ancak araştırmalar halkın önemli bölümünün son 25 yılı başarısız gördüğünü gösteriyor.
Alpha Research adlı kamuoyu araştırma şirketi, değişimin yıl dönümü dolayısıyla hazırladığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, Bulgar vatandaşların sadece yüzde 10’u geçen 25 yıllık demokratikleşme sürecini "başarılı" olarak nitelendirirken, katılanların yarısı bu dönemi "fiyasko" olarak görüyor.

Araştırmada, toplumsal hafızada komünizm döneminin imajının gittikçe belirsizleştiği kaydedilirken, Bulgaristan’da yaşayan gençlerin yüzde 94’ünün bu dönem hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıkları vurgulandı. Araştırmada, Bulgaristan’daki siyasi değişimlerden haberdar olmayan gençlerin büyük bölümünün "Çin Seddi ile Berlin Duvarı arasında ayrım yapamadıkları" ifade edildi.

Eski Doğu Bloku ülkeleri arasından farklı bir değişim modeli izleyen AB'nin en yoksul ülkesi Bulgaristan’da kariyeri için şans göremeyen gençlerin yurt dışına göçü sürüyor. Farklı araştırmalara göre, demokratik dönemde büyük bölümü genç olan 2,5 milyona yakın Bulgar vatandaşı ülkeyi terk etti.

AB üyeliğine 2007 yılında geçen Bulgaristan, hala Birlik tarafından özel gözetim altında tutuluyor. Her yıl yenilenen gözetim raporlarında da Bulgaristan’a yönelik içişleri, adalet ve örgütlü suçlarla mücadele alanındaki eleştiriler, dolaysız veya dolaylı olarak tekrarlanıyor.

Ülkenin 7,3 milyonluk nüfusunun neredeyse üçte ikisini oluşturan yaşlı kesimin önemli bir bölümü de komünizm dönemini hasretle anıyor. Genç kesim ülkede 1944 ile 1989 yılları arasındaki komünist dönem hakkında sınırlı bilgiye sahipken, vatandaşların yüzde 55’i son komünist diktatör Todor Jivkov’u olumlu duygularla anıyor.

Binlerce insanı toplama kamplarına süren, dini yasaklayan ve toplumu 45 yıl boyunca baskı altında tutan eski Bulgaristan Komünist Partisi, 1990 yılında adını Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) olarak değiştirmişti. Şimdi BSP, ülkenin siyasetinde önemli rol oynamaya devam ediyor. Bugün ana muhalefet konumunda olan BSP eski komünist geçmişini reddetmiyor. Partinin yaşlanan destekçilerinden çok sayıda kişi, komünizm tarihinin önemli günlerinde Sofya’daki Sovyetler Birliği Ordusu Heykeli önünde ve bu dönemin önemli simgelerinden Buzluca tepesinde düzenlenen kutlamalara hala katılıyor.



Berlin Duvarı’nın yıkılması ve Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinin yıl dönümü, başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde heyecan dolu etkinliklerle kutlanırken, Bulgaristan’da bu tür etkinlikler sönük geçiyor.

BSP, 1989 yılına dek Bulgaristan’da isimleri değiştirilen, dinleri yasaklanan Türk ve Müslümanların haklarını savunan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ile koalisyon hükümeti kurarak 2014 yılının haziranına dek bir yıl boyunca ülkeyi yönetmişti.

Özellikle ekonomik sıkıntılar nedeniyle protestoların baskısı altında sadece bir yıl iktidarda kalabilen bu hükümet, uğradığı otorite erozyonu nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

BSP’den ayrılanların kurduğu, komünist kökenli eski Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov’un lideri olduğu Bulgaristan’ın Yeniden Doğuşu İçin Alternatif (ABV) partisi ise 7 Kasım'da göreve başlayan “sağcı reformcu” yeni hükümette bir bakan bulunduruyor.

Oy verme mecburiyetinin olmadığı Bulgaristan’da 5 Ekim'de yapılan son genel seçimde seçmenlerin yüzde 60'ı sandık başına gitmeyi reddetmişti.


AA

Dobruca, Türkçe şiirle hasret giderdi

Dobruca Türk Kültür Derneği, kültürel değerleri yeninden canlandırmak için “Bulgaristan Türkleri ve Adım Adım Türkiye” Projesi kapsamında 8 – 9 Kasım 2014 tarihinde Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) şehrinde “Türkçe Yazan Dobrucalı Şairlerin Buluşması”nı gerçekleştirdi.

Halen Bulgaristan, Türkiye ve Romanya’da ikamet eden ondan fazla Dobrucalı şair ve yazar buluşmaya katılırken, çeşitli nedenlerle katılamayan veya artık hayatta olmayan şairleri temsilen yakınları yer aldı. Salonu tıklım tıklım dolduran kent halkı hemşehrisi olan birçok şairi ilk kez canlı olarak dinleme fırsatı buldu.

Etkinlikte T.C. Burgaz Başkonsolosluğu Muavin Konsolosları İlker Erdoğan ve Aysen Özsoy, Yunus Emre Enstitüsü Köstence Türk Kültür Merkezi Müdürü Ali Oğuzhan Yüksel, “Bulgaristan Türkleri ve Adım Adım Türkiye” projesi bünyesinde işbirliği yapan Bulgaristan’daki 9 Türk derneğinin başkanları, Hacıoğlu Pazarcık vilayetindeki çeşitli Türk sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri, yerel Türk – Tatar halkının mensupları bulundu.

Şiir etkinliği Dobruca Türk Kültür Derneği Başkanı Gürsel Şerif Kırnak’ın açılış konuşmasıyla başladı. Kırnak, Dobruca’da Bulgaristan’ın çok az bölgesinde bulunan kültür mirasının var olduğunu belirterek buna sahip çıkma ve istifade etme endişesi içinde olunması gerektiğini söyledi. Açılışın ardından “Bulgaristan Türkleri ve Adım Adım Türkiye” projesi kapsamında Bulgaristan halkına Türkiye’yi tanıtmak üzere Bulgarca altyazısı hazırlanmış olan Antalya belgeselinden bir bölüm gösterildi.

Hacıoğlu Pazarcık şehrinde 2 yıldır faaliyette olan Mevlana Halk Kültürevi bünyesinde Türkçe dersi alan ilkokul öğrencileri, Dobrucalı şairlerin eserlerinden birer örnek sundu. Çocuklar, güzel Türkçeleriyle dinleyenlerden büyük alkış aldı. Etkinliğe katılmayı çok arzu etmesine rağmen programındaki bir değişiklik Hacıoğlu Pazarcık’a gelemeyen Türkiye Cumhuriyeti Burgaz Başkonsolosu Niyazi Evren Akyol adına Muavin Konsolosları Ayşen Özsoy, çocukları tebrik ederek onlara teşekkür belgesi sundu.

Çocukların verdiği şiir resitalinin ardından panele geçildi. Dr. Ahmet Cebeci “Geçmişte Dobruca Müslümanlarının Eğitim ve Kültür Hayatı” ve Cevdet Tahiroğlu “Doburca’da Kırım Tatarlarının Yazılı Edebiyatı” konularında birer konuşma yaparken, İsa Cebaci “Dobruca’da Yaşamış Olan Şair ve Aydınlar” konusunda bilgi vererek salonda bulunan ve bulunmayan Dobrucalı şair ve yazarları tanıttı.

Hacıoğlu Pazarcık’ın en saygın ailelerinden birinin kızı olan ve Romanya Köstence Ovidius Üniversitesi Türk Dili Öğretim Görevlisi Emel Emin, artık aramızda olmayan kız kardeşi Türkolog Mefküre Molla’yı tanıtarak hem onun hem de kendisinin yazmış olduğu şiirlerinden örnekler sundu.

Buluşmaya katılan roman ve hikâye yazarı Mürvet Altınel, yazdığı 3. kitabın basılmak üzere olduğunu söyledi. İsa Cebeci’nin takdimiyle Dr. Ahmet Cebeci, Turhan Rasi, Galip Sertel, Leman Balbek, Firdevs Büyükateş, Ali Işık, Hüseyin Rasim Güler, Suna Yılmaz, Fatma İbrahim ve Rüstem Aziz kürsüye gelerek şiirlerini okudular. Toplantıya katılamayan şair Zahit Güney’in “Kapıkule Öyküsü” adlı şiiri torunu Nefize Celil tarafından okundu. Şair Mehmedali Oruç’un eserlerini bastıran bir diğer şair Hüseyin Rasim Güler, dostu Mehmedali Oruç’un yaşadığı trajik olayları şiirseverlerle paylaştı. Şiir resitali konuk şairler onuruna verilen yemekte devam etti. Silistre bölgesinden gelen Naim Bakoğlu ve Habil Kurt şiirlerinden örnekler sundu.

Türkçe Yazan Dobrucalı Şairlerin Buluşması etkinliğinin sonunda katılımcılar tarihi günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

Faaliyet kapsamında şairler ve Türk dernek başkanları 9 Kasımda  Dobruca Türk Kültür Derneği ve Mevlana Halk Kültürevi'nin bulunduğu mekanı ziyaret ettiler. Etkinlikler sazla ve sözle devam etti. İstanbul'dan etkinliğe katılan Meliha Tat, Kırım Tatar ve Türkiye Türkçesinde Dobruca'nın en güzel şiir örneklerine imza atan Aliosman Ayrantok'un çerçevelenmiş foğrafını derneğe bağışladı. Derneğin duvarına asılan Ayrantok portresi bir örnek oldu ve Dobruca'nın sosyal ve kültürel yaşamına hizmet eden diğer kişilerin de anılması, gelecek nesillere ışık olması için aynı fikrin devam ettirilmesi planlanıyor. Buluşmaya katılan ve katılamayan şairler hakkında bir kitap yazılması ve basılmasına karar verildi.


Timur Berk
QHA

Şüpheli paket THY uçağında paniğe neden oldu

8 Kasım 2014 Cumartesi


Bomba şüphesi nedeniyle Sofya Havaalanı'na iniş yapan Türk Hava Yolları'na (THY) ait yolcu uçağında patlayıcı madde olmadığı anlaşıldı.

Yolcu koltuklarının altında bulunan bir pakette bomba olasılığı nedeniyle Sofya'ya acil iniş yapan THY uçağında yapılan kontrollerin ardından patlayıcı maddeye rastlanmadığı açıklandı. 

Uçağın personeli tarafından güvenlik birimlerine bildirilen şüpheli paket, uçağın havaalanının güvenli bir bölgesine çekilmesinin ardından, bomba uzmanları tarafından açıldı. Açılan pakette patlayıcı maddeye rastlanmadığı kaydedildi.

Ajans Bg

GÖRÜŞ

VİDEO

Турция

Ajans Bg

Ajans Bg