Blogger tarafından desteklenmektedir.
AVRUPA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AVRUPA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bulgaristan, AB Dışişleri Bakanı Adayını Açıkladı

6 Ağustos 2014 Çarşamba |

Bulgaristan, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olarak İnsani Yardım ve Krizlere Müdahaleden sorumlu AB Komiseri Kristalina Georgieva'yı aday gösterdiğini açıkladı.
Bulgaristan'da 5 Ekim'de gerçekleştirilecek erken parlamento seçimlerine kadar görev yapacak teknokrat hükümetin Başbakanı Georgi Bliznaşki, ülkesinin Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olarak Kristalina Georgieva'yı aday gösterdiğini açıkladı.
İnsani Yardım ve Krizlere Müdahaleden sorumlu AB Komiseri Kristalina Georgieva için "Güçlü adayımız var. En iyisi için mücadele ediyoruz ve kazanma şansımız büyük" diyen Başbakan Bliznaşki, ülkedeki tüm siyasi kesimlere çağrıda bulunarak Georgieva'nın adaylığına destek konusunda birleşmelerini istedi.
Dışişleri Bakanı Danail Mitov ise Georgieva'nın şimdiye kadar icra ettiği İnsani Yardım ve Krizlere Müdahaleden sorumlu AB Komiseri görevi nedeniyle reklama ihtiyacı olmadığını belirterek, Georgieva'nın dünya liderlerini tanıdığını ve AB'nin nasıl çalıştığını da iyi bildiğini vurguladı.
Bulgar gözlemciler, Georgieva'nın İtalya Dışişleri Bakanı Federika Mogerini ve Polonya Dışişleri Bakanı Şikorski gibi güçlü rakiplerinin olduğunu kaydederek, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'in Georgieva'yı desteklediğine vurgu yapıyor.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Kasım ayında görevi bırakacak ve yerine seçilecek aday eylüle kadar belirlenmesi gerekiyor.
AA
Ağustos 06, 2014 | 0 comments |

Bulgaristan ve Romanya'nın 7 Yıllık Bekleyişi Sona Eriyor

26 Aralık 2013 Perşembe |

Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarının diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde çalışmalarını kısıtlayan kurallar, 1 Ocak 2014'ten itibaren devre dışı kalıyor.

Bulgaristan ve Romanya'ya üyelik aşamasında getirilen kısıtlamalar, yoğun bir göç akını olabileceği kaygısının da etkisiyle, iş piyasasındaki gerilim ve sorunlar dikkate alınarak devreye sokulmuştu. Bu kuralların devre dışı kalacak olması, Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarının tıpkı diğer üye ülke vatandaşları gibi istedikleri AB ülkesine gidip çalışabilecekleri anlamına geliyor.

Kamu alanı uygulama dışında tutulurken üye ülkelerin, "haklı olması gereken gerekçelerle" kamu güvenliği, kamu düzeni ve kamu sağlığının korunmasını öne sürerek bazı iş alanlarını diğer AB vatandaşlarına kapalı tutmalarının önünde de bir engel yok.

Bu istisnalar dışında kısıtlamalara son verilecek olmasının bazı ülkelerde yarattığı rahatsızlık ise büyük ölçüde iç politika odaklı olmanın ötesine geçmiyor. AB'nin temel ilkelerinden olan ve AB Antlaşması'nda koruma altında bulunan, çalışanların serbest dolaşımının tek taraflı girişimlerle engellenmesi ise mümkün değil.

Bulgaristan ve Romanya'ya yönelik kısıtlamalar için belirlenen yedi yıllık geçiş süresi halen dokuz AB ülkesinde tam olarak uygulanıyor. Bu ülkeler, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Belçika, Lüksemburg, Malta ve İspanya'dan oluşuyor.

Kısıtlamaların 28 üyeli AB'de sadece 9 ülkede yürürlükte olması konunun siyasi boyutunun teknik boyutunu gölgede bıraktığının göstergesi olarak algılanıyor.

 Hırvatlara da kısıtlama var

İşçilerin serbest dolaşımına getirilen kısıtlamalar sadece Bulgaristan ve Romanya'ya özgü bir uygulama değil. AB'ye 1 Temmuz 2013'te üye olan Hırvatistan için de aynı kısıtlamalar devreye sokuldu.

Bu ülkenin vatandaşları da işçilerin serbest dolaşımı ilkesinden yararlanabilmek için 2020'ye kadar beklemek durumunda. Bulgaristan ve Romanya örneklerinde olduğu gibi bazı AB ülkeleri daha şimdiden Hırvatistan'a yönelik kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Kısıtlamaları uygulamaktan yana tavır takınan AB ülkelerinin sayısı ise 13.


Ekonomiler yararlanıyor

Bazı ülkelerin, Avrupa'da seçim dönemi yaklaşırken AB vatandaşı olsalar bile "yabancı işçilere" yönelik söylemlerini sertleştirmesine rağmen yapılan araştırmalar, ekonomilerin iş gücünün hareketliliğinden fayda sağladığını gösteriyor.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) çalışmaları, işçilerin serbest dolaşımının Avrupa'daki işsizlik oranını yüzde 6 azalttığını gösteriyor.

AB Komisyonu verileri de 2004-2009 arasında yeni üye ülkeler kaynaklı serbest dolaşımın eski AB ülkelerinin gayri safi milli hasılalarını yüzde 1 oranında yükselttiğine işaret ediyor.

İngiltere, AB'yi zorlayabilir

 Brüksel'de düzenlenen son AB Zirvesi'nde, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın "AB içinden gelebilecek" yeni bir geniş çaplı göçe karşı uzun vadeli ve daha sıkı kısıtlamaların devreye sokulmaması halinde yeni üye alınmasını veto edeceğinin sinyalini vermesi de AB çevrelerinde oldukça olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

AB yetkilileri, İngiltere'nin olası yeni üyelerin katılım antlaşmalarına işçilerin serbest dolaşımını belirsiz süreliğine erteleme amaçlı maddeler eklenmesini istemesinin önünde teorik olarak engel olmadığının altını çiziyor. Bununla birlikte, bu yaklaşımı pratiğe dökmenin oldukça zor olabileceği belirtiliyor.

AA
Aralık 26, 2013 | 0 comments |

Viviane Reding Sofya'da vatandaşlarla görüştü

23 Temmuz 2013 Salı |

 Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Viviane Reding, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa’nın geleceğine ilişkin başlattığı kamu tartışmaları çerçevesinde Sofya’da vatandaşlarla görüştü. Tartışma, ekonomik kriz, vatandaşların hakları ve Avrupa’nın geleceği olmak üzere üç ana konuda yapıldı. Avrupa Komiseri Viviane Reding, yolsuzluğun, demokrasiyi ve ekonomiyi olumsuz etkilediğini, oligarşi ile demokrasinin birbirine düşman olduğunu savundu. Viviane Reding’in sözlerine göre demokrasinin güçlü kurumlara ihtiyacı vardır, bunun için de güçlü yargı sistemi gereklidir. Viviane Reding, her hükümetin, şeffaf kadro tayini için istikrarlı sistemi olması gerektiği üzerinde de vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, vatandaşların sokaklarda bulunmasında kötü bir şey olmadığını söyledi, çünkü böylece onlar siyasetçilere çalışmalarında yön veriyor.
BNR
Temmuz 23, 2013 | 0 comments |

Burgas saldırısının ardından AB'de Hizbullah'ı terör örgütü listesine almak için yeni plan

21 Temmuz 2013 Pazar |

Bulgaristan'da geçtiğimiz yıl düzenlenen bir bombalı saldırının arkasında Lübnan merkezli örgütün bulunduğuna dair kanıtlara işaret eden İngiltere'den gelen talebin ardından Avrupa Birliği ülkeleri, Hizbullah'ı terör örgütü listesine alıp almama konusunda anlaşmaya varamadı.
Bazı ülkeler bu adıma, Hizbullah'ın hükümette yer aldığı Lübnan'da istikrarı bozacağı ve saldırının arkasında Hizbullah'ın olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle karşı çıktı.
Reuters'a konuşan iki diplomat, AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın AB'nin 'Lübnan'daki tüm siyasi partilerle diyaloğu' ve Beyrut'a yardımları sürdüreceğini açıklamasını içeren bir teklif hazırladığını söyledi.
Örgütün terör listesine alınmasına destek veren bir ülkenin diplomatı, 'Masadaki teklif, AB'nin kendi topraklarında gerçekleşen terör saldırılarına yanıt verme konusunda ciddi olduğunu gösteriyor' dedi.
İran destekli Hizbullah'ın Suriye'deki iç savaşta giderek daha çok rol üstlenmesi, konuyu Avrupa gündeminin üst sıralarına taşıdı.
Diplomatlar, Fransa ve Almanya da dahil olmak üzere 28 AB ülkesinin pek çoğunun İngiltere'ye destek verdiğini söylüyor. Ancak karar için oybirliği gerekiyor ve Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve İrlanda daha önce çekincelerini dile getirmişti.
Hizbullah, beş İsrailli turist ve bir otobüs şoförünün hayatını kaybettiği saldırıyla bir ilgisi bulunmadığını savunuyor.
ABD ve İsrail uzun süredir Hizbullah'ı terör örgütü listesine alması için AB'ye baskı yapıyordu.
Konu, Pazartesi günü gerçekleşecek olan AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde AB büyükelçilerinin de gündeminde.
euractiv

İçişleri Bakanı: Bombalı saldırının ipuçları Hizbullah’ı gösteriyor

17 Temmuz 2013 Çarşamba

İçişleri Bakanı Tsvetelin Yovçev, bir yıl önce Burgas havaalanında gerçekleştirilen bombalı saldırıyla ilgili soruşturmada terör eyleminin faaili olarak Hizbullah’ı gösteren ipuçlarına ulaştıklarını...
Temmuz 21, 2013 | 0 comments |

Dışişleri Bakanı Vigenin: ‘Bazı Büyükelçiler sınırları aşmamalı’

Dışişleri Bakanı Kristian Vigenin, Fransa ve Almanya’nın Bulgaristan’daki Büyükelçilerinin ülkedeki ‘oligarşi modelini’ eleştirmesi üzerine bir açıklama yaptı.
Vigenin açıklamasında, Büyükelçilerin varolan bazı sınırları aşmamaları gerektiğini söyledi.

