Arınç’ın haklı sitemi!

15 Mayıs 2012 Salı |

Hafta sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın önemli bir sitemi vardı.
Vakıf Haftası kapsamında düzenlenen Balkan Vakıflar Sempozyumu’na ilginin, katılımın azlığına dikkat çekti.
Hakikaten gittiğimde benim de gördüğüm manzara, Merinos’ta neredeyse bomboş bir salondu.
4-5 kişi sahnedeki sunum masasında sıralanmış, yaklaşık 20-30 kişi de dinleyici olarak karşılarındaydı.
‘Balkan şehri’ unvanlı Bursa’ya bu ilgisizlik yakışmadı.
Benim bildiğim 20’den fazla irili ufaklı Balkan derneği var Bursa’da ama alakadar olan bir elin parmaklarından az!
Aynen Arınç’ın söylediği gibi;
“Balkan muhaciriyiz. O topraklardan geldik” diyerek burada dernekleşenler,
Seçim zamanları “Arkamızda 100 binler var” nidalarıyla güç gösterisi yapmaya çalışanlar, neredeler?
Temsilcileri, başkanları, yönetim kurulu üyeleri kendi alanlarında düzenlenen faaliyetleri takip etme gereği, ihtiyacı neden duymazlar?
Kültüre sahip çıkmak ciddi bir iştir.
Hiç kusura bakmasınlar ama…
Dernekçilik de, kültür hizmeti de bu değil, böyle olmamalı.
Amma velakin, böyle bir dertleri yoksa onu bilemem!




‘Balkan Enstitüsü’ Bursa’nın önemli eksiği


Büyük eksikliğe, bir kez daha dikkat çekmek istiyorum…
Balkan şehrinde bir Balkan araştırma enstitüsü yok.
Balkanlardan yana nüfus zengini olan, Bursa’dan başka kaç kent var yurdumuzda?
Balkan dernekleri, ortak bir çatı altında daha üretken olabilir, olmalıdır.
Ramazanda iftar vermek, şenlik düzenlemek bu özel kültüre hizmet için kâfi değil.
Bursa artık bunu aşmalı.
Bu kültüre sahip çıkmak, korumak ve geleceğe taşımanın ciddi sorumluluğunu almalı.
Dernekler, kurumlar, üniversite katkısıyla oluşacak,
adı ister enstitü olsun, ister araştırma merkezi, isterse vakıf.
Düşünsenize…
Bu bünyede oluşturulabilecek; kütüphane, folklor, edebiyat, ekonomi, dil, kültür vb araştırma merkezleri, ne denli önemli çalışmalara imza atar.
Kalıcı eserler üretir. Geçmişten, bugüne ve geleceğe ışık tutar.
Bunun için geç kalınmış olsa da, zararın neresinden dönülse kârdır.
Sonuçta;
Balkanlar’dan göç devam ediyor. Sebepleri 100 sene önce neyse, bugün de aynı.
Dolayısıyla Balkanlara yerleşen Türk kültürü; tarihi, kültürü, edebiyatı, sanatı, göçle beraber her gün birer tuğla yıkılarak yok olmakla karşı karşıya.
Böyle olmasına rağmen, göçü yaşayanların anlattıklarını dinleyenler hâlâ mevcut.
Bunlar da yok olmadan önce tarihimize, kültürümüze, sahip çıkıp, böyle önemli bir görevi yapmak için, en yüksek makamdan en alta kadar herkese görev düşüyor.
Başta Bal-Göç olmak üzere;
tüm Balkan derneklerine,
Valiliğe,
belediyelere,
milletvekillerine ve
siyasi parti temsilcilerine.
Artık bu oluşumu hayata geçirin.
Adınızı tarihe altın harflerle yazdırın.


TÜRKAN GENÇ I kent gazetesİ