AB karşıtı sağ partiler, Avrupa Parlamentosu’nda çoğunluğu ele geçirebilir

Avrupa Birliği’nin (AB) birliğe karşı olan popülist sağ partileri, birleşmeleri halinde gelecek ay yapılacak seçimlerinden ardından, Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubu olabilir.

Son anketlere göre, AB karşıtı sağ partiler Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi için Avrupa (EFDD), Avrupa Muhafazakarları ve Reformcuları (ECR), Özgürlük ve Uluslar için Avrupa (ENF) parlamentoda toplam 184 sandalye elde ediyor.

Parlamento yetkililerinin hesaplamalarıysa, grupların birleşmesi durumunda parlamentonun en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) önüne geçtiğini gösteriyor.

Merkez sağ parti EPP’nin 180 sandalye kazanacağı tahmin edilirken, merkez soldaki sosyalist grubun 149 milletvekili çıkarabileceği öngörülüyor.

Matteo Salvini ve Viktor Orban gibi sağcı liderler, AB kurumlarının yönetimini ele geçirmek için kıta genelindeki AB’ye karşıt ya da mesafeli olan göçmen karşıtı, aşırı sağ partilerin tek bir “eksen”de birleşmeleri çağrısında bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon da bu grupları bir araya getirmek istediğini söyledi. Ancak partiler Bannon’ın önerisine soğuk bakıyor.

Popülistler kurmaya yönelik niyetlerini dile getirse de ECR, ENF ve EFDD arasındaki fikir ayrılıkları ve rekabet, bu grupların pratikte tek bir partide birleşmelerini imkansız kılıyor.

Bu gruplar arasından İngiltere’nin Muhafazakar Partisi gibi bazı partiler kendilerini daha “ılımlı” görüyor. Ayrıca bunlar, her ne kadar AB ve göçmen karşıtlığı konularında ortaklaşsa da Fransa’da Marine Le Pen’in liderlik ettiği Ulusal Cephe gibi gruplarla yan yana gelmesi zor.

Öte yandan, ECR’deki muhafazakarların müttefiklerinden Danimarka Halk Partisi gibi bazı partilerse ortak çatıda yer alabileceklerini ve ortak mitinglere katılabileceklerini belirtti.

Lorenza Antonucci - The Independent
Blogger tarafından desteklenmektedir.

AP seçimleri öncesinde HÖH zorda. Doğan sahneye çıktı…

14 Mayıs 2019 Salı


26 Mayıs AP seçimleri öncesinde HÖH onursal lideri Ahmed Doğan, bir mesaj yayınlayarak  ‘Yakın geçmişte yapılan hatalar varsa bağışlayın’ dedi.

HÖH yönetimine yakın milletvekilleri, Doğan’ın olağanüstü bir durumla karşı karşıya kalındığında ortaya çıktığını hatırlatarak, partinin çok zor durumda olduğunu savundu.

26 Mayıs günü hedeflenen oy sayısına ulaşamayacağını anlayan Doğan’ın böyle bir mesajla tabana seslenmeye mecbur kaldığını söyleyen partililer,  HÖH liderinin ilk defa hatalardan bahsettiğine dikkat çekti.

Hasan Sadık

Bulgaristan Türkleri '1989 Mayıs Olaylarının' 30. Yılını Anıyor

Bulgaristan Türklerinin 1989 yılına kadar uygulanan asimilasyon ve isim değiştirme sürecinde şehit düşenlerin anısına yeni bir anıt daha açıldı.

Ülkenin Kuzeydoğusunda Kaolinovo (Bohçalar) şehir meydanında 1989 yılında Türklerin ayaklanmalarında ölen dört şehidin anısına bir anıt açıldı.

BULGARİSTAN TÜRKLERİ MAYIS 1989'DA İSİMLERİ İÇİN YÜRÜDÜ

Mayıs 1989 yılında isimlerinin, hak ve özgürlüklerinin geri verilmesi ve totaliter rejimin baskılarının son bulması istemiyle ayaklanan Türkler, dönemin jandarma ve emniyet güçleri tarafından bastırılmış, bu yürüyüşlerde birçok şehit verilmişti. Bu yürüyüşlerde hayatını kaybeden Necip Osman, Mehmet Saraç, Hasan Arnaud ve Mehmet Salih Lom, Kaolinovo ilçesinin şehitleri olarak anılıyor.

Şehir meydanında yapılan anıtın açılışı, Belediye Başkanı Nida Ahmet'in girişimi sonucu, binlerce vatandaşın da katıldığı resmi törenle yapıldı.

Ünlü heykeltıraş Seyfettin Şekerov-Sefo'nun eseri olan anıt, ilçenin verdiği dört şehidin ismini ölümsüzleştirirken, anıtın üzerinde de Nazım Hikmet'in 'Sen Yanmazsan, Ben Yanmazsam, Biz Yanmazsak, Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa' dizeleri yer aldı.

Hristo Smirnenski ortaokulundan öğrencilerin okuduğu şiirler izleyenlere duygu dolu anlar yaşatırken; bölge imamı Bulgaristan Türklerinin hak davasında ölenler için dua okudu, şehitler rahmetle anıldı.

NİDA AHMET ONLAR ANADİLİNDE KONUŞMAK, DİNİNİ YAŞAMAK, İSİMLERİNİ GERİ ALMAK İSTEMİŞTİ

Kaolinovo Belediye Başkanı Nida Ahmet, DHA'ya bu süreçle ilgili, '1989 yılında, yani tam 30 yıl önce Bulgaristan Türkleri demokrasi yolunda ilk adımlarını Kaolinovo belediyesinde attı. Bu amaç uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin anısına dikilen anıtın önündeyiz. Totaliter rejime karşı onların tek, küçücük istekleri vardı. Ana dilini rahatça konuşmak, dinini güzelce yaşamak, isimlerini geri almak. Ama totaliter rejim maalesef bunlara karşı çıktı ve üzerlerine tankları yürüttü. Dört şehidimiz var belediyemizde. Kus köyünden Necip Osman, Mehmet Saraç, Hasan Arnaud ve Mehmet Salih Lom. Onların adına buradayız ve onları anıyoruz, anmaya devam edeceğiz. Bu yolda yürümeye devam edeceğiz' dedi.

45 yıllık komünist dönemden sonra ilk demokrasi kıvılcımlarını yakan Kaolinovo belediyesinden halk oldu. Pristoe (Yusufanlar) ve Kliment (Emberler) köyü de hak ve isim davasında şehitler veren, birçok kişiyi Belene kampına uğurlayan bir köy oldu. Orada da bu sürecin anısına dikilen bir anıt var.

İTİRAZ EDENLERE BELENE

Emekli öğretmen Sabri Osmanov, DHA'ya o günlere dair şunları söyledi 30 yıl önceki asimilasyon kampanyasının anısına bu anıt taşında kurban gidenlerin ismi yazılı. Her sene bu tarihte buraya gelip, onları anıyoruz. İsimleri değiştirmek için muhtarlık bizi çağırdı, askerler tüfeklerle, köpeklerle, hatta tanklarla köye geldi. İnsanlar ağlayarak toplandı buraya, bu işin haksız olduğunu ispat etmek istediler. Bunun haksız olduğunu diyenler, işaret edenler tespit edildi, konuşanlar, itiraz edenleri topladılar. Belene'ye gönderdiler. Biz bu haksızlığı hiçbir vakit unutmayacağız.

EBAZER AHMET BELENE CEHENNEM GİBİYDİ

Belene kampında 11 ay kalan, sonra da dört yıl ülkenin Kuzeybatı noktasına sürgüne gönderilen Doktor Ebazer Ahmet, Burada mitingler, yürüyüşler yaptı insanlar. Onlardan birkaç kişi Belene'ye sürgüne yollandık. Orası hakikaten, Allah kimseye göstermesin, cehennem gibi diyebiliriz. Orada 11 ay kaldıktan sonra bizleri çıkardılar ve Lom tarafına sürgün ettiler. Orada dört sene sürgünde durdum. Belene ile ilgili çok şeyler anlatılabilir. Orada birkaç yere taksim ediyorlar. Biz ikinci öbek denilen yerde bulunduk. Orada Bulgaristan'dan 600 kadar kişi vardı. Aralarında öğretmen, teknisyen, doktor, mühendis vardı. Bulgaristan Türklerinin aydınlarıydılar. Fazla konuşanları, çok bilenleri bizden ayırıyorlar, onlara daha fazla zulüm yapıyorlardı. Biz intikam peşinde değiliz. Mümkünse kanunca bize bu yapılanları devlet düşünsün ve suçluları cezalandırsın. Başka bir şey diyemiyorum dedi.

Demokrasi kıvılcımları 'Mayıs olayları' olarak anılan süreç, 1989 yılında Bulgaristan Türklerinin totaliter rejime karşı ayaklanması ve yürüyüşlerin sembolü olarak geçiyor. 24 Mayıs 1989 yılında Bulgaristan ile Türkiye sınırlarının açılmasıyla büyük göç yaşandı. 10 Kasım 1989 tarihinde ise, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra, Bulgaristan da komünist rejime veda etti.

DHA

HÖH lideri Mustafa Karadayı’nın akrabalarına kıyak

Bulgaristan basını, çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) lideri Mustafa Karadayı’nın akrabalarının, Avrupa Birliği’nden (AB) gelen paralarla inşa edilen turist evleri ile ilgili skandala karıştıklarını ileri sürdü.

Araştırmacı gazetecilik haberleriyle bilinen Bulgar Bivol sitesi, Bulgaristan’da çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu HÖH lideri Mustafa Karadayı’nın akrabalarının, AB’den gelen paralarla inşa edilen turist evleri ile ilgili patlak veren skandala karıştıklarını iddia etti.
Sitenin Bulgaristan ticaret sicilinden ve Devlet Tarım Fonu’ndan alınan verilere dayandırdığı haberde, Mustafa Karadayı’nın baldızının ve kayın biraderinin, ülkedeki kırsal bölgeleri geliştirme programı kapsamında turist evi sınıfına giren 4 yapıyı inşa eden şirketlere sahip oldukları ileri sürüldü.
4 tesisin inşaatı için harcanan toplam tutarın neredeyse 1 milyon leva (yaklaşık 500 bin euro) olduğu ifade edilen haberde, daha önce farklı kişiler üzerinde kurulan ve sonra akrabalara devredilen şirketlerinin tüm tesisleri Karadayı’nın doğup büyüdüğü (Bulgaristan'ın güneyindeki) Borino bölgesinde inşa ettiklerine dikkat çekildi.
Son birkaç hafta içinde Bulgar medyasında çıkan haberlerde, ülkedeki köy turizminin canlandırılması için inşa edilen konuk evleri ile ilgili skandala devlet adamlarının ya da aile fertlerinin karıştığı defalarca ifade edilmişti.
Program çerçevesinde 2007-2013 döneminde AB’nin tahsis ettiği paralarla Bulgaristan genelinde turistler için toplam 546 ev inşa edilmişti.

Edirne'de Onarımı Yapılan Bulgar Kilisesi Ayinle Açıldı

12 Mayıs 2019 Pazar

EDİRNE'de, kubbesi onarılan Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi, düzenlenen ayinle açıldı. Edirne'nin Kıyık semtinde 1880 yılında, Sultan II. Abdulhamid zamanında yapılan Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi'nin, kubbesinin onarımının ardından bugün ayin düzenlenerek açılışı yapıldı. Titanyum birleşimi krom paslanmaz çelikten altın renginde kaplanan kubbenin açılışına, Bulgaristan Din İşleri Başkanı Emil Velinov, Bulgaristan'ın Razgrad kentinin Türk kökenli Valisi Günay Hüsmen, Bulgaristan'ın İstanbul Başkonsolosu Angel Angelov, Edirne Başkonsolosu Vasil Vilçev, Bulgar Ortodoks rahipleri, vatandaşlar ile İstanbul ve Edirne'de bulunan kilise cemaati katıldı. Kalabalık bir katılım olan program öncesi papazlar tarafından dua okunup ayin düzenlendi. Düzenlenen ayin sonrasında kilise bahçesinde konuşmaların ardından kurdele kesilip kubbesi onarılan Sevti Georgi Kilisesi tekrar Ortodoksların ibadetine açıldı.

DHA

Peevski mi, Bülent mi?

Hasan Sadık 

26 Mayıs günü Bulgaristan’da Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri var. Ülkedeki Türkler, genelde iki partiye oy veriyor. Biri HÖH, diğeri de daha sonraları kurulan DOST. 
Peki AP seçimleri için iki partinin adayları kim.
Listelerdeki isimleri saymaya gerek yok. 

HÖH’ün ilk sıralarında Delian Peevski yer alıyor. Peevski’nin Bulgaristan’daki Türklerle bağı ne diye düşünmeden geçemiyorum. Ne kadar düşünürsem düşüneyim küçücük bir bağlantı bulamıyorum.  
Peevski’nin sahibi olduğu bilinen sigara fabrikalarının ürettiği sigaralar Kuzey Irak üzerinden yıllarca PKK’ya mali kaynak sağladığı bir gerçek. Karanlık ilişkiler, kara para aklama, sahip olduğu medya gücünü kullanarak siyasi rakiplere saldırı ve yolsuzluk çemberi… Tüm bunlar Peevski’nin ismiyle birlikte anılıyor.  İşte HÖH yönetimi, Şumnu’nun köyündeki Ayşe teyzeme israrla bu seçimlerde Peevski için oy ver diyor. 

Diğer tarafta ise Bülent var. Bizim Bülent Hasan, DOST’un adayı. 
Karanlık ilişkilerden milyon üzerine milyon kazanan Peevski ile bizim Bülent, tütün tarlasında güneşin altında çalışan Ayşe teyzemin oyuna talip. 

Bizim Bülent dediğim için Bülen Hasan’la arkadaş olduğumu sanmayın.  Bülent’Ie tanışmıyoruz bile. İzmir’de üniversite okuyan. Ardından İngiltere’de eğitime devam eden ve orada iş hayatına atılan bizim Bülent’le hiç karşılaşmadık bile. 
Peevski’yi ise çok yakından da olmasa tanırım.  Defalarca karşılaştık ancak hiç bir defasında da bizim Delian diyemedim. Ayşe teyzemle Delian’ın dünyaları birbirinden çok farklı. 
Hanımlar ve beyler, şuna veya buna oy verin asla demiyorum. Sizin dünyanız ikisinden hangisinin dünyasıyla örtüşüyorsa ona oy verin diyorum. 
Haftaya görüşmek üzere. 

Cumhurbaşkanı Radev İftar Verdi

9 Mayıs 2019 Perşembe

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, ülkede yıllardır uygulanan bir geleneği sürdürerek, başta Müslümanlar olmak üzere ülkedeki farklı dini ve etnik grupların temsilcilerinin katıldığı bir iftar daveti düzenledi.

Radev, başkent Sofya'da bir otelde yapılan iftar programında yaptığı konuşmada, barış ve dostlukla gelen herkese kapılarının açık olduğunu belirterek, farklılıkların değil bölücü fikirlerin sorun yarattığını söyledi.

Ülkedeki gençlerle daima yakın temas içinde olduğunun altını çizen Radev, ön yargı duvarlarının ancak gençlerin özgüvenli duruşu sayesinde aşılabileceğini dile getirdi.

Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Haci de iftar sofralarının, dini ve etnik köken farketmeksizin tüm insanları birleştiren bir yanı olduğunu söyledi.

Haci, Bulgaristan'da farklı dini ve etnik kökenden vatandaşlar arasındaki hoşgörü ve uyumun yeni bir olgu olmadığının da altını çizdi.

Radev'in ev sahipliğindeki iftara, ülkedeki dini liderlerin yanı sıra çok sayıda büyükelçi, diplomat, kültür, siyaset ve bilim çevrelerinin önde gelen isimleri katıldı.

AA

İki Türk gemisi Bulgaristan'da

8 Mayıs 2019 Çarşamba

Milli Savunma Üniversitesinden 506 öğrenciyi taşıyan iki Türk gemisi, Bulgaristan'ın Varna Limanı'na demir attı.

Yüzyıllardır Süren Mevlit Geleneği

6 Mayıs 2019 Pazartesi

Bulgaristan'daki Yedi Kızlar Camisi'nde, yüzyıllardır sürdürülen mevlit geleneği bölgedeki Müslümanları buluşturdu.

Ülkenin güneydoğusunda Kirkovo'ya (Kızılağaç) bağlı Podkova (Nalbantlar) köyündeki Yedi Kızlar Camisi'nde hıdırellez zamanı geleneksel mevlit töreni düzenlendi.

Mevlit nedeniyle Bulgaristan'ın güneyindeki ve Yunanistan'ın kuzeyindeki Müslümanlar bir araya geldi.

Bütün şehitler için dualar okunan mevlit törenine, yaklaşık 4 bin kişi katıldı.

Kırcaali Müftü Vekili Nasuf Nasuf, mevlit sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bulgaristan'da mevlit geleneğinin yüzyıllardır sürdürüldüğünü anlattı.

Nasuf, "Nalbantlar köyümüzde 1438 yılında tek bir demir çivi çakılmadan kurulan Yedi Kızlar Cami her yıl hıdrellez zamanlarında dünyanın dört bir yanından gelen binlerce Müslümanı buluşturur." dedi.

Mevlide katılan Sabiha Mestan de "Kırcaali ve Hasköy bölgelerinin yanı sıra komşu Yunanistan'dan gelenler burada ortak duygular paylaşır. Yedi Kızlar Camisi'nde Mevlid-i Şerif dinlemek onur verici bir şey." ifadelerini kullandı.

90 yaşındaki Hacı Sabri Mestan ise sağlıklı olduğu sürece her yıl bu mevlide katıldığını ve katılmaya devam edeceğini anlattı.

Yunanistan'ın Batı Trakya bölgesinden gelen Muammer Mehmet ise "Batı Trakya'da yaşayan Türkler olarak ramazanı hasret ve mutlulukla karşılıyoruz." şeklinde konuştu.

Mevlit için camide hazır bulunan 85 yaşındaki Hasan Hacıoğlu da, "Biz Müslümanız, Türküz, Osmanlıyız. Dinimiz inancımız büyüktür." dedi.

Yedi Kızlar Camisi efsanesi

Efsaneye göre, nişanlıları savaştan geri dönmeyen 7 kız, sahip oldukları çeyizleri ve tüm mal varlıklarını satıp, toplanan para ile Bulgaristan'ın güneydoğusunda Yunanistan sınırına yakın Nalbantlı köyündeki camiyi demir çivi kullanmadan bir gecede inşa etmişler. Daha sonra ortadan kaybolan bu kızlardan bir daha haber alınamamış.

600 yıllık tarihe sahip Yedi Kızlar Camisi'nin yıkık olan 30 metrelik minaresi 2015 yılında yeniden inşa edilmişti.

AA

Bulgaristan Türkleri Kültür Derneği Başkanlığına yeniden Binnaz Kaya seçildi

5 Mayıs 2019 Pazar

Lefkoşa Bulgaristan Türkleri Kültür Derneği Başkanlığına yeniden Binnaz Kaya seçildi

Dernekten yapılan açıklamaya göre, Derneğin 12. Olağan Genel Kurulu bugün gerçekleştirildi. 

Genel Kurul Divan Başkanlığını Safinaz Davulcu ve Divan Sekreterliğini Bedriye Özlem ile Neriman Hüseyin yaptı. 

Faaliyet raporunun okunması ve mali raporun okunup aklanması sonrası organların seçimi gerçekleştirildi. 

2019-2021 Dönemi Yönetim Kurulu şöyle: “Feyman Aptula, Günay Mutalip, Mehmet Güler, Merkean Paşa, Ahmet Sağıroğlu, Rıdvan Sönmez, Kerim Nasuf Kerim, Sabriye Tahir 

Disiplin Kurulu: Orhan Özlem, Elseven Akif, Ertan Aptula 

Denetim Kurulu: Karani Ömer, Birol Saiter, Sebatiye Aptrayim Girne Sorumlusu: Ögün Murat 

Bursa El Sanatları Festivali’ne Bulgaristanlı sanatçılardan yoğun ilgi

28 Nisan 2019 Pazar

4.Geleneksel Bursa El Sanatları Festivali’ne Bulgaristanlı sanatçılardan yoğun ilgi. Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) fuar alanındaki festivalde, çanta-cüzdan tasarımı, ebru, çini, cam sanatı, keçe sanatı, seramik, dikiş-nakış, resim, tel kırma, filografi ve iğne oyası gibi çeşitli branşlarda yapılmış el sanatı ürünleri 6 misafir ülke, 48 şehirden 124 sanatçının eserleri sergileniyor. Festivale Bulgaristan’dan katılan sanatçılar Ajans BG’ye konuştu.

DOST Partisi azınlık statüsü için imza kampanyası başlattı


DOST Partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan, Bulgaristan’da komünizmin son döneminde 1989 yılında ülkedeki Türk ve Müslümanların isimlerinin değiştirilmesine yönelik girişilen asimilasyon kampanyasının tekrarının olmaması için “Ulusal Azınlık Statüsü” için başlattığı kampanyada ilk imzayı attı.
DOST lideri Mestan, “Partimiz bugün tarihi bir sorumluluk aldı. Türklerin ve Müslümanların ‘resmi azınlık’ olarak tanınması için ilk imzayı ben attım ve sorumluluğunu üzerime aldım. Artık bu yoldan geri dönüş yok. Bulgaristan’da yaşayan Türk milli azınlığının hiçbir üyesi bölücülük yolunda değil, terörist de değildir. Bizim için Bulgaristan tabii ki vatandır, ancak bizler biraz daha zenginiz, çünkü anavatanımız da var” dedi.

2006 YILINDA PROVOKASYON DEMİŞTİ
Menderes Kungün

2006 yılında mahkemece kaydı yapılmayan Menderes Küngün liderliğindeki Ulusal Türk Birliği (UTB) partisi Bulgaristan’daki Türklerin azınlık olarak tanınması için imza kampanyası başlatmıştı. O dönemde HÖH Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Lütvi Mestan, Küngün’ün bu kampanyası için ‘provokasyon yapıyor’ demişti.

Dost Partisi Lideri Lütfi Mestan: "Ölümlü Kazada Suçum Yok"

26 Nisan 2019 Cuma


Bulgaristan'da üyelerinin çoğunu Türklerin oluşturduğu Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar Partisi (DOST) Genel Başkanı Lütfi Mestan, karıştığı ölümlü trafik kazasında kendisinin suçlu olmadığını söyledi.
  • Bulgaristan'da 14 Nisan tarihinde Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar Partisi (DOST) Genel Başkanı Lütfi Mestan'ın kullandığı araçla başka bir otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 6 aylık bir bebek hayatını kaybetti. 

Trafik kazasının herkesin başına gelebileceğini söyleyen Lütfi Mestan, Bulgar basınında kazaya siyasi boyut kazandırılarak, kendisine yönelik iftiralarda bulunulduğunu ileri sürdü.
Kaza yüzünden son derece üzgün olduğunu belirten Mestan, "Yaşamını yitiren küçük bebeğimize Allah rahmet eylesin, anne ve babasına da başsağlığı diliyorum. En az kendileri kadar üzgün olduğumu bilmelerini istiyorum" dedi.
Kazanın hemen ardından arabasına kilitlendiği ve yaralılara yardıma koşmadığı yönündeki haberlerin yalan olduğunun altını çizen Mestan, kısa bir süre için şoka girdiğini ancak kendisine geldiğinde hemen yardım etmeye koştuğunu vurguladı.
Olaydan sonra oğullarının Ankara'dan gelip hastaneye baş sağlığına gittiğini söyleyen Mestan, kazada kendisinin suçu bulunmadığını ve soruşturma neticesinde gerçeklerin ortaya çıkacağını ifade etti.
Kaza sonrasında yaşadığı üzüntünün yanı sıra basında olayla ilgili haberlerde ismiyle ilgili spekülasyona gidilerek kendisinin suçlu olduğu algısının verildiğini vurgulayan Mestan, buna devlet kurumlarının da katıldığını savundu.
Savcılığın 13'ü aşırı hızdan toplam 20 trafik cezası aldığı yönündeki açıklamasına değinen Mestan, parti araçlarını kendisinin kullanmadığını söyledi.
Kendisine yönelik ortada siyasi fırsatçılık olduğunu belirten Mestan, bunun çok kısa bir süre sonra anlaşılacağını savundu. 
Nahit Doğu / İHA

Balkan Kütüphanesi Mestanlı'da açıldı

24 Nisan 2019 Çarşamba

Türkçe yayınların bulunduğu Balkan Kütüphanesi, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Mestanlı'da açıldı.

Bulgaristan'da Türkiye'nin de destek verdiği ilk Balkan Kütüphanesi, ülkede Türklerin yoğun olarak yaşadığı Mestanlı kentinde açıldı. İş insanı Fuat Güven'in maddi desteğiyle Yeni Hayat Kültür Merkezi'nde açılan kütüphane Güven'in dedesi İlyas Hoca'nın adına kuruldu.

Türkçe, Bulgarca, Yunanca olmak üzere 30 bin kitabın bulunduğu kütüphane, roman, şiir ve edebiyat kitaplarından felsefe ve bilim kitaplarına kadar geniş bir yelpazede seçenek sunuyor. Türkçe kitapların büyük kısmı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilirken, bir kısmı da Balkan Kültür Vakfı, Türkiye'deki yayın evlerinden sağladı.

Modern okuma salonu, bilgisayar ve kafesi bulunan kütüphanenin açılışını Mestanlı Belediye Başkanı Sunay Hasan, Türkiye'nin Sofya Kültür ve Tanıtma Müşaviri Cemal Tekkanat ile Balkan Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Kot yaptı. 300'den fazla konuğun katıldığı açılışta, çocuklar gösteriler yaptı.

Sofya Kültür ve Tanıtma Müşaviri Cemal Tekkanat, Türkiye olarak bu projeyi desteklediklerini belirterek, "Burası Bulgaristan'da açılan en kapsamlı Türkçe yayınlar sunan kütüphane oldu. Şehirde bulunan İmam Hatip Lisesi'nde 1500'e yakın öğrenci okuyor. Onların Türkçe edebiyat ve eğitim kitapları eksikliğini bu kütüphane giderecek. Bu kütüphanenin  tam burada açılmasına biz de Türkiye Kültür ve Turizm Müşavirliği olarak destek verdik. Kültür Bakanlığı'nın son üç yılda Bulgaristan'da Kitap Fuarları için bize sağladığı kitapları biz kütüphaneye bağışladık. İmam Hatip Lisesi'nde bazı Müslüman çocuklar Türkçe bilmiyor, bazı çocuklar ise Türk soydaş olmasına rağmen, Türkçeyi çok iyi derecede konuşamıyor. O açıdan modern bir ortamda çağdaş ve klasik yazarlardan Türkçe kitaplar onlara yardımcı olacaktır" dedi.

DHA

TİKA, Razgrad Okuma Evini Onardı

23 Nisan 2019 Salı


Isı ve Enerji Verimliliği Projesini Razgrad Okuma Evinde uygulayan TİKA, Bulgaristan da ilk defa kendi logosu ile projesinin açılışını dün yaptı.
Razgrad Valisi Günay Hüsmen, TİKA Balkanlar ve Dogu Avrupa Daire Başkanı Dr. Mahmut Çevik, Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosu Nuray İnöntepe, sanatçı, akademisyen ve kursiyerlerin katıldığı açılış töreninde TİKA Proje Tabelası Vali Hüsmen ile TİKA BADA Başkanı Çevik tarafından açıldı.
Açılışta konuşan Vali Günay Hüsmen: “Bugün, TİKA tarafından yenilenen 1869 Razgrad Okuma Evi binasını açtık. Bir süre önce, Okuma evi yönetimi 1954’te inşa edilen binanın onarım ihtiyacını benimle paylaştı. Bu onarımın destek ihtiyacını karşılamak için Ankara’ya gittim.
TİKA Başkanı Sayın Dr. Serdar Çam ile Balkanlar ve Doğu Avrupa Dairesi Başkanı Dr. Mahmut Çevik ile görüştüm.
Bugün bu proje Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki iyi işbirliği nedeniyle gerçekleşti.İki ülke arasındaki işbirliğinin ne anlama geldiğini pratikte göreceğimizden eminim.
Asil jest için, TİKA’ya ve iyi ilişkileri bu bağışı mümkün kılan iki ülkenin liderlerine teşekkür ediyorum.
Yapılacak diğer üç projelerimiz; Yarıda kalan Tsar Boris kilisesininin inşaatının tamamlanması, Rusçuk Üniversitesi Razgrad Şube Binası Yalıtım Projesi, ve İsperih Belediyesinin Sokak Aydınlatma Projeleridir ifadelerini kullandı.
Kültür Toplumların Oksijenidir
TİKA Balkanlar ve Dogu Avrupa Daire Başkanı Dr. Mahmut Çevik ise yaptığı açılış konuşmasında, Okuma Evinin sanatla bütünleşmesinin, kültürel faaliyetleri de gerçekleştirmelerinin önemli olduğunu, TİKA Baskanı Dr.Serdar Çam in Türkiye Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığına atanmasının var olan kültürel iliskilerin artmasına vesile olacak projelerin uygulanmasına katkı ve imkan sağlayacağını belirtti.
BADA Başkanı Çevik, “Kaderimiz bu coğrafyada çizilmiştir. Sevincimiz, acımız, ezgilerimiz aynıdır. El ele bu coğrafyada birlikte olmalıyız, dinimiz ve dilimiz farklı olsada kalplere dokunacak şekilde çalışacağız. Bu proje ne ilk nede son projemiz olacaktir. Kültür alanında da projelerimiz olacaktır . Halkın ruhunu inşa edecek faaliyetleri yapan bu gençler ile bu projeleri fazlası ile yapacağız” dedi.
Bulgar atasözü vardır: “Büyük Ambar, küçük kepçe ile dolmaz ” diye. Kepçeleri büyülteceğiz ve çoğaltacağız.
Özellikle de gençlerin, binaları korumak ve inşa etmekten daha önemli bir şey yaptıklarını, topluma ruh verdikleri gördüğünü, Okuma evi yetkililerine de buna vesile oldukları için ayrıca teşekkür etti. Kültür, toplum için bir oksijendir diyen Çevik, projenin bedelini soran basın mensuplarına “iki ülke arasında hediyeleşmenin maliyeti olmaz,manevi güzellikte maddiyat önemli degildir” dedi.
Time Balkan

Türkiye ve Bulgaristan Arasına Yeni Hudut Kapısı Planlanması



Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Soner Ilık, Türkiye ve Bulgaristan arasına yapılması planlanan yeni hudut kapısının iki ülke arasındaki iyi ilişkilere katkı sağlayacağını söyledi.

Ilık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ve Bulgaristan arasına yeni hudut kapısı planlanmasını olumlu karşıladıklarını söyledi.

Geçen hafta İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce'nin konuyla ilgili kentte birtakım ziyaretlerde bulunduğunu anımsatan Ilık, "Beğendik köyü ile Bulgaristan arasına yapılması planlanan hudut kapısı, komşu iki ülke arasındaki güzel ilişkilerin artmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmaların olumlu yönde gerçekleşmesi halinde turizm ve ticari alışverişin artması ve ilimiz ekonomisinde önemli oranlarda artışların olacağına inanıyorum." diye konuştu.
Ilık, ekonominin canlanması için her türlü çalışmaya katkı vermeye hazır olduklarını aktardı.
AA

GÖRÜŞ

Bal-Göç Kongre Öncesi

Hatırlayacağınız üzere BRTK Onursal Başkanı Turhan Gençoğlu, Ajansbg’ye yaptığı açıklamada; Balgöç’te olması beklenen olağanüstü kongre kararının bir an önce alınması gerektiğini, ortak bir isim üzerinde mütabık kalınması gerektiğini, mevcut yönetim...

GÖRÜŞ

Devletin adaleti Bulgaristan Türklerinin yüzüne gülmedi

1984 yılından sonra Bulgaristan’da yaşayan Türklere karşı dönemin Komünist iktidarı tarafından insanlık dışı baskılar uygulandı. Ülkedeki Türk toplumu eritilmek istendi. Dilini, dinini ve benliklerini savunanlar hapishanelere atıldı, işkence gördü...