BÜYÜKELÇİLER NE DEMİŞTİ?
 Almanya ve Fransa'dan Bulgaristan'a: AB'de oligarşiye yer yok
 08.07.2013 

Sofya'daki Fransa Büyükelçisi Philippe Auties ve Almanya Büyükelçisi Matthias Hoepfner, ortak bir açıklama yayımladı ve Bulgaristan'daki durumla ilgili endişelerini dile getirdi.
Açıklamada, Avrupa Birliği'ne üye olmanın 'medeni bir seçenek' olduğu ve oligarşi modeline ne Bulgaristan'da, ne de AB'nin herhangi bir ülkesinde yer olmadığı belirtildi.
Bulgaristan'ın iyi yönetilmesinin yalnızca ülkenin değil, aynı zamanda tüm AB'nin çıkarına olduğu belirtilirken, Bulgaristan'a verilen AB fonlarına Fransa ve Almanya'nın büyük katkılarda bulunduğuna dikkat çekildi.
Büyükelçiler, 'Bulgar halkının kamu alanına kişisel çıkarların dahil olmasından endişeli olduğunu' belirtirken, özellikle yolsuzlukla mücadele, güvenlik, ticaret ve enerji gibi konulardan sorumlu makamlara hakkında tartışma bulunmayan insanların getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Alman ve Fransız temsilciler, 'Bu alanlarda şeffaf olmayan atamalar yalnızca yolsuzluk ve organize suça destek olur' dedi.
Bulgaristan'da yaklaşık bir aydır devam eden gösterilerde her akşam binlerce gösterici başkent Sofya sokaklarını doldurarak Sosyalistlerin öncülüğünde kurulan hükümetin istifasını istiyor.
Gösteriler ilk olarak hükümetin bir kamu kurumunun tartışmalı bir ismi atamasıyla başlamıştı, ancak bundan geri adım atılmasına rağmen yönetime dönük genel bir tepki olarak devam etti.

Bulgaristan'da Boyko Borisov başbakanlığındaki bir önceki hükümet de yolsuzluk ve yoksulluk karşıtı protestolar üzerine geçtiğimiz Şubat ayında devrilmişti.
Temmuz 21, 2013 | 0 comments |

Almanya ve Fransa'dan Bulgaristan'a: AB'de oligarşiye yer yok

9 Temmuz 2013 Salı |

Yolsuzluk karşıtı protestoların haftalardır devam ettiği Bulgaristan'daki Fransa ve Almanya temsilcileri, ülkedeki durumla ilgili kaygılarını dile getirdi ve 'AB'de oligarşiye yer olmadığını' söyledi.
Sofya'daki Fransa Büyükelçisi Philippe Auties ve Almanya Büyükelçisi Matthias Hoepfner, ortak bir açıklama yayımladı ve Bulgaristan'daki durumla ilgili endişelerini dile getirdi.
Açıklamada, Avrupa Birliği'ne üye olmanın 'medeni bir seçenek' olduğu ve oligarşi modeline ne Bulgaristan'da, ne de AB'nin herhangi bir ülkesinde yer olmadığı belirtildi.
Bulgaristan'ın iyi yönetilmesinin yalnızca ülkenin değil, aynı zamanda tüm AB'nin çıkarına olduğu belirtilirken, Bulgaristan'a verilen AB fonlarına Fransa ve Almanya'nın büyük katkılarda bulunduğuna dikkat çekildi.
Büyükelçiler, 'Bulgar halkının kamu alanına kişisel çıkarların dahil olmasından endişeli olduğunu' belirtirken, özellikle yolsuzlukla mücadele, güvenlik, ticaret ve enerji gibi konulardan sorumlu makamlara hakkında tartışma bulunmayan insanların getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Alman ve Fransız temsilciler, 'Bu alanlarda şeffaf olmayan atamalar yalnızca yolsuzluk ve organize suça destek olur' dedi.
Bulgaristan'da yaklaşık bir aydır devam eden gösterilerde her akşam binlerce gösterici başkent Sofya sokaklarını doldurarak Sosyalistlerin öncülüğünde kurulan hükümetin istifasını istiyor.
Gösteriler ilk olarak hükümetin bir kamu kurumunun tartışmalı bir ismi atamasıyla başlamıştı, ancak bundan geri adım atılmasına rağmen yönetime dönük genel bir tepki olarak devam etti.
Bulgaristan'da Boyko Borisov başbakanlığındaki bir önceki hükümet de yolsuzluk ve yoksulluk karşıtı protestolar üzerine geçtiğimiz Şubat ayında devrilmişti.
euractiv.com.tr

Temmuz 09, 2013 | 0 comments